PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : SAKAR MEKEYİ KORU, KEKLİĞİ YOK ET! (M.Özkan)



07.Eylül.2011, 11:57
MAK’ TA ALINAN KARARLAR
(Sakar Mekeyi Koru, Kekliğimi Yok Et! )


- Sevgili okurlarım aşağı yukarı 46 yıllık avcılık yaşamımın yanı sıra 20 yıla yakın avcılık için ulusal ve yerel basında yazılar yazarım. 4 yıl üst üste Merkez Av Komisyonu toplantılarına katıldım ve o toplantılarda nasıl mücadele ettiğimi başta avdoğa dergisi sahibi Kamil Üçbaş, TAF Avcılık Asbaşkanı Atilla Tankut ve dava arkadaşlarım iyi bilirler.

Merkez Av Komisyonuna seçilmiş bölgesel avcı üye arkadaşlar!
Bu yıl Merkez Av Komisyonunda alınan kararlar beni ve başkanı olduğum derneğimin binlerce üyesini memnun etmedi…
Sizler Ankara’ya gövde gösterisine, popüler olmaya, Yaban Televizyonunda görüntülenmeye gitmiyorsunuz, baktınız alınan kararlar hatalı ve içinize sinmiyor, kabul etmeyin kardeşim!
Ege Bölgesi MAK avcı üyesine tek bir sorum var: Sen oraya ege bölgesini temsilen gittin peki 29 Ocak’ta vurduğun kekliğin içinden çıkan yumurta ile omlet mi yoksa menemen mi yapacaksın?..
Bu sözlerim MAK’ a avcıları temsilen giden bölge temsilcilerine.

Birde avcı kimliğine bürünüp 2007-2008 MAK toplantısında yaptığı gibi avcıları sırtından vuran Kahraman Maraş- Elbistan Av Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ali Haydar Doğan’a ne demeli?
Derneğin adı içinde avcılık kelimesi bile geçmeyen bir sivil toplum örgütünü başkanının, avcıları ilgilendiren en önemli toplantıya nasıl olup ta
seçilip katılabiliyor ben 2007 yılından beri anlamış değilim!..
Tahmin edebiliyorum ülkemizdeki bir çok yasal avcı dostumuzda anlayamamıştır!..
Bu kişi 2007 de yaptığı gibi gene yapacağı yapmış oylamalarda avcı üyeleri ve toplantıya TAF ’ı temsilen katılan Atilla Tankut ’u adeta sırtlarından vurmuş.

Dikkat ettiyseniz son üç yıldır bölgesel seçimlerine bile katılmıyorum çünkü iş havanda su dövmeye benziyor...

Biz avcıların adeta yol haritası olan Merkez Av Komisyonu kararlarını ülke avcıları olarak sabırsızlıkla bekledik. Bu yıl genel seçim dolayısıyla bir ay gecikerek toplanan Merkez Av Komisyonu geçmiş yıllara göre değişiklik keklik avının açılış ve kapanış tarihleri ve limitlerde oldu. Buna göre avcılar bu yıl bir av gününde 4 keklik ve 12 adet bıldırcın vurabilecek. Göçmen kuşlardan olan ve sayıca en fazla popülasyona sahip sakar mekenin günlük limiti üç!
Bizim yerli kuşumuz kınalı kekliğin günlük limiti dört!
Gerçekten anlamak zor!
Tüm bunlardan sonra insana;
Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu? Diye sormazlar mı?




Alınan kararlar iç Anadolu ve doğu bölgeleri avcılarını sevindirirken Biz Ege bölgesi avcılarını üzdü. Geçmiş yıllarda İl Av Komisyonlarının gönderdiği raporlar doğrultunda alınan kararlar, bu yıl adeta amacından saptırıldı.
“Her yer aynı tarihte açılsın yoksa bölgelere yığılma olur” düşüncesiyle
Keklik avının açılış ve kapanış tarihleri tam evlere şenlik oldu! Diğer bölgeler için bu iyi bir düşünce ancak Ege Bölgesinin hava şartları dolayısıyla kınalı keklik avının Eylül ayı ortalarında açılıp ( 15.10.2011 açılış.) en geç Ocak ayının 2. haftasın sonunda kapanması gerekirken bu tarih ayın sonunu ( 29.01.2012 kapanış.) buldu. Halbuki Kınalı Keklik bu bölgede 15 Ocak’tan sonra çiftleşmeye başlar!..
Bir diğer anlaşılmaz karar bıldırcın avının kapanış tarihi oldu. Bu Av Döneminde 1. Grup av kuşlarından olan bıldırcının avcılığı 27 Kasım 2011 tarihinde sona erecek. Yani göçmen kuşları koru, Kekliği yok et! Bu tarih Ege Bölgesinde genellikle pamuk tarlalarında yapılan bıldırcın avcılığı pamuk
hasadı sonuna denk geliyor…

-Bu ülkede avcılığın sorumlusu eski adı ile Çevre ve Orman yeni adı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı.
Geçen yıllarda Bakanlıktan bölgelere gönderilen görevli arkadaşlar hemen, hemen her bölgeye gittiler.
Biz avcı dernekleri olarak kendi bölgelerimizdeki sıkıntıları dile getirdik, onlarda not aldılar ve gereğini yapma sözü verdiler.
Peki aradan bunca zaman geçmesine rağmen yapılan olumlu bir şey var mı?..
Ben her şeyden vazgeçtim av koruma diye her il ve ilçede bir ekip kurulmuş.
Sizler hiç korunan bir şey gördünüz mü?..
Nisan ayında üveyikler yeni geldiği zaman Milas'ta üveyiklerin kökünü kazdılar!
Geceleri projektörle tavşanları katlediyorlar!
Bir Allahın kulu çıkıp; “Ya sen ne yapıyorsun arkadaş” diyen olmadı!
Milas’a bağlı Sakarkaya, Narhisar, Göldere, Karacahisar ve Kılavuz köylerinde av dönemi açık olsun olmasın her hafta sonu domuz ve tavşan avı yapılıyor!
Denetimde yok, korumada yok, dur diyende yok!
Devletimizden her ay maaşını alıp bu parayı hak ederek çoluk çocuğu ile gönül rahatlığı ile yiyen! Bu işin sorumlularını arıyoruz, adam tamam deyip telefonu kapatıyor ama sözde AV KORUMAYI gören yok...
Olan bizim telefondan giden kontura oluyor!..
Ha onların da haklı tarafı yok mu? Elbette var. Koskoca bir alana iki tane koruma memuru verilmiş! Birde bu kişiler başka ilçeden, adamlar her gün yol parası vermekten helak olmuş, hangi birisine yetişecekler?..


Ülkemizin dört bir yanından aldığım duyumlara göre Av Koruma her yerde aynıymış.
Yani yaban hayatını koruyan sadece gelecek nesilleri de düşünen vicdan sahibi yasal avcılar...
Arabanın koltuğundan inmeden gezmeyle, gece zahmetsiz bıldırcın teybi toplamakla ve sulak alanların çıkış yerlerinde beklemekle av koruma olmaz! Koruyacaksan benim öz değerimden olan kınalı kekliğimi ve tavşanımı koru!..
Aslında bu aksaklıkları yazacak olsam sayfalar almaz.

Laf başı geldi mi bende dahil bir çoğumuz avcılığın haftada 7 güne çıkmasını yıllardır dilimize dolarız.
Öncelikle biz elimizdeki üç günü sıkı tutalım!
Günlerin artması ile uğraşacağımıza, gün be gün avcılığa kapatılan veya kapatılması planlanan yerleri savunalım.
Bizim ülkede en kolay şey yasak koymak! Nerde sulak alan varsa bir, bir ava kapatılmakta, bu gidişle yasaklanmadık sulak alan kalmayacak!!!!!

Yaban televizyonuna serzenişlere gelince, orada konuşulanları inanın bakanlıktakiler bir kez olsun açıp izlemiyorlardır bile...
Bir kaç kez katıldığım programlarında hiç dikkate alınmadığı gibi!..
Yıllardır avcılık için yapmadığım şey kalmadı. Birliktelikten dostluktan bahsedenlerin çoğu bir şekilde çıkar peşinde, bu yüzden bir çok kez kazık yedim!
Baktım bir şey olacağı yok bu yüzden burnumu 3 yıldır hiç bir şeye sokmuyorum...
Hoşçakalın.

m.ozkanmilas@hotmail.com

Not: avdoğa dergisi eylül ayı sayısında yayımlanmıştır.

Hüseyin ORHAN
07.Eylül.2011, 13:48
bu söylemlerimizin sonu gelmez

avcıları denetlemek bir hizada tutmak için yapılacak her türlü çalışmaya bil fiil bu işle uğraşan kişilerin gelmesi gerekirken her zaman görüyoruz ki masa başı koltuğa yapışık yaşayan yetkilicikler yüzünden dağ taş yürümemiş kekliği dağda görmemiş sakarmekeyi gölde görmemiş kişiler böyle limit belirler sakar meke dediğin sadece çivril gölünde binlerce dönüp bakan yok garibim kınalım koca dağda üç beş yerde onarlı yirmili yaşıyor bu kanunu çıkartanlar bunu hiç mi görmüyor göremiyor anlayamıyorum

bu hayvanların hakları bizim gasp edilen haklarımız her iki cihanda enselerinde olsun inşallah

Mustafa bey bu çalışmanızdan dolayı sizi tebrik ederim.

Osman KARATEPE
07.Eylül.2011, 19:38
Çok haklısın başkanım ama deve hesabı neremiz doğruki :(

çetin ekren
07.Eylül.2011, 23:03
bal tutan parmağını yalıyor..
herkes rant peşinde,malum herkes duydu artık erzurumdaki ayı olayını...
ondan çıkar sağlamaya çalışan kişiler yokmu,var...üstelikte bu sözde avcı temsilcisi...
ayı avı serbest olsun diye çaba sarf ediliyor..
tamam bizde aynı kanıdayız ama amacımız bu işten çıkar sağlamak değil...sağlanacaksada hep bana değil...ayakta zor tuttuğun,kapandı kapanacak olan derneğini düşün...
yani Mustafa başkanım bu işte en alttan en üste kadar herkes çıkar peşinde...ne tv'si,ne derneği nede komisyonu...hepsi cebime ne girer tarafında...
kimin umrunda keklik,kimin umrunda tavşan...
(sizler gibi bu işe yıllarca emek vermiş değerlere değildir sözüm)
al birini vur ötekine....benim anladığım herkes kendi kapısının önünü temiz tutacak...
ben şahsen bu işin peşini bırakmayacağım...grekirse şube müdürünü bile şikayet edecem...
makina mühendisinden milli parklar şube müdürü olursa ayı avı için seçtiği ekip ne olur siz düşünün...
seçtiği ekipte 5 kişi var...ki bu işten bizlerin haberi bile olmuyor diğer bir avcı derneği olarak...3 ü tam sakar...birinin aracında avda adam ölüyor,diğer ikisininde av sırasında vurmadığı,vücudunda saçma hatırası koymadığı ekip arkadaşı yok...
bizim avcılıktan anladığımız bu işte başkanım...ne koymuş ne arıyoruz...

ibrahim ozel
07.Eylül.2011, 23:19
Valla başkanım sen yazdıklarında haklısın ama yinede kendini çekmen bu konulardan bence yalnış. Birşey elde edemesen bile senin gibi 5 kişi daha olsa o toplantılarda sesini yükselten adamlar yav bu adamlar yine bizimle tartışacak şunu bari şimdilik yasaklamayalım diyeceklerdir. Sizin gibi doğa ve av severler ben artık katılmıyorum çekildim derse vay bizim halimize. Bırakma yalnışlarla savaşmayı başkanım durmak yok yola devam. İnşallah sen ve senin gibi yiğitler sayesinde eninde sonunda hakkımız verilecek doğaya saygıyı öğreneceklerdir. Allah sen ve tüm doğa ve avcı sevenlerin yolunu açık etsin.

08.Eylül.2011, 08:52
mustafa abi 2-3 sene önce böyyle bir konu daha paylasılmıstı ve ben demiştimki hersey avcının viçdanına kalmıs bak gene butür bi konu avcı avcıysa yapacagı nı bilir ve avını korur kollar onlar ne derse desin dicem gine bana kızacaksınız ama ben gene dediğimin arkasındayım ben bildimi okurum parası olan vuracak olmayan tüfeğini satacak mantığı abi bunlarda yer etmiş al işte

21.Eylül.2011, 14:23
Sevgili avcı dostlarım.

Hepinize ayrı, ayrı teşekkür ederim. İnsanlar yaptıkları ile övünürler. Bende yaşamım boyunca avcılar ve avcılık için bir şeyler yapmaya çalıştım ve bundan dolayı gurur duyuyorum. Öncelikle avcı dernekleri yöneticilerini seçerken çok dikkat etmeliler! Çünkü avcı olmayan, avı sevmeyen, avı yaşamayan bir yönetici avınıda koruyamaz avcısını da...

Sevgi ve selamlarımla.

Yıldıray İNCE
21.Eylül.2011, 17:16
[quote author=Mustafa ÖZKAN link=topic=16690.msg179869#msg179869 date=1316615020]
Sevgili avcı dostlarım.

Hepinize ayrı, ayrı teşekkür ederim. İnsanlar yaptıkları ile övünürler. Bende yaşamım boyunca avcılar ve avcılık için bir şeyler yapmaya çalıştım ve bundan dolayı gurur duyuyorum. Öncelikle avcı dernekleri yöneticilerini seçerken çok dikkat etmeliler! Çünkü avcı olmayan, avı sevmeyen, avı yaşamayan bir yönetici avınıda koruyamaz avcısını da...

Sevgi ve selamlarımla.
Başkanım eline diline sağlık..............

Mesut BÜLBÜL
21.Eylül.2011, 20:23
Başkanım ellerine sağlık doğru diyorsun ama icrat zayıf kalıyor konuşurken ocakta kül kalmıyor ama icrat yine zayıf malum selamlar şimdilik

fevzi dursun
22.Eylül.2011, 20:14
Sevgili başkanım yüreğinize sağlık,

Mak yetkililerinin almış olduğu kararlar doğrultusunda şu ava açılış kapanış tarihlerine ve avına serbest bıraktıkları limit sayılarına umuyorum ki belgeli avcıların yanı sıra çantacıları bile kendilerine güldürmüşlerdir. çantacılığını yaptığım ustalarım gibi bende ocak ayı başlarında yurdum avı olan kınalı kekliği kapatıp göç kuşları ağırlıklı lökeşe ve su kuşları familyasına ördek vs,, bakıyorum, biliyorum ki tüm av ve doğa sevgisi avcı dostlarımızda, zamanı geldiğinde Mak kararındaki kekliğin kapanış tarihine uymayıp ocak ayı başlarında vicdanlarınca keklik avını sonlandıracaklardır

Avcıdan başka av hayvanlarını ve doğayı düşünen koruyanmı var, görüyoruz medya karşıısnda sözde hayvan hakları derneği savunucuları o süslü kokanaları. işleri güçleri yok sadece boş zamanlarını değerlendirmek amaçları başka bi şey değil, hangi hak savunucuları kurum ve kuruluşları bu zamana kadar işlerinin hakını vermiş, hangi savunucu kar bastığında kıçlarını sıcak odalarından kaldırıpta sırtında çuval çuval yem atmış dağlara ovalara, hangi hak savunucuları sıcaklık kuraklıklarda klimanın karşısından kalkıpta varil varil su dağıtmış sulamış yalakları, besleyip üretip salım yapmış doğaya, yapsınlarda bizlerde ayakta alkışlayalım kendilerini. tüm bunları avcılardan ve üye oldukları derneklerden başkası varmı yapan. işte bu zihniyetler medyayı karşılarına aldımı mangalda kül bırakmıyolar.

avcımı av hayvanlarının kökünü kazımışta avcı hedef alınmış her platforumda. dağlarımızda ve ovalarımızda var olan nehir ve gölleri kurutanlarla, ormanları aralayıp içlerine sit alanı yerleştirenlerle, avrupada kullanımına yasak getirilen ve tozlu raflarında bulunan zehirli gübreleri ihraç edip köylümüze satanlarla uğraşsınlar diyecem, uğraşamazlar tabi dişlerine göre değiller. ensesi kalın elin adamı vurur şamarı enselerine neye uğradıklarını şaşırır sonrasında özürde diler bunlar.

tabi bunlar baktıki avcılarda birlik ve beraberlik yok tam dişlerine göre. vurun abalıya, avcının sesi çıkmıyor nede olsa giydirin gitsin, görünen köye kılavuz gerektirmez, izliyoruz ve görüyoruz onların amaçları sadece süslenip püslenip medya karşısında gündem yapıp akşamda kendilerini haberlerde izleyip eteklerine zil takma yarışındalar.

neyse fazlada konu dışına çıkmadan, şimdi bu eğitimsiz kişiler ve avcılıktan bir haberdar olan kurum ve kuruluşlar neye göre kimler tarafından avcıların sesi oluyorlarda kürsüye çıkıp mikrofonu ellerine alıp avcılar ve av hayvanlarının limitleri ve bölgesel kapatmalar adına karar alma cürretinde bulunabiliyorlar, bu kararları sizin gibi değerli ustalarımızın doğrultusunda ve önergesinde aldığını bilsek eyvallah ustam der avına yasak ve limitini sınırlandırdığınız her av hayvanına seve seve elimizi sallarız. benim merak ettiğim, bulunduğum yer izmirden örnek vermem gerekirse izmirde ava kapattıkları sahaların hepsi sık ormanlık alanlar, bu alanlarda sadece zamanı geldiğinde lökeşe avı yapılır. aldıkları kararlarla amaçları avcıları göç kuşlarıyla oyalandırmayıp, limitlerini iki katına çıkardıkları yurdum kınalının kökünü kazıtıp kurutmaktan öte değil, yurdum her ilinde de böyle olduğunu düşünüyorum. yanlışım varsa bu konuda düzeltin. tabiki sonrasında yapılsın ihaleler, kurulsun özel avlaklar, para babalarının ceplerini doldursun yurdum avcısı, valla aklımada bu çirkin emelden başka hiç bir iyi niyet gelmiyor. inşallah yanılıyorumdur. bekliycez ve gelişmeleri zamanla görücez..

evet sevgili başkanım, son olarak size diyeceğim koyunun olmadığı yerde, keçiye abdülrahman çelebi derler. sizden ricam, biz avcılar olarak sizin gibi yurdum avı ve avlaklarını düşünen ustalarımızın bu uğurda savaşırken sabırlı ve her zaman kaleminizin güçlü, göğsünüzünde dik olmasını bekliyoruz. çünkü siz orada gerçek doğa ve hayvan severleri olan Türk avcısını temsil ediyosunuz, bizlere bu KEÇİLERE Abdülrahman Çelebi dedirtmeyin, saygılarımla,,

24.Eylül.2011, 12:44
Sevgili Fevzi kardeşim.
Senin içindekilerde her duyarlı avcının ki gibi.
Sıkıntılarımız her yörede aynı ama bizim bölgede daha fazla.
Yazdıkların için sana teşekkür ederim. Ben ege bölgesini temsilen katıldığım her MAK toplantısında sıkıntılarımızı bir bir dile getirmekten hiç kaçmadım. Ve orada alınacak olan bize göre yanlış kararlarada hep karşı çıktım. Yazımda da değindiğim gibi oraya gövde gösterisine gitmiyoruz. MAK toplantıına bölge temsilcisi olarak katılacak avcı üyeler öncelikle cesur ve Avcılık konusunda agah olacaklar. Bölgesine ters kararlara imza atmıyacaklar...

Sevgi ve selamlarımla.

Oktay AKÇAKMAK
27.Eylül.2011, 10:23
arkadaşların ve sizin yorumlarınıza sonuna kadar katılıyorum sağolun

ersin kasap
30.Eylül.2011, 14:29
malesefki bizim söylemlerimiz ve yazdıklarımızı duyan bilen yok biz avcılar halen zurnanın son deliği misali savrulup gidiyoruz

bilinçsizlik ve rant almış başını gidiyor