Giriş

Orijinalini görmek için tıklayınız : BILDIRCIN



cemalreis
04.Nisan.2008, 07:39
Bıldırcın ve Bıldırcın Avı


http://www.alternatifsporlar.net/avcilik/av_hayvanlari/bildircin.jpg

Bıldırcınlar, sülüngillerin en küçüğüdür. Genelde erkek ve dişi aynı görünüştedir. Erkekler, gerdanlarındaki koyu lekeden ayırt edilebilirler. Bıldırcınların erginlerinde baş, açık boz kahverengidir. Gaga dibi ve alından başlayan koyu ince şeritler enseye kadar iner. Sırtı ve kuyruğu boz kahverengi, üzeri boyuna san çizgili ve koyu lekelidir. Kanatları ve kanat örtü tüyleri ise enine sarı çizgilidir. Bıldırcın Göğsü sarı kahverengi ve koyu benekli, karın kısmı kirli beyaz, krem rengidir. Bıldırcının kanatlarını örten yan tüyler kahverengi boyuna sarı çizgili, üzerleri koyu kahverengi lekelidir. Gaga, gri-boz, ayaklar kirli sarı renklidir. Hızlı kanat çırpışları ile alçaktan uçar. Uzak mesafeye gitmez. Konacağına yakın kanat süzer ve kanat çırparak konar. Boyu 18 cm. civarındadır. Çiftleşme zamanı günün erken saatlerinde ve akşam üstleri, hatta geceleri bile erkekler uzaklardan duyulabilen bir sesle "pıt-pıdıyk, pıt pıdıyk" diye öterler. Ürktüğü ve havalandığı zaman hızlı kalktıkları için kanatlarından "pirinnnn" diye bir ses çıkar.

Yurdumuzda rastlanan bıldırcınların bir bölümü yaz göçmeni, bir bölümü de geçit kuşudur. İlkbaharda yurdumuza gelen bıldırcınlar Marmara ve Ege'nin yüksek yerlerindeki yaylalar ve tarlalarda Orta ve Doğu Anadolu'da ekin tarlaları, otlaklar ve yaylalarda yuvalanırlar. Toprağı hafifçe eşerek açtığı kuru bir yuvada dişi 18-20 gün yatar. Yavrular 2'inci hafta sonunda uçmaya başlar. 6 hafta sonra anaları kadar olur ve ağustos sonu eylül başında güneye göç edecek hale gelirler. Özellikle eylül, ekim aylarında Karadeniz, Marmara ve Trakya Bölgeleri'nde rastlanan bıldırcınlar kuzeyden gelen geçit kuşudur. Romanya, Ukrayna ve Kırım ovalarında kuluçkaya yatan bu kuşlar sonbaharda yurdumuz üzerinden güneye geçer. Bir kısmı da Akdeniz ve Güney Ege'deki ovalarda kışı geçirirler. Bıldırcınlar ekin tarlalarında kuru kısa otluklarda, meralarda yaşarlar. Keklikler gibi sürü halinde bulunmazlar. Tek veya bir kaçı bir arada gezerler. Ekin taneleri, ot tohumları, bitkilerin körpe kısımları ile beslenirler. Bıldırcın yavruları ilk 4 hafta böcek, kurt, tırtıl, karınca yumurtası ile beslenir. Yurdumuzdan başka bütün kuzey yarım küresinde bulunur. Kışı Orta Afrika'da geçirirler.

BILDIRCIN AVI
Her yeni av sezonu bıldırcın avıyla açılır. Avcılığa yeni başlayanların genelde ilk gittikleri av, bıldırcın avıdır. Diğer avlara nazaran daha kolaydır. Yeterince avlanma olasılığı yüksek olduğu için de zevklidir. Çok az giyim ve teçhizat gereklidir. Av merası; anız tabir edilen tarlalar, kısa otluklar, gündöndü veya diğer sebze türü bitkilerin mevcut olduğu tarla ve bahçelerdir. Ava yeni başlayanlar, bu arazilerde kolayca yürüyebilirler. Bıldırcın, genelde düz uçuşlu bir kuş olduğu için tecrübeli avcılar nadiren boşa atarlar. Ancak, bütün bunlara rağmen bıldırcın avının da kendine göre bazı incelikleri vardır.

TÜFEK
Bıldırcın avının tüfeği, avcılığa yeni başlayanlar için, her avda olduğu gibi 12 çaplı bir silahtır. Bu silahın namlu boyu 60-65cm., şokları da 4/4 (silindir/ silindir) veya 2/4 (silindir / yarım silindir) olabilir.

FİŞEK
Kullanılacak fişekteki saçmalar l0 veya 11 numara olabilir. Bu noktada avcıların sıkça içine düştükleri bir yanlışlık da, bu ava giden avcıların genellikle ellerindeki kötü fişekleri bıldırcın avında kullanmalarıdır. Bu davranış tamamen yanlış olup, avcı etiğine ters düşer.

KIYAFET
Bıldırcın avı yurdumuzda ağustos ayı ortasında başlar. Bir gömlek, yelek ve fazla kalın olmayan ama diken geçirmeyen bir pantolon ile yüksek konçlu rahat bir spor ayakkabı bu iş için yeterlidir. Giyim konusunda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta üstünüze giyeceğiniz kırmızı bir yelek ve özellikle kırmızı bir şapkadır. En sık av kazaları, özellikle meraların da kalabalık olması nedeniyle bıldırcın avlarında meydana gelmektedir, iyi bir güneş gözlüğü, sizi belki de gözünüze gelebilecek bir saçmadan korur.

( Sürdürülebilir Avcılık İçin Temel Eğitim Kitabı )

İstanbul' da Bıldırcın Avı
İstanbul'da bıldırcın avı en çok Rumeli yakasında Bakırköy' ün ilerisinden başlayıp Büyükçekmece' ye kadar uzanan kırlık arazide, özellikle Avcılar, Ambarlı, Beylikdüzü. Hadımköy ve Haramidere' de, Karadeniz kıyısında Karaburun'da, Anadolu yakasında ise Maltepe' den Kartal'a uzanan alanda yapılırdı. İstanbul'da bıldırcın fermacı, yani koklayarak yerini bulduğu avı burnuyla işaret ederek avcıya gösteren av köpekleri yardımıyla, av tüfeği ile avlanıyordu. Karadeniz kıyılarında ise ahali geceleri ateşle veya lamba ışığı ile cezbettikleri bıldırcınları ağlarla yakalardı. Kimi zaman kuşlar çok bitkin düştükleri için elle bile yakalanırdı. Bu şekilde tutulan bıldırcınların bir bölümü İstanbul'a kafeslerle gönderilir, Beyoğlu Balık pazarında canlı canlı satılırdı. Bıldırcın mevsiminde bazı günler hiç kuş olmaz, bazı günler de her adımda bıldırcın kalkardı. Kuşun çok bol olduğu günlere, İstanbul avcıları İtalyanca gün anlamında "giornata'dan curnata derlerdi. İstanbul'da gece şiddetli karayel estiğinde ertesi gün bıldırcın bol olurdu.

İstanbul'da bıldırcın avcılarının pîri Sadrazam Koca Reşid Paşanın torunu Veliyeddin Kocareşid'di. Veliyeddin Bey Küçükçekmece ile Büyükçekmece arasında bulunan Yakuplu Köyü yakınındaki çiftliğînde 1889'dan 1934'e kadar her yıl bıldırcın avlamıştı. Bu zaman zarfında bir mevsimde 3,394 kuşla en çok bıldırcını 1893'te vurmuştu. Günlük rekorunu da 404 kuşla aynı yılın 13 Eylülündeki curnatada kırmıştı. Bütün avcılık hayatında vurduğu bıldırcın sayısı ise 49 bindi.

İstanbul'da tüfekle bıldırcın avlayanların yanısıra bu kuşu atmaca (Accipiter nisus) ile avlayanlar da vardı. Bütün yırtıcı kuşlarda olduğu gibi atmacanın da dişisi erkeğinden daha iri ve güçlü olduğundan, bu iş için dişi atmaca kullanılırdı. Atmacayla bıldırcın avcılığı 1970'li yıllara kadar Haramidere' de sürüyordu.

fatih mehmet türktaş
12.Eylül.2008, 08:39
DIŞ GÖRÜNÜMÜ VE ÖZELLİKLERİ
Sülüngillerin en küçüğüdür. Genelde erkek ve dişi aynı görünüştedir. Erkekler gerdanlarındaki koyu lekeden ayırt edilebilirler. Erginlerde baş açık boz kahverengidir. Gaga dibi ve alından başlayan koyu ince şeritler enseye kadar iner. Sırtı ve kuyruğu boz kahverengi, üzeri boyuna sarı çizgili ve koyu lekelidir. Kanatlar ve kanat örtü tüyleri ise enine sarı çizgilidir. Göğsü sarı kahverengi ve koyu benekli, karın kısmı kirli beyaz, krem rengidir.

http://img145.imageshack.us/img145/4411/bildircinxy6.jpg

Kanatları örten yan tüyler kahverengi, boyuna sarı çizgili, üzerleri koyu kahverengi lekelidir. Gaga gri-boz, ayaklar kirli sarı renklidir. Hızlı kanat çarpışları ile alçaktan uçar. Uzak mesafeye gitmez, konacağına yakın kanat süzer ve kanat çırparak konar. Boyu 18 cm.’dir. Çiftleşme zamanı günün erken saatlerinde ve akşam üstleri, hatta geceleri bile erkekler uzaklardan duyulabilen bir sesi “pıt-pıdıyk, pıt-pıdıyk” diye, dişiler de “kivp, kiyp” diye öterler. Ürktüğü ve havalandığı zaman “prinn” diye bir ses çıkarır.

YAŞAM ALANI
Yurdumuzda rastlanan bıldırcınların bir bölümü yaz göçmeni, bir bölümü de geçit kuşudur. İlkbaharda yurdumuza gelen bıldırcınlar Marmara ve Ege’nin yüksek yerlerindeki yaylalar ve tarlalarda Orta ve Doğu Anadolu’da ekin tarlaları, otlaklar ve yaylalarda yuvalanırlar. Toprağı hafifçe eşerek açtığı ve birkaç kuru otla döşendiği yuvaya esmer, siyah benekli 8-14 yumurta yumurtlar, kuluçkada dişi 18-20 gün yatar. Yavrular 2 haftada uçar, 6 hafta sonra alanları kadar olur ve ağustos sonu eylül başında Güneye göç edecek hale gelirler. Özellikle eylül, ekim aylarında Karadeniz, Marmara ve Trakya bölgelerinde rastlanan bıldırcınlar geçit kuşudur. Romanya, Ukrayna ve Kırım ovalarında kuluçkaya yatan bu kuşlar sonbaharda yurdumuz üzerinden güneye geçer. Bir kısmı da Akdeniz ve Güney Ege’deki ovalarda kışı geçirirler. Bıldırcınlar ekin tarlalarında, kuru kısa otluklarda, meralarda yaşarlar. Keklikler gibi sürü halinde bulunmazlar, tek veya birkaçı birarada gezerler. Ekin daneleri, ot tohumları, bitkilerin körpe kısımları ile beslenirler. Yavrular ilk 4 hafta böcek, kurt, tırtıl, karınca yumurtası ile beslenir. Yurdumuz dışında bütün Kuzey yarım küresinde bulunur. Kış Orta Afrika’da geçirirler.

BILDIRCIN AVI
Bıldırcın avı avcılığın alfabesindeki “A” harfidir. Sezon bıldırcın avıyla açılır. Acemilerin genelde ilk gittikleri av bıldırcın avıdır.
Diğer avlara nazaran en kolay avdır. Fazlaca kuş bulma ve avlama olasılığı yüksek olduğu için de zevklidir. Ayrıca çok az ve basit giyim ve teçhizat gereklidir. Av merası; anız tabir edilen tarlalar, kısa otluk, gündöndü veya diğer sebze türü bitkilerin mevcut olduğu tarla ve bahçeler olduğu için de yürüyüş zor değildir. Bıldırcın da genelde düz uçuşlu bir kuş olduğu için usta avcılar nadiren karavana atarlar. Ancak, bütün bunlara rağmen bıldırcın avının da kendine göre bazı incelikleri vardır.

http://img406.imageshack.us/img406/8383/delegorguei1db4.jpg

TÜFEK:
Bıldırcın avının tüfeği 20 kalibredir ve özellikle yeni başlayanlara, önce 20 kalibre ile başlamalarını tavsiye edilir.
20 kalibre tüfek hafiftir, taşıma kolaylığı sağlar, tepmesi azdır, saçma adedi de az olduğu için daha dikkatli nişan almanızı gerektirir. Böylece atıcılığınız daha keskinleşir. Diğer çulluk, keklik ve ördek gibi iyi atıcılık gereken avlar için avantaj sağlanmış olursunuz. Ayrıca bıldırcın gibi zayıf bir av hayvanına bir şans vererek centilmenlik de yapmış olursunuz. Bıldırcın avında kullanmanızın önerildiği 20 kalibre tüfeğinizin namlu boyu 60-65 cm. şoklarda 4/4 (silindir/silindir) veya 4/3 (silindir/modified) olursa daha iyi netice alırsınız. Şoklu tüfeklerle yakın mesafeden yapacağınız atışlarda hem vuruş şansınız azalır hem de vurduğunuz takdirde hayvanı yenilemeyecek kadar kötü bozarsınız. Birçok av köpeği de bu halde bozulmuş bıldırcını yemektedir.

FİŞEK:
Kullanacağınız fişek standart 25 gr. 9-10-11 numara olmalıdır. İri saçma yine hayvanı bozacağı için ve uzak mesafeli atışlarda bıldırcının saçma patterninin arasında kalıp vurulmama ihtimali olacağı için tavsiye edilmez. 12 numara gibi çok ince saçma da uzak mesafeli atışlarda netice vermez. Namlu boyu, şok ve fişek konusundaki tavsiyelerimiz 12 kalibre tüfekler için de geçerlidir.

KIYAFET:
Bıldırcın yurdumuzda ağustos ayı ortası ile ekim ayı ortası arasında yapıldığı için giyim pek problem teşkil etmez. Bir gömlek, yelek ve fazla kalın olmayan ama sağlam bir pantolon ile tercihen yüksek konçlu rahat bir spor ayakkabı bu iş için yeterlidir. Giyim konusunda dikkat edilmesi gereken noktalar; kamuflaj tipi elbise kesinlikle kullanmamak, özellikle gündöndü içine kamuflaj elbiseyle girilirse, en usta avcı dahi size doğru uçmakta olan bir bıldırcınla karışık sizi de vuracaktır.
En sık av kazaları, özellikle meralarda kalabalık olması nedeniyle bıldırcın avlarında meydana gelmektedir. Giysilerinizde tercihan oranj veya kırmızı renkler olmasına veya en kötü ihtimalle şapkanızın canlı renkli olmasına dikkat edin. Ayakkabı olarak; hava alan cinsten spor ayakkabılar tercih edin, kışlık bot veya çizmenin ayağınızı terleteceği ve şişmesine neden olacağı dolayısıyla ayağınızı vuracağı kesindir. Sonuçta avınız daha kısa sürecektir. Av yeleğinizde yeterli miktarda iç, dış ve arka cep bulunmalıdır. Özellikle ön iki cep büyükçe ve körüklü olmalıdır. Av yeleği ile fotoğrafçıların 15-20 cepli yeleklerini karıştırmayın, yoksa acilen ihtiyacınız olan bir gereci, hangi cepte olduğunu bulamamanızdan dolayı avı kaçırabilir veya ciddi bir tehlike de yaşayabilirsiniz. Hatta aynı gereci aynı cebe koyma alışkanlığını edinin. Para, kredi kartı, ehliyet ve av tezkeresi gibi kıymetli eşyaları fermuarlı iç ceplerde taşıyın.
Bıldırcın avın pek fazla aksesuarı gerektirmez. Bununla beraber her avda olduğu gibi mutlaka bir çakı veya küçük bir av bıçağı, kuş askılığı, düdük, sivrisinekleri uzaklaştırıcı ilaç, matara, çakmak, güneş gözlüğü yeterlidir. Kesici kısmı 9-11 cm. arasında katlanabilir ama mutlaka kilitli çakı veya kılıflı bıçaklar taşınmak için idealdir. Güneş gözlüğü kullanmaya ihtiyacınız olmadığını düşünüyorsanız da sağlam bir gözlük, sizi belki gözünüze gelebilecek bir saçmadan korur.
Sürekli, avından iyi netice aldığınız meralara gitmeyi âdet haline getirmeye çalışın, zaman zaman yeni mera keşfetmek de akıllıca bir iştir. Ancak tanıdığınız merada kuşları devamlı belirli noktalarda bulacağınızı farkedeceksiniz ve bu da her zaman sizin yeni avcılara göre avantajınız olacaktır. Ayrıca gerektiği zaman kendinize ve köpeğinize nerede su bulabileceğinizi de bilirsiniz. Anız kenarları, çok rüzgârlı havalarda rüzgâr olmayan tepe arkaları, sıcak saatlerde yoncalık veya pancar gibi dibi daima ıslak olan yeşil yapraklı bitkilerin olduğu yerler bıldırcını daha çok bulabileceğiniz yerlerdir. Akşam üzeri hava serinlemeye başladığı zaman ise bıldırcın böyle yeşillik yerlerden kuru anızlara doğru geçmeye başlar. Eğer bu iki tür tarla arasındaki çizide dolaşırsanız av şansınızı artırmış olursunuz.
Merada diğer av arkadaşlarınızla düz bir hat teşkil edecek şekilde ve birbirinizden yaklaşık 8-10 metre mesafeyle orta hızda yürüyünüz. Bu mesafe meraya göre, anızın sıklığına göre değişebilir. Hızlı yürüyerek çok yer dolaşmak teorisi yanlıştır, çünkü hayvan yanından ritmik tarzda ve hızlı yürüyen avcının kendisini görmediğini sanmakta ve kalkmamaktadır. Bu nedenle zaman zaman durmakta, ritmik yürüyüşü bozacak hareketler yapmakta fayda vardır. Avcıların çoğu bu teoriyi bilmediklerinden “Tam sigara yakıyordum ki kuş kalktı” veya buna benzer işler yaparken kuş kalktığını söylerler.
Arkadaşlarınıza doğru yönelen bir kuşa ne kadar usta atıcı olsanız da ateş etmeyiniz. Uzak mesafelerde etek saçmaları tahmin edemeyeceğiniz kadar sapma yapmaktadır.
Av yapılan meralar sahipli yerlerdir. Buraların içinden geçerken, özellikle halihazırda bitki mevcut olan tarlalarda bitkilere ve sebzelere hasar vermeyiniz. İzinsiz meyve ve sebze toplamayınız.

H.İbrahim UYSAL
12.Eylül.2008, 08:47
Teşekkürler Fatih'ciğim..Güzel bir paylaşım,hatırlamakta fayda var..Ellerine sağlık..

Sebahattin AVCI
12.Eylül.2008, 08:56
emegine sağlık teşekürler paylaşım için

fevzi dursun
12.Eylül.2008, 09:37
paylaşım için teşekkürler. artık resimlerde görmeye başladık.

turker
12.Eylül.2008, 10:13
paylasım için tesekkurler

hakan YALCIN
12.Eylül.2008, 10:28
paylaşım icin teşekürler

ahmethoca
12.Eylül.2008, 10:29
Fatih abi çok güzel bilgiler derlemişsin. Ellerine sağlık.Paylaşımın için teşekkürler.

ethem_k
12.Eylül.2008, 12:47
bilgiler için teşekkürler.

sipsak
12.Eylül.2008, 13:35
PAYŞASIM ICIN TESEKKURLER

12.Eylül.2008, 14:17
paylasım için tesekkurler

12.Eylül.2008, 15:20
Fatih abi çok güzel bilgiler derlemişsin. Ellerine sağlık.Paylaşımın için teşekkürler.

tugay_helvaci
12.Eylül.2008, 16:32
Abi eline sağlık her ne kadar avlaklarda teyip yüzünden göremesekde resimlerde hasret gideriyoruz...

Fatih HACIABBASOĞLU
12.Eylül.2008, 17:44
paylaşım için teşekkürler.

unforgiven
12.Eylül.2008, 17:53
İki tane aynı konu açılmış olup tarafımdan birleştirilmiştir...

Saygılarımla...

İsmail ŞEN