gsahiner
24.Temmuz.2013, 07:25
GENEL VE DEVLET AVLAKLARINDA BARINAN AV HAYVANI POPÜLASYONLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ ve YILLIK AVLANMA KOTALARININ BELİRLENMESİ
Mustafa KANTARLI
Orman Yüksek Mühendisi
Giriş
Avcılığın tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. İnsanoğlunun kabul ettiği ilk yaşam biçimi avcılık merkezlidir denilebilir. Tarih öncesi dönemde beslenme kaynağı, orta çağda aristokratik bir haz ve soylu bir uğraş olarak değerlendirilen avcılık, eski Türklerde bir savaş sanatı olarak görülmektedir. Avcılık insanoğlunun yapısında gizemli bir şekilde sürekli ve derin bir özlem olarak varlığını günümüzde de sürdürmektedir.
Tanzimat’ın ilanından Cumhuriyet dönemine kadar yetersiz önlemlerle uzun yıllar başıboş sayılabilecek bir durumda bırakılmış olan avcılık ilk kez 1937 yılında çıkarılan 3167 sayılı Kara Avcılığı Kanunu ile bir disiplin altına sokulmaya çalışılmıştır. Yayınlandığı tarihte bir reform niteliğinde sayılabilecek bu kanun aradan geçen 67 yıl içinde değişen şartlar karşısında güncelliğini kaybetmiş ve günümüz ihtiyaçları karşısında yetersiz kalmıştır. Ülkemizin av ve yaban hayatı kaynaklarının korunması, geliştirilmesi ve sürdürülebilir yönetimi için Dünyada ve ülkemizde değişen koşullara cevap verebilecek yasal zemini sağlamak üzere uluslararası sözleşmeler ve Avrupa Birliği Mevzuatı da göz önüne alınarak 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu (KAK) hazırlanmış, 11. 7. 2003 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
KAK’ıngetirdiği belki de en önemli yenilik avlakların oluşturulması ve avcılığın avlanma planları çerçevesinde kontrollü ve sürdürülebilir bir şekilde yapılmasının öngörülmesidir. KAK’da avlaklar özel avlak, devlet avlağı, genel avlak ve örnek avlak olmak üzere dört ayrı statüde tanımlanmaktadır. Bir bütün teşkil eden tapulu araziye sahip olan ya da sahipli arazilerden arazi kullanım hakkını noter onayı ile elinde bulunduran özel veya tüzel kişiler Orman ve Su İşleri Bakanlığı izniyle özel avlak kurabilmektedir. Ormanlık alanlar, toprak muhafaza ve ağaçlandırma sahaları ile devlet tarım işletmeleri sahaları, baraj gölleri ve bunların emniyet sahalarından uygun görülenler ilgili kuruluşun da muvafakati alınarak devlet avlağı olarak tefrik edilmektedir. Devlet avlakları, özel avlaklar ve meskun mahaller haricinde kalan bütün yerler ile göl, lagün, bataklık ve sazlık gibi sahalar genel avlak olarak ayrılmaktadır. Devlet avlakları ve genel avlaklar içerisinden popülasyonu yeterli olan türlere yönelik olarak özel veya tüzel kişilere işlettirmek üzere seçilen avlaklar örnek avlak olarak tanımlanmıştır.
Özel avlaklar, sahipleri tarafından yönetilir, işletilir veya işlettirilir. Özel avlaklarda avlanma, esas itibariyle üretimi yapılan veya yerleştirilen türler yanında Merkez Av Komisyonu (MAK) kararları çerçevesinde izin verilen doğal türler için de yaptırılabilir. Bu avlaklarda, avlanma esasları, zamanı ve limitleri yerleştirilen türler için avlak sahibi veya işletmecisi tarafından tespit edilir. Avlakta doğal olarak bulunan ve avına izin verilen türlerin avlanma esasları, zamanı ve limitlerinde MAK kararları esas alınır.Örnek avlaklar KAK ve bu Kanuna istinaden çıkartılan yönetmelik hükümlerine göre onaylanmış avlanma planları çerçevesinde ihale edilerek özel ve ya tüzel kişilere 10 yıllık sürelerle işlettirilmektedir. Genel ve devlet avlaklarında avlanma esasları, zamanı ve limitlerinde MAK kararları esas alınır.Avlaklarda av ve yaban hayvanlarının korunması ve avcılığın düzenlenmesi ile avlakların kuruluşu, yönetimi ve denetimi esasları “Avlakların Kuruluşu, Yönetimi ve Denetimi Esas ve Usulleri ile İlgili Yönetmelik”ile belirlenmektedir. Bu yönetmelik 16 Mayıs 2004 tarihinde 25464 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
KAK ülkemizin av ve yaban hayatı kaynaklarının korunması, geliştirilmesi ve yönetimi ile avlakların tesisi, avcılığın organizasyonu, düzenlenmesi ve kontrolü yetkilerini Orman ve Su İşleri Bakanlığına vermiştir. Bu yetkiler Bakanlığımız adına Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce (DKMPGM) kullanılmaktadır. Yaban hayatı kaynaklarımızın ve bu kaynakların barındırdığı biyolojik çeşitliliğin korunması, geliştirilmesi, milli ekonomiye kazandırılması ve gelecek nesillere intikali Bakanlığımızın en temel amaçlarının başında gelmektedir.
Ülkemizde KAK’ın uygulamaya aktarılması KAK’a istinaden çıkartılan yönetmelikler ile MAK’ın her yıl almış olduğu kararlar doğrultusunda yapılmaktadır. Bu kapsamda, MAK “Merkez Av Komisyonu, İl ve İlçe Av Komisyonlarının Görevleri, Çalışma Esas ve Usullerine Dair Yönetmelik” hükümleri çerçevesinde her yıl en geç Mayıs ayı sonuna kadar toplanarak o av dönemi için yurt çapında avlanmasına izin verilecek av hayvanlarını, bunların avlanma süreleri, limitleri, zamanı ve günleri ile yasaklanan avlanma araç ve gereçlerini, yasaklanacak avlanma sahalarını, mücadele maksatlı avlanma esas ve usullerini belirlemektedir.
Ancak, KAK’da tanımlanan avlakların tesis çalışmalarının günümüze değin tamamlanmamış olması 3167 sayılı mülga Kara Avcılığı Kanununun yürürlüğe girdiği 1937 yılından beri devam eden bir uygulamanın KAK’ın yürürlüğe girdiği 2003 yılından günümüze kadar devam etmesine de neden olmuştur. Bu zaman zarfında yapılan uygulamada, ülke genelinde av hayvanlarının azaldığı veya tükendiği sahalar ava kapatılmakta, ava açık olan sahalarda ise her bir avcının hangi türden kaç adet av hayvanı avlayacağı popülasyonların durumları değerlendirilmeden belirlenmektedir. Avına izin verilen herhangi bir av hayvanının herhangi bir avlakta yılda ne miktar avlanacağı avlaklar tesis edilmediği için maalesef belirlenememektedir. Halbuki av ve yaban hayatı yönetiminde, yönetim birimi “saha” değil “popülasyon”dur. Gelişmiş ülkelerde av ve yaban hayatına ilişkin kararlar av ve yaban hayvanı popülasyonlarının büyüklük, yoğunluk, strüktür, doğum ve ölüm oranları gibi popülasyon dinamiklerine ilişkin envanter verileri göz önüne alınarak verilmektedir.Bu makalede genel ve devlet avlaklarında hangi türlerin avlanacağı, av hayvanı popülasyonlarının nasıl değerlendirileceği ve popülasyonlara ilişkin bilgiler ışığında yıllık avlanma kotalarının nasıl belirleneceği hususları izah edilmektedir.
Avlanmasına İzin VerilenTürler
Ülkemiz 11 000’den fazla bitki, 162 memeli, 460 kuş, 716 balık ve 141 sürüngen türünden oluşan çok zengin bir fauna ve floraya sahiptir. 3000 den fazla bitki türü sadece Türkiye’ye özgüdür. Avrupa’da 12000 bitki ve 500 kuş türü olduğu gerçeği düşünülürse, Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğinin büyüklüğü ve önemi daha açık olarak ortaya çıkacaktır. Ayrıca, milyonlarca göçmen kuşun kullandığı ve Batı Palearctik-Afrika arasında bulunan üç ana göç yolundan ikisi Türkiye’den geçmektedir.
Ülkemizde Orman ve Su İşleri Bakanlığınca 12 memeli ve 134 kuş av hayvanı olarak belirlenmiştir. 2013-2014 av sezonunda 7 memeli ve 31 kuş türünün Merkez Av Komisyonu Kararları doğrultusunda avlanmasına izin verilmiştir (Tablo 1). Bir avcı Çarşamba, Cumartesi, Pazar ve resmi tatil günlerinde gün doğumundan bir saat önce ve gün batımından bir saat sonraki zaman aralığında avlanabilmektedir. Büyük memeli av hayvanlarının avına av turizmi kapsamında Orman ve Su İşleri Bakanlığınca izin verilmektedir.Bakanlığımızın belirlemiş olduğu av ayvanları listesinde yer alan ancak MAK’ca herhangi bir av döneminde koruma altına alınan türler genel veya devlet avlaklarında avlanamaz.
Av Hayvanlarının Avlak İçerisinde Kullandıkları Alanların Belirlenmesi
Herhangi bir genel veya devlet avlağında avına izin verilecek türlerin ve bu türlerin avlak içerisinde kullandıkları alanların belirlenmesi ile popülasyonların değerlendirilmesi Tablo 3’te talep edilen bilgiler doğrultusunda yapılır. Bu kapsamda, avlak sınırları içerisinde bulunan ve MAK kararı çerçevesinde avına izin verilen av hayvanı türleri Tablo 3’ün (1) Nolu sütununda belirtilir.
Avlak sınırları içerisinde bulunan ve MAK kararı çerçevesinde avına izin verilen av hayvanı türleri belirlendikten sonra avlak içerisinde kalan bu türlerin avlak sahasının yaklaşık olarak ne büyüklükte bir alanını kullandıklarının belirlenmesi gerekir. Bu amaç için, avlak sahasında herhangi bir türün kullandığı saha hektar olarak hesaplanır ve bu miktardan varsa yerleşim alanları göl/gölet yüzeyleri (su kuşları hariç) vs. düşülür. Ülkemizde yerleşim alanlarının kapladığı alan genellikle % 12 civarındadır. Bu miktara yerleşim alanları civarındaki ava yasak sahalar da eklendiğinde herhangi bir türün bulunduğu sahanın hektar olarak toplam alanından % 15 düşülerek o türün avlak içerisinde kullanmış olduğu saha hektar olarak belirlenir. Bulunan bu değer Tablo 3’ün (2) nolu sütunda belirtilir.
Hayvanların avlak içerisinde kullandıkları alanlar türlerin habitat tercihlerine göre değişim göstermektedir. Doğada birçok yaşam birliği kurulmuştur. Herhangi bir avlakta MAK kararı çerçevesinde avına izin verilen av hayvanlarının bir kısmı veya tümü bulunabilir. Bu hayvanların avlak içinde kullandıkları sahalar doğal olarak örtüşmektedir. Örneğin av hayvanları ve bu hayvanlarla beslenen predatörler doğada iç içe yaşarlar ve bu türlerin kullandıkları alanları doğada birbirinden ayırmak mümkün olmaz. Bazı durumlarda örneğin sulak alanlarda sahada bulunan türlerin hepsi sahanın tümünü kullanır. Hayvanların avlak içerisinde kullandıkları alan büyüklükleri besin durumuna bağlı olarak mevsimsel olarak da değişim göstermektedir. Hayvanların avlak içerisinde kullandıkları alan büyüklükleri popülasyon büyüklüklerinde meydana gelen artış ve azalışlara bağlı olarak yıldan yıla da değişmektedir. Avlak içerisinde kalan herhangi bir av hayvanının hektar olarak avlağın ne büyüklükte bir alanını kullandığının belirlenmesi avcı ve köylülerin de görüşleri alınarak doğa koruma ve milli park mühendisi tarafından yapılmaktadır.
Av hayvanı popülasyonlarının değerlendirilmesi
Genel ve devlet avlaklarında avlanma, avına izin verilen türlerin doğal ortamda çoğalmalarının sağlanması ve Hasat İçin Gerekli Minimum Popülasyon Yoğunluğu(HİGMPY)üzerindeki artım miktarının avlattırılması esasına dayandırılmaktadır. Genel ve devlet avlaklarında herhangi bir türün avına izin verilebilmesi için o türün avlak sahasındaki popülasyon yoğunluğunun en az HİGMPY kadar olması zorunludur. Eğer avlak sahasında avına izin verilecek türün popülasyon yoğunluğu o tür için belirlenen HİGMPY’dendaha az ise devlet avlağında o türün avına izin verilmemektedir (Kantarlı, 2006;Kantarlı, 2007).
Genel ve devlet avlaklarında herhangi bir türün avlak sahasındaki popülasyon yoğunluğunun en az HİGMPYkadar olup olmadığına sahada yapılacak envanter çalışmaları ile karar verilmektedir. Taşra birimlerimiz, tesisi düşünülen avlak sahasında bulunan av hayvanı türlerinin üreme dönemi öncesi envanterini yaparak sahada bulunan av hayvanı popülasyonlarının yoğunluklarının en az bu türler için hesap edilen ve Tablo 2’de belirtilen HİGMPY’lerkadarolup olmadığına karar verirler.
Bu amaçla, tesisi düşünülen avlak sahası avcı derneklerinden ve avlak sahası içi veya yakınında bulunan köylerden temin edilen mihmandarlar ile gezilerek sahada bulunan popülasyonların değerlendirilmesi avcı ve köylülerin de görüşleri alınarak yapılır. Bu kapsamda, bir avcının yaklaşık 4000 hektarlık bir av sahasında yapmış olduğu beş saatlik bir av yürüyüşü veya yürüyüş gerektirmeyen av hayvanı türleri (sukuşları) için 5 saatlik bir avlanma süresi içerisinde kuş türlerinde hayvanların direkt olarak gözlenmesi memeli türlerde ise hayvanların direkt olarak gözlenmesi veya bırakmış oldukları dışkı, iz, gibi belirtilerin değerlendirilmesi suretiyle;
(1) Çakal, tilki, kaya sansarı, ağaç sansarı, yaban tavşanı, ve çullukta en az 2,
(2) Ada tavşanı, altıngöz, kara ördekte en az 3,
(3) Suçulluğu, fiyu, tepeli patka, çıkrıkçın ve karabaş patkada en az 4,
(4) Elmabaş patka, kılkuyruk ördek ve tahtalıda en az 5,
(5) Macar ördeği, bozördek, yeşilbaş ve sakarca kazında en az 6,
(6) Bıldırcın ve karatavukta en az 8,
(7) Üveyik, kaya güvercini, sakarmekede en az 10,
(8) Çamurcun (kirik) da en az 11,
(9) Keklik türlerinde birinci bonitet alanlarda en az 30, ikinci bonitet alanlarda en az 20,
(10) Yaban domuzunda birinci bonitet alanlarda en az 10, ikinci bonitet alanlarda en az 8, üçüncü bonitet alanlarda en az 6,birey görülmesi durumunda, avlakta söz konusu türün avlanabilecek yoğunlukta olduğuna karar verilerek Tablo 3’ün (3) nolu sütunu (X) işareti koymak suretiyle işaretlenir. Söz konusu türün en az yukarıda belirtilen miktarlar kadar olmaması durumunda söz konusu türün avlanabilecek yoğunlukta olmadığına karar verilerek Tablo 3’ün (4) nolu sütunu (X) işareti koymak suretiyle işaretlenir
Örneğin, Muğla İli Datça İlçesinde 23500 hektarlık bir sahada tesisi düşünülen Datça Devlet Avlağı içerisinde yaban domuzu, çakal, tilki, kınalı keklik, yaban tavşanı, kaya sansarı, kaya güvercini, yeşilbaş, bıldırcın, üveyik ve çulluk gibi MAK Kararı çerçevesinde avına izin verilen av hayvanı türleri bulunduğu ve bu türlerin avlak sınırları içerisinde sırasıyla 10.000, 20.000, 20000, 15000, 15.000, 10.000, 10.000, 1000, 3000, 5000 ve 1000 hektarlık alanları kullandıkları tecrübeli avcı ve köylülerin de görüşleri alınarak belirlenmiş ve Tablo 3’e işlenmiştir.
Ülkemizde yaban domuzu bulunan avlakların üç bonitete ayrılarak planlanması uygun görülmüştür (Kantarlı, 2007). Yaban domuzunun Datça Devlet Avlağı’nda bulunduğu sahalar aşağıda belirtilen kriterler çerçevesinde değerlendirilerek 3. bonitet olarak belirlenmiştir.
· Yaban domuzu için herhangi bir avlağın 1. Bonitet olarak belirlenmesinde aşağıdaki hususlar göz önünde bulundurulur.
1-Ormanlık sahanın avlağın % 50’sinden az olmaması,kayın, kestane ve meşe gibi iri tohumlu ağaç türlerinin ve Akdeniz bölgesinin maki formasyonlarınınkapladığı alanların avlak alanında bulunan ormanlık sahanın % 30’ından fazla olması.
2-Rizomlu, yumrulu ve soğanlı bitkilerin yetişmesine de uygun olan orman içi açıklıkların avlak alanına düzenli dağılması, sahanın %10-20’si olması.
3-Avlak alanında yazın sulu dere veya bataklıklar her 1000 hektarda en az 1 adet olmak üzere, sulu dere yoğunluğu hektarda 1 metreden fazla olması.
4-Yaban domuzlarının hayvansal protein ihtiyaçlarını karşılamak için tükettikleri böcek, salyangoz gibi besinlerin alanda bol miktarda bulunması ve bu canlıların avlak sahasında barınmalarını sağlayan humus ve çürüntü tabakasının 8’cm den fazla olması.
· Yaban Domuzu için herhangi bir avlağın 2. Bonitet olarak belirlenmesinde aşağıdaki hususlar göz önünde bulundurulur.
1- Yaşlı Meşe, Kayın, Kestane gibi iri tohumlu ağaç türlerinin kapladığı alanların, avlak alanında bulunan ormanlık sahanın %10-30’u olması.
2- Rizomlu, yumrulu ve soğanlı bitkilerin yetişmesine de uygun olan orman içi açıklıkların avlak alanına homejen dağılımlı olmaması.
3-Avlak alanındaki yazın sulu dere ve bataklıklar her 2000 ha. da en az 1 adet olmak üzere, sulu dere yoğunluğu ha.da 1-0,5 m arasında olması.
4-Yaban domuzlarının hayvansal protein ihtiyaçlarını karşılamak için tükettikleri böcek, salyangoz gibi besinlerin alanda yeterli miktarda bulunması ve bu canlıların avlak sahasında barınmalarını sağlayan humus ve cürüntü tabakası 4-7 cm arasında bulunması.
· Lokal olarak yukarda belirtilen özelliklere sahip alanlar haricinde tesis edilen yaban domuzu avlaklarının 3. Bonitet olarak belirlenmesi uygun görülmüştür.
Ülkemizde keklik bulunan avlakların iki bonitete ayrılarak planlanması uygun görülmüştür. Datça Devlet Avlağı’ndakınalı keklik türünün bulunduğu sahalar aşağıda belirtilen kriterler çerçevesinde değerlendirilerek 1. bonitet olarak tespit edilmiştir.
· Keklik için herhangi bir örnek avlağın 1. Bonitet olarak belirlenmesinde aşağıdaki hususlar göz önünde bulundurulur.
1-Sahanın % 70 ve fazlasında maki, garik veya bu vejetasyon tiplerinin yerine ikame edilebilecek bir vejetasyon tipinin bulunması.
2-Maki formasyonunda mersin, çitlenbik, pistasio, türleri, kocayemiş, yabanı zeytin, vb gibi kekliklerin severek tükettikleri türlerin bol miktarda olması.
3-Sahada yıllık ortalama yağışın 700 milimetreden az olması.
4-Sahadaki normal koru ormanlarının (kapalılık 2 ve üstü) alanın %15 inden az olması, sahada bulunan diğer ormanların (Çz veya Çk) bozuk orman niteliğinde bulunması.
5-Sahada kekliklerin üreme dönemlerinde kullandıkları kayalık ve sarp alanların bulunması ve bu alanların sahaya dağılmış bir şekilde olması.
6-Sahada kekliğin severek yediği böcek (özellikle çekirge ve süne), kurt, larva ve karıncaların bol miktarda bulunması.
Yukarda belirtilen özelliklere sahip alanlar haricinde tesis edilen keklik avlaklarının 2. Bonitet olarak belirlenmesi uygun görülmektedir.
Tesisi düşünülen Datça Devlet Avlağı sahası Datça Avcı Derneği’nden temin edilen 5 avcı ve Emecik, Kızlan, Mesudiye, Yaka ve Çeşme köylerinden temin edilen toplam 5 adet mihmandar ile değerlendirilmiştir. Bir avcı ve bir mihmandardan oluşan ikişer kişilik 5 ekip kurulmuştur. Datça Devlet Avlağı yaklaşık 4000 hektarlık 5 bölüme ayrılarak her bölüme bir ekip gönderilmiştir. Sahada bulunan popülasyonların değerlendirilmesi bu ekipler tarafından yapılmıştır. Sahada 5 bölümde yapılan değerlendirmesonucunda yaban domuzu, çakal, tilki, kınalı keklik, yaban tavşanı, kaya sansarı, kaya güvercini türlerinin popülasyon yoğunluklarının HİGMPY miktarı kadar olduğu; yeşilbaş, bıldırcın, üveyik ve çulluk türlerinin popülasyon yoğunluklarının ise HİGMPY miktarından az olduğu tespit edilerek Tablo 3’de belirtilmiştir.
Avına izin verilen türlerin yıllık (av dönemi) avlanma kotalarının belirlenmesi
Yaban hayatının korunması, planlanması ve yönetimi popülasyonlar bazında yapılmaktadır. Bu nedenle, avlanma planlarının hazırlanması için popülasyonların büyüklük, yoğunluk, dağılım ve strüktür gibi karakteristikleri ile doğum, ölüm ve göçler gibi dinamiklerine ilişkin bilgilere ihtiyaç vardır. Belirli bir alanı paylaşan ve aralarında üremenin gerçekleşebildiği bireylerin oluşturduğu topluluk popülasyon olarak adlandırılmaktadır. Popülasyonu meydana getiren fertlerin sayısı popülasyon büyüklüğü olarak tanımlanır.Popülasyon yoğunluğu birim alana düşen fert sayısı olarak ifade edilmektedir. Ülkemizde popülasyon yoğunlukları ayı, kurt ve vaşak gibi büyük memeli yırtıcılar için 10000 hektardaki birey sayısı diğer türler için 100 hektardaki birey sayısı olarak ifade edilmektedir. Herhangi bir yaban hayvanı popülasyonu iki temel gücün etkisi ile şekillenir. Bunlardan birincisi üreme potansiyeli diğeri ise çevre direncidir. Üreme potansiyeli türün biyolojisine özgü ve nispeten sabit bir değer olmakla beraber yoğunluğa – bağımlı popülasyonlarda birey sayısı taşıma kapasitesine yaklaştığında üreme potansiyelinde azalma gözlenir. Minimum üreme yoğunluğunun üzerinde ve gelişmekte olan bir popülasyonda bireyler serbestçe beslenir, büyür, erginleşir ve çoğalırlar. Buna karşılık yoğunluğu artarak taşıma kapasitesine ulaşan bir popülasyon çevre direnci nedeniyle gerileme sürecine girer. Ağır hava şartları, kaçak avcılık, besin için rekabet, hastalıklar ve yırtıcıların etkisi çevre direncini oluşturmaktadır.
Avlanma planlarının temel amacı avlattırılması hedeflenen türün popülasyon yoğunluğunun üremenin en hızlı olduğu bir yoğunluk seviyesinde tutularak bu seviyenin üzerindeki artımın hasat edilmesidir. Optimum yoğunluk olarak adlandırılan bu yoğunluk seviyesi popülasyonun optimum seviyede gelişme ve üremesine imkan vermektedir. Avlanma planlarında HİGMPY olarak söz edilecek olan bu seviyede çoğalma maksimuma yakındır. Bu seviyedeki bir popülasyon avlakta yeterli miktarda besin, örtü ve su bulabilmekte dolayısıyla böyle bir popülasyonda habitat elemanlarının kıtlığından kaynaklanan ölümler olmamakta, bireyler hastalıklara daha dayanıklı ve kötü hava koşullarına daha dirençli olmaktadır. Bu bireylerin trofeleri, vücut ölçüleri, büyüme ve gelişmeleri maksimum ölçülerde olmaktadır. Genel Müdürlüğümüzün yurt çapında sürdürmekte olduğu etüt-envanter çalışmaları ışığında ülkemizdeki av hayvanı türlerinin popülasyon büyüklükleri, yoğunlukları, üreme potansiyeli ile ergin ve yavruların yaşama oranları gibi popülasyon dinamiğine ilişkin temel bilgilere dayanılarak, uluslararası yayınlar da göz önünde bulundurulmak suretiyle genel ve devlet avlaklarında avına izin verilecek türlerin yıllık avlanma kotalarının hesaplanmasında esas alınacak HİGMPY’lerve Avlanma katsayıları belirlenmiştir.
Avlanma katsayısıherhangi bir türünüreme potansiyelive o türün bulunduğu ortamın çevre direnci göz önüne alınarak hesaplanan bir katsayıdır. Avlanma katsayısı ülkemizde yerleşik olarak yaşayan yaban domuzu, keklik, tavşan gibi av hayvanları için nispeten sabit olarak alınabilecek bir rakam olmakla birlikte ülkemizde geçici olarak bulunan göçmen kuşlar için hesaplanması bir hayli güç bir katsayıdır. Bu nedenle, göçmen kuşlar ve özellikle sulak alanlarımızı geçici bir süre kullanan su kuşları için hesaplanan avlanma katsayılarında sökün dönemlerinde yapılan gözlem ve envanter çalışmaları göz önünde bulundurularak avlanma katsayıları her yıl DKMPGM’ce belirlenmektedir. Merkez Av Komisyonu Kararları çerçevesinde 2013-2014 av döneminde avlanmasına izin verilen türler ve bu türler için belirlenen HİGMPY’lerve Avlanma katsayıları Tablo 2’de verilmektedir.
Merkez Av Komisyonu kararları çerçevesinde avlanmasına izin verilen türlerinavlak bazında yıllık (av dönemi) avlanma kotaları Tablo 3’te verilen bilgiler ışığında aşağıda verilen formül ile hesap edilir.
YAK=((HİGMPY x TAİKTA)/100) x AK
AK : Yıllık Avlanma Kotası
HİGMPY : Hasat İçin Gerekli Minimum Popülasyon Yoğunluğu
TAİKTA : Türün Avlak İçerisinde Kullandığı Toplam Alan
AK : Avlanma Katsayısı
Yukarıda verilen formülün avlanma katsayısına kadar olan bölümü, ava açılacak belirli büyüklükteki bir sahada o tür için olması gereken Hasat İçin Gerekli Minimum Popülasyon Büyüklüğünü, diğer bir değişle o sahada hasat yapılabilmesi için olması gereken hayvan miktarını vermektedir. Örneğin 1000 hektarlık birinci bonitet bir sahada keklik avının yapılabilmesi için bu sahada eş tutma döneminde en az (12x1000)/100=120 keklik olması gerekmektedir. Eş tutma döneminde yapılan envanter sonucunda sahada en az 120 kekliğin olduğu belirlenirse bu değer avlanma katsayısı ile çarpılarak bu sahadan üreme döneminde dünyaya gelen yavru keklikler de büyüdükten sonra açılacak avlanma döneminde hasat edilecek keklik miktarı 120x2=240 olarak belirlenmektedir.
Avlanma katsayısı ülkemizde yerleşik olarak yaşayan yaban domuzu, keklik, tavşan gibi av hayvanları için nispeten sabit olarak alınabilecek bir rakam olmakla birlikte ülkemizde geçici olarak bulunan göçmen kuşlar için hesaplanması bir hayli güç bir katsayıdır. Göçmen kuşların yıllık avlanma kotalarının belirlenmesine ilişkin Genel Müdürlüğümüzün çalışmalarına ışık tutacak bilimsel çalışmalar da maalesef bulunmamaktadır. Bu nedenle, göçmen kuşlar ve özellikle sulak alanlarımızı geçici bir süre kullanan su kuşları için belirlenen avlanma katsayıları sökün dönemlerinde yapılan gözlem ve envanter çalışmaları ile il şube müdürlükleri bünyesinde tesis edilmiş olan avlaklarda avlanan avcılardan av sezonu sonu edinilecek geri bildirimler göz önünde bulundurularak her yıl av dönemi sonunda Genel Müdürlüğümüzce belirlenecek gerekirse katsayılar eksiltilip arttırılabilecektir. Dolayısıyla, göçmen kuşların avlanma kotalarının sağlıklı olarak belirlenebilmesi önümüzdeki yıllarda avcı dernekleri ile işbirliği içerisinde yapılacak envanter ve anket çalışmaları ile mümkün olacaktır. Avcılarımızla işbirliği içerisinde yürütülecek olan bu çalışmalar ile avlakta avlanan avcı sayısı, belirlenen kotaların sürdürülebilir kullanım ilkesini karşılayıp karşılamadığı, belirlenen kotaların avcıların taleplerini karşılayıp karşılamadığı, arz edilen kotaların tamamımın talep görüp görmediği, avcı başına düşen av hayvanı sayısı gibi avlakların sürdürülebilir işletimi ve yönetimi için gerekli olan istatistiki bilgilerin temin edilmesi sağlanacaktır.
Örneğin, büyüklüğü 23500 hektar olan Muğla İli Datça İlçesinde tesis edilmiş olduğu varsayılan Datça Devlet Avlağı içerisinde yaban domuzu, çakal, tilki, kınalı keklik, yaban tavşanı, kaya sansarı, kaya güvercini, yeşilbaş, bıldırcın, üveyik ve çulluk gibi MAK Kararı çerçevesinde avına izin verilenav hayvanı türleri bulunduğu ve bu türlerin avlak sınırları içerisinde sırasıyla 10.000, 20.000, 20000, 15000, 15.000, 10.000, 10.000, 1000, 3000, 5000 ve 1000 hektarlık alanları kullandıkları belirlenerek Tablo 3’e işlenmiştir.
Tablo 3’te verilen bilgilere istinaden Datça Devlet Avlağı’nda bulunan av hayvanı türlerinin yıllık avlanma kotaları yukarıda verilen formül ile hesaplanarak Tablo 4’de verilmektedir. Tablo 4’ün incelenmesinden anlaşılacağı üzere; yeşilbaş, bıldırcın, üveyik ve çulluk türlerinin avlak sahasındaki popülasyon yoğunluklarının bu türler için belirlenen HİGMPY miktarlarından az olduğu için Datça Devlet Avlağı’nda bir sonraki av dönemine kadar bu türlerin avına izin verilmeyecektir.
Taşra birimlerimiz tescil edilen her bir devlet avlağı veya genel avlak için her yıl üreme dönemi öncesi avlakta avcı ve köylülerle işbirliği içerisinde yapılacak envanter çalışmalarından elde edilen bilgiler doğrultusunda bir adet “GENEL/ DEVLET AVLAĞI YILLIK AVLANMA KOTALARI BİLDİRİM FORMU”düzenleyerek DKMPGM’ye göndermektedir.
Genel ve devlet avlakları için belirlenen kotaların kullandırılması ve avcılığın düzenlenmesi
Genel ve devlet avlaklarında avına izin verilecek türler ve bu türler için avcı başına avlanma limitleri, avlanma süreleri, günleri ve zamanlarının belirlenmesinde MAK kararları esas alınır. Genel ve devlet avlaklarında herhangi bir av dönemi için tanzim edilen GENEL/DEVLET AVLAĞI YILLIK AVLANMA KOTALARI BİLDİRİM FORMU’nda belirlenen kotalar kadar hasat yapılmasına izin verilmektedir. İl şube müdürlüklerimiz tarafından tescil edilmiş genel ve devlet avlakları için belirlenen kotalar bölge müdürlüklerimizin resmi web siteleri üzerinden yayınlanmaktadır. Web sitelerinde yayınlanan kotaların kullanımı il şube müdürlüklerince takip edilmekte ve genel veya devlet avlaklarında avına izin verilen bir türün herhangi bir av dönemi için belirlenen kotasının tamamının kullanılması durumunda o tür için MAK kararlarında belirlenen avlanma süresi sona ermemiş olsa dahi avlakta o türün avı kapatılmaktadır.
Avlanma kotalarının kullanımını kolaylaştırmak için AVBİS (Av Yönetimi Bilgi Sistemi) adlı bir program geliştirilmiştir. Avcılık belgesi olan ve avlanma izin ücreti (Ülke GeneliAvlanma İzin Kartı veya İl GeneliAvlanma İzin Kartı alan avcılarımız) ödeyen avcılarımız avlanma izin belgesini internet üzerinden alarak MAK Kararında ilan edilen genel ve devlet avlaklarında aşağıda belirtilen koşullar çerçevesinde av yapabileceklerdir.
1- Her bir avlakta avlağın büyüklüğü ve avlanılacak türün özellikleri dikkate alınarak avlağa günlük girebilecek avcı sayısı 100 veya 250 hektara bir avcı olacak şekilde sınırlandırılmıştır. Sulak alan vasfındaki genel avlaklarda avlağa girebilecek avcı sayısı 100 hektarınaltında da bir avcı olacak şekilde olabilecektir.
2- İl Geneli Avlanma İzin Kartı alan yerli avcıların ilan edilen genel ve devlet avlaklarında av sezonunda avlanacağı gün sayısı her bir avlakta en fazla 12 gün olarak belirlenmiştir.
3- Ülke GeneliAvlanma İzin Kartı alanyerli avcıların ilan edilen genel ve devletavlaklarında av sezonunda avlanacağı gün sayısı her bir avlakta en fazla 6 gün olarak belirlenmiştir.
4- İlan edilmiş genel ve devlet avlakları için belirlenen kotalarAVBİS üzerinden avlanma izin belgesi alınarakMAK Kararında belirtilen avlanma süreleri ve limitleri dâhilindehaftanın 7günükullanılabilecektir. İnternet erişimi olmayan avcıların avlanma izin belgeleri il şube müdürlükleri tarafından AVBİS üzerinden düzenlenerek avcılara verilecektir.
5- Herhangi bir tür için belirlenen kotanın İl Geneli Avlanma İzin Kartı alan avcıların sayıları göz önüne alınarak en az % 50’si en fazla % 70’i İl Geneli Avlanma İzin Kartı alan avcılara kullandırılacaktır. Geri kalan kotalar Ülke Geneli Avlanma İzin Kartı alan avcılar tarafından kullanılacaktır.
6- Herhangi bir avcı her bir genel ve devlet avlağında bir gün için en fazla toplamda bir kanatlı ve bir memeli veya 2 kanatlı ya da 2 memeli tür avlayabilecektir.
7- Herhangi bir avcı gün içerisinde yalnızca bir avlakta avlanabilecektir.
8- Avcılar, ülke geneli avlanma izin kartı ile avlanacağı tarihinden en erken 3 gün önce, İl geneli avlanma izin kartıylaise avlanacağı tarihinden 1 gün öncesindenAVBİS üzerinden birbirini takip eden iki gün için Avlanma İzin Belgesi alabilecektir.
9- Avlanma izin kartı alantüm avcılar AVBİS’e kaydedilecektir. Bu kayıtta avlanma izin kartı alanavcıların;Kullanıcı Adı: T.C. Kimlik No, Şifresi: İl geneli/Ülke geneli avlanma izin kart no olacak böylece avcının il şube müdürlüklerine gitmeden internet üzerinden Avlanma İzin Belgesini alması sağlanmış olacaktır.
10- Avcıların eğitim durumu, mesleği, üye olduğu dernek, silah ruhsatı, iller arası nakil, av kabahati bilgisi ve harç bilgisi gibi bilgilerin AVBİS’e girilmesiyle bir veri bankası oluşturulması ve ülkemizin avcı profilinin çıkarılması hedeflenmektedir.
11- Genel ve devlet avlaklarında avlanacak avcılar günlük ve dönemsel olarak AVBİS üzerinden sorgulanabilecek ve tercih ettikleri av hayvanı türleri belirlenebilecektir. Bu tür istatistiki bilgiler av yönetimi faaliyetlerinin geliştirilmesinde kullanılacaktır.
alıntıdır
Mustafa KANTARLI
Orman Yüksek Mühendisi
Giriş
Avcılığın tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. İnsanoğlunun kabul ettiği ilk yaşam biçimi avcılık merkezlidir denilebilir. Tarih öncesi dönemde beslenme kaynağı, orta çağda aristokratik bir haz ve soylu bir uğraş olarak değerlendirilen avcılık, eski Türklerde bir savaş sanatı olarak görülmektedir. Avcılık insanoğlunun yapısında gizemli bir şekilde sürekli ve derin bir özlem olarak varlığını günümüzde de sürdürmektedir.
Tanzimat’ın ilanından Cumhuriyet dönemine kadar yetersiz önlemlerle uzun yıllar başıboş sayılabilecek bir durumda bırakılmış olan avcılık ilk kez 1937 yılında çıkarılan 3167 sayılı Kara Avcılığı Kanunu ile bir disiplin altına sokulmaya çalışılmıştır. Yayınlandığı tarihte bir reform niteliğinde sayılabilecek bu kanun aradan geçen 67 yıl içinde değişen şartlar karşısında güncelliğini kaybetmiş ve günümüz ihtiyaçları karşısında yetersiz kalmıştır. Ülkemizin av ve yaban hayatı kaynaklarının korunması, geliştirilmesi ve sürdürülebilir yönetimi için Dünyada ve ülkemizde değişen koşullara cevap verebilecek yasal zemini sağlamak üzere uluslararası sözleşmeler ve Avrupa Birliği Mevzuatı da göz önüne alınarak 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu (KAK) hazırlanmış, 11. 7. 2003 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
KAK’ıngetirdiği belki de en önemli yenilik avlakların oluşturulması ve avcılığın avlanma planları çerçevesinde kontrollü ve sürdürülebilir bir şekilde yapılmasının öngörülmesidir. KAK’da avlaklar özel avlak, devlet avlağı, genel avlak ve örnek avlak olmak üzere dört ayrı statüde tanımlanmaktadır. Bir bütün teşkil eden tapulu araziye sahip olan ya da sahipli arazilerden arazi kullanım hakkını noter onayı ile elinde bulunduran özel veya tüzel kişiler Orman ve Su İşleri Bakanlığı izniyle özel avlak kurabilmektedir. Ormanlık alanlar, toprak muhafaza ve ağaçlandırma sahaları ile devlet tarım işletmeleri sahaları, baraj gölleri ve bunların emniyet sahalarından uygun görülenler ilgili kuruluşun da muvafakati alınarak devlet avlağı olarak tefrik edilmektedir. Devlet avlakları, özel avlaklar ve meskun mahaller haricinde kalan bütün yerler ile göl, lagün, bataklık ve sazlık gibi sahalar genel avlak olarak ayrılmaktadır. Devlet avlakları ve genel avlaklar içerisinden popülasyonu yeterli olan türlere yönelik olarak özel veya tüzel kişilere işlettirmek üzere seçilen avlaklar örnek avlak olarak tanımlanmıştır.
Özel avlaklar, sahipleri tarafından yönetilir, işletilir veya işlettirilir. Özel avlaklarda avlanma, esas itibariyle üretimi yapılan veya yerleştirilen türler yanında Merkez Av Komisyonu (MAK) kararları çerçevesinde izin verilen doğal türler için de yaptırılabilir. Bu avlaklarda, avlanma esasları, zamanı ve limitleri yerleştirilen türler için avlak sahibi veya işletmecisi tarafından tespit edilir. Avlakta doğal olarak bulunan ve avına izin verilen türlerin avlanma esasları, zamanı ve limitlerinde MAK kararları esas alınır.Örnek avlaklar KAK ve bu Kanuna istinaden çıkartılan yönetmelik hükümlerine göre onaylanmış avlanma planları çerçevesinde ihale edilerek özel ve ya tüzel kişilere 10 yıllık sürelerle işlettirilmektedir. Genel ve devlet avlaklarında avlanma esasları, zamanı ve limitlerinde MAK kararları esas alınır.Avlaklarda av ve yaban hayvanlarının korunması ve avcılığın düzenlenmesi ile avlakların kuruluşu, yönetimi ve denetimi esasları “Avlakların Kuruluşu, Yönetimi ve Denetimi Esas ve Usulleri ile İlgili Yönetmelik”ile belirlenmektedir. Bu yönetmelik 16 Mayıs 2004 tarihinde 25464 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
KAK ülkemizin av ve yaban hayatı kaynaklarının korunması, geliştirilmesi ve yönetimi ile avlakların tesisi, avcılığın organizasyonu, düzenlenmesi ve kontrolü yetkilerini Orman ve Su İşleri Bakanlığına vermiştir. Bu yetkiler Bakanlığımız adına Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce (DKMPGM) kullanılmaktadır. Yaban hayatı kaynaklarımızın ve bu kaynakların barındırdığı biyolojik çeşitliliğin korunması, geliştirilmesi, milli ekonomiye kazandırılması ve gelecek nesillere intikali Bakanlığımızın en temel amaçlarının başında gelmektedir.
Ülkemizde KAK’ın uygulamaya aktarılması KAK’a istinaden çıkartılan yönetmelikler ile MAK’ın her yıl almış olduğu kararlar doğrultusunda yapılmaktadır. Bu kapsamda, MAK “Merkez Av Komisyonu, İl ve İlçe Av Komisyonlarının Görevleri, Çalışma Esas ve Usullerine Dair Yönetmelik” hükümleri çerçevesinde her yıl en geç Mayıs ayı sonuna kadar toplanarak o av dönemi için yurt çapında avlanmasına izin verilecek av hayvanlarını, bunların avlanma süreleri, limitleri, zamanı ve günleri ile yasaklanan avlanma araç ve gereçlerini, yasaklanacak avlanma sahalarını, mücadele maksatlı avlanma esas ve usullerini belirlemektedir.
Ancak, KAK’da tanımlanan avlakların tesis çalışmalarının günümüze değin tamamlanmamış olması 3167 sayılı mülga Kara Avcılığı Kanununun yürürlüğe girdiği 1937 yılından beri devam eden bir uygulamanın KAK’ın yürürlüğe girdiği 2003 yılından günümüze kadar devam etmesine de neden olmuştur. Bu zaman zarfında yapılan uygulamada, ülke genelinde av hayvanlarının azaldığı veya tükendiği sahalar ava kapatılmakta, ava açık olan sahalarda ise her bir avcının hangi türden kaç adet av hayvanı avlayacağı popülasyonların durumları değerlendirilmeden belirlenmektedir. Avına izin verilen herhangi bir av hayvanının herhangi bir avlakta yılda ne miktar avlanacağı avlaklar tesis edilmediği için maalesef belirlenememektedir. Halbuki av ve yaban hayatı yönetiminde, yönetim birimi “saha” değil “popülasyon”dur. Gelişmiş ülkelerde av ve yaban hayatına ilişkin kararlar av ve yaban hayvanı popülasyonlarının büyüklük, yoğunluk, strüktür, doğum ve ölüm oranları gibi popülasyon dinamiklerine ilişkin envanter verileri göz önüne alınarak verilmektedir.Bu makalede genel ve devlet avlaklarında hangi türlerin avlanacağı, av hayvanı popülasyonlarının nasıl değerlendirileceği ve popülasyonlara ilişkin bilgiler ışığında yıllık avlanma kotalarının nasıl belirleneceği hususları izah edilmektedir.
Avlanmasına İzin VerilenTürler
Ülkemiz 11 000’den fazla bitki, 162 memeli, 460 kuş, 716 balık ve 141 sürüngen türünden oluşan çok zengin bir fauna ve floraya sahiptir. 3000 den fazla bitki türü sadece Türkiye’ye özgüdür. Avrupa’da 12000 bitki ve 500 kuş türü olduğu gerçeği düşünülürse, Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğinin büyüklüğü ve önemi daha açık olarak ortaya çıkacaktır. Ayrıca, milyonlarca göçmen kuşun kullandığı ve Batı Palearctik-Afrika arasında bulunan üç ana göç yolundan ikisi Türkiye’den geçmektedir.
Ülkemizde Orman ve Su İşleri Bakanlığınca 12 memeli ve 134 kuş av hayvanı olarak belirlenmiştir. 2013-2014 av sezonunda 7 memeli ve 31 kuş türünün Merkez Av Komisyonu Kararları doğrultusunda avlanmasına izin verilmiştir (Tablo 1). Bir avcı Çarşamba, Cumartesi, Pazar ve resmi tatil günlerinde gün doğumundan bir saat önce ve gün batımından bir saat sonraki zaman aralığında avlanabilmektedir. Büyük memeli av hayvanlarının avına av turizmi kapsamında Orman ve Su İşleri Bakanlığınca izin verilmektedir.Bakanlığımızın belirlemiş olduğu av ayvanları listesinde yer alan ancak MAK’ca herhangi bir av döneminde koruma altına alınan türler genel veya devlet avlaklarında avlanamaz.
Av Hayvanlarının Avlak İçerisinde Kullandıkları Alanların Belirlenmesi
Herhangi bir genel veya devlet avlağında avına izin verilecek türlerin ve bu türlerin avlak içerisinde kullandıkları alanların belirlenmesi ile popülasyonların değerlendirilmesi Tablo 3’te talep edilen bilgiler doğrultusunda yapılır. Bu kapsamda, avlak sınırları içerisinde bulunan ve MAK kararı çerçevesinde avına izin verilen av hayvanı türleri Tablo 3’ün (1) Nolu sütununda belirtilir.
Avlak sınırları içerisinde bulunan ve MAK kararı çerçevesinde avına izin verilen av hayvanı türleri belirlendikten sonra avlak içerisinde kalan bu türlerin avlak sahasının yaklaşık olarak ne büyüklükte bir alanını kullandıklarının belirlenmesi gerekir. Bu amaç için, avlak sahasında herhangi bir türün kullandığı saha hektar olarak hesaplanır ve bu miktardan varsa yerleşim alanları göl/gölet yüzeyleri (su kuşları hariç) vs. düşülür. Ülkemizde yerleşim alanlarının kapladığı alan genellikle % 12 civarındadır. Bu miktara yerleşim alanları civarındaki ava yasak sahalar da eklendiğinde herhangi bir türün bulunduğu sahanın hektar olarak toplam alanından % 15 düşülerek o türün avlak içerisinde kullanmış olduğu saha hektar olarak belirlenir. Bulunan bu değer Tablo 3’ün (2) nolu sütunda belirtilir.
Hayvanların avlak içerisinde kullandıkları alanlar türlerin habitat tercihlerine göre değişim göstermektedir. Doğada birçok yaşam birliği kurulmuştur. Herhangi bir avlakta MAK kararı çerçevesinde avına izin verilen av hayvanlarının bir kısmı veya tümü bulunabilir. Bu hayvanların avlak içinde kullandıkları sahalar doğal olarak örtüşmektedir. Örneğin av hayvanları ve bu hayvanlarla beslenen predatörler doğada iç içe yaşarlar ve bu türlerin kullandıkları alanları doğada birbirinden ayırmak mümkün olmaz. Bazı durumlarda örneğin sulak alanlarda sahada bulunan türlerin hepsi sahanın tümünü kullanır. Hayvanların avlak içerisinde kullandıkları alan büyüklükleri besin durumuna bağlı olarak mevsimsel olarak da değişim göstermektedir. Hayvanların avlak içerisinde kullandıkları alan büyüklükleri popülasyon büyüklüklerinde meydana gelen artış ve azalışlara bağlı olarak yıldan yıla da değişmektedir. Avlak içerisinde kalan herhangi bir av hayvanının hektar olarak avlağın ne büyüklükte bir alanını kullandığının belirlenmesi avcı ve köylülerin de görüşleri alınarak doğa koruma ve milli park mühendisi tarafından yapılmaktadır.
Av hayvanı popülasyonlarının değerlendirilmesi
Genel ve devlet avlaklarında avlanma, avına izin verilen türlerin doğal ortamda çoğalmalarının sağlanması ve Hasat İçin Gerekli Minimum Popülasyon Yoğunluğu(HİGMPY)üzerindeki artım miktarının avlattırılması esasına dayandırılmaktadır. Genel ve devlet avlaklarında herhangi bir türün avına izin verilebilmesi için o türün avlak sahasındaki popülasyon yoğunluğunun en az HİGMPY kadar olması zorunludur. Eğer avlak sahasında avına izin verilecek türün popülasyon yoğunluğu o tür için belirlenen HİGMPY’dendaha az ise devlet avlağında o türün avına izin verilmemektedir (Kantarlı, 2006;Kantarlı, 2007).
Genel ve devlet avlaklarında herhangi bir türün avlak sahasındaki popülasyon yoğunluğunun en az HİGMPYkadar olup olmadığına sahada yapılacak envanter çalışmaları ile karar verilmektedir. Taşra birimlerimiz, tesisi düşünülen avlak sahasında bulunan av hayvanı türlerinin üreme dönemi öncesi envanterini yaparak sahada bulunan av hayvanı popülasyonlarının yoğunluklarının en az bu türler için hesap edilen ve Tablo 2’de belirtilen HİGMPY’lerkadarolup olmadığına karar verirler.
Bu amaçla, tesisi düşünülen avlak sahası avcı derneklerinden ve avlak sahası içi veya yakınında bulunan köylerden temin edilen mihmandarlar ile gezilerek sahada bulunan popülasyonların değerlendirilmesi avcı ve köylülerin de görüşleri alınarak yapılır. Bu kapsamda, bir avcının yaklaşık 4000 hektarlık bir av sahasında yapmış olduğu beş saatlik bir av yürüyüşü veya yürüyüş gerektirmeyen av hayvanı türleri (sukuşları) için 5 saatlik bir avlanma süresi içerisinde kuş türlerinde hayvanların direkt olarak gözlenmesi memeli türlerde ise hayvanların direkt olarak gözlenmesi veya bırakmış oldukları dışkı, iz, gibi belirtilerin değerlendirilmesi suretiyle;
(1) Çakal, tilki, kaya sansarı, ağaç sansarı, yaban tavşanı, ve çullukta en az 2,
(2) Ada tavşanı, altıngöz, kara ördekte en az 3,
(3) Suçulluğu, fiyu, tepeli patka, çıkrıkçın ve karabaş patkada en az 4,
(4) Elmabaş patka, kılkuyruk ördek ve tahtalıda en az 5,
(5) Macar ördeği, bozördek, yeşilbaş ve sakarca kazında en az 6,
(6) Bıldırcın ve karatavukta en az 8,
(7) Üveyik, kaya güvercini, sakarmekede en az 10,
(8) Çamurcun (kirik) da en az 11,
(9) Keklik türlerinde birinci bonitet alanlarda en az 30, ikinci bonitet alanlarda en az 20,
(10) Yaban domuzunda birinci bonitet alanlarda en az 10, ikinci bonitet alanlarda en az 8, üçüncü bonitet alanlarda en az 6,birey görülmesi durumunda, avlakta söz konusu türün avlanabilecek yoğunlukta olduğuna karar verilerek Tablo 3’ün (3) nolu sütunu (X) işareti koymak suretiyle işaretlenir. Söz konusu türün en az yukarıda belirtilen miktarlar kadar olmaması durumunda söz konusu türün avlanabilecek yoğunlukta olmadığına karar verilerek Tablo 3’ün (4) nolu sütunu (X) işareti koymak suretiyle işaretlenir
Örneğin, Muğla İli Datça İlçesinde 23500 hektarlık bir sahada tesisi düşünülen Datça Devlet Avlağı içerisinde yaban domuzu, çakal, tilki, kınalı keklik, yaban tavşanı, kaya sansarı, kaya güvercini, yeşilbaş, bıldırcın, üveyik ve çulluk gibi MAK Kararı çerçevesinde avına izin verilen av hayvanı türleri bulunduğu ve bu türlerin avlak sınırları içerisinde sırasıyla 10.000, 20.000, 20000, 15000, 15.000, 10.000, 10.000, 1000, 3000, 5000 ve 1000 hektarlık alanları kullandıkları tecrübeli avcı ve köylülerin de görüşleri alınarak belirlenmiş ve Tablo 3’e işlenmiştir.
Ülkemizde yaban domuzu bulunan avlakların üç bonitete ayrılarak planlanması uygun görülmüştür (Kantarlı, 2007). Yaban domuzunun Datça Devlet Avlağı’nda bulunduğu sahalar aşağıda belirtilen kriterler çerçevesinde değerlendirilerek 3. bonitet olarak belirlenmiştir.
· Yaban domuzu için herhangi bir avlağın 1. Bonitet olarak belirlenmesinde aşağıdaki hususlar göz önünde bulundurulur.
1-Ormanlık sahanın avlağın % 50’sinden az olmaması,kayın, kestane ve meşe gibi iri tohumlu ağaç türlerinin ve Akdeniz bölgesinin maki formasyonlarınınkapladığı alanların avlak alanında bulunan ormanlık sahanın % 30’ından fazla olması.
2-Rizomlu, yumrulu ve soğanlı bitkilerin yetişmesine de uygun olan orman içi açıklıkların avlak alanına düzenli dağılması, sahanın %10-20’si olması.
3-Avlak alanında yazın sulu dere veya bataklıklar her 1000 hektarda en az 1 adet olmak üzere, sulu dere yoğunluğu hektarda 1 metreden fazla olması.
4-Yaban domuzlarının hayvansal protein ihtiyaçlarını karşılamak için tükettikleri böcek, salyangoz gibi besinlerin alanda bol miktarda bulunması ve bu canlıların avlak sahasında barınmalarını sağlayan humus ve çürüntü tabakasının 8’cm den fazla olması.
· Yaban Domuzu için herhangi bir avlağın 2. Bonitet olarak belirlenmesinde aşağıdaki hususlar göz önünde bulundurulur.
1- Yaşlı Meşe, Kayın, Kestane gibi iri tohumlu ağaç türlerinin kapladığı alanların, avlak alanında bulunan ormanlık sahanın %10-30’u olması.
2- Rizomlu, yumrulu ve soğanlı bitkilerin yetişmesine de uygun olan orman içi açıklıkların avlak alanına homejen dağılımlı olmaması.
3-Avlak alanındaki yazın sulu dere ve bataklıklar her 2000 ha. da en az 1 adet olmak üzere, sulu dere yoğunluğu ha.da 1-0,5 m arasında olması.
4-Yaban domuzlarının hayvansal protein ihtiyaçlarını karşılamak için tükettikleri böcek, salyangoz gibi besinlerin alanda yeterli miktarda bulunması ve bu canlıların avlak sahasında barınmalarını sağlayan humus ve cürüntü tabakası 4-7 cm arasında bulunması.
· Lokal olarak yukarda belirtilen özelliklere sahip alanlar haricinde tesis edilen yaban domuzu avlaklarının 3. Bonitet olarak belirlenmesi uygun görülmüştür.
Ülkemizde keklik bulunan avlakların iki bonitete ayrılarak planlanması uygun görülmüştür. Datça Devlet Avlağı’ndakınalı keklik türünün bulunduğu sahalar aşağıda belirtilen kriterler çerçevesinde değerlendirilerek 1. bonitet olarak tespit edilmiştir.
· Keklik için herhangi bir örnek avlağın 1. Bonitet olarak belirlenmesinde aşağıdaki hususlar göz önünde bulundurulur.
1-Sahanın % 70 ve fazlasında maki, garik veya bu vejetasyon tiplerinin yerine ikame edilebilecek bir vejetasyon tipinin bulunması.
2-Maki formasyonunda mersin, çitlenbik, pistasio, türleri, kocayemiş, yabanı zeytin, vb gibi kekliklerin severek tükettikleri türlerin bol miktarda olması.
3-Sahada yıllık ortalama yağışın 700 milimetreden az olması.
4-Sahadaki normal koru ormanlarının (kapalılık 2 ve üstü) alanın %15 inden az olması, sahada bulunan diğer ormanların (Çz veya Çk) bozuk orman niteliğinde bulunması.
5-Sahada kekliklerin üreme dönemlerinde kullandıkları kayalık ve sarp alanların bulunması ve bu alanların sahaya dağılmış bir şekilde olması.
6-Sahada kekliğin severek yediği böcek (özellikle çekirge ve süne), kurt, larva ve karıncaların bol miktarda bulunması.
Yukarda belirtilen özelliklere sahip alanlar haricinde tesis edilen keklik avlaklarının 2. Bonitet olarak belirlenmesi uygun görülmektedir.
Tesisi düşünülen Datça Devlet Avlağı sahası Datça Avcı Derneği’nden temin edilen 5 avcı ve Emecik, Kızlan, Mesudiye, Yaka ve Çeşme köylerinden temin edilen toplam 5 adet mihmandar ile değerlendirilmiştir. Bir avcı ve bir mihmandardan oluşan ikişer kişilik 5 ekip kurulmuştur. Datça Devlet Avlağı yaklaşık 4000 hektarlık 5 bölüme ayrılarak her bölüme bir ekip gönderilmiştir. Sahada bulunan popülasyonların değerlendirilmesi bu ekipler tarafından yapılmıştır. Sahada 5 bölümde yapılan değerlendirmesonucunda yaban domuzu, çakal, tilki, kınalı keklik, yaban tavşanı, kaya sansarı, kaya güvercini türlerinin popülasyon yoğunluklarının HİGMPY miktarı kadar olduğu; yeşilbaş, bıldırcın, üveyik ve çulluk türlerinin popülasyon yoğunluklarının ise HİGMPY miktarından az olduğu tespit edilerek Tablo 3’de belirtilmiştir.
Avına izin verilen türlerin yıllık (av dönemi) avlanma kotalarının belirlenmesi
Yaban hayatının korunması, planlanması ve yönetimi popülasyonlar bazında yapılmaktadır. Bu nedenle, avlanma planlarının hazırlanması için popülasyonların büyüklük, yoğunluk, dağılım ve strüktür gibi karakteristikleri ile doğum, ölüm ve göçler gibi dinamiklerine ilişkin bilgilere ihtiyaç vardır. Belirli bir alanı paylaşan ve aralarında üremenin gerçekleşebildiği bireylerin oluşturduğu topluluk popülasyon olarak adlandırılmaktadır. Popülasyonu meydana getiren fertlerin sayısı popülasyon büyüklüğü olarak tanımlanır.Popülasyon yoğunluğu birim alana düşen fert sayısı olarak ifade edilmektedir. Ülkemizde popülasyon yoğunlukları ayı, kurt ve vaşak gibi büyük memeli yırtıcılar için 10000 hektardaki birey sayısı diğer türler için 100 hektardaki birey sayısı olarak ifade edilmektedir. Herhangi bir yaban hayvanı popülasyonu iki temel gücün etkisi ile şekillenir. Bunlardan birincisi üreme potansiyeli diğeri ise çevre direncidir. Üreme potansiyeli türün biyolojisine özgü ve nispeten sabit bir değer olmakla beraber yoğunluğa – bağımlı popülasyonlarda birey sayısı taşıma kapasitesine yaklaştığında üreme potansiyelinde azalma gözlenir. Minimum üreme yoğunluğunun üzerinde ve gelişmekte olan bir popülasyonda bireyler serbestçe beslenir, büyür, erginleşir ve çoğalırlar. Buna karşılık yoğunluğu artarak taşıma kapasitesine ulaşan bir popülasyon çevre direnci nedeniyle gerileme sürecine girer. Ağır hava şartları, kaçak avcılık, besin için rekabet, hastalıklar ve yırtıcıların etkisi çevre direncini oluşturmaktadır.
Avlanma planlarının temel amacı avlattırılması hedeflenen türün popülasyon yoğunluğunun üremenin en hızlı olduğu bir yoğunluk seviyesinde tutularak bu seviyenin üzerindeki artımın hasat edilmesidir. Optimum yoğunluk olarak adlandırılan bu yoğunluk seviyesi popülasyonun optimum seviyede gelişme ve üremesine imkan vermektedir. Avlanma planlarında HİGMPY olarak söz edilecek olan bu seviyede çoğalma maksimuma yakındır. Bu seviyedeki bir popülasyon avlakta yeterli miktarda besin, örtü ve su bulabilmekte dolayısıyla böyle bir popülasyonda habitat elemanlarının kıtlığından kaynaklanan ölümler olmamakta, bireyler hastalıklara daha dayanıklı ve kötü hava koşullarına daha dirençli olmaktadır. Bu bireylerin trofeleri, vücut ölçüleri, büyüme ve gelişmeleri maksimum ölçülerde olmaktadır. Genel Müdürlüğümüzün yurt çapında sürdürmekte olduğu etüt-envanter çalışmaları ışığında ülkemizdeki av hayvanı türlerinin popülasyon büyüklükleri, yoğunlukları, üreme potansiyeli ile ergin ve yavruların yaşama oranları gibi popülasyon dinamiğine ilişkin temel bilgilere dayanılarak, uluslararası yayınlar da göz önünde bulundurulmak suretiyle genel ve devlet avlaklarında avına izin verilecek türlerin yıllık avlanma kotalarının hesaplanmasında esas alınacak HİGMPY’lerve Avlanma katsayıları belirlenmiştir.
Avlanma katsayısıherhangi bir türünüreme potansiyelive o türün bulunduğu ortamın çevre direnci göz önüne alınarak hesaplanan bir katsayıdır. Avlanma katsayısı ülkemizde yerleşik olarak yaşayan yaban domuzu, keklik, tavşan gibi av hayvanları için nispeten sabit olarak alınabilecek bir rakam olmakla birlikte ülkemizde geçici olarak bulunan göçmen kuşlar için hesaplanması bir hayli güç bir katsayıdır. Bu nedenle, göçmen kuşlar ve özellikle sulak alanlarımızı geçici bir süre kullanan su kuşları için hesaplanan avlanma katsayılarında sökün dönemlerinde yapılan gözlem ve envanter çalışmaları göz önünde bulundurularak avlanma katsayıları her yıl DKMPGM’ce belirlenmektedir. Merkez Av Komisyonu Kararları çerçevesinde 2013-2014 av döneminde avlanmasına izin verilen türler ve bu türler için belirlenen HİGMPY’lerve Avlanma katsayıları Tablo 2’de verilmektedir.
Merkez Av Komisyonu kararları çerçevesinde avlanmasına izin verilen türlerinavlak bazında yıllık (av dönemi) avlanma kotaları Tablo 3’te verilen bilgiler ışığında aşağıda verilen formül ile hesap edilir.
YAK=((HİGMPY x TAİKTA)/100) x AK
AK : Yıllık Avlanma Kotası
HİGMPY : Hasat İçin Gerekli Minimum Popülasyon Yoğunluğu
TAİKTA : Türün Avlak İçerisinde Kullandığı Toplam Alan
AK : Avlanma Katsayısı
Yukarıda verilen formülün avlanma katsayısına kadar olan bölümü, ava açılacak belirli büyüklükteki bir sahada o tür için olması gereken Hasat İçin Gerekli Minimum Popülasyon Büyüklüğünü, diğer bir değişle o sahada hasat yapılabilmesi için olması gereken hayvan miktarını vermektedir. Örneğin 1000 hektarlık birinci bonitet bir sahada keklik avının yapılabilmesi için bu sahada eş tutma döneminde en az (12x1000)/100=120 keklik olması gerekmektedir. Eş tutma döneminde yapılan envanter sonucunda sahada en az 120 kekliğin olduğu belirlenirse bu değer avlanma katsayısı ile çarpılarak bu sahadan üreme döneminde dünyaya gelen yavru keklikler de büyüdükten sonra açılacak avlanma döneminde hasat edilecek keklik miktarı 120x2=240 olarak belirlenmektedir.
Avlanma katsayısı ülkemizde yerleşik olarak yaşayan yaban domuzu, keklik, tavşan gibi av hayvanları için nispeten sabit olarak alınabilecek bir rakam olmakla birlikte ülkemizde geçici olarak bulunan göçmen kuşlar için hesaplanması bir hayli güç bir katsayıdır. Göçmen kuşların yıllık avlanma kotalarının belirlenmesine ilişkin Genel Müdürlüğümüzün çalışmalarına ışık tutacak bilimsel çalışmalar da maalesef bulunmamaktadır. Bu nedenle, göçmen kuşlar ve özellikle sulak alanlarımızı geçici bir süre kullanan su kuşları için belirlenen avlanma katsayıları sökün dönemlerinde yapılan gözlem ve envanter çalışmaları ile il şube müdürlükleri bünyesinde tesis edilmiş olan avlaklarda avlanan avcılardan av sezonu sonu edinilecek geri bildirimler göz önünde bulundurularak her yıl av dönemi sonunda Genel Müdürlüğümüzce belirlenecek gerekirse katsayılar eksiltilip arttırılabilecektir. Dolayısıyla, göçmen kuşların avlanma kotalarının sağlıklı olarak belirlenebilmesi önümüzdeki yıllarda avcı dernekleri ile işbirliği içerisinde yapılacak envanter ve anket çalışmaları ile mümkün olacaktır. Avcılarımızla işbirliği içerisinde yürütülecek olan bu çalışmalar ile avlakta avlanan avcı sayısı, belirlenen kotaların sürdürülebilir kullanım ilkesini karşılayıp karşılamadığı, belirlenen kotaların avcıların taleplerini karşılayıp karşılamadığı, arz edilen kotaların tamamımın talep görüp görmediği, avcı başına düşen av hayvanı sayısı gibi avlakların sürdürülebilir işletimi ve yönetimi için gerekli olan istatistiki bilgilerin temin edilmesi sağlanacaktır.
Örneğin, büyüklüğü 23500 hektar olan Muğla İli Datça İlçesinde tesis edilmiş olduğu varsayılan Datça Devlet Avlağı içerisinde yaban domuzu, çakal, tilki, kınalı keklik, yaban tavşanı, kaya sansarı, kaya güvercini, yeşilbaş, bıldırcın, üveyik ve çulluk gibi MAK Kararı çerçevesinde avına izin verilenav hayvanı türleri bulunduğu ve bu türlerin avlak sınırları içerisinde sırasıyla 10.000, 20.000, 20000, 15000, 15.000, 10.000, 10.000, 1000, 3000, 5000 ve 1000 hektarlık alanları kullandıkları belirlenerek Tablo 3’e işlenmiştir.
Tablo 3’te verilen bilgilere istinaden Datça Devlet Avlağı’nda bulunan av hayvanı türlerinin yıllık avlanma kotaları yukarıda verilen formül ile hesaplanarak Tablo 4’de verilmektedir. Tablo 4’ün incelenmesinden anlaşılacağı üzere; yeşilbaş, bıldırcın, üveyik ve çulluk türlerinin avlak sahasındaki popülasyon yoğunluklarının bu türler için belirlenen HİGMPY miktarlarından az olduğu için Datça Devlet Avlağı’nda bir sonraki av dönemine kadar bu türlerin avına izin verilmeyecektir.
Taşra birimlerimiz tescil edilen her bir devlet avlağı veya genel avlak için her yıl üreme dönemi öncesi avlakta avcı ve köylülerle işbirliği içerisinde yapılacak envanter çalışmalarından elde edilen bilgiler doğrultusunda bir adet “GENEL/ DEVLET AVLAĞI YILLIK AVLANMA KOTALARI BİLDİRİM FORMU”düzenleyerek DKMPGM’ye göndermektedir.
Genel ve devlet avlakları için belirlenen kotaların kullandırılması ve avcılığın düzenlenmesi
Genel ve devlet avlaklarında avına izin verilecek türler ve bu türler için avcı başına avlanma limitleri, avlanma süreleri, günleri ve zamanlarının belirlenmesinde MAK kararları esas alınır. Genel ve devlet avlaklarında herhangi bir av dönemi için tanzim edilen GENEL/DEVLET AVLAĞI YILLIK AVLANMA KOTALARI BİLDİRİM FORMU’nda belirlenen kotalar kadar hasat yapılmasına izin verilmektedir. İl şube müdürlüklerimiz tarafından tescil edilmiş genel ve devlet avlakları için belirlenen kotalar bölge müdürlüklerimizin resmi web siteleri üzerinden yayınlanmaktadır. Web sitelerinde yayınlanan kotaların kullanımı il şube müdürlüklerince takip edilmekte ve genel veya devlet avlaklarında avına izin verilen bir türün herhangi bir av dönemi için belirlenen kotasının tamamının kullanılması durumunda o tür için MAK kararlarında belirlenen avlanma süresi sona ermemiş olsa dahi avlakta o türün avı kapatılmaktadır.
Avlanma kotalarının kullanımını kolaylaştırmak için AVBİS (Av Yönetimi Bilgi Sistemi) adlı bir program geliştirilmiştir. Avcılık belgesi olan ve avlanma izin ücreti (Ülke GeneliAvlanma İzin Kartı veya İl GeneliAvlanma İzin Kartı alan avcılarımız) ödeyen avcılarımız avlanma izin belgesini internet üzerinden alarak MAK Kararında ilan edilen genel ve devlet avlaklarında aşağıda belirtilen koşullar çerçevesinde av yapabileceklerdir.
1- Her bir avlakta avlağın büyüklüğü ve avlanılacak türün özellikleri dikkate alınarak avlağa günlük girebilecek avcı sayısı 100 veya 250 hektara bir avcı olacak şekilde sınırlandırılmıştır. Sulak alan vasfındaki genel avlaklarda avlağa girebilecek avcı sayısı 100 hektarınaltında da bir avcı olacak şekilde olabilecektir.
2- İl Geneli Avlanma İzin Kartı alan yerli avcıların ilan edilen genel ve devlet avlaklarında av sezonunda avlanacağı gün sayısı her bir avlakta en fazla 12 gün olarak belirlenmiştir.
3- Ülke GeneliAvlanma İzin Kartı alanyerli avcıların ilan edilen genel ve devletavlaklarında av sezonunda avlanacağı gün sayısı her bir avlakta en fazla 6 gün olarak belirlenmiştir.
4- İlan edilmiş genel ve devlet avlakları için belirlenen kotalarAVBİS üzerinden avlanma izin belgesi alınarakMAK Kararında belirtilen avlanma süreleri ve limitleri dâhilindehaftanın 7günükullanılabilecektir. İnternet erişimi olmayan avcıların avlanma izin belgeleri il şube müdürlükleri tarafından AVBİS üzerinden düzenlenerek avcılara verilecektir.
5- Herhangi bir tür için belirlenen kotanın İl Geneli Avlanma İzin Kartı alan avcıların sayıları göz önüne alınarak en az % 50’si en fazla % 70’i İl Geneli Avlanma İzin Kartı alan avcılara kullandırılacaktır. Geri kalan kotalar Ülke Geneli Avlanma İzin Kartı alan avcılar tarafından kullanılacaktır.
6- Herhangi bir avcı her bir genel ve devlet avlağında bir gün için en fazla toplamda bir kanatlı ve bir memeli veya 2 kanatlı ya da 2 memeli tür avlayabilecektir.
7- Herhangi bir avcı gün içerisinde yalnızca bir avlakta avlanabilecektir.
8- Avcılar, ülke geneli avlanma izin kartı ile avlanacağı tarihinden en erken 3 gün önce, İl geneli avlanma izin kartıylaise avlanacağı tarihinden 1 gün öncesindenAVBİS üzerinden birbirini takip eden iki gün için Avlanma İzin Belgesi alabilecektir.
9- Avlanma izin kartı alantüm avcılar AVBİS’e kaydedilecektir. Bu kayıtta avlanma izin kartı alanavcıların;Kullanıcı Adı: T.C. Kimlik No, Şifresi: İl geneli/Ülke geneli avlanma izin kart no olacak böylece avcının il şube müdürlüklerine gitmeden internet üzerinden Avlanma İzin Belgesini alması sağlanmış olacaktır.
10- Avcıların eğitim durumu, mesleği, üye olduğu dernek, silah ruhsatı, iller arası nakil, av kabahati bilgisi ve harç bilgisi gibi bilgilerin AVBİS’e girilmesiyle bir veri bankası oluşturulması ve ülkemizin avcı profilinin çıkarılması hedeflenmektedir.
11- Genel ve devlet avlaklarında avlanacak avcılar günlük ve dönemsel olarak AVBİS üzerinden sorgulanabilecek ve tercih ettikleri av hayvanı türleri belirlenebilecektir. Bu tür istatistiki bilgiler av yönetimi faaliyetlerinin geliştirilmesinde kullanılacaktır.
alıntıdır