PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : ATILIR MI, ATILMAZ MI? ANILARIM 13



16.Ağustos.2012, 22:17
1992 kışı Suat Ağabeyle Söke’de Menderes’in denize döküldüğü yerdeyiz. Aylardan şubat , mart. Müthiş ördek çalışıyor ve biz onlara veriyoruz dumanı. Onda Çiftsan süperpoze, bende İspanyol Pipper 1.90 hatta 2.00 gram barut doldurduğumuz sıkılarla yeri göğü inletiyoruz. Yüksek geçen ördeklerden tüy kopartamıyoruz. Ördekler ufak bir sarsıntıdan sonra devam ediyor, biz kahroluyoruz.
Ancak ileride bir avcı var. Bizden yükselen ördeklere bir sıkı çıkartıyor. Ördekler çaput gibi düşüyor. 1.2.3.4. adam boşa atmıyor. Suat Ağabey de sinir oldu, ördek geçişi yavaşlayınca dedi ki “Hoca! Kalk şu herifin yanına gidelim, elindeki tüfek ne ise aynısından alacam.” Gittik adamın yanına yaşlı bir amca. Selamünaleyküm, aleyküm selam, elindeki tüfeği sorduk 20’lik Avsan :) :) …
Hava açtı, sıcak bastı. Avı bıraktık. Bir şey vuramadan eve dönüyoruz. Karnımız acıktı. Kuşadası’na varmadan güzel koylar var. Girdik birine yaşlı külüstürümüzü park ettik. Deniz çok güzel, kaymak gibi. Kıyıya doğru hafif bir meltem esiyor. Ben yiyecekleri falan ayarlıyorum. Domates, biber, peynir ve ekmekle bir çilingir sofrası kuracam. Eleman çok acıkmış eline bir ekmek aldı, deniz kenarına gitti.
Ben sofrayı kurdum, onu yemeğe çağıracam. Adam yok! Kıyıdan kıyıdan gidiyorum. Hafifçe uyaran bir ses “Hişt! Deniz kenarından gelme, açıktan gel.” Anaaa bizimki çıkmış yüksek bir kayanın tepesine yatmış. Elindeki ekmekleri lokma lokma denize atıyor. Ekmekleri attığı yerde kefaller cirit atıyor. Sonra yavaşça tüfeği eline aldı. DAN, DUN! İki sıkı, kefaller nakavt. :) :) :) İri iri 7-8 kadar var. Biraz bekledik. Rüzgar balıkları ayağımıza kadar getirdi. Topladık onları, temizleyip küçük bir ateş yaktık. Arabanın arkasından ızgarayı çıkarttık, kızartıp bir güzel karnımızı doyurduk…

Aradan baya bir zaman geçti. Aylar sonra 1992 sonbaharı, keklik avı açılmış ve biz yine Çandarlı’ ya gideceğiz. Günlerden cumartesi. 1951 model Hilmanı satıp yerine 1966 model, direksiyondan çakma vites Ford Taunusu yeni almışız. . Ancak eniştemler de gelince, arabayı hınca hınç doldurduğumuz için ben otobüsle gitmek zorunda kaldım. İş yerindeki mesailerinden dolayı babam gelemedi.
Çandarlı’daki eski evden içeri girer girmez yeni alınmış sıfır tüfeğin kokusu geldi burnuma. Hem de iki tane. Suat Ağabey’in 20’lik tüfek merakı tavan yapınca en sonunda kendine bir tane almış. Bir tane de teyzeoğlu Tolga istemiş, ona da alıvermiş Kemeraltı’ndan. İdareten kendi ruhsatına işletmiş. Gıcır gıcır tüfekler. Peki ne marka? 20’lik Avsan… :) :) :) Suat Ağabeyinki sarı tetik, Tolga’nınki beyaz tetik. Tüfekler arabanın bagajındaymış ama bana söylememiş kerata.
Tolga’da fazla avcılık yok. Domuzu sever. Bulunsun diye tüfek almış kendine.
Yeni tüfek olunca ne yapılır? Barut kokutmadan olmaz. Bacasını tüttürmek lazım. :) :)
Benim gözüm parladı gidip deneyelim dedim. Vakit geç oldu ve tüfeğin sıkısı yok.
Eleman Allah’tan hazır gelmiş. Kurduk bizim şeytan terazisini 15 dakikada 4 tane sıkı yaptık. Sadece Suat Ağabeyin tüfeği aldık, köpeği de aldık gezsin dedik. Doğru tüfeği denemeye.
Giderken de arabanın içinde Suat Ağabey dedi ki “Ben tavşanı pek sevmiyorum. Yüzmesi bana ölüm geliyor. Çıkarsa atmayacam bundan sonra…”
Gün baya indi. Deniz kenarına bakıyoruz bizim meranın değişik yerlerine dozerle yol açmışlar. Nereye gidiyor diye bakarken. Sen, arabanın sağ tarafından 40’lık bir keklik alayı parla. Sol ilerimizdeki dereye dökül. Olacak şey değil. İner inmez tüfeği ben kaptım. Dedi ki tavşan çıkarsa atma , köpeğe keklik gösterelim. O telaşla cevap vermeden tüfeği kapatıp hızla yürüdüm. Soldan indik keklikler başladı cak cak cak ötmeye. Dereye 50 metre kalmadı. 40-45 metre aşağıda sol çaprazımdaki çalıların içinden köpek mi kaldırdı, kendi mi kalktı bilemiyorum. Sıpa gibi bir tavşan haşırt diye fırlamasın mı? Dan bir sıkı karavana. Tavşan mesafeyi baya açtı, 50-55 metre var. Tam çalının içine girecek DUN! Bir sıkı daha, çalının üstünde takla atarken ayaklarının ucunu gördüm . Ancak tüfeğin sesine keklikler bir parladı. Ortalık ana baba günü oldu, balonlayanlar, sağımızdan solumuzdan geçenler, vicik vicik bağıranlar. Kınalarını görüyoruz. 10- 15 metre yanımızdan geçiyorlar. Ancak tüfekte fişek yok. Atamadım. :( :( :(
http://img594.imageshack.us/img594/8424/berbersuatkorkuttavan.jpg
(1984 bir av sonrası Manisa. Soldan sağa Babam, Berber, Korkut, oturan Suat Ağabey)
Bir de Suat Ağabey’den bir fırça “Niye atıyorsun tavşana, ben sana tavşana atma demedim mi? Kekliklere atsana…” :( :( :( kıpkırmızı olmuş. Bağırıyor çağırıyor bana. “Vurdum.” dedim. “Nah vurdun, gitti tavşan!” dedi. Koşa koşa gittim, baktım tavşanın ön ayakları kırılmış, karnı saçma dolu yatıp duruyor. O mesafeden bu vuruşa şaştım kaldım. Linda geldi bir güzel dişledi. Kulaklarından kaldırıp gösterdim. Ancak eleman isyan halinde. Hava karardı arabaya geri döndük. Dönerken arabada o müthiş bir tartışma devam ediyor. Atılır mı, atılmaz mı?
Ben diyorum ki “Sana göre tavşan av olmayabilir; ama bana göre çok iyi bir avdır, atılması gerekir. Hem ilk sıkıda vursaydım, kekliklere de atardım…” O da diyor ki “Ben sana atma dedim. Keklik varken tavşana atılmaz. Köpek keklik öğrensin vs…” Eve kadar tartışmanın ucunu bağlayamadık. Evde babam da yok ya aksi gibi, o olsa sorardık. Ben de dedim ki “Tamam o zaman, İzmir’e gidince bu soruyu büyük avcı, hepimizin, hatta ustaların ustası amcama soracaz. Bakalım atılır mı, atılmaz mı?” deyince bu “Tamam!” deyip sustu. Ertesi gün keklikleri kaldırdığımız yerleri dolaş dolaş bir numara yok. Sıcak basınca geri döndük…
Pazartesi günü amcamın evinde, yemekteyiz. Olayı olduğu gibi anlattım ve sordum. Atılır mı atılmaz mı? Cevap bekliyoruz.
Koca usta rakıdan bir yudum aldıktan sonra dedi ki “Aslanlar gibi atılır. Tavşan av değil mi? Atmazsa ben ona avcı demem. Hem çocuk ilk sıkıda tavşanı vursa ne olacak? Hem sonra senin keklikler garanti mi? Ya pozisyon vermezlerse?” deyince Suat Ağabey ustasının önünde bir şey diyemedi, öylece sustu kaldı. Bana da göz kırparak “Aferin len, iyi kıvırmışsın tavşanı!” demesiyle ve Korkut’un da “Tavşandan yana nasibim yok. Ben olsam ben de atardım.” diyerek beni desteklemesiyle yüzümde güller açtı. Tüm yağlarım eridi. :) :) :)
Dedem Korkut geldi boy boyladı. Soy soyladı.Günün anlam ve önemini belirten şu maniyi düzdü.

Keklik parlayınca içine düşer bir kor
Çantada keklik olur ama tavşan zor
Büyük usta olaya noktayı koydu
Suat Aganın benizi oldu mosmor
20’lik tüfeklerin uzaktan indirme efsanesine bizzat şahit olmuştum. 20’lik tüfekle Linda’nın ilk fermalarında yaptığımız av ve uzaktan indirdiğim o keklik müthişti. Onu da zamanı gelince anlatırız. Çünkü o başka bir hikaye .
Şimdilik kalın sağlıcakla…
DEVAM EDECEK…

Burhan KESKİN
16.Ağustos.2012, 22:46
Oğuz bey artık şu kitapımı'da alayım böyle yarım olunca devamını merak ediyorum http://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/smiley.gif eline emeğinize sağlık yine her zamanki gibi harikasınız paylaşım için teşekkürler

16.Ağustos.2012, 22:56
Çok güzel bir anlatım elinize emeğinize sağlık Oğuz abi bende bu kitaptan isterim bir tanehttp://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/smiley.gif

ibrahim ozel
16.Ağustos.2012, 23:07
Hey ağzına sağlık be abim bu arada sağlığına kavuşmuşundur inşallah...

osmanturka
16.Ağustos.2012, 23:08
Atılır tabi oğuz abi atılmazmı,tavşana atmazsan nasibini ellerinle geri çevirmişsin derler aynen öyle olur işte...
Ağzına yüreğine sağlık çok güzel anlatım ve güzel paylaşım....

Hüseyin ORHAN
17.Ağustos.2012, 05:17
yine harika bir anı

atılır hemde çok güzel atılır :)

Osman KARATEPE
17.Ağustos.2012, 08:30
Hehehehe atılırmış demekki abi :) Harikaydı yüreğine sağlık...

dadak_e
17.Ağustos.2012, 08:39
oğuz bey elinize sağlık güzel ve sürükleyici bi paylaşım olmuş

İBRAHİM AKKAYA
21.Ağustos.2012, 14:47
Yav Atımazmı 40 yılda olaçak bir olay ama Bende Atardım Kekliğin Konduğu yeri görüp arama şansın var Tavşan dağı Dolaşırdı.http://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/smiley.gifhttp://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/smiley.gifhttp://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/smiley.gifhttp://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/smiley.gif

Yıldıray İNCE
21.Ağustos.2012, 17:33
Oğuz bey eline diline sağlık teşekürler.......

21.Ağustos.2012, 23:11
abim ne güzel anılar sohbetler yaşıyoz halbuki herşey paylasıldıkca güzel halbuki


eline yüreğine sağlık abi avın bol sohbetin canlı kalsın