PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : KENE KABUSU ERKEN BAŞLADI DİKKAT!!! (B.KESKİN)



Burhan KESKİN
02.Mayıs.2012, 09:17
Kene kabusu erken başladı!!!


(HABER AMAÇLI ALINTIDIR)

http://www.bidepo.com/images/kene.jpg

Kene kabusu bu yıl erken başladı. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı bu yazı yine zehir edecek.
Güncelleme:02 Mayıs 2012 10:13
Çorum'da Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı şüphesiyle tedavi gören kişinin öldüğü bildirildi.
Merkez Babaoğlu köyünde yaşayan Berat K. (30), 5 gün önceköy arazisinde hayvan otlattığı sırada vücuduna yapışan kene yi kendi imkanlarıyla çıkardı.

Bir süre sonra yüksek ateş ve halsizlik şikayetiyle Çorum Devlet Hastanesi'ne başvuran Berat K, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA)hastalığı şüphesiyle tedavi altına alındı.
Buradaki ilk müdahalenin ardından Ankara Numune Eğitim Hastanesi'ne sevk edilen Berat K, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Ailesi tarafından cenazesi Çorum'a getirilen Berat K, İl Sağlık Müdürlüğü ekiplerinin önlemleri altında köy mezarlığındaki aile kabristanlığında defnedildi.

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi Nedir?

Kırım-Kongo Hemorajik Ateş (KKHA),keneler tarafından taşınan Nairovirüs isimli bir mikrobiyal etken tarafından neden olunan ateş, ciltiçi ve diğer alanlarda kanama gibi bulgular ile seyreden hayvan kaynaklı bir enfeksiyondur. Son yıllarda tedavide görülen gelişmelere rağmen, bu enfeksiyonlarda ölüm oranları hala yüksektir.
Keneler Nasıl Tanınır ve Nerelerde Bulunur?
Keneler otlaklar, çalılıklar ve kırsal alanlarda yaşayan küçük oval şekillidir. 6-8 bacaklı, uçamayan, sıçrayamayan hayvanlardır.Hayvan ve insanların kanlarını emerek beslenirler ve bu sayede hastalıkları insanlara bulaştırabilirler.Ülkemiz kenelerin yaşamaları için coğrafi açıdan oldukça uygun bir yapıya sahiptir. Türlere göre değişmekle beraber kenelerin,küçük kemiricilerden, yaban hayvanlarından evcil memeli hayvanlara ve kuşlara (özellikle devekuşları) kadar geniş bir konakçı spektrumları mevcuttur.

Belirtileri Nelerdir?

Ateş
Kırıklık
Baş ağrısı
Halsizlik

Kanama pıhtılaşma mekanizmalarının bozulması sonucu;
- Yüz ve göğüste kırmızı döküntüler ve gözlerde kızarıklık,
- Gövde, kol ve bacaklarda morluklar
- Burun kanaması, dışkıda ve idrarda kan görülür
- Ölüm karaciğer, böbrek ve akciğer yetmezlikleri nedeni ile olmaktadır.

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşinin Tanısı Nasıl Konulur?

Kanda virüse karşı oluşan antikorların taranması tanı için en sık kullanılan yöntemdir. Bu göstergeler hastalığın başlangıcından sonra 6. günden itibaren belirlenebilir.
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi Nasıl Kontrol Edilir ve NasılKorunulur?
Hastalığın bulaşmasında keneler önemli bir yer tutmaktadır.Bu nedenle kene mücadelesi önemlidir fakat oldukça da zordur.
1. İnsanlar kenelerden uzak tutulabilir ise bulaş önlenebilir. Bu nedenle de mümkün olduğu kadar kenelerin bulunduğu alanlardan kaçınmak gerekir.
2. Kenelerin yoğun olabileceği çalı, çırpı vegür ot bulunan alanlardan uzak durulmalı, bugibi alanlara çıplak ayak yada kısa giysiler ile gidilmemelidir.
3. Bu alanlara av yada görev gereği gidenlerin lastik çizme giymeleri, pantolonlarının paçalarını çorap içine almaları,
4. Görevi nedeni ile risk grubunda yer alankişilerin hayvan ve hasta insanların kan ve vücut sıvılarından korunmak içinmutlaka eldiven, önlük, gözlük, maske v.b. giymeleri gerekmektedir.
5. Gerek insanları gerekse hayvanları kenelerden korumak için haşere kovucu ilaçlar (repellent) olarak bilinen böcek kaçıranlar dikkatli bir şekilde kullanılabilir. (Bunlar sıvı, losyon, krem, katı yağ veya aerosol şeklinde hazırlanan maddeler olup, cilde sürülerek veya elbiselere emdirilerek uygulanabilmektedir.)
6. Haşere kovucular hayvanların baş veya bacaklarına da uygulanabilir; ayrıca bu maddelerin emdirildiği plâstik şeritler, hayvanların kulaklarına veya boynuzlarına takılabilir.
7. Kenelerin bulunduğu alanlara gidildiği zaman vücut belli aralıklarla kene için taranmalıdır.
8. Vücuda yapışmış keneler uygun birşekilde kene ezilmeden, ağızdan veya başından tutularak bir cımbız veya pens yardımıyla çıkartılır. Isırılan yer alkolle temizlenmelidir. Mümkünse kenenin tanı için alkolde saklanması uygun olur.

9. Diğer canlılara ve çevreye zarar vermeden, haşere ilacı(insektisit) ile uygulamanın uygun görüldüğü durumlarda çevre ilaçlanması yapılabilinir.
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşinin Tedavisi Nedir? Hastalığın kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Hastaya destek tedavisi yapılmalıdır.

02.Mayıs.2012, 10:03
Herkesin bilmesi gereken bir konu bilgiler için teşekkürler!!

ibrahim ozel
02.Mayıs.2012, 15:57
Bu konu çok önemli dikkatli olmalı ve bu bilgileri sıkılmadan okumalı aklımızda bulundurmalıyız...

Osman KARATEPE
02.Mayıs.2012, 18:35
Yağmurların çok yağması sebebiyle kene sayısında artış var aman dikkat...

03.Mayıs.2012, 08:31
Duyduğum kadarıyla keneyi çıkarmaya çalışmak çokta doğru bir davranış deyil.vucutta tespit edildiği zaman vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna baş vurarak yetkililer tarafından çıkartılmasına izin vermek en uygunu.Kafası vida şeklinde deriye bağlanıyor çekme neticesinde kafa deri altında kalıyor kişide çıkardım birşey olmaz diye sağlık kuruluşuna gitmiyor vürüsün vucuda bulaşması devam ediyor.

Burhan KESKİN
03.Mayıs.2012, 10:22
Duyduğum kadarıyla keneyi çıkarmaya çalışmak çokta doğru bir davranış deyil.vucutta tespit edildiği zaman vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna baş vurarak yetkililer tarafından çıkartılmasına izin vermek en uygunu.Kafası vida şeklinde deriye bağlanıyor çekme neticesinde kafa deri altında kalıyor kişide çıkardım birşey olmaz diye sağlık kuruluşuna gitmiyor vürüsün vucuda bulaşması devam ediyor.



bilgin için teşekkürler Serkan kardeşim!!inşallah kimsenin başın gelmez kene vakası yinede tedbiri elden bırakmamak lazım!

03.Mayıs.2012, 10:39
Burhan abi anlamadığım bir konuda çocukken köpeklerimizde kene olurdu tabi şidiki gibi ilaç filan nerde köpeklerde zaten genelde dışarda gezen sokak köpekleri biz kulaklarındaki keneleri koperır temizlerdik koyun ahırlarında oyun oynardık ahırların damlarında yatardık çokta kene olurdu ama yok kene ısırır diye birşey duymazdık.Şimdi bu kenelere ne oldu bırak ısırmayı ısırınca öldürmeye başladılar bu bir çeşit kimyasal savaşın denemelerimi.

Burhan KESKİN
03.Mayıs.2012, 11:25
Serkan kardeşim sormuş olduğun soruya gazete,tv,internet sitelerinde ilginç şeyler söyleniyor ama bunu yetkili ağızlardan dinlemek bana mantıklı geliyor !! dünyada 900 yakın kene çeşiti varmış ülkemizde bunlardan sadece 33 çeşidi bulunmaktaymış umarım aşaığıdaki konuşmalar işe yarar

İnsanların korkulu rüyası keneler

Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Anıl İça DPÜ Fen Edebiyat Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleştirilen “İnsanların Korkulu Rüyası Keneler” konulu konferansta, geniş toplum kesimi tarafından bilinir konuma gelen keneler konusunda bilgiler verdi.
HER KENE VİRÜSÜ BAŞKA CANLIYA TAŞIMAZ
Doç.Dr. Anıl İça, Türkiye’de 33 kene türüne rastlandığını, ilk kez Mayıs 2002’de KKKA vakasının ortaya çıktığını belirterek, 33 kene türünden sadece birinin virüsü taşıma özelliği olduğunu kaydederek “33 kene türünün hepsinin de virüsü taşıma özelliği olsaydı korkunç bir tablo ortaya çıkardı. Türkiye’de hastalığı nakleden bir tane kene türü bulunuyor. 30 kene türünde kenelerin izole ediliyor ancak bu kenelerin hepsi vektör yani hastalığı nakleden eklem bacaklı konumunda değil. Bir kenenin virüs taşıyor olması mutlak anlamda o kenenin virüsü başka canlıya taşıyacağı anlamına gelmiyor. “ dedi. Doç.Dr. Anıl İça, Türkiye de KKKA virüsünü nakleden kene türünün H.M. Marginatum olduğunu söyledi.
KENELER VİRÜS TAŞIYINCA HERKES TARAFINDAN BİLİNİR HALE GELDİ
İça, kenelerin kırsal kesimde yaşayan, tarım ve hayvancılıkla yaşayan halkın tanıdığı varlıklar olduğunu hatırlatarak, “Köylere araştırma için gittiğimizde köylüler, hocam zaten bu keneler vardı, biz hayvanlarımızın üzerinde bunları görüyorduk, hatta annem ineğimizi sağarken ineğin üzerinden keneleri toplar, onları ezer ve atardı. Bazen bizim üzerimize geldiği de olurdu. Üzerimizde de bulurduk. Böyle bir şeyden hiç kimse de rahatsızlık duymazdı. Bunlar neden böyle önemli hale geldi. Bu zehirli keneler nerden geldi? Bizim kenelerimiz zehirli değildi. Bunları acaba birileri mi gönderdi? Şeklinde bir sürü tartışmalar gündeme gelmeye başladı. Bu bilgiler tabiî ki doğru. Keneler kırsal alanda yaşayan vatandaşlarımızın uzun süredir bildiği antrapoglar. Ancak hastalık yoktu. Bizim ülkemizde bu virüsü taşıyan Kırım Kongo (KKKA) virüsüdür. İşin içine virüs girince, keneler herkes tarafından bilinir ve korkulur hale geldi.” Keneler ve türleri hakkında ayrıntılı bilgiler veren Doç.Dr. Anıl İça, kenelerin sivrisineklerden sonra hastalıkların nakledilmesinde en önemli faktör olduğunu söyledi. Kenelerin yol açtığı farklı hastalıklar olduğunu ve bu hastalıklar konusunda bilgiler veren iça, “Kenelerin kirpilerden, tavşanlardan, sincaplardan, yılanlardan, kertenkelelerden kan emmekte aynı kene gelip insanlardan çiftlik hayvanlarından da kan emmektedirler. Bu durumda yılandaki bir patojeni insana transfer edebilmektedir.” dedi. Kenelerin 6 yıl yaşam süresi olduğunu anımsatan İça, kenenin bu altı yıl boyunca virüsü etrafa saçabilme potansiyeline sahip olduğunu kaydetti. İça, kenelerin havalar ısındığında harekete geçtiklerini kaydederek, KKKA hastalığının çok eski yıllardan beri bilinen bir hastalık olduğunu, Türkiye’de ilk kez Mayıs 2002’de KKKA hastalığına rastlanıldığını ifade ederek, “33 kene türünün hepsinin de virüsü taşıma özelliği olsaydı korkunç bir tablo çıkardı” şeklinde konuştu. Türkiye’de hastalığı nakleden bir tane kene türü olduğunu,, 30 kene türünde kenelerin izole edildiğini ancak bu kenelerin hepsi vektör yani hastalığı nakleden eklem bacaklı konumunda olmadıklarını belirten İça, “Bir kenenin virüs taşıyor olması mutlak anlamda o kenenin virüsü başka canlıya taşıyacağı anlamına gelmiyor. “ dedi. KKKA hastalığın bulaşma yolları konusunda da bilgi veren İça, KKKA virüsünün kene ısırması, tutması, halk arasında kene kırılması yoluyla bulaştığını belirten İça, kenelerin sıktırılmaması, ezilmemesi gerektiğini söyledi. Keneye doğrudan temas olmadan da virüsün geçebileceğine dikkat çeken İça, kesilen hayvanların kanı ve taze karkastan ayrıca hastanın kanıyla temasla bulaşabildiğini de kaydetti. Kenelerle mücadele konusuna da değinen İça, kenelerin toptan yok edilmesi gibi bir şeyin mümkün olmadığını, bir yerde kene popülasyon artmışsa bunun kontrol edilmesi ve düşürülmesi gerektiğini söyledi. Yaygın olarak kullanılan metodun ilaçlama çalışması olduğunu, evcil hayvanların insanlara en yakın hayvanlar olduğunu ve evcil hayvanların ilaçlanmasının önemli olduğuna dikkat çekti. Virüsün bulaşmasında risk grupları konusunda da bilgiler veren İça, toplumsal bilinçlendirmenin ve farkındalığının artırılması gerektiğini kaydederek, keneler karşısında korunma yollarının ne kadar çok anlatılırsa o kadar fayda sağlayacağını söyledi. Virüse karşı korunmanın en önemli yolunun kişisel önlemler olduğunu hatırlatan İça, keneye maruz kalınabilecek alanlarda uygun kıyafet giyilmesi, açık yerlerin bırakılmaması gerektiğini belirterek, kenelerin yoğun olduğu bölgelere gidilmemesi önemlidir” dedi. İça konferansta, kenenin yoğun olduğu alanlarda bulunanların alması gereken önemler konusunda ayrıntılı bilgiler sundu.
PİKNİK SONRASI MUTLAKA KENE KONTROLÜ
YAPIN, ÇIPLAK ELLE KENE ÇIKARMAYIN
Piknikten dönenlerin kendi ve çocuklarının üzerlerini kene açısından mutlaka kontrol etmelerinin isteyen İça, kenenin uzman kişiler tarafından çıkarılmasının virüsün bulaşmaması açısından önemli olduğunu gerektiğini vurguladı. İça, kenenin çıplak elle çıkarılmaması ve patlatılmadan çıkarılmasının önemli olduğunu kaydetti.

Burak SEZER
03.Mayıs.2012, 12:22
Geçen hafta 20'ye yakın kene aldım bizimkinin üzerinden..
İlaçlamanın tam zamanı arkadaşlar...İhmal etmeyelim..

03.Mayıs.2012, 12:54
. Keneye doğrudan temas olmadan da virüsün geçebileceğine dikkat çeken İça, kesilen hayvanların kanı ve taze karkastan ayrıca hastanın kanıyla temasla bulaşabildiğini de kaydetti.
Avladığımız hayvanlarda oluyor kene en çokta tavşanda keserken elimiz kan içinde kalıyor açık yarası olanlar bu duruma dikkat etmeli tamam 33ce 1 ihtimal ama ne olur ne olmaz etleri iyi pişirmeden tüketmemek faydalı olabilir.Yoksa biz avcılar 1ci risk gurubunda olanlarız heralde birde tavşan soğumaya başşalayınca kene tavşanı bırakıyor bizlerde genelde sırt çantamıza koyuyoruz tavşanı.Tavşandan ayrılan keneyi eve çantamızda getiriyoruz.önlem olarak ne yapmak lazım ya hayvanı orda hemen yüzmek lazım yada arabaya kadar birkaç poşet içerisine koyup taşımak lazım ama hayvanı merada yüzmek lazım.Kenenin avına yapışmasını anlatan bir yazı okumuştum milim hata yapmıyor ve beklediği yerden illaki avı geçmek zorunda evdeki avda malesef biziz. http://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/sad.gif

Hüseyin ORHAN
04.Mayıs.2012, 16:38
birbirinden değerli bilgiler her biri için ayrı ayrı teşekkürler

en faydalı mücadele doğanın dengesiyle oynamamak

kenenin en başarılı temizlikçisi tavuklar ve keklikler

yörükler her daim yanlarında tavuk götürürler gittikleri yaylalara onlar yerleşe dursun tavuklar hemen başlar mıntıka temizliğine