PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : NİSPETİN KRALI (Bir Balık Avı Hikayesi)



25.Haziran.2012, 23:36
Hava o kadar sıcak ki. Bu sıcakta av hikayesi gitmeyecek. Zaten içimden de kuş avı anlatmak gelmiyor. Balığın hızlı olduğu şu sıralar, bir balık avı hikayesi anlatmak geldi içimden.
1991 yılı haziran ayı, günlerden cumartesi. Çandarlı’da yazlıktayız. Annemler yok. Kardeşim Yavuz, üniversiteden arkadaşım Hakan ve Mehmet'le sabaha kadar içip muhabbet etmiş, uyuyakalmışız.
Sabah saat sekizde zır zır telefon çalıyor.Zilin ayarını da bahçeden duyulsun diye sonuna kadar açmışlar. Ferhan Şensoy’un dediği gibi kulaklarımızın bekareti tehlikede… :) :) :)
Uykulu uykulu açtım telefonu karşımda Aksaray Elektrik Bölge Müdürü olan Ahmet Eniştem. Bismillahirahmanirahim! “Hayırdır enişte sabahın bu saatinde?” Yeni yaptırdığı yazlığına, Aksaray’daki fazla eşyalarını toplayarak müessesenin kamyonlarından birine yükleyip göndermiş. Eşyaları eve atıverin diyor…v.s.
Ben telefonu kapatıp kapıya koştum. Anaaa! Kamyon kapıya yanaşmış, iki adam dışarıda. S.A (Selamünaleyküm) A.S. eve buyur ettim. Dedim ki “Abi bunlar sabaha kadar uyumadılar. Kalkmazlar. Ben size kahvaltı hazırlayayım. Yeriz, ondan sonra uyandılar mı atarız eşyayı.” . “Yok biz yükü boşaltıp gidecektik .” dediler. Aceleleri var gibi “Abi orda bir kamyon yük var, hepsini biz taşırız diyorsanız mesele yok. Ancak beraber taşıyalım istiyorsanız; kahvaltı yapalım, onlar uyanırlar. Hep beraber taşırız.” dedim. Yük fazla olunca yemedi tabi. Bunlar Küçük Emrah gibi boynunu büküp “Peki!” dediler. :) :)
Adamlar Anadolu yumurtası biraz, utangaç tipler. Başladık muhabbet etmeye. Başlangıçta yollardan, trafik kazalarından konuştuk. Zaten kamyoncuyla ne konuşulur? :) :) :)
Ancak adamların canları sıkkın, telefon etmek istediler. PTT’ye gideceklermiş. “Evden edebilirsiniz.”dedim. Buyur ettim içeri.
Telefonda dediler ki “Biz gelemiyoruz. İş geçe kaldı. Yetişemeyiz artık onlar gitsinler…” ???????????
Ben de kulak misafiri oldum tabi ister istemez. “Abi” dedim. “Bir durum mu var? Sizin canınız pek sıkkın gibi?” Birinin adı İhsan diğerininki Muhammet. Dediler ki “Biz balık avına gidiyoruz her hafta. Geçen hafta çok da güzel balık tuttuk. Tam da bu haftayı iple çekerken Müdür’ün bu eşya taşıma işine kimse gitmek istemedi. Sonunda piyango bize vurdu… Gelirken arkadaşlar bize bol bol nispet yaptılar. İşte : Siz nasıl olsa yetişemezsiniz, biz sizin yerinize de yakalarız. Siz orda eşya taşıyacaksınız, biz burada balığın dibine vuracaz… vs.”
Avcı avcının halinden iyi anlar. Kendimi adamların yerine koydum. Çok üzüldüm.
“Abi” dedim. “Sizde avcılık da vardır.” “Olmaz mı?” dediler. “Tamam Abi siz tam yerine düştünüz.” :) :) :) Şimdi siz beni dinleyeceksiniz. Bu gün gitmeyip burada kalacaksınız, bizim misafirimiz olacaksınız. Ben sizi bir balığa götürecem. O arkadaşlarınızın hayatında yakalamadığı balıkları size tutturacam. Dönüşte o lafları arkadaşlarınıza yedirip nispetin kralını siz yapacaksınız. Tamam mı!” Adamlar açtılar gözlerini, avcıya av sorulur mu? Can u gönülden “Tamam!” dediler.
Linda’yı ağıldan çıkarıp besledim. Onu severken av muhabbeti bir başladı. Bizimkiler sonunda uyandılar. Kahvaltılarını yaptılar. Eşyayı iki saat içinde eve attık. Ter içindeyiz. Ne yapacaz? Doğru denize. Yavuz’u limana gönderdim, tekneyi alsın diye. Biz denize girerken tekne geldi. Aha da bizim tekne bu dedim. Bizim kotrayı görünce yüzlerinde güller açtı.
http://img832.imageshack.us/img832/7223/avcisayfamizkayk.jpg
Bindik tekneye önce bir sahil gezintisi yaptık. Şamata, gırgır, komiklik ,eğlence, şakalar... “Abi iyiyiz güzeliz ancak yem çıkarmamız lazım, dönelim.” dedim. Döndük eve mamun perdelerini, sülünes şişlerini aldık. Adamlara dedim ki” Abi dalyana gidecez. Uzak biraz, tekneyle gitmek uzun sürüyor kamyonla gitsek?” “Lafı mı olur gidelim.” dediler. Bu arada para denkliyoruz., mazot çantasını aldık, mazot alacaz. İhsan Abi “Hayırdır?” dedi. “Tekneye mazot alacaz.”dedim. “Biz alırız. Öğrencisiniz siz. Olmaz öyle!” dediler. Çantayı doldurdular.
Uzatmayalım, mamunları biz çıkarttık, sülünesleri Yavuz ( Sülünes çıkarmada çok hızlıdır.) çıkarttı. Önce eve, ordan tekneye, sonra tekneyle PAT PAT PAT! doğru benim kümese.
http://img189.imageshack.us/img189/6932/avcisayfamizouztekne1.jpg
Benim öldürgen oltalardan yapıp ellerine birer tane teslim ettim. Yerimize oturur oturmaz karagözler başladı. Adamlara bir iki taktik verdim. Balıkçı oldukları belli , indirip bindiriyorlar.
Bu arada çok da samimi olduk. Tabi. Hakan'a döndüm “Abi benim çıraklar nasıl?” dedim. Hakan da az hergele değil, fırlamanın teki zaten.“Valla bunlar işi çabuk kaptılar. Bizden iyi tutuyorlar.Tutup fırlatıyorlar. Tutti Furutti yapıyorlar.” deyince adamları bir gülme krizi tuttu. (Tuttu Furutti: O zamanların meşhur Alman televizyon programı. Bilen bilir şekerim .) :) :) :)
İhsan Abi bilek gibi bir istavriti attı tekneye. Ancak durmak yok indir bindir yapıyoruz. Bizim adamlar keyiften dört köşe… Derken bir tane mercan kaptım. Dedim ki “Mercan başladı , yemleri iri bağlayın.” Adamlar taktiği hemen kaptılar. Küt, bir tane, Muhammet Abiye, bir tane de İhsan Abi’ye. Ancak İhsan Abininki kepçelik. Kepçeyle attık tekneye. Gün batımında bir de gopez sardı. At çek kollarımız yoruldu.Yem bitti, balık paydos…
Doğru limana . balıkların bir kısmını denizde temizledik. . Ne de olsa denizde temizlenen şehir suyuna değmemiş balığın tadına doyum olmaz.
http://img85.imageshack.us/img85/270/avcisayfamizserhahikmet.jpg
(1994 yılı bir balık avı sonrası , balıkları deniz kenarında temizlerken)
Eve geldik bahçedeki ocağa verdik odunu, balıkları tava yaptık. Bir de güzel salata. Ben karagözlerin ve mercanların bir kısmını ayırıp dondurdum ki. Enişteye ve misafirlere balık vereceğiz ya.
Hakan fırlaması adamlara dedi ki “Abi siz mazotçu musunuz, benzinci misiniz?” Tabi anlamadılar şaşkın şaşkın bakıyorlar. Tercüme ettim “Bira mı içersiniz, rakı mı?” dedim. :) :) :) Önce çok güldüler, sonra “Olmaz biz alırız, dediler. Çarşıya gidip bir kasa birayla döndüler.” Yedik içtik , bizimkiler balıklara bayıldılar. O muhabbetlerde bol bol keklik tavşan öldürdük. Malum av muhabbetleri…
Sabah kahvaltısından sonra kaleyi gezdirdik onlara.
http://img841.imageshack.us/img841/5998/avcisayfamizouzkaletop.jpg
(ÇAndarlı kalesi 1994)
Sonra misafirlerimizi yolcu ediyoruz. İhsan Abi dedi ki” Oğuz bak Aksaray’a mutlaka bekliyoruz. Mutlaka av açılışında gel. Sana kekliği çili karışık vurduracaz.” Neyse vedalaştık, gönderdik adamları…
Aradan bir ay geçti. Ahmet enişte geldi. Ona sordum bizimkiler ne yapıyorlar diye. “Siz bunlarla ne yaptınız?” dedi. ?????? Kötü bir şey oldu gibi algılayıp “Bir şey yapmadık .” dedim. “Çandarlı’dan döndükten sonra müessesede pazartesi günü sabah erkenden beni uyardılar. ‘Müdürüm aşağıda bir vukuat var galiba bir baksanız?’ Koştum hemen, aşağıya indiğim zaman gördüğüm manzara. Yaklaşık 50 kişi bunların etrafında toplanmış. Cumartesi Pazar sizinle neler yaptıklarını ballandıra ballandıra anlatıyorlar. :) :) :) Diğerleri de ciğerci kedileri gibi bunları dinliyorlar. Geldiğimi görünce toparlandılar...” dedi.
Bizimkiler nispetin kralını yapmışlardı…. :) :) :)
Dedem Korkut geldi boy boyladı soy soyladı.Günün anlam ve önemini belirten şu maniyi düzdü.


Nispet yapma yakın arkadaşına
Ağu katma sakın onun aşına
Böyle yapanlar da çok sevinmesin
Umulmadık taş düşer başlarına
Peki kekliğe gidebildim mi? O güzel avları yapabildim mi? Onu da anlatacağım ancak o başka bir hikaye. İzne çıkmam ve sağlık durumları yüzünden küçük bir ameliyat geçirmem gerekli olduğundan dolayı en erken Ağustos’ta görüşmek dileğiyle…
Şimdilik kalın sağlıcakla… ;)

Hüseyin ORHAN
26.Haziran.2012, 06:48
oğuz abi sen harikasın yaa

maşallah ne güzel sürükleyici bir anlatımın var zevkle bir çırpıda okuyuverdim

eh kamyoncuların da nasibi varmış yoksa boynu bükük döneceklermiş o zaman diğer arkadaşların lafları iğne gibi batardı :)

bu harika paylaşımların özellikle keklik çil karışımının hikayesini de sabırsızlıkla bekliyorum

denizli den selamlar saygılar....

Mesut BÜLBÜL
26.Haziran.2012, 08:50
okumak işi uzun olmuş ellerine sağlık yinede teşekkür ederim bu güzel karelerin icin emeğe değer olmuş teşekkür ederiz biraz uzun hikayeniz olmuş belliki

Burhan KESKİN
26.Haziran.2012, 09:14
Oğuz bey sabırsızlıkla kitabı bekliyoruz ne zaman çıkıyor??http://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/smiley.gif paylaşım için teşekkürler

Osman KARATEPE
27.Haziran.2012, 07:40
Oğuz abi gene yaptın yapacağını ve harika bir tebassümle başbaşa bıraktın beni...eline yüreğine sağlık...bu arada çok geçmiş olsun allah acil şifalar versin yapabileceğim birşey olursa her zaman hazırım..

Yıldıray İNCE
27.Haziran.2012, 15:00
Paylaşım için teşekkürler .....

İBRAHİM AKKAYA
27.Haziran.2012, 18:09
Yav Oğuz Hocam Candarlıdan Hep Efemi Çıkıyor Yav Anlatman Duruşun Aynı Ziya Efe .
O Kalede Topun Başında Bende Durdum .
Sen Anlatırken oralar gözümün Önünden geçti Dalgalarla Müçadele ettim.
Paylaşım için sağol .
Rahatsız Olduğunu Yazmışsın Allah Açil Şifalar Versin.
Selamlar Hocam.http://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/grin.gifhttp://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/grin.gifhttp://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/grin.gifhttp://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/grin.gifhttp://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/grin.gif

27.Haziran.2012, 20:07
Oğuz bey sabırsızlıkla kitabı bekliyoruz ne zaman çıkıyor??http://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/smiley.gif paylaşım için teşekkürler


Burhan'ım bu gün gittim matbaya düğünlerden dolayı matbaa çok dolu. Benim iş biraz aksadı bakalım yarın tekrar gideceğim. Bitince haber veririm ok ;)

Oğuz abi gene yaptın yapacağını ve harika bir tebassümle başbaşa bıraktın beni...eline yüreğine sağlık...bu arada çok geçmiş olsun allah acil şifalar versin yapabileceğim birşey olursa her zaman hazırım..


Çok teşekkür ederim. Allah razı olsun...

oğuz abi sen harikasın yaa

maşallah ne güzel sürükleyici bir anlatımın var zevkle bir çırpıda okuyuverdim

eh kamyoncuların da nasibi varmış yoksa boynu bükük döneceklermiş o zaman diğer arkadaşların lafları iğne gibi batardı :)

bu harika paylaşımların özellikle keklik çil karışımının hikayesini de sabırsızlıkla bekliyorum

denizli den selamlar saygılar....


O avın hikayesi 1996'ya kadar uzanıyor o yüzden çok çok sonraları anlatmak lazım. Her şeyin bir sırası var. Çünkü arada pek çok hikaye var... ;)



Yav Oğuz Hocam Candarlıdan Hep Efemi Çıkıyor Yav Anlatman Duruşun Aynı Ziya Efe .
O Kalede Topun Başında Bende Durdum .
Sen Anlatırken oralar gözümün Önünden geçti Dalgalarla Müçadele ettim.
Paylaşım için sağol .
Rahatsız Olduğunu Yazmışsın Allah Açil Şifalar Versin.
Selamlar Hocam.http://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/grin.gifhttp://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/grin.gifhttp://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/grin.gifhttp://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/grin.gifhttp://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/grin.gif

İbrahim Abi teşekkür ederim. Efe gibi benim de çocukluğumun geçtiği yerler oraları. Neyse hayırlısıyla diyelim. Bir kere atlatalım şu ameliyat işini de gerisi kolay...