Bu iş neden böyle peki.....işin temeline insek neleri görürüz acaba....
ben kendimden başlayayım isterseniz....
avcılığa babamın,dedemin çantacılığını yaparak değilde hoppada birden elime bir tüfek,önüme bir köpek alarak başlasaydım ne olurdu....maddiyat umurumda olmasaydı,sırf egomu tatmin etmek için hali hazırda beleş geçinen bir ikide avcı müsvettesi bulsaydım kandime ne olurdu...
kural tanımazdım,limitle işim olmazdı,hele av günü neymiş kimin umurunda.....

ama bende öyle olmadı bunu kendini beğenmişlik olarak algılamayın lütfen....ben bu işte çekirdekten yetişip,acısını,tatlısını görmüş...doğrusunu tutup yanlışını silerek yetişmişim....
kimin avcı,kimin etobur,kimin sadece zevk için avlandığını konuşmasından avdan avcılıkdan bahsetmesinden anlayacak kadar bu işte yoğruldum....
peki birde bunun tam tersi şeklinde kendine avcı denen biri olsaydım ne olacaktı....kim tutacaktı beni...para cezasıymış pehhh kimin umrunda....nasılsa ruhsatsız silah veren bir sürü bayii var,fabrika var....
gelelim
DERNEKLERİMİZE....
içimizde kaç kişi dernek üyesi...onuda geçtim kaç kişi derneğe adam akıllı bağlı...en son ne zaman derneğe gittiniz...gidenler ne yaptı orda ne konuştu ne tartıştı neyin çözüm yolunu aramaya çalıştı....yoksa hemen bir okey masasının başında 4 kişi toplanıp gece 12 ye kadar çayına gazozuna oyunmu çevirdiniz....
bu derneklerimizin yönetiminde bulunan kişileri ne kadar tanıyoruz...çokmu iyi tanıyoruz...yoksa kimse aday olmadığındanmı bu adamlar oraya yönetim olmuş....benim işim var ben uğraşamam dernekle falan,ben sıkıntıya giremem kim yapıyorsa buyursun yapsın deyip sadece kurul toplantılarında bulunup oyumuzu atıp çıkmışmıyız sadece....dernekte tadilat var boya sıva yapılacak ilan tahtasına not yazılmış...yarın herkesi bekliyoruz...ertesi gün oluyor hergün gelen adamlar bile o gün gelmemişler...işte bizim birbirimize bağlılığımızın en küçük belirtisi....
yada şumu var adam ben falanca ilin avcılar dernek başkanıyım etiketini kullanıp....birkaç ispiyondan sonra kendi istediği gibi avlanıyormu....hatta işi dahada geliştirip dışardan arkadaşlarından getirtip istediği gibi avmı yaptırıyor....burda suç kimde dernektemi yoksa...sendemi...
burda adam gibi derneklere kesinlikle sözüm yok....amaç zaten o derneklerin seviyesine gelebilmek....
eskiler neden böyle değildi...neden sözleri muhabbetleri dinlenirdi,neden bu insanlar özlenirdi....neden akşam olsada biran önce derneğe gidip muhabbetlerine katılsam denirdi....o zaman MAK,MUK yoktu,o zaman limit yoktu,av günü yoktu ama anlatılanlarda herhangi bir iğrençlik,siyah beyaz resimlerinde hiçbir sakıncalı durum yoktu....
vurulmuş ayı resmide çok gördüm,kurt resmide,domuz resmide....ama hiçbiri bugünki gibi parayla vurulmuş veya vurdurulmuş değildiler...ya bağa girmiş,ya bostana girmiş mahsüle ekmeğe zarar vermeye kalkan zararlının izini sürüp avını yapmışlardı....ve bu avın hikayesini anlatırkende yaptığı ava saygı duyarak anlatılır ve hafızamızda öyle kalırdı...oysa şimdilerde ne ava saygı kalmış nede o avı yapanın kendisine saygısı kalmış...
av ve avcılık bir sektör haline gelmiş....kasasında parası olan 3-5 bugün sözde avcı olan geçmişte yaptığı yasak avları anlatma konuşma cesareti olmayan sözde duayenler bu işi ele almış...kasamın yanına bir kasa daha nasıl yapabilirim uğraşı içerine girmiş,sözde avcı dostu,avcının sesi olduğunu iddaa edenler,birbirlerine o yılın avcı ödülünü verir olmuşlar....
yapılan avlarınıda gözümüze gözümüze sokmaya çalışmalarıda cabası...üstelikte bu avlanma şekillerinin neredeyse tamamı ülkemizde yasak olan avlanma şekilleri...araçla hayvanı kovalayıp araçtan sıfırlanmış dürbünle yivli atışı,yeme alıştırılarak yapılan aslan leopar avı,lüx avcı kulübelerinden yapılan gece görüşlü dürbünlerle yivli atışları....işte bizim duayenlerimiz...savunmaları dahada saçma o ülkede o tür avlanmak serbesmiş,o av öyle yapılırmış....yasak veya serbes olması önemli değil önemli olan o tür avlanmak senin avcılığına sığıyormu...
ha bizim yeni yetişen avcı adaylarımızda ister istemez bu göz boyamalarına kanıp onları birer usta,birer duayen olarak benimsiyorlar haklı olarak....
oysaki asıl ustalar,asıl duayenler konuşmaktan bıkmış,kabuklarına çekilmiş ve benden yeter demiş kendilerini bir nevi inzivaya çekmişler....
biz sizlerin tekrar sahneye çıkıp sesinizi çıkarmanızı daha doğrusu sesimiz olmanızı istiyoruz....