Burhan KESKİN
05.Ocak.2012, 22:48
SÖKÜN AVI
Son baharın bitimi ile özellikle doğu illerimizdeki keklikler ırmak kenarına yahut daha sıcak illere göç ederler. Kış aylarını burada geçiren keklikler baharın başlangıcıyla, yeniden eski yerlerine dönerler. Her mevsim yenilenen bugöçe '' sökün'' yada '' abur'' adları verilir. Çok nadir olarak muhitinde kalankekliklere de ''yerli'' denilir.
Kekliklerin sıcak bölgelere göçü daha ziyade beslenme ile ilgilidir. Metrelerce yağan karların kapattığı topraklarda yiyecek sıkıntısı çekecek keklikler biriçgüdü ile her yıl topluca göç ederler. Yabancı bir muhitten çoğu dünyaya gözünü yeni açmış keklikler sürüden kopmadan yeniden yetiştikleri muhite geri dönerler. Gidiş pek zor değildir de dönüş o denli kolay olmaz. Sanki dönüş içinbelirlenmiş bir saat vardır. Esasen, belli bir takvime bağlanan dönüş yolculuğunun gerçekleşeceği güzergâhlarda bulunan köylüler bu tarihi çok iyibilirler. Her güzergâhta belli zamanlara bağlanan sökünü, ortak bir tarih olmadığı için ne yazık ki burada belirleyemiyoruz. Kimi mevsim şiddetli geçen havalar nedeniyle bir-iki gün geciken sökünü avcılar merakla beklerler.
Sökünün geçeceği tarihten 3-5 gün önce yol güzergâhında bulunan tepelere çizgişeklinde ağaç dalları veya taşların dizildiği görülür. O hafta köylüler sankitarla açıyorlar gibi tepelerde çalışmaya başlarlar. Çoğu gözü açık köylüler,''dedelerinden miras'' diye bazı tepeleri korumaya alırlar. Bu tepelere yapılmış evsinlere yabancıyı bırakmazlar. Bu yüzden çok kavgalar çıkmış, hattaölüm olayları dahi vuku bulmuştur. Sökün evsinleri tepelerin en yüksek noktalarına yapılır. Eğer tepe çok yüksek ise orta mesafede de bir evsinyapılabilir. Evsinin önüne 4-5 metre mesafeye kadar tabandan getirilip yaklaştırılan çoğu taşlardan oluşmuş yol vardır. Taşlar sökün eden keklikleritepeye çıkartan dolayısıyla tuzağa düşüren bir yoldur. Dağın eteğine gelenkeklik sürüsü taş veya dallardan belirlenmiş çizgiyi tek veya çift sıra takipederek tepeye kadar çıkarlar. Bu çizgiyi neden takip ettiklerini açıklayabilmek çok zor. Akla yatkın bir tek ihtimal var. Rüzgâr veya tipinin etkisinden korunmak için bu taş veya dalların dalgasına sığınmak akla yatkın gelebiliyor.Tepedeki sökün evsini diğer evsinler gibi yapılabilirse de daha ziyade üzerikapalı tutulur. Saatlerce evsinde bekleyecek avcının rüzgâra açık oturabilmesiçok zor bir iştir. Bu nedenle toprak bir miktar kazılır. Taş ile örülür veüzeride toprakla kapatılır. Sadece arkadan bir giriş yeri bırakılır. Çok caavcıların kömür getirerek evsinin içinde yakarak ısındıkları’da görülür.Evsinin önünde sadece tüfek deliği bırakılır. Sonbaharda her sürü kendiailesini muhafaza etmek kaydıyla birden fazla sürü ile birleşip toplu gidişyolculuğu yaparlar. Herhangi bir dağın bir muhitinden çıkıp kışı geçireceğibaşka yörelere giden keklikler dönüşte de yine aynı yere gelirler. Bu içgüdüleri kendine özgü göç yolu geliştirmiştir. Keklikler her yıl aynı yolutakiple tekrar muhitlerine dönerler. Sökün avcıları bu yollar üzerinde bulunan tepelerin en yüksek noktasına, nadiren de tepe ile düzlüğün ara noktasına evsinyaparlar.
Sürü halinde tepeye tırmanan kekliklerin başında genellikle en cesur keklikbulunur. Bu keklik nereye yönelir ise sürü de onu takip eder. Öndeki bukekliğin peşi sıra tepeye, sökün evsinin önüne gelen keklikler burada, kendi aralarında sanki uçacakları yeri istişare ediyor gibi toplandıkları andaavcının ateş etmesiyle birkaçı ölür. Kalanları hemen uçarak büyük çoğunlukla çıktıkları tepenin eteğine yönelirler. Burada kısa bir süre kaldıktan sonrasanki kendilerine ateş edilmemiş gibi yeniden aynı yolla yukarı çıkmaya yönelirler. Sonuç yine ölüm olur. Eğer muhit iyi ise bütün sürüyü öldürmek mümkündür.
ALINTI : Avcı Rasgele dergisi - Eylül 1989 / Yazan Hilmi DULKADİR
DEĞERLİ AVCI ARKADAŞLARIM
Sökün avı da birçok av geleneği gibi unutulmuş ve unutulmaya yüz tutmuş bir av yöntemidir.Bizce olması gerekende budur. Hayvanların içgüdülerinden yararlanıp bu şekildetuzak kurarak öldürmek avını arayıp, bulup mertçe av yapan avcıların yapacağıiş değildir. Fakat kabul edelim veya etmeyelim bu av yöntem’de Anadolu'nunçeşitli yerlerinde yapıla gelmiş bir av yöntemidir. Avcı dostlarıma rastgele.
Son baharın bitimi ile özellikle doğu illerimizdeki keklikler ırmak kenarına yahut daha sıcak illere göç ederler. Kış aylarını burada geçiren keklikler baharın başlangıcıyla, yeniden eski yerlerine dönerler. Her mevsim yenilenen bugöçe '' sökün'' yada '' abur'' adları verilir. Çok nadir olarak muhitinde kalankekliklere de ''yerli'' denilir.
Kekliklerin sıcak bölgelere göçü daha ziyade beslenme ile ilgilidir. Metrelerce yağan karların kapattığı topraklarda yiyecek sıkıntısı çekecek keklikler biriçgüdü ile her yıl topluca göç ederler. Yabancı bir muhitten çoğu dünyaya gözünü yeni açmış keklikler sürüden kopmadan yeniden yetiştikleri muhite geri dönerler. Gidiş pek zor değildir de dönüş o denli kolay olmaz. Sanki dönüş içinbelirlenmiş bir saat vardır. Esasen, belli bir takvime bağlanan dönüş yolculuğunun gerçekleşeceği güzergâhlarda bulunan köylüler bu tarihi çok iyibilirler. Her güzergâhta belli zamanlara bağlanan sökünü, ortak bir tarih olmadığı için ne yazık ki burada belirleyemiyoruz. Kimi mevsim şiddetli geçen havalar nedeniyle bir-iki gün geciken sökünü avcılar merakla beklerler.
Sökünün geçeceği tarihten 3-5 gün önce yol güzergâhında bulunan tepelere çizgişeklinde ağaç dalları veya taşların dizildiği görülür. O hafta köylüler sankitarla açıyorlar gibi tepelerde çalışmaya başlarlar. Çoğu gözü açık köylüler,''dedelerinden miras'' diye bazı tepeleri korumaya alırlar. Bu tepelere yapılmış evsinlere yabancıyı bırakmazlar. Bu yüzden çok kavgalar çıkmış, hattaölüm olayları dahi vuku bulmuştur. Sökün evsinleri tepelerin en yüksek noktalarına yapılır. Eğer tepe çok yüksek ise orta mesafede de bir evsinyapılabilir. Evsinin önüne 4-5 metre mesafeye kadar tabandan getirilip yaklaştırılan çoğu taşlardan oluşmuş yol vardır. Taşlar sökün eden keklikleritepeye çıkartan dolayısıyla tuzağa düşüren bir yoldur. Dağın eteğine gelenkeklik sürüsü taş veya dallardan belirlenmiş çizgiyi tek veya çift sıra takipederek tepeye kadar çıkarlar. Bu çizgiyi neden takip ettiklerini açıklayabilmek çok zor. Akla yatkın bir tek ihtimal var. Rüzgâr veya tipinin etkisinden korunmak için bu taş veya dalların dalgasına sığınmak akla yatkın gelebiliyor.Tepedeki sökün evsini diğer evsinler gibi yapılabilirse de daha ziyade üzerikapalı tutulur. Saatlerce evsinde bekleyecek avcının rüzgâra açık oturabilmesiçok zor bir iştir. Bu nedenle toprak bir miktar kazılır. Taş ile örülür veüzeride toprakla kapatılır. Sadece arkadan bir giriş yeri bırakılır. Çok caavcıların kömür getirerek evsinin içinde yakarak ısındıkları’da görülür.Evsinin önünde sadece tüfek deliği bırakılır. Sonbaharda her sürü kendiailesini muhafaza etmek kaydıyla birden fazla sürü ile birleşip toplu gidişyolculuğu yaparlar. Herhangi bir dağın bir muhitinden çıkıp kışı geçireceğibaşka yörelere giden keklikler dönüşte de yine aynı yere gelirler. Bu içgüdüleri kendine özgü göç yolu geliştirmiştir. Keklikler her yıl aynı yolutakiple tekrar muhitlerine dönerler. Sökün avcıları bu yollar üzerinde bulunan tepelerin en yüksek noktasına, nadiren de tepe ile düzlüğün ara noktasına evsinyaparlar.
Sürü halinde tepeye tırmanan kekliklerin başında genellikle en cesur keklikbulunur. Bu keklik nereye yönelir ise sürü de onu takip eder. Öndeki bukekliğin peşi sıra tepeye, sökün evsinin önüne gelen keklikler burada, kendi aralarında sanki uçacakları yeri istişare ediyor gibi toplandıkları andaavcının ateş etmesiyle birkaçı ölür. Kalanları hemen uçarak büyük çoğunlukla çıktıkları tepenin eteğine yönelirler. Burada kısa bir süre kaldıktan sonrasanki kendilerine ateş edilmemiş gibi yeniden aynı yolla yukarı çıkmaya yönelirler. Sonuç yine ölüm olur. Eğer muhit iyi ise bütün sürüyü öldürmek mümkündür.
ALINTI : Avcı Rasgele dergisi - Eylül 1989 / Yazan Hilmi DULKADİR
DEĞERLİ AVCI ARKADAŞLARIM
Sökün avı da birçok av geleneği gibi unutulmuş ve unutulmaya yüz tutmuş bir av yöntemidir.Bizce olması gerekende budur. Hayvanların içgüdülerinden yararlanıp bu şekildetuzak kurarak öldürmek avını arayıp, bulup mertçe av yapan avcıların yapacağıiş değildir. Fakat kabul edelim veya etmeyelim bu av yöntem’de Anadolu'nunçeşitli yerlerinde yapıla gelmiş bir av yöntemidir. Avcı dostlarıma rastgele.