Giriş

Orijinalini görmek için tıklayınız : OLMADI MI OLMUYOR, EKÜRİM BAKAR BANA! :) :) :)



31.Ocak.2013, 10:35
Kaptanın seyir defteri. Yıldız tarihi 25.01.2013…
Ağabeymin geçirdiği trafik kazası ve benim geçirdiğim hastalık nedeniyle av işleri iki cumartesi pazar, toplamda üç hafta aksamıştı.
Ekürim Ahmet’le cuma akşamından sözleştik. Av kapanışı olduğu için iki gün üst üste, yani cumartesi pazar ava gidecektik. Sene sonu olduğu için yiyecek teşkilatını ayrıntılı alalım diye düşünüyorduk ama sabah ava gitmenin telaşı ile her şeyi ihmal ettik, sadece kumanyaları aldık, düzüldük yola. Dağ dağ aştık, bir yola saptık. İki dere bir tepe geçtik. Vardık meraya.
Hava öyle bir lodos esiyor ki kulaklarımızı kopartacak. Arabadan indik, sonra tekrar geri bindik. İkimiz göz göze geldik. Dedik ki “Bu havada av olmaz!” Ne yapacağız? Daha kuytu bir yerlere gitmek lazım. Geri dönüp köyün üstüne çıkmaya karar verdik. Ben beeperın anahtarını yanıma almadım, Ahmet’te var nasıl olsa diye. Sağ olsun o da Hoca’da vardır diye almamış mı yanına… :( :( :( Araba da uzak aşağı inmek zor. Ben beeperin pili biter diye bir tane Türk beeperi keçi çanı almıştım kendime. Ahmet’inkine takıverdik. :) :) :)
Gripten yeni çıkmışım. Antibiyotikler biteli iki gün olmuş, ayaklarım kesiliyor. Oysa Ekürim Ahmet’in maşallahı var. Katır gibi tırmanıyor tepelere. :) :) :)
Bu nedir?
http://img15.imageshack.us/img15/1967/dscf2114yb.jpg
Tepede rastladığımız bir meşe danasının izi…
Öte yandan hava hiç de iç açıcı değil. Uzak dağların tepelerine baktım, bulut inmiş yağdırıp duruyor ve işin kötüsü rüzgar bize doğru esiyor. Ahmet’e dedim “Oğlum bak hava kötü, burada da zaten iz yok, b.. yok. Gel geri dönelim.” Ahmet köyden Sait diye bir arkadaşını aradı, burada av olur mu, diye. “Tavşan bulunur ama keklik yok.” cevabını alır almaz, geri döndü.
İçimden diyorum, inşallah hava yağdırmaz, çünkü yağmurluğu arabada bıraktım. Ahmet’e dedim ki “İster misin arabaya varmadan FOŞŞ! diye indirsin.” Hakikaten de öyle oldu. Arabaya 20 metre kala FOŞŞŞŞ! Bir indirdi mübarek, arabaya zor attık önce itleri sonra tüfekleri, ardından kendimizi.
Ahmet’e dedim gel şöyle güzel çayı olan bir yere gidelim. Yağmur manzarasında kumanyalarımızı tüketelim. Zırt! Bir telefon!!! Ahmet’in arkadaşı Sait. Telefonda diyor ki “Neredesiniz?” dedik “Arabadayız, dönüyoruz.” “Güzel hemen kanalın yanındaki bağ evine gelin orada arabayı göreceksiniz zaten. Biz mangal yapıyoruz. Çayı da hazırladık. Etler kızarmak üzere fazla gecikmeyin…”
Valla buna ne derler? Körün istediği bir göz, Allah verdi teleskop durumu yani. Belirlenen hedefe 10 dakikada ulaştık.

http://img208.imageshack.us/img208/3056/dscf2118fn.jpg
Sol başta Süleyman Abi , Sağ başta Sait …

Elemanlar hava kötü diye köye dönmüşler. Bakmışlar köyde dana kesiliyor, ciğerinden yüreğinden almışlar zorla.

http://img407.imageshack.us/img407/7956/dscf2116n.jpg

Eeee nasip de bizeymiş tabi. Zaten hiç de sevmeyiz mangalı. Çift el, on parmak daldık etlere. :) :) :) Tıka basa doyurduk karnımızı… :) :) :) Uzun zamandır özlemişim ateşte çayı. İç babam iç keyfimiz yerine geldi. Yağmur da inadına inadına bindiriyor. Baktık olmayacak geri döndük.

http://img338.imageshack.us/img338/3503/dscf2122gh.jpg
Sait kardeşimizin kopayı.
Eeee Dedem Korkut nerde? Dur bakalım çıkar bir taşın altından olmadık zamanda...

Kaptanın seyir defteri.Yıldız tarihi 26.01.2013
Ahmet’e “Yarın hava yağış gösteriyor. Yarın ya gideriz ya gidemeyiz.” Dedim. Yağmur öyle bindiriyor ki köpek bagajdan inmedi. Ben de önüne kuru mama koydum sabaha kadar yer diye düşündüm. En fazla ne olur? Su içemediği için kabız olur. :) :) :)
Sabah saat 07:00 kalktım. Hava tam gaz devam, şakır şakır indiriyor. Ahmet’e dedim yat aşağı bu havada av mav olmaz.
Saat 08:00 Zırt! Ekürimden bir telefon “Hoca illa gidelim!” “Oğlum hava deminkinden daha da çok indiriyor. Otur oturduğun yerde hastalıktan yeni çıkmışım. Yeniden hasta mı edecen sen beni.” Telefon kapanıyor.
Saat 09:00 Zırt! Bir telefon daha . Bizim Ahmet kudurdu. :) :) :) “Hoca son hafta ya. Ben kuduracam gitmezsem. Hadi kalk gidem...” Zaten bir tek av kurduna çare yok. Dışarı baktım hafif çiler gibi yağıyor. Hadi gidem bari dedik, koyulduk yola.
Aklımda iki yer var. Birincisine vasıl olduk. Amanın hem kar yağıyor. Hem de avın son haftası olduğu için ava gitmeyecekler de gitmişler. Yol kenarı inci gibi araba dizili. Ortalık dönmüş Çarşamba pazarına. Bir tek seyyar köfteciler eksik. :) :) :) Çaresiz B planına geçtik.
Ahmet’e dedim “Gel seni bir yere götüreceğim. Hem orda kar azdır hem de. Kimse orayı akıl etmez, keklik aşağıya kadar iner. Yalnız karar vermek zor. Sağdaki dağda sadece keklik var. Soldaki dağda keklik az ama tavşan da olur.” Gittik, tam da düşündüğüm gibi kimsecikler yok. Oh ne güzel. Ama tepeleri yine de kar.
http://img594.imageshack.us/img594/6994/042pu.jpg
Kar az yağmıştır diye benim sert çizmeleri almadım. Arazi dik olduğu için zor olmasın gezmek diye. Meğer uzaktan göründüğü gibi değilmiş. Sen kar bir başla. Ama girdik araziye artık geri dönüş yok. Köpekler de iki gündür ilk kez hareketlendi. Ha buradadır ha şurdadır derken. Papapapap bir lökeşe Kurzhhar iti Tarçın’ın önünden fakat ters kalktı namussuz. DAN! Ahmet’ten bir sıkı manke. Derken benim Pointer iti Megi’nin beeper ötüyor. Koştum baktım ..çıyor. akşamdan kabız olmuş belli. :) :) :) 10 dakikada bir beeper ötüyor bakıyorum benim küpek hacet görmekte. :) :) :)
Derken köpek hareketlendi. Uzun bir yüksek bir çalı var, bir sağdan giriyor bir soldan giriyor. Ben de aksi istikamete bakıyorum kalkar diye. Papapapap bir lökeşe daha ama yine ters yöne gitti balık yan gider. Atamadım.
Tepeye iyice sardık, sırttan sırttan gidiyoruz, çalı yüksek. Köpek sağa doğru gitti arıyor. Beeper iki kez öttü. Yine …çıyordur diye umursamadım. Meğer fermadaymış it. Sen yukarıdan aşağı önümden kurşun gibi bir şey geçti. Bir an şüphede kaldım köpek mi, başka bir şey mi diye. Çalının arasından kulaklarını kısmış gidiyor tavşan. Büyük çalıya girerken DAN! Tek sıkı atabildim. Koştum baktım kan man izi yok. Tavşan voltalamış.
Derken bir tipi bindirdi.
http://img689.imageshack.us/img689/245/fotoraf0133h.jpg

Karşı tepe daha kuytu oraya geçtik. Ahmet beni yanına çağırdı. Köpeği tasmasından tutmuş. Kekliklerin ayak izlerini gösterdi. İzler taze. Devam koku koku uzaktan kalkıp aşağı kondu. Altına dolaştım çalı çok sık. Yukarıdan sen bir fırla aceleyle DAN! Bir sıkı, boşa. İkincisini gözledim. Burnunda gezdiriyorum. Ben artık nasıl paçavra olup düşer diye aklımdan geçiriyorum. ÇIT! Diye bir ses. Fişek patlamadı. YUH! Gitti keklik. Tüfeği kırıp ikinci kez çektim tetiği DAN! Bu sefer patladı. Neyse kuşun ölmeyeceği varmış. Sıkma canını Hoca! Bu keklik kıtlığında seneye üresin bari diye teselli ediyorum kendimi.
Benim belden aşağısı şımşırık ıslanmış. Üşümeye de başladım. Hızlı adımlarla geri dönüyoruz. Uzaktan bir keklik kalktı Ekürim uzak uzak bir tane salladı. Ne yapsak boş. Bu gün nasip yok.
Aşağı iniyoruz.O da ne arabanın olduğu yerde kardan eser yok!
Arabanın anahtarı Ahmet’te. Ona dedim ki git arabayı, sonra kaloriferi çalıştır, dondum ben. O daha fazlasını yapmış, eski bir tavşan avcısı olduğu için yanında çıra getirmiş. Güzel bir ateş yakmış. Ben de eski bir ördek avcısı olduğum için daha da tedbirliyim. Yanıma kuru bir eşofman takımı almışım. Temiz çorap neyse hemen kostümü değiştirip ateşin yanına geçtim. Ekürim ben ısınırken çayı ve yemeği hazırladı. Ne denir? Allah razı olsun. Çay öyle güzel olmuş ki tam tavşan kanı. Önce muhabbetin dibine vurduk sonra çayın dibine.

http://img152.imageshack.us/img152/2955/fotoraf0150.jpg

Özenip bezensen o kadar güzel pişmez meret. Ahmet’e teşekkür ettim, çünkü o olmasa hasta olacaktım. Bir de dedi ki “Önemli, değil Hoca, EKÜRİN BAKAR SANA!” :) :) :) Hay Allah razı olsun senden Ahmet...!

http://img203.imageshack.us/img203/3322/fotoraf0140q.jpg

Ahmet’e bir baktım. Hiçbir yeri ıslak değil. Sordum , kıyafetleri, Bayram Başkandan satın almış. Dedim sen ıslanmadın mı? Ne dese beğenirsiniz “Sadece ayaklarım biraz terledi.” Ben de dedim ki “AAhhhhhh Bayram Başkan Ah! Bu kadar dürüst olunmaz ki? İnsan ne yapar eder, o kıyafetlerinden bir tane de arkadaşına kakalamaz mı?” :) :) :) :)
Telefon melefon. Arkadaşlardan kimse av vuramamış, hatta tüfek bile atmamış. “Ne yapalım? Demokrasilerde çare tükenmez. Ahmet’in geçen hafta vurduğu tavşana kaynayalım.” :) :) :)
Buyrun kaynayalım.
http://img217.imageshack.us/img217/9152/grnt002u.jpg
Ahmet’in bir hafta önce Kurzhaar iti Tarçın’ın fermasında vurduğu tavşanı küpek aportlarken …

Kaptanın seyir defteri Yıldız tarihi 27.01.2013

Mekan Adil: Bey’in av köşkü.
http://img33.imageshack.us/img33/5006/034dvy.jpg

Olaya karışanlar: Mehmet Emin Abi, Bayram Başkan, Adil Bey, Oğuz Hoca ve Fotoğrafı çeken ekürim Ahmet.
http://img521.imageshack.us/img521/535/038vy.jpg
Gerekli aletler:Isınılacak bir şömine. Göveç tenceresi, salatalık malzeme, şömine için bol bol odun, yeterli miktarda rakı.
http://img194.imageshack.us/img194/3996/040qhr.jpg

Dışarıda ayaz , elimizde ortalığı şenlendirecek bir saz. Eh gerisi , Yeme de yanında yat. :) :) :)
Derken Dedem Korkut geldi boy boyladı soy soyladı bu güzel güne ilişkin şu iki maniyi düzdü.

Böyle havalarda ava gidilmez
Hasta olursan yataktan çıkılmaz
Avcıyım diyen bu havalarda
Av yapamadım diye hiç üzülmez

Bahtında ne varsa o çıkar sana
Av yoksa stoklar yeter sana
Ne kadar kötü duruma düşsen
Ekürin zor zamanda bakar sana

Ördek ve lökeşe avı da bitsin, ondan sonra anılarla devam edeceğiz. Bir başka hikayede görüşmek dileğiyle şimdilik, kalın sağlıcakla… ;)

gsahiner
31.Ocak.2013, 11:40
oğuz hocam av olmasada sezonu çok güzel kapatmışsınız tebrik ederim yine süper sunum süper anlarım dostluk şahane daha ne olsun emeğinize teşekkkürler

İBRAHİM AKKAYA
31.Ocak.2013, 14:04
Oğuz hocam avlar anılarda Kaldı Kekliğe fişek atmadan sezon bitti.
Hani Bir Atasözümüzde biz çıraçı olduk Ay Akşamdan doğdu derler ya öyle oldu :D :D :D :D :D :D
Biz bayi olduk av yok Bir Kutu Fişek taktım Harbiye Atmadan sezon Kapandı Kime Fişek sataçaz. :D :D :D :D :D :D
Anlatım için sağol Nice güzel avlara RASTGELE ;D ;D ;D ;D

31.Ocak.2013, 18:03
Sağol Gültekin teşekkürler...


Oğuz hocam avlar anılarda Kaldı Kekliğe fişek atmadan sezon bitti.
Hani Bir Atasözümüzde biz çıraçı olduk Ay Akşamdan doğdu derler ya öyle oldu :D :D :D :D :D :D
Biz bayi olduk av yok Bir Kutu Fişek taktım Harbiye Atmadan sezon Kapandı Kime Fişek sataçaz. :D :D :D :D :D :D
Anlatım için sağol Nice güzel avlara RASTGELE ;D ;D ;D ;D

Aynen öyle oldu İbrahim Abi bu gidişle kekliği kafeste göreceğiz gibime geliyor. Demin Suat Abi'ye telefon ettim gidelim de çiftliği kekliğe tüfek atalım. Koca yaz oturup kalkıp keklik demeyelim. Şöyle bir gazımız çıksın, dedim. Geçen sene yapmıştık baya iyi gelmişti. Sana da baya yakın tavsiye ederim. Seson boyu atamadığın kurtlar dökülüyor. İnşallah bu sezon ürer de burada güzel hikayeler anlatmaya devam ederiz...

Yıldıray İNCE
01.Şubat.2013, 11:52
Oğuz hocam muhabbetiniz bol dostluklarınızdaim olsun........

Burhan KESKİN
01.Şubat.2013, 16:35
Oğuz hocam Abinize ve size büyük geçmiş olsun umarım abiniz'de önemli bir şey yoktur. herşey kaldığı yerden devam eder yeterki sağlık sıhat yerinde olsun elinize sağlık devamını sabırla bekliyoruz selamlar!

Osman KARATEPE
02.Şubat.2013, 10:20
Saygıdeğer hocam çok özlemişim anlatımlarınızı elinize emeğinize sağlık...

03.Şubat.2013, 06:48
Saygıdeğer hocam çok özlemişim anlatımlarınızı elinize emeğinize sağlık...



Oğuz hocam Abinize ve size büyük geçmiş olsun umarım abiniz'de önemli bir şey yoktur. herşey kaldığı yerden devam eder yeterki sağlık sıhat yerinde olsun elinize sağlık devamını sabırla bekliyoruz selamlar!

Burhanım sağolasın, Abimde bir şey yok çok şükür, ama kaza çok büyük. Sabır diyoruz artık. Bakalım zaman neler gösterecek.

Osmanım hoşgeldin bu arada. 3 metrelik bir kayıkla av sezonunu bitirdin ya. Keşke yanına gelip biraz taktik verebilseydik Suat Abiyle sana. Biz bir ayda 5,80 kayık yaptık da seninkisi biraz uzun sürmüş. Yelkenli mi acaba? Çünkü yelkenlinin işçiliği fazla olur. Umarım gönlüne göre olmuştur...Ben de av kapanınca yavaş yavaş su sporlarına dönüş yapacam. Ne de olsa keklikleri dinlendirmek lazım değil mi :) :) :) :) Kendine iyi bak.

Osman KARATEPE
04.Şubat.2013, 06:06
Osmanım hoşgeldin bu arada. 3 metrelik bir kayıkla av sezonunu bitirdin ya. Keşke yanına gelip biraz taktik verebilseydik Suat Abiyle sana. Biz bir ayda 5,80 kayık yaptık da seninkisi biraz uzun sürmüş. Yelkenli mi acaba? Çünkü yelkenlinin işçiliği fazla olur. Umarım gönlüne göre olmuştur...Ben de av kapanınca yavaş yavaş su sporlarına dönüş yapacam. Ne de olsa keklikleri dinlendirmek lazım değil mi :) :) :) :) Kendine iyi bak.

Hocam ben kayığı bir haftada bitirdim nede olsa 3 metre ve benim ilk denemem yani çıraklık işim ;) Sezon bi kapansın havalar biraz ısınsın çoluk çocuk balıktayız inşallah abim kanatlılar ve kocakulaklar dinlensin sizinde dediğiniz gibi :) Saygılar selamlar...