PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : MEHMET AKİF ERSOY'U ÖLÜMÜNÜN 75.Cİ YIL DÖNÜMÜNDE RAHMETLE ANIYORUZ...



Recep DÖNMEZ
27.Aralık.2011, 18:48
1873'te İstanbul’da doğan ve 27 Aralık 1936’da İstanbul’da yaşamını yitiren İstiklâl Marşımızın yazarı,vatansever büyük insan Mehmet Akif ERSOY'u ölümünün 75.ci yıl dönümünde rahmetle anarken bizlere armağan ettiği ve her defasında göğsümüz kabararak söylediğimiz İstiklal Marşımızı bizlere armağan ettiğinden dolayı şükranlarımızı sunarız.






http://www.ankara.gov.tr/Haber/image/istiklal_marsi19_by.jpg

Osman KARATEPE
27.Aralık.2011, 18:49
Allahım bizlere bir daha İstiklal Marşı yazdırmayı nasip etmesin..Nur içinde yatsın usta şair...

veyselll
27.Aralık.2011, 18:54
nice 75 yıllara istiklal marşı ile birlikte anma dileği ile...

ibrahim ozel
27.Aralık.2011, 19:11
Allahım bizlere bir daha İstiklal Marşı yazdırmayı nasip etmesin..Nur içinde yatsın usta şair...

Burhan KESKİN
27.Aralık.2011, 21:44
nur içinde yatsın rahmetle anıyoruz

28.Aralık.2011, 02:56
Allah Onlardan razı olsun, Bu millet Mehmet Akif Ersoy gibi Göğsü iman dolu insanların sayesinde kurtuluşa ermiştir. Rabbim Onlara layık evlatlar olmayı bize ve bizden sonrakilere nasip etsin.

İBRAHİM AKKAYA
28.Aralık.2011, 11:31
Allah Bu Yüçe Millete Bir Daha İstiklal Marşı Yazdırmasın.
Ruhu Şaat Mekanı Cennet olsun.

imported_avkolik
28.Aralık.2011, 11:54
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde -gösterdiği vahşetle- "Bu bir Avrupalı!"
Dedirir: Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi... Mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşısında,
Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâ'ûna da zuldür bu rezil istilâ!
Ah, o yirminci asır yok mu, o mahhlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcud ise, hakkıyle sefil,
Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam,
Atılan her lâğamın yaktığı yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkâz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak,
Boşanır sırtlara, vâdilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız tayyâre.

Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te'sis-i İlâhî o metin istihkâm.
Sarılır, indirilir mevki'-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedî serhaddi;
"O benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme" dedi.
Âsım'ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek.
Şûhedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar...
Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni tarihe" desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
"Bu, taşındır" diyerek Kâ'be'yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına;
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.

Sen ki, son ehl-i salibin kırarak salvetini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin'i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslâm'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, ruhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın... Heyhât!
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âguşunu açmış duruyor Peygamber.

Mehmet Akif Ersoy

imported_avkolik
28.Aralık.2011, 11:56
Mekanı cennet olsun.Yukarıdaki dizelerini okuyupta tüyleri diken diken olmayan yoktur heralde...

Recep DÖNMEZ
28.Aralık.2011, 12:27
Ali Ekber Kardeşim! konuya yaptığın katkı için teşekkürler.
İnanki okurken tüylerim diken diken oldu.
Selamlar...

28.Aralık.2011, 13:58
Allahım bizlere bir daha İstiklal Marşı yazdırmayı nasip etmesin..Nur içinde yatsın usta şair...

budurhttp://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/grin.gifhttp://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/grin.gifhttp://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/grin.gif

cemalreis
29.Aralık.2011, 09:23
CENK MARŞI
Ey sürüden arkaya kalmış yiğit


arkadaşın gitti haydi sen de git

bak ne diyor ceddi şehidin işit
haydi git evladım uğurlar ola
haydi git evladım açıktır yolun
zalimlere karşı bükülmez kolun
bayrağı çek ön safa geçmiş bulun
uğurun açık olsun uğurlar ola.

eşele bir yerleri örten karı
ot değil onlar dedenin saçları
dinle şehit sesleridir rüzgarı
haydi git evladım uğurlar ola
haydi git evladım açıktır yolun
zalimlere karşı bükülmez kolun
bayrağı çek on safa geçmiş bulun
uğurun açık olsun uğurlar ola
haydi levent asker uğurlar ola

yerleri yırtan sel olup taşmalı
dağ demeyip taş demeyip aşmalı
sende ki coşkunluğa er şaşmalı
kahraman askerim uğurlar ola
haydi git evladım açıktır yolun
zalimlere karşı bükülmez kolun
bayrağı çek ön safa geçmiş bulun
haydi levent asker uğurlar ola
haydi git evladım uğurlar ola.
Yazar : Mehmet Akif Ersoy (http://www.siirperisi.net/sair.asp?sair=1)

cemalreis
29.Aralık.2011, 09:24
RUHUN ŞAD OLSUN ÜSTADIM