PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Sulak Alanlar Kazandı! Devlet Su İşleri (DSİ) Kaybetti



ADAPAZARLI AVCI
25.Nisan.2008, 08:24
Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, 'Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği'nin bir dizi maddesi ve ilgili eklerinin iptali talebiyle açtığı davayı kaybetti. Çevre ve Orman Bakanlığı'na açılan davaya Doğa Derneği, DSİ aleyhinde müdahil olarak bilimsel veriler sunmuş ve Danıştay'daki duruşmada sulak alanların kamu kaynakları kullanılarak yok edilmesine son verilmesini istemişti. <!-- END LEAD SENTENCE -->

http://www.kesfetmekicinbak.com/gundem/07221/imperiaflex_0_0_0.jpg
Türkiye, DSİ'nin kuruluduğu 1950'lerden bu yana sulak alanlarının yarısından çoğunu (toplam Marmara Denizi'nden büyük bir alan) kaybetti. Bu kaybın nedeni DSİ'nin Türkiye'nin su kaynakları, akarsuları ve gölleri üzerindeki tasarrufunu fizibilitesi yetersiz yatırım projeleri için kullanması. 1950'lerden bu yana yürütülen verimsiz su yatırımları bugün Türkiye'nin pek çok bölgesini ve tarım alanını susuzluk tehlikesiyle karşı karşıya getirdi.
'Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği' Türkiye'nin kısıtlı su kaynaklarının korunmasında büyük önem taşıyan sulak alanları yaşatmak, geliştirilmek ve bu konuda görevli kurum ve kuruluşlar arasındaki koordinasyonu sağlamak amacıyla Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü – Sulak Alanlar Şubesi tarafından hazırlanarak 1998 yılında yürürlüğe konmuştu. Ancak DSİ, bu yönetmeliğin kendi yetkilerini kısıtladığı gerekçesiyle 2005 yılnda yönetmeliğin revize edilmesini fırsat bilerek bir dizi önemli maddesinin iptaline yönelik dava açtı. Danıştay'ın verdiği kararla DSİ'nın Türkiye'nin su kaynakları konusundaki tek tasarruf sahibi olmadığı ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Sulak Alanlar Şubesi'nin önemi kanıtlanmış oldu.
Sonuç DSİ 2030 planlarına yansıtılmalı
Dava sonucu, Devlet Su İşleri'nin çalışmalarını planlama aşamasında diğer kurumların görüşünü almadan serbestçe hareket etme ve karar alabilme talebini reddediyor. Bu kararla, sulakalanların korunmasına yönelik kabul görmüş uluslar arası anlayışın ve Ramsar Sözleşmesi'nin, DSİ'nin planlama sürecine dahil edilmesi zorunlu olacak. Doğa Derneği, bu davanın ardından Devlet Su İşleri'ni 2030 yılı planlarında köklü değişiklikler yapmaya, çevre üzerindeki etkileri tam olarak bilinmeyen su yatırımlılarını gözden geçirmeye ve Türkiye'nin su politikasını yeniden belirlemeye davet ediyor.
Doğa Derneği Genel Müdürü Güven Eken sonuçla ilgili yaptığı değerlendirmede 'Bu sonuç, Türkiye'nin kısıtlı su kaynaklarını korumak açısından gerçek bir zaferdir. Coğrafyamızdan birer ikişer silinen göllerden gelen çatlamış toprak görüntüleri ve kuruyarak ölen flamingo yavruları bu ülkenin kaderi değildir. Bu manzaraların nedeni iddia edildiği gibi küresel ısınma değil, DSİ'nin politikasıdır. Bu manzaraların oluşmaması için DSİ'nin Sulakalanların Korunması Yönetmeliği'ne dava açmak yerine onu harfiyen uygulaması gerekmektedir' dedi.
25.04.2008

burhansen
25.Nisan.2008, 08:37
Hadi bakalım hayırlı olsun ,inşallah bu öncekiler gibi kağıt üzerinde kalşmaz zararın nersinden dönersen kardır derler ,hiç olmassa çoçuklarımızın görebileceği bir sulak alanlar adına ,su olmassa doğada olmaz

ADAPAZARLI AVCI
25.Nisan.2008, 08:45
DSİ DEN COK NEFRET EDİYORUM. ÇOK BİLİNÇSİZ VE HAREKET EDERLER.

BİLİYORUM DİYOR AMAM HİÇ BİR ŞEY BİLMİYORLAR. BİLGİSİZLER.

BATAKLIK KURUTUYORLAR BİLMİYORLARKİ ÇOK SAYIDA CANLIYI ÖLDÜRÜYORLAR.