PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bu bir Osmanlı Savaş fermanıdır



27.Temmuz.2011, 09:48
Yıl 1912, İngilizler Hindistan’ı işgal eder, Hindistan Kralı Osmanlı’dan yardım ister. Yıllardır savaş içinde olan Osmanlı bu yardımı karşılıksız bırakmamakla birlikte 350 kişilik bir askeri birliği gemiyle Hindistan’a gönderir. 350 kişilik birlikten 20 kadarı hastalıktan yolda şehit olur, kalan 330 Osmanlı askeri Hindistan’a çıkarlar ve İngilizlerle savaşmaya başlarlar.

Mühimmat açısından kısıtlı olan Osmanlı askerleri birkaç günlük mücadeleden sonra teknolojik donanıma sahip İngiliz askerleri karşısında yenik düşerler ve 40 kadarı esir alınır, diğerleri de savaşta şehit olurlar. Savaş bittikten sonra bu 40 Osmanlı esir askerini, İngilizler gemilerde çalıştırmaya başlarlar. Bir İngiliz gemisi Avustralya’ya geldiğinde, esir iki Osmanlı askeri gemiden bir yolunu bulup kaçarlar.
Bir sure sonra, adı Karadeniz diyarından Mentesoğlu Abdullah olan, baba mesleği dondurmacılığa, Karahisar diyarından Tarakçıoğlu Mehmet de baba mesleği kasaplığa başlar.
1918′de Avustralya Çanakkale’ye asker çıkarır ve bizim iki Osmanlı askeri olayı duyarlar ve hemen buluşur, durum değerlendirmesi yaparlar.
Biz Osmanlı askeriyiz ve Avustralya’da yaşıyoruz. Avustralya devleti Osmanlıya savaş açmış ve bizim ülkemizi işgale gitmiş, bundan dolayı biz de Avustralya devletine savaş açalım derler.
Alırlar kağıdı, kalemi ve yazarlar:
Sayın Avustralya Başkanı, Ekselans Hazretleri,
Biz iki Osmanlı askeri, ülkenizde bulunuyoruz. Duyduk ki, devletimiz Osmanlıya Avustralya devleti olarak savaş açmış ve Çanakkale’ye asker göndermişsiniz. Bundan dolayı iki Osmanlı askeri olarak biz de Avustralya devletine savaş açmış bulunmaktayız.
Bu bir “Osmanlı Savaş Fermanı “dır. Ekselanslarının bilgilerine duyurulur.
Karahisar diyarından Tarakçıoğlu Mehmet,
Karadeniz diyarından Mentesoğlu Abdullah
İki Osmanlı askeri, Sidney’ in 250 km uzağında Karlıdağlar denilen bölgede önce virajlarda tren raylarını sökerek 3 tren devirirler. Üçüncü trende askeri mühimmat bularak silahlanırlar. Aynı bölgede 8 karakol basar ve karakollardaki askerlerin tamamını vururlar.
Ne olduğunu bir turlu çözemeyen Avustralya devletının sonunda iki Osmanlı askerinin yazmış olduğu mektup akıllarına gelir ve bölgeye 250 kadar asker gönderirler ve iki Osmanlı askeri araştırılmaya başlanır. Birkaç günlük araştırmadan sonra sıcak çatışma olur
Ve iki Osmanlı askeri bu karlı dağlarda şehit edilir.
İki askerin şu an mezarı Sidney’e 250 km uzakta Karlıdaglar’da ve mezarlarında fotoğraf çekmek yasak. Avustralyalılar iki Osmanlı askeriyle savaştık demek zorlarına gittiği için bu askerlerimize Hindistan asıllı diyorlar. Oysa Hindistan’da ne Karahisar diyarı, ne de Karadeniz diyarı diye bir bölge yok.
Bu bilgi Hindistan büyükelçiliğinin açıklamasından çıkarılmıştır.

Recep DÖNMEZ
27.Temmuz.2011, 11:23
Bende bir Osmanlı Torunu olarak bu iki yiğidimize Allah'tan rahmet dilerim.
Tüm ülkemiz insanlarının bu iki kahraman gibi tarihine,vatanına,dinine,bayrağına
sahip çıkması,yeri geldiğinde aynen bu iki cengaver gibi bir ülkeye,hatta bütün dünyaya
karşı savaş açaçacak duygular beslemesi dileklerimle....

Hüseyin ORHAN
27.Temmuz.2011, 12:13
çok gurur verici iki yiğidimizin yaptığını bu gün yapmak istiyenler bölücü diye tutuklanıyorlar

böyle yiğitlerin bu günde olmaması çok üzücü

bu vesileyle ruhları şaad olsun

hılmi kardeşim böyle gurur verici bir paylaşımı bizlere sunduğun için teşekkürler...

Kemal_Uygur
27.Temmuz.2011, 12:49
Bu yaşa geldim ilk kez duyuyorum böyle bir olayı.
Bugüne kadar nasıl kendi tarimizden haberimiz olmamış. Avustralyalılar bu utancı iyi gizlemişler demekki... Eeee haklı adamlar.
Ecdadımız boşuna dememiş. Bir TÜRK dünyaya bedel diye...

Yıldıray İNCE
27.Temmuz.2011, 16:27
Hilmi kardeşim ellerine sağlık teşekürler...........

27.Temmuz.2011, 21:06
Çok beğendim hilmi kardeş güzel bir paylaşım fiili zamanında harp başlamış herkez seferber şimdiki gibi yok dalaver dümen kahvehanenin birinde halk hummalı bir şekilde tartışıyor ve konuşuyor derken gözleri 85 yaşlarında bastonlu bir dedeye kayıyor dede bastonun ucuyla ufak bir çakıl taşını topraktan çıkartmaya uğraşıyor soruyorlar yahu dede sen ne yapıyorsun dede cevap veriyor evlat bu taşı çıkartmaya çalışıyorun neden diye soruyorlar en azından çarpışmaya gücüm yok lakin bu taşı düşmana atarım buda bir şey diyor ya hilmi kardeş biz böyle bir milletiz şimdi aslanı kediye boğduruyorlar ama unutulanlar unutanı asla unutmaz eline sağlık

İBRAHİM AKKAYA
29.Temmuz.2011, 09:29
Eskiden Onur varmış Ekmeğini Yediğin DEvlete Saygı Varmış şimdi Ekmeğimizi yiyen sırtımızdan Vuruyor.
Mekanları Cennet olsun.
Bizimde Ferman yazmamıza Az kaldı Baştakiler Başolsun ARTIK.
Sağol Hilmi Kardeşim Tüylerim Diken Diken oldu.http://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/grin.gifhttp://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/grin.gifhttp://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/grin.gifhttp://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/grin.gif

Osman KARATEPE
31.Temmuz.2011, 05:34
Vay be bizlerki nasıl bir milletin torunlarıyız........şimdi birkaç çapulcu şerefsizle uğraşıyoruz......