fevzi dursun
16.Haziran.2013, 13:41
bir köpeğe lüsk evler pahalı arabalar gösterişli kıyafetler gerektirmez. ona gün içinde ayırabileceğiniz yarım saat beraber oynamanız yeterli. siz ne olursanız olun, ister aptal, ister beyin özürlü, bedenen engelli, kör ve sıkıcı olsanız dahi köpeğiniz sizi sever.
köpeğinizden başka, kimle vakit geçirdiğiniz zaman sizi bu kadar özel ve olağın üstü hissettirebilirki.
alt tarafı bi köpek deyip geçiyoruz bazen, yaşlandığında dışarıya bırakılan, son zamanlarda scr manyaklığı nedeniyle kaydı olmayıp sokağa bırakılan, fermayı kısa bastı, kuşu sıktı, çok hızlı, çok yavaş, aport zayıf, kısa kokulu bahaneleriyle bırakılan veya elden çıkarılan, sırf maksat para kazanmak veya ticari içgüdüleriyle satılan köpekler, sadece avcılarmı bunu yapıyor acaba..
avcı olmamız bazı duygularımızı kör etmez, bazı kesimlerce avcılar zalim olarak bilinsede dışarıya sokağa bırakılan köpek cinslerinin av köpekği cinsi sayısından oldukça fazla, bilinçsizce bir hevesle
sahiplendirilen, sonrasında sıkılıp bir barınağa sokağa atılan onlarca köpekler var.
aslına bakarsanız o kadar asil hayvanlardırki bu sadık dostlarımız, en kısacası bu asil hayvanlar sahibinin yanında can veremezlermiş,bırakalım sahibinin yanını, can vereceğini hissettiklerinde bile bulundukları evden uzaklaşırlar ve bir köşede görünmeksizin sessizce can verirlermiş.
bir şeyin değerlerini, kaybedince daha iyi anlıyoruz.
Avkolikteki bir çok dostumda tanır ama ben size köpeğim NAZ'dan bahsetmek istiyorum. kızım NAZ yaşlandı bu yıl mayıs ayında 8 yaşını doldurdu. bu yaşlı ihtiyar nineyi artık fazla yormayalım deyip,
aynı kandan geçen sene bir yavru aldık eve, NAZ teyzesi oluyor :),
geçtiğimiz sezon usta nineyle beraber ava götürdüm yavru DEKO'yu. azbuçuk av yapıcam bayrağı nineden alıcam dedirti,kendi adıma bu geçtiğimiz av sezonu her ikisindende çok keyif aldım, dekonun acemliği, oyun merakı. işini yapmaya engel usta nineyi oldukça sinirlendirip bir iki hafif dişlediğide olmadı değil yavruyu :)
karagün bir ay öncesinde başladı, bir pazar sabahı her ikisinide bir gezintiye çıkarmıştım, kaşla göz arasında ihtiyar nine gözden kaybolmuştu, ogün akşama kadar aradım bulamadım, nereye gider bu hayvan, yer yarılıp içinemi girdi..
Bucada avcılar arasında çok bilinen bir köpekti NAZ, er yada geç görünecekti bir yerlerde, ister av merasında istersede dışarıda, nerde olursa olsun ama hayatta olsun yeter. yinede bulunamama endişesini içimden atamadımda değil,
yaklaşık 10 gün sonra telefonum çaldı, arayan murat'tı NAZ'ı alsancakta bulduğunu ve yakaladığını söyledi.soluğu alsancakta aldım, kızım tanıncak halde değildi, sokak hayatına alışkın olmayan köpeğim bayağı bir zayıflamış,sokak köpeklerince dişlenmiş, araba çarpmış, taşlanmış anlatılcak bakılacak gibi değildi.
eve getirdiğimde ailece de çok sevinmiştik. kendini toparlaması için ailece sağlam bir bakıma aldık, 5. gün bir sabah yemeğini götürdüğümde köpeğimin arka ayaklarının tutmadığını gördüm. soluğu veterinerde aldım, tahlil sonucunda on gün ilaç tedavisi uygulayalım dedi veteriner.
bir hafta geçti yaşlı nine hiçbir cevap vermedi tedaviye, aksine karnının şiştiği çok acı çekip dahada kötüye gidiyodu, Mehmet'i arayıp, tekrar veterinere götürdük, veteriner köpeğin acı çektiğini, bu şekilde giderse öleceğini acilen ameliyat olunması gerektiğini söyledi, ameliyat olması önemli değil, bu yaşlı nine kaldırabilecekmiydi ameliyatı hemde bu haldeyken, zaten veterinerde onaylıyordu, çok yaşlı masada kalabilir. yada acısını o anda dindirmekti,
konuşamaz bir hal oldu bende bianda gözlerim doldu, dışarıya çıkıp bir sigara yaktım, ne düşündüğümü bende bilmiyodum arkasına bir tane daha, veterinerden içeriye baktığımda, köpeğim masada yatıyor, mehmette bana bakıyodu, dilim tutulmuştu, mehmeti el işaretiyle dışarıya çağırdım, mehmet geldiğinde birşey konuşamiyodum, sanki felç olmuştum, mehmete baktığımda onunda gözlerinin dolduğunu farkettim, zorlukla ne diyon mehmet dedim. bu zor kararda oda bişey diyemedi.
kolay değil 8 yıl boyunca arkasında koşmuştum kızımın,8 yıl boyunca beraber paylaşmıştık doğayı avcılığı. o anda herşey filim şeridi gibi gelip geçiyodu gözümün önünden zor bir karar olsada acıda çektirmek istemiyodum kızıma, herhalde kim olsa bunuda yapardı, veterinere girip uyutalım abi dedim. o an herkezde bir sessizlik oldu.veteriner tamam dedi, hazırlıklara başladı, bende kızımın başına gittim, benim üzgün olduğumu hissettiğini anlamlı bakışlarından anlaşılıyodu, oda biliyodu her ne olursa olsun sonuna kadar yanında olacağımı. onu bu halde görmem belki onuda üzüyordu.
veteriner hazırlıklarını yaparken biranda caydım, abi boşver sen ya, bırak o iğneyi, elimizden geleni yapalım. ben bu ihtiyarı tanırım güçlüdür, o çok iyi bir avköpeğidir, tüm zorlukları aşar
dayanıklıdır, inatçıdır.
içimdeki vicdan acısı biraz rahatlamıştı, veteriner ameliyata aldı, bizde mehmetle beklemeye başladık, yaşlı nine masada kalmamıştı, veterinerin dediğine göre ameliyat başarılı olmuş fakat 48 saat çok kıritik atlatırsa yaşama şansının yükseleceğini söyledi.
odamda bir yer ayarlayıp ilk gün sabaha kadar gözümü kırpmadım, çok acı çekiyodu, gece boyunca birkaç havele atlattı, yanına yatıp onunla konuşuyodum, sen bunu atlatırsın kızım, daha avlayacağımız çooook lökeşe var, aferim kızım, dayan kızım..
sabah olmuştu, ben daldığımın farkına bile varmamıştım, odanın kapısının açıldığını hayelle hissettim, bir anda sıçradım, annemdi, hemen gözüm naza ilişti yaşıyodu. oda nazın nasıl olduğuna bakmaya gelmişti, şimdilik iyidi, herkezde bir umut vardı ogün öğleden sonra annemin kan tahlil sonuçları için hastaneye gitmemiz gerekiyodu, yaklaşık 1 saat köpeğimin yanından ayrı kaldım,geldiğimde yaşlı nine yaşam mücadelesini sonlandırmıştı, onu alıp devamlı lökeşe avı yaptığım yere gömdük..
şimdi düşünüyorumda bu asil hayvan öleceğini anladığı içinmi evden uzaklaşmıştı, çünkü kaybolabilme ihtimali hiç vermiyorum.ameliyat sonrasında yanında bulunduğum sürece canını verememişti, yanından ayrılışımın saatinde bu zaman zarfını fırsat bulup can vermişti,
beni, 8 yıl boyunca bu kadar özel avcı hissettirdiğin için teşekkürler NAZ, ELVEDA
http://i42.tinypic.com/2utke3s.jpg
köpeğinizden başka, kimle vakit geçirdiğiniz zaman sizi bu kadar özel ve olağın üstü hissettirebilirki.
alt tarafı bi köpek deyip geçiyoruz bazen, yaşlandığında dışarıya bırakılan, son zamanlarda scr manyaklığı nedeniyle kaydı olmayıp sokağa bırakılan, fermayı kısa bastı, kuşu sıktı, çok hızlı, çok yavaş, aport zayıf, kısa kokulu bahaneleriyle bırakılan veya elden çıkarılan, sırf maksat para kazanmak veya ticari içgüdüleriyle satılan köpekler, sadece avcılarmı bunu yapıyor acaba..
avcı olmamız bazı duygularımızı kör etmez, bazı kesimlerce avcılar zalim olarak bilinsede dışarıya sokağa bırakılan köpek cinslerinin av köpekği cinsi sayısından oldukça fazla, bilinçsizce bir hevesle
sahiplendirilen, sonrasında sıkılıp bir barınağa sokağa atılan onlarca köpekler var.
aslına bakarsanız o kadar asil hayvanlardırki bu sadık dostlarımız, en kısacası bu asil hayvanlar sahibinin yanında can veremezlermiş,bırakalım sahibinin yanını, can vereceğini hissettiklerinde bile bulundukları evden uzaklaşırlar ve bir köşede görünmeksizin sessizce can verirlermiş.
bir şeyin değerlerini, kaybedince daha iyi anlıyoruz.
Avkolikteki bir çok dostumda tanır ama ben size köpeğim NAZ'dan bahsetmek istiyorum. kızım NAZ yaşlandı bu yıl mayıs ayında 8 yaşını doldurdu. bu yaşlı ihtiyar nineyi artık fazla yormayalım deyip,
aynı kandan geçen sene bir yavru aldık eve, NAZ teyzesi oluyor :),
geçtiğimiz sezon usta nineyle beraber ava götürdüm yavru DEKO'yu. azbuçuk av yapıcam bayrağı nineden alıcam dedirti,kendi adıma bu geçtiğimiz av sezonu her ikisindende çok keyif aldım, dekonun acemliği, oyun merakı. işini yapmaya engel usta nineyi oldukça sinirlendirip bir iki hafif dişlediğide olmadı değil yavruyu :)
karagün bir ay öncesinde başladı, bir pazar sabahı her ikisinide bir gezintiye çıkarmıştım, kaşla göz arasında ihtiyar nine gözden kaybolmuştu, ogün akşama kadar aradım bulamadım, nereye gider bu hayvan, yer yarılıp içinemi girdi..
Bucada avcılar arasında çok bilinen bir köpekti NAZ, er yada geç görünecekti bir yerlerde, ister av merasında istersede dışarıda, nerde olursa olsun ama hayatta olsun yeter. yinede bulunamama endişesini içimden atamadımda değil,
yaklaşık 10 gün sonra telefonum çaldı, arayan murat'tı NAZ'ı alsancakta bulduğunu ve yakaladığını söyledi.soluğu alsancakta aldım, kızım tanıncak halde değildi, sokak hayatına alışkın olmayan köpeğim bayağı bir zayıflamış,sokak köpeklerince dişlenmiş, araba çarpmış, taşlanmış anlatılcak bakılacak gibi değildi.
eve getirdiğimde ailece de çok sevinmiştik. kendini toparlaması için ailece sağlam bir bakıma aldık, 5. gün bir sabah yemeğini götürdüğümde köpeğimin arka ayaklarının tutmadığını gördüm. soluğu veterinerde aldım, tahlil sonucunda on gün ilaç tedavisi uygulayalım dedi veteriner.
bir hafta geçti yaşlı nine hiçbir cevap vermedi tedaviye, aksine karnının şiştiği çok acı çekip dahada kötüye gidiyodu, Mehmet'i arayıp, tekrar veterinere götürdük, veteriner köpeğin acı çektiğini, bu şekilde giderse öleceğini acilen ameliyat olunması gerektiğini söyledi, ameliyat olması önemli değil, bu yaşlı nine kaldırabilecekmiydi ameliyatı hemde bu haldeyken, zaten veterinerde onaylıyordu, çok yaşlı masada kalabilir. yada acısını o anda dindirmekti,
konuşamaz bir hal oldu bende bianda gözlerim doldu, dışarıya çıkıp bir sigara yaktım, ne düşündüğümü bende bilmiyodum arkasına bir tane daha, veterinerden içeriye baktığımda, köpeğim masada yatıyor, mehmette bana bakıyodu, dilim tutulmuştu, mehmeti el işaretiyle dışarıya çağırdım, mehmet geldiğinde birşey konuşamiyodum, sanki felç olmuştum, mehmete baktığımda onunda gözlerinin dolduğunu farkettim, zorlukla ne diyon mehmet dedim. bu zor kararda oda bişey diyemedi.
kolay değil 8 yıl boyunca arkasında koşmuştum kızımın,8 yıl boyunca beraber paylaşmıştık doğayı avcılığı. o anda herşey filim şeridi gibi gelip geçiyodu gözümün önünden zor bir karar olsada acıda çektirmek istemiyodum kızıma, herhalde kim olsa bunuda yapardı, veterinere girip uyutalım abi dedim. o an herkezde bir sessizlik oldu.veteriner tamam dedi, hazırlıklara başladı, bende kızımın başına gittim, benim üzgün olduğumu hissettiğini anlamlı bakışlarından anlaşılıyodu, oda biliyodu her ne olursa olsun sonuna kadar yanında olacağımı. onu bu halde görmem belki onuda üzüyordu.
veteriner hazırlıklarını yaparken biranda caydım, abi boşver sen ya, bırak o iğneyi, elimizden geleni yapalım. ben bu ihtiyarı tanırım güçlüdür, o çok iyi bir avköpeğidir, tüm zorlukları aşar
dayanıklıdır, inatçıdır.
içimdeki vicdan acısı biraz rahatlamıştı, veteriner ameliyata aldı, bizde mehmetle beklemeye başladık, yaşlı nine masada kalmamıştı, veterinerin dediğine göre ameliyat başarılı olmuş fakat 48 saat çok kıritik atlatırsa yaşama şansının yükseleceğini söyledi.
odamda bir yer ayarlayıp ilk gün sabaha kadar gözümü kırpmadım, çok acı çekiyodu, gece boyunca birkaç havele atlattı, yanına yatıp onunla konuşuyodum, sen bunu atlatırsın kızım, daha avlayacağımız çooook lökeşe var, aferim kızım, dayan kızım..
sabah olmuştu, ben daldığımın farkına bile varmamıştım, odanın kapısının açıldığını hayelle hissettim, bir anda sıçradım, annemdi, hemen gözüm naza ilişti yaşıyodu. oda nazın nasıl olduğuna bakmaya gelmişti, şimdilik iyidi, herkezde bir umut vardı ogün öğleden sonra annemin kan tahlil sonuçları için hastaneye gitmemiz gerekiyodu, yaklaşık 1 saat köpeğimin yanından ayrı kaldım,geldiğimde yaşlı nine yaşam mücadelesini sonlandırmıştı, onu alıp devamlı lökeşe avı yaptığım yere gömdük..
şimdi düşünüyorumda bu asil hayvan öleceğini anladığı içinmi evden uzaklaşmıştı, çünkü kaybolabilme ihtimali hiç vermiyorum.ameliyat sonrasında yanında bulunduğum sürece canını verememişti, yanından ayrılışımın saatinde bu zaman zarfını fırsat bulup can vermişti,
beni, 8 yıl boyunca bu kadar özel avcı hissettirdiğin için teşekkürler NAZ, ELVEDA
http://i42.tinypic.com/2utke3s.jpg