PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : YOKLUKLAR İÇİNDE AV - ANILARIM 20



19.Mart.2013, 03:24
Yıl 1993, aylardan kasım. O cumartesi günü Garip’le uzun yıllar unutulmayacak güzellikte bir av yapmıştık. İzmir’e dönüyoruz. Atalanı köyünde Güzel bir bıldırcın tarlası bulmuşuz. Yarını yine aynı yere gitmek istiyoruz. Ne var ki cepte para yok. Balıkesir’de harçlık yapacağım haftalığımın önemli bir kısmını benzin parası olarak harcamışız. Kalan para, beni orada ucu ucuna idare edebilecek kadar. Suat Abi’de para yok, bende para yok. Bir de üstüne üstlük sıkı malzemesi de kalmamış, ava nasıl gidersin?
Suat Abi “Boş ver Hoca, paramız yok, iyi kötü yaptık avımızı, gitmeyelim.” dedi. Arabanın içinde buz gibi bir hava esti. Dedim ki “Abi sen dalga mı geçiyorsun, olur mu öyle şey! Senelerdir, böyle güzel bir köpek istedik. Hep böyle bir av yapmanın hayalini kurduk. Kuş da çok. Gitmemek olur mu? Bir çaresini bulup gideceğiz...” Gideceğiz ama nasıl gideceğiz, diye başladık beyin cimnastiği yapmaya.
Eskiden hazır fişek mi vardı. Hep oturur kendimiz yapardık. Suat Abiye dedim ki “ Sen sıkı malzemelerini topla bize gel. Babama biraz name yapacağız… Hem malzemelere bakalım, ikimizin de eksikliklerini tamamlayalım eski sıkıları, ördek sıkılarını bozalım. 8 numara saçmalarla 4 numara saçmaları karıştıralım. Gerekirse kurşun döküp saçma yapalım. Ama mutlaka bir şeyler yapalım. Yarın illa ki ava gidelim...” dedim.
Kurşun dökmek suretiyle saçma yapmak daha önceden, özellikle 80’li yılların malzeme yokluğunda yapmadığımız bir şey değildi. Bu iş için delikli çukur bir saca veya boya kutusu kapağına ihtiyaç vardı. Çiviyle küçük delikler açarak kurşunu döktün mü,alttaki su kabının içine su damlası biçminde saçmalar çıkıyordu. Kurşundan yana da sıkıntımız yok. Balık oltalarının kurşunları, şavrotinlerin, domuz kurşunları, dükkandaki hurda aküleri parçalayıp çıkardığımız kurşunlar, bu iş için yeter de artardı bile. Ancak çok zahmetli bir işti. Saçmaların içinde biçimsiz, uzun çıkanları, pislik yüzünden delikleri tıkayıp toparlak kalanları ayıklayıp tekrar tekrar dökmek çok zaman alıyordu. Hadi bu işi yaptık, barut yetecek miydi?
Akşam Suat Abi bize geldi. Meğer Tolga’nın 20 numara tüfek ondaymış. “Hoca malzeme az, sen 12’yi alma bunu kullan.” dedi. Ne de olsa düşük kalibre tüfek kullanmak saçmadan da baruttan da tasarruf demekti.
Eski şavrotinleri, domuz sıkılarını bozduk, barutlarını çıkardık. Hepsi hepsi 15-16 tane fişeğe yetecek kadar barut vardı. Saçma: Hiç yok…! İkimiz de kahroluyoruz. Barut yetse saçmayı yapacağız ama barutu da imal edemeyiz ki be mübarek …! Çaresizlik, daha doğrusu barutsuzluk elimizi kolumuzu bağlamıştı. Suat Abi oturduğu yerden kalkarak “Dur ya. Bu iş böyle olmayacak. Ben Güngör Abi’ye bir gideyim. Bakalım verecek mi? Belki ondan biraz barut alabiliriz.” dedi. Zaten 50 gr. barut alsak yetecek…
İkimiz amcamın Yeşilyurt’taki evine gittik. Amcam varlıklıydı. Onda barut, her cinsten saçma, fişek, kapsül hasılı 10 avcıya yetecek kadar av malzemesi var. Ancak insandan ödünç para istersin, ekmek istersin, tuz istersin de. Av işi, zevk işi. Paran yoksa o zevki yapmazsın, yani ava gitmezsin, olur biter. İş bu kadar basittir. Bizim o zamanki anlayışımız buydu. Bu yüzden av malzemesi istemek bize çok ters geliyor, bir yandan gururumuza dokunuyordu.
Amcamlara gittik, aksi gibi evinde misafirleri var. İşin daha da kötüsü, misafirler avcı değil. Koyu bir muhabbet var, Amcam da rakı sofrasında, kafa kıyak. Sorun şu: Adamı sofradan nasıl kaldırır, dolap açtırır da av malzemesi istersin. Olacak iş değil. 
Saat bayağı ilerledi, muhabbetin bir yerinde amcam: “Ben gideyim de şu bizim papazı bir göreyim.” deyip kalktı. Tuvalete gidecek. :) :) :) Suat Abi de fırsatı kaçırır mı. Arkasından gidip durumu ezile büzüle çıtlatıverdi. Ne dese beğenirsiniz.“Lafı mı olur oğlum! Korkut gel oğlum buraya!” Korkut geldi. “İçerdeki dolabın içinde gazeteye sarılı bir paket var. Aç onu, 4 kutu barut var içinde. Birini Suat Abine ver.” Bize döndü “Saçmanız var mı?” “Eh!” dedik, “Verirsen iyi olur.” “İstediğiniz kadar alın oğlum!” deyip WC’ye yazıldı. Korkut odadaki dolabın çekmecesini bir açtı, bir kasa 8 numara saçma. Kırmızı, aslan resimli plastik kutulardan iki tane aldık. Sonra Korkut gazeteyi yırtıp paketi açtı.Gözlerimiz fal taşı gibi açıldı. Üzerinde keklik resmi bulunan Makine Kimya’nın meşhur 250 gramlık dört yeşil barut kutusundan birini bize uzattı. Bu kutuyu hayatımızda ilk kez görmüyorduk ama bizim gibi av malzemesi olmayan, fakir iki avcı için, o yokluk içinde bunlar bulunmaz bir nimetti. İkimiz de havalara uçuyoruz ama belli etmiyoruz. Teşekkür edip doğru eve gittik.
Amcama bir dualar, bir dualar… :) :) :)  
İşin malzeme kısmını halletmiştik ama bir de para kısmı vardı. Cumartesi günü babam haftalık alıyordu. Ondan da biraz benzin parası almamız lazımdı. Suat Abi’ye dedim ki koş babam yatmadan eve yetişelim. Koş babam koş eve vardık. Babama yaptığımız avı ballandıra ballandıra anlattık. Bir nameler, bir nameler. İşte “Köpek şöyle güzel oldu, böyle müthiş oldu. Yandan geçti, sağda düştü…” O da gelmek istiyor ama astımı var, doktor ava gitmesini yasakladığı için gelemiyor yazık!
Biz muhabbeti böyle tatlı tatlı anlatınca babam dedi ki “Şimdi var ya. Bazı kuşlar acemi köpeği oynatıp deli eder. O köpeği bol bol ava götürmeniz lazım ki iz takibi, ferması iyice pişsin. Köpek her ava gidişte mutlaka üstüne bir şeyler koyar, ava gittikçe ustalaşır…” Biz istesek konuyu oraya getiremeyiz. Lafın arasına girip dedim ki “ Baba valla bu ihtiyar Chevrolet canımıza okudu. Canımız çıktı benzin parasından… Biraz bize uç çıksan?” Babam hem de av damarı kabarmış,hem gaza gelmiş gözü dünyayı mı görür? “Getir bakayım benim cüzdanımı…” dedi. :) :) :) Çıkardı verdi, Allah razı olsun… 
Gece geç vakte kadar oturduk, sıkıları yaptık, işi bitirdik. İlk kez ikimizin de fişeklikleri dolmuştu.   
Yarını vardık aynı meraya. Bu kez fişek sıkıntısı yok. Göğsümüzü gere gere DAN, DUN! Saydırıyoruz. E ne demişler? Ödünç yiyen kesesinden yer. Garip’de bir fermalar, bir fermalar. Tarlanın içinde yılan gibi kıvrılıyor kerata.
Bir de köpeğin yaptığı bir şey var. Arıyor arıyor geriye dönüp dönüp bakıyor, mesafe açıldı mı, suratımıza bakıp fermada gibi uzun süre bekliyor. Yanına geldik mi aramaya devam ediyor. Biz de köpek neden aramayı kesiyor diye sinirlenip köpek ava devam etsin diye taş atıyoruz. Sonra üç beş kez köpek bizi seken bıldırcının yanına sokunca, anladık ki köpek iyi bir şey yapıyor. Taş atmayı bıraktık. Bir ferma. Bas oğlum! Prink! Dan DUN! Kuş aşağıda.
Güzel bir av oldu biz de verdik dumanı bıldırcınlara...
Dedem Korkut gelir oldu. Boy boyladı soy soyladı ve günün manasına ilişkin şu maniyi düzdü…
Güzeldi Garip köpeğin soyu
Harikaydı hem huyu hem suyu
O yıllarda ava gideceksen
Yokluklar olurdu hep diz boyu

Karanlıklara kadar avlandık. Keyifli bir av yaptıktan sonra arabaya döndük. 20’ye yakın bıldırcın vurmuştuk. Gerçekten de, babamın dediği gibi Garip her ava gidişte biraz daha üstüne koyuyor, her geçen gün biraz daha ustalaşıyor, onun avına doyum olmuyordu.
Bazen pek çok arkadaş bana soruyor: “Hocam, o kadar sene geçmiş. Bunlar nasıl aklınızda kalıyor?” diye. O hafta Balıkesir’de parasızlıktan bir hafta boyunca her gün lokantalarda bol bol ekmek, az kuru az pilav yersen, o av unutulur mu?   
1993 yılı ilkbaharında Fındık ve Astor’un eşleşmesinden üç yavru dünyaya gelmişti. İkisi sağ kaldı.
http://img594.imageshack.us/img594/7608/tngvecsh.jpg
Ne var ki bu köpekler henüz bir yaşını doldurmamıştı ve sürekli haytalık yapıyorlardı. Amcam da genellikle kurzhhar Astor’la ava gittiği için bu köpeklerin eğitimi pek verilememişti. Bu köpeklerle ileride müthiş avlar yapacaktık. Onu da anlatırız, ancak o başka bir hikaye…
Gelecek hafta bir başka hikayede görüşmek ümidiyle. Şimdilik kalın sağlıcakla… ;)

Oktay AKÇAKMAK
19.Mart.2013, 05:10
Kardeşi ağzına yüreğine SAĞLIK adresi vermek için arıycaktım ama ankaradaydım pardon avın kalemin keskin olsun dostum rasgele

19.Mart.2013, 05:42
Gönlüne sağlık

Yıldıray İNCE
19.Mart.2013, 05:53
Oğuz hocam eline diline sağlık.......

gsahiner
19.Mart.2013, 06:05
oğuz hocam eline yüreğine sağlık yine güzel bir anı ile karşımızdasın hayranlıkla okudum teşekkürler

Onur ÇELİKOĞLU
19.Mart.2013, 07:36
Sonundaaa....
Oğuz abi geldi yine o güzel hikayelerinden birini bizimle paylaştı..
Oğuz abi tek nefeste okudum gerçekten çok güzel bir hikaye, eskiden ne kadar güzelmiş sıkıları kendiniz dolduruyormuşsunuz ama şimdi yüzlerce marka altında binlerce av fişekleri var. Artık o güzellikler kalmadı, inanın bende kendi sıkılarımı doldurmayı isterdim .

Paylaşım için teşekkürler Oğuz abi.

ibrahim uysal
19.Mart.2013, 07:41
O günleri yaşamış birisi olarak,beni o yokluk zamanıma götürdünüz...O günleri yaşamayan,bugünlerin değerini pek anlamaz sanırım...Elinize,yüreğinize sağlık hocam...

çetin ekren
19.Mart.2013, 15:00
ucundan köşesinden bu yoklukları bende yaşadım.nişadıra az saçma dökmedim,serum şişelerınde tam yuvarlak olsun diyd az sallamadım.ama bisey sôyleyım benım için o günler daha zevklı ve heyecanlıydı.

19.Mart.2013, 15:51
ucundan köşesinden bu yoklukları bende yaşadım.nişadıra az saçma dökmedim,serum şişelerınde tam yuvarlak olsun diyd az sallamadım.ama bisey sôyleyım benım için o günler daha zevklı ve heyecanlıydı.

Biz olduğu gibi atardık, hiçbir şey de olmazdı. Heyecana gelince hala ava gideceğim sabah uykusuz kalırım. Huyum kurusun hala devam ediyor.... :) :) :)



O günleri yaşamış birisi olarak,beni o yokluk zamanıma götürdünüz...O günleri yaşamayan,bugünlerin değerini pek anlamaz sanırım...Elinize,yüreğinize sağlık hocam...

Yani o yokluklarda dişimizden tırnağımızdan denkleyip giderdik ava ne güzel günlerdi....

yucelmert
19.Mart.2013, 16:56
dediğin gibi insan vurduğunu unutur ama kaçanı asla unutmaz,
varlıkta yaptığı avları değilde, yoklukta gidilen sıkıntılı ama bir o kadarda zevkli anları hiç unutamaz,
yüreğine kalemine sağlık hocam, selamlar...

İBRAHİM AKKAYA
19.Mart.2013, 18:02
Oğuz Hocam Hiç Avada Zengin Arkadaşım Olmadı 1988 Kadar Tek Kırma ile avlandım.
1987 Belediyeye Girdim Zabıta Memuru Olaraktan Cumartesi Günleri İzin Varsa Pazar Nöbet ava Zor gidiyoruz Ozamanlar Güme Avı Selbest Kısıklı Gün yok ama Bizde Ava Gitmek için Vasıta yok Fişek Hak getire Bir Arkadaşımda İki Tane Çifte Var Onun Birini Alıyorum Fransız Gaffer Sentediyen Gitip İstemeye Resmi Elbise ile Tamam Dedi Arabanın İçinden Sonra Kafasını Çekti Dışarı Yav Masraflı oluyon Koskoça Devletin Memurusun Az ye Çok Artır Bir Tüfek al dedi. Dünya Başıma Yıkıldı arkadaşların yanında Karizma Çizildi.
Yörüyün Dedim Ava Gitmeyeçem Arkadaş şaka yaptım diyor Ben Bakmıyorum Bile.
O anda Mesai Arkadaşım Ya Babamın Tüfeği Var Onu Al dedi evlerine doğru Sürdü Arabayı Alman Malı Alfa Bir Tüfek Yılan gibi Verdi Elime Tüfek Pas Tumuş Rahmetli Avcı Davut Babası Kullan Sil Yağlada Tüfek Açılsın dedi.
Tüfeğin Dipçik Vidası Gevşemiş.Alyan Vida Aylan Anahtar Nerde Bulaçaksın Demirçi 8mm Cupuk Demiri Ezip Anahtar yapıp Sağlamlaştırdı ava Gittik Pazar Ertesi Günü Tüfeği Temzledim Yağladım Şıkır Şıkır Oldu Pazartesi Mesai Başladı Benim Mesai Arkadaşının ilk Sözü Ya Tüfeği Getirmemişsin Eniştem Ava Gideçekmş Demezmi. ;) ;) ;) ;) ;)
Ya 3-5 senedir Kulanılmayan Tüfeği O Günmü Kulanaçak Dedim Küçük Dilimle Öğlen Bırakaçam Temizledim Dedim Ama Gerildim Öğlen Zor Ettim Sofraya Otururken Tüfeği Alın Unutmayaım Dedim Ne oldu Akşama Verirsin Dedi Annem Olayı Anlattım Oda Bana Demezmi Bu Haltı Yiyorsan Kepçeyi Çebinde Taşı Mal Senin olsun AL BİR Tüfek Demezmi. :D :D :D :D
Hani Varda Almıyoruz Sanki Tüfekler Şimdiki Gibi Uçuz Değilki 40 binlira Param Var Bankada Maaşım 80 Binlira Tüfek En Uçuzu 140 Bin lira o ay Maaşlar 1 DEN 15 Kaydı 15 tekrar Maaş alaçaz Av Bayisi arkadaşıma Gittim 40 Peşin Ayın15 de 50 Vereçem Kalanınıda iki taksit yaparmısın dedim Tamam Dedi sağolsun aldım 50 ödedim ama kalan 50 de Nefesm Kesldi Arkadaşım olan bayi bölelim Taksitleri sıkışma dedi Velhasıl Komşunun Kötüsü Adamı Mal sahibi yaparmış
Şimdi 5 Tüfeğm Bir Tabançam var Sorarlarsa Geçmiş ten İntikam Alıyorum Diyorum. :D :D :D :D
Av Malzemimiz yoktu ama Av Vardı :D :D :D :D
Bak Bende İntikam İçin Hayattan Bayi oldum. :D :D
http://i47.tinypic.com/511s06.jpg

19.Mart.2013, 18:17
İbrahim Abi sende de ne maceralar var hani... :) Eskileri deştin mi hep bu yokluklar çıkıyor karşına. Bizde o yokluklardan geliyoruz işte. Aynı dönemin evlatlarıyız. Ama senin de dediğin gibi eskiden tüfek yoktu, malzeme yoktu av çoktu. Ama senin intikamın acı olmuş doğrusu :) :) :)

imported_avkolik
19.Mart.2013, 21:58
Oğuz abi harika anılar devam ediyor. Birde bakmışsın
" Gelecek hafta bir başka hikayede görüşmek ümidiyle. Şimdilik kalın sağlıcakla… "
Demişsin tuhhh bitti demekten alamıyor insan kendini. Teşekkürler Abi'm. Selamlar, saygılar...

20.Mart.2013, 10:40
Oğuz abi harika anılar devam ediyor. Birde bakmışsın
" Gelecek hafta bir başka hikayede görüşmek ümidiyle. Şimdilik kalın sağlıcakla… "
Demişsin tuhhh bitti demekten alamıyor insan kendini. Teşekkürler Abi'm. Selamlar, saygılar...

Hiç merak etme Ali, nasıl olsa DEVAM EDECEK ... :) :) :)

;)

Burhan KESKİN
20.Mart.2013, 11:39
Hocam kitabınız dün elime geçti bir bölümünü okudum yaşımız itibariyle bizi eski günlerimze götürüyor okumya devam ediyorum eline kolun sağlık hocam Denizli'ye selamlar

Recep DÖNMEZ
21.Mart.2013, 04:13
Teşekkürler....
;D ;D ;D ;D ;D ;D ;D ;D ;D ;D ;D ;D ;D ;D ;D ;D ;D ;D ;D ;D ;D
;D ;D ;D ;D ;D ;D ;D ;D ;D ;D ;D ;D ;D ;D ;D ;D ;D ;D ;D ;D ;D

21.Mart.2013, 17:15
Hocam kitabınız dün elime geçti bir bölümünü okudum yaşımız itibariyle bizi eski günlerimze götürüyor okumya devam ediyorum eline kolun sağlık hocam Denizli'ye selamlar

Aleyküm selam Burhanım Denizli'den de Bilecik'e selamlar... ;)

ibrahim ozel
21.Mart.2013, 19:26
Mükemmel anılar devam ediyor. Kitabı bir günde su gibi içtim geçtim. İnşallah bu kitapların devamı gelir. Eline ağzına sağlık emeğine sağlık abi. Bizim ailede adettir erkek çocuk omuzuna geldimi tüfek alırsın. Babamın dedesinden beri ailede böyle. Tüm ailede babalar oğullarına bunu yapıyorlar. Atadan avcılıktan geliyor olsa gerek. Ben şanslıydım babam bana çifte almıştı. Babamın mesleğinden olsa gerek hiç malzemesiz kalmadığından 25 senedir onun malzemelerini her istediğimde sayılı fişek verirdi. :) Ustalığını göreyim derdi ama vuramadığımda kızmazdı. Ama bir sezon babam bizi adanaya dedemin muhtar olduğu zamanlarda köye bırakmıştı. Dedemden fişek istedim 6 tane verdi. Ava gittik o gün 2 keklik vurdum övünerek eve geldim. Dede bak kekliklere dediydim ki bana direk kalan fişekler nerde dedi. Bende 4 sıkı boşa gitti dediğimde enseme şamarı yedim. Eşşek sıpası babanın av dolabımı sanıyon burası köy yeri nerden bulcaz sıkıyı neden boşa atıyon garantiye alsana dedi kaçacak delik aradım 2 nci şamarı yememek için :)

22.Mart.2013, 04:35
Mükemmel anılar devam ediyor. Kitabı bir günde su gibi içtim geçtim. İnşallah bu kitapların devamı gelir. Eline ağzına sağlık emeğine sağlık abi. Bizim ailede adettir erkek çocuk omuzuna geldimi tüfek alırsın. Babamın dedesinden beri ailede böyle. Tüm ailede babalar oğullarına bunu yapıyorlar. Atadan avcılıktan geliyor olsa gerek. Ben şanslıydım babam bana çifte almıştı. Babamın mesleğinden olsa gerek hiç malzemesiz kalmadığından 25 senedir onun malzemelerini her istediğimde sayılı fişek verirdi. :) Ustalığını göreyim derdi ama vuramadığımda kızmazdı. Ama bir sezon babam bizi adanaya dedemin muhtar olduğu zamanlarda köye bırakmıştı. Dedemden fişek istedim 6 tane verdi. Ava gittik o gün 2 keklik vurdum övünerek eve geldim. Dede bak kekliklere dediydim ki bana direk kalan fişekler nerde dedi. Bende 4 sıkı boşa gitti dediğimde enseme şamarı yedim. Eşşek sıpası babanın av dolabımı sanıyon burası köy yeri nerden bulcaz sıkıyı neden boşa atıyon garantiye alsana dedi kaçacak delik aradım 2 nci şamarı yememek için :)

Doğru çok haklısın. O yıllarda köylünün en büyük sıkıntısı fişekti. Fişek çok değerliydi. Bu yüzden köylüler kekliğe hele ki çil kekliğe pek tüfek kaldırmazlardı. O değerli sıkıları genellikle tavşana saklarlar. Boşa atmamaya da dikkat ederlerdi.
Rahmetli amcam gittiği yerlerde köylünün fişekliğinde az sıkı kaldığını gördüğü zaman, ava çıkmadan 7-8 sıkı verirdi. Adamların o sıkıları alırken gözleri parlar, defalarca Allah razı olsun abi, derlerdi...

Osman KARATEPE
22.Mart.2013, 08:27
Öğretmenim gene harikulade bir yazı yüreğine sağlık.Kağıt fişekleri görmüş ava 3-5 fişekle gitmiş biri olarak sizleri anlayabiliyorum.Selamlar saygılar.

hasip45p
22.Ağustos.2013, 07:26
USTA İBRAHİM AKKAYA VE BİZ CIRAKLAR SIRASIYLA SERCAN AKKAYA SÜLEYMAN MALCOK VE BEN HASİP AYDIN OLARAK BELEN TRAP ATIŞLARINA AKKAYA İLETİŞİM OLARAK ORDAYDIK KUZULARI ALAMADIK AMA OLSUN ATTISLARDA EMEĞİN GECEN SİNAN ABİYE VE NECATİ BAŞKANA TEŞEKKÜRLER