Giriş

Orijinalini görmek için tıklayınız : HOŞ GELDİN YENİ SEZON (M.Bülent KAHYAOĞLU)



ibrahim uysal
05.Kasım.2013, 07:36
HOŞ GELDİN YENİ SEZON (KASIM 2012)

Bu ülkede avcının hayatı beklemek ile geçiyor.Neredeyse altı ay tüfekler barut kokusuna hasret olarak dolapta duruyor.Köpeklerin ve avcının durumu da bundan pek farklı değil.Beklemek insanı gerse de yapacak bir şeyin olmadığı da bir gerçek.Neyse ki artık sezon açıldı da avcılığın üzerindeki ölü toprağı kalktı.Artık elde tüfek,önde köpek dolaşacağımız meralar bizi bekliyor.Umarım herkes avcılıktan yana beklediğini bu yeni sezonda bulur.

Haydi hayırlısı diyerek sezona başladık.İstanbul’da köpeğe koşu yaptırmak için gittiğim bir kaç avda bıldırcından yana şansım olmasa da attığım iki fişeğin sesi bile beni mutlu etmeğe yetmişti.Ama av ve avcılık bu değildi! En azından böyle kısacık turlarla geçiştirilmemeliydi.Bu işin bir heyecanı olmalıydı. Ava gitmeden bir gün önce çantanı hazırlayacaksın,sonra eksik var mı diye tekrar kontrol edeceksin.Uyku tulumunu,botunu,tüfeğini,fişeğini … kapının yanına koyacaksın.Akşamdan saatını ayarlayıp ama hiçbir zaman o saatın çalmasını beklemeden av heyecanı ile erkenden uyanacaksın.Sabah köpeği gezdirdikten dostlarınla beraber atlayıp arabaya düşeceksin yollara.

http://f1211.hizliresim.com/13/p/g4rzb.jpg

Biz de böyle yaptık.Perşembe günü kulüpte ki yemekte Ercüment ağabey ile konuşup Cuma günü ava gitmeye karar verdik.Ertesi gün öğlen vakti bizim evin önünden yeni bir macera için yola çıkmaya hazırdık.Rahat geçen bir yolculuktan sonra geldiğimiz Saray’da alış verişimizi yapıp kalacağımız Ali ağabeyin kır evine vardığımızda artık güneş fazla ısıtmıyordu.Yatacağımız yerlere çantalarımızı bırakıp getirdiğimiz malzemeleri mutfağa yerleştirip birer yorgunluk kahvesini büyük bir zevk ile içtik.

İnsanlar hayatları boyunca hep isteseler de büyük dağları yerinden oynatmak gerçekten zordur.Bunu herkes yapamaz,yapan da her zaman yapamaz.O zaman küçük taşları yerinden kaldırmak ta insana mutluluk vermelidir.Kaldığımız ev yerleşim merkezine uzak olduğu için elektrik dolayısı ile bir teknolojik kullanım aleti yok.Bir jeneratör ile çalıştırılan su pompası hariç her şey eski düzen.Ateşi yak çayı demle,yemeği yap.Peki ne yiyeceğiz dersen git bahçeden topla gel.Domates,biber,patlıcan,kabak,karpuz… daha neler neler.Peki var mı bundan daha iyisi? Evet muhakkak vardır ama benim aradığım o değil ki.Tabii ki lüks otelin rahatı yok ama keyif arıyorsan bundan daha iyisi de yok.Bence bu huzur dolu yerde biz dağları yerinden oynatmanın mutluluğunu yaşıyorduk.

http://f1211.hizliresim.com/13/p/g4rwy.jpg

Cumartesi sabahı ava hasret köpeklerimiz ile girdik yüksek otlu meraya.Benim Efe aldı başını başladı koşmaya.Dur durak yok.Altı aydır yatmanın verdiği hırsla bir orada bir burada.Tabii ki bu esnada koşarken etrafından kaçan birkaç bıldırcın da bizlere el sallamayı ihmal etmediler.Çok kızdım ama köpekte haklı.Hem avsız geçen günlerin acısına,hem de pek itibar etmediği bıldırcın avına nispet hızı kesilinceye kadar kafasına göre dolaştı durdu.Hatta gel buraya lafıma bile bazen itibar etmeyip av yerine kendi için koştu,hırsını attı.Bu esnada biz de kendinden kalkan bir kaç kuşa tüfek atıp yapacağımız ilk güvece hazırlık yaptık.Gerçekten barut kokusunu ve tüfeğin sesini özlemiş olacağım ki uzak kalkanlara bile tüfek atıp durdum.Yaptığımız iki saatlik avdan sonra köpeğe kızgın olarak evin yolunu tuttuk.Şehirde köpek bakmak,gezdirmek hele eğitmek gerçekten zor.Bundan dolayı komşusu ile mahkemelik olmuş bir sürü avcı dostum var.Böyle olunca da köpeği avsız geçen zamanlarda formda tutmak çok zor oluyor.

Öğlene doğru diğer arkadaşlar da geldi.Biz yemeği hazırlarken onlarda yerleşmeğe çalışıyorlardı.Bu hareketlilik içinde sanki ıssız ada da hayat yediden başlıyormuş gibi neşe ile karışmış sohbetler ve kahkahalar birbirine karıştı.Bahçenin bizlere sunduğu kokusunu bile unuttuğumuz doğal ürünler ile yaptığımız nefis yemekleri yerken bir arada olmanın mutluluğunu bir kez daha idrak ediyorduk.Tüm ekip olarak geçirdiğimiz bu güzel birkaç saatten sonra biraz dinlenip akşam üstü avı için güç topladık.

http://f1211.hizliresim.com/13/p/g4ry4.jpg

Saat dört gibi uyanıp hazırlandık.Bu esnada elimizde tüfekleri gören köpekler de başladılar huysuzlanmaya.Havayı kesif bir av kokusu sarmıştı.Avcılar hazır,köpekler istekli idi.Haydi rastgele diyerek girdik meraya.Bu sefer köpekten daha umutluyum.Hiç olmadı hırsını biraz attı şimdi bana av yapacak diyorum.Bir avcının yetiştirdiği köpekten verim alması büyük zevktir.Bakalım şimdi ne olacak derken attım ilk adımımı meraya.Neyse başladık adım adım otlukları dolaşmaya.Efe önümde geziyor biraz açılıyor sonra yine yaklaşıyor ama pek bereketli değil.Bu esnada bir kaç bıldırcın önümüzden kalktı da bana zevk vermiyor.Biraz kızmaya başlıyorum.Hadi artık biraz da bana çalışta işe yara diye düşünüyorum.Ama nafile,sanki koşarak kuş kaldırma makinası.Ya sabır diyorum da ben de sabır pek yoktur ki!

Hava sıcak olduğundan yanımda taşıdığım su kabından köpeklere su içirdim.Sonrada eskiden bana bereketli avlar sunan yüksek otlu meraya girdik.Kalkan bir iki kuşu yeleğe yerleştirdik ama köpeğin aport hariç bana faydası yok.Zararı var mı derseniz evet var.Çünkü artık kızıyorum.Bıldırcını kaldır,vur,ondan önce bul.Peki o zaman köpeğe ne ihtiyaç var? Ercüment ağabeyin telkinleri ile sinirimi içime atıp köpeğe fazla yüklenmiyorum ama çok kızmış bir vaziyetteyim.Yani köpek ile aramızda ki ortam geriliyor.Bu karışık duygular ile serinleyen havanın rahatlığında ağır ağır yürüyorum.O esnada Efe ilk fermasını veriyor.Çakıldı,kıpırdama yok.Yanına gittim eğilip sırtını sevdim ve ilerlemesi için ona yol verdim.Bu esnada diğer arkadaşlar fermaya fazla itibar etmediklerinden biraz ileriden olayı izliyorlarmış.Neyse ben bu sefer tamam diye düşünüp aldığım hazla kalkan kuşu vurup köpeğe de aport yaptırabildim mi tüm kızgınlığım geçecek diye düşünürken eğildiğim yerden kalkıp tüfeğimi öne doğru uzatırken iki bıldırcın peş peşe ayrı yönlere kalktı.Tüfeği ilk kalkan kuşa doğru yöneltip tetiği çektim tüfek patlamadı.Bir daha çekerken aklıma geldi ama yine de çektim.Tabii ki sonuç aynı ses yok.Hemen emniyeti açıp uzak kuşa bir fişek yolladım ama nafile.Bıldırcın kalkarken pisliğini bıraksa da uzaklaşınca ne haber ne oldu der gibi bana baktığını sandım.

http://f1211.hizliresim.com/13/p/g4s0r.jpg

Ustalar ne diye o kadar bekledin dediklerinde köpeklere su vermek için durduğumda emniyeti kapadığım sonrada unuttuğumu anlattım.Bu esnada bir ders daha aldım.Ercüment ağabey böyle durumlarda emniyeti kapayacağına tüfeği kır daha iyi olur dedi.Bir emniyet açısından iki böyle bir olayı bir daha yaşamamak açısından son derece önemli bir ders almış oldum.Çünkü kapalı emniyetten dolayı birkaç kez de çullukta atış yapamamak başıma gelmişti.

O gün herkes üç beş bıldırcın vurup sezona iyi bir merhaba dedi.Hamlıktan bizler de köpekler de biraz yorulduk.Akşam üstü ev de üstümüzü değişip,tüfeklerin nemini silip bakımını yaptıktan sonra,sıra köpeklerin beslenmesine gelmişti.Onları güzelce doyurunca yorgunluktan sesleri de kesildi.Şimdi sıra bize gelmişti.Önce bidondan akan su ile güzelce saçımı başımı yıkayıp tıraşımı oldum.Sonrada üstümü değiştirip dışarı çıktım.Herkes bir şeyin ucundan tutup el birliği ile sofra kuruldu.Dostlarla etrafı çevrili olan masada sadece sevgi vardı.Uyku gözümüze çökene kadar yaptığımız sohbetlerle karanlıkta parlayan yıldızlara ne kadar mutlu olduğumuzu fısıldayıp durduk.Sonrada mest bir vaziyette uyku tulumlarımızın içine süzüldük.

http://f1211.hizliresim.com/13/p/g4s1t.jpg

Pazar günü de aynı olaylar tekrarlandı.Bol bol gezdik,herkes yedi sekiz bıldırcın avladı.Akşama doğruda arkadaşlar atlayıp arabalarına İstanbul’un yolunu tuttular.Biz ise Ercüment ağabey ile beraber Çarşambaya kadar kalmaya karar verdik.Hazır gelmişken iki gün tatil yapar son gün de avlanır sonra eve döneriz dedik.Çok da güzel oldu.İş yok,televizyon,gazete yok,gürültü yok sadece temiz hava ve huzur var.İşte böyle bir ortamda harika vakit geçirdik.Köpekleri gezdirdik,biraz yürüyüş yapıp etrafı tanıdık,şahane yemekler yapıp biraz da rakıyı yudumladık.Yağan yağmuru,esen rüzgarı mutfağın önündeki saçağın altından izlerken birer kadehte rakıyı ihmal etmedik. Belki de bu av gezisinin en güzel kısmı bu iki gün oldu.Şehrin girdabından uzakta sakinlik denizinin içinde huzurlu iki adam.

http://f1211.hizliresim.com/13/p/g4ruw.jpg

Pazartesi ve Salı günü yağan yağıştan sonra açan hava iyi bir av havasının müjdecisi miydi acaba? Evet aynen öyle oldu.Çarşamba sabahı ava girdiğimizde bolluk vardı.Hemen arkadaşları aradık.İyi bıldırcın olduğunu isteyenlerin akşam gezmesine gelebileceklerini haber verdik.Bunun üzerine Niko ağabey ve Ahmet arabaya atlayıp öğleden sonra yanımıza geldiler.Gelmelerine değdi de doğrusu.İkisi de limitlere yakın avlarını yapıp ödüllerini aldılar.İşte av tutkusu bu olsa gerek.Onca yolu gelmelerinin sebebi beş on kuş değil olsa olsa içlerinde yanan ve hiç sönmeyen avcılık aşkı olmalıdır.İşte biz avcılar böyleyiz.Av için bir gün burada diğer gün başka bir yerdeyiz.Bazen dağlarda yüksek tepeler de rüzgar yalar yüzümüzü,bazen de düz çayırlıkta güneş yakar tenimizi.Bu işin cefası çoktur ama avcı için tüm külfet sadece ayrıntıdır.Tüm avcı dostlarıma yeni sezonda kazasız bol avlı günler dilerim.Rastgele.

ibrahim uysal
05.Kasım.2013, 07:36
Yaşadığınız güzellikleri bizlere de yaşattığınız için teşekkürler Bülent abi...Her anı yaşanılasıca bir anınız olmuş...

Teşekkürler,rastgele abi...... :)

gsahiner
05.Kasım.2013, 09:25
Yaşadığınız güzellikleri bizlere de yaşattığınız için teşekkürler Bülent abi...Her anı yaşanılasıca bir anınız olmuş...

Teşekkürler,rastgele abi...... :)

Osman KARATEPE
05.Kasım.2013, 10:47
İçimizde yanan ve hiç sönmeyen av aşkını bu kadar güzel bir anı ve bir o kadar akıcı anlatımla bizlerle paylaştığınız için çok teşekkür ederim abim harika bir tatil olmuş sizin için , imrenmedim dersem yalan olur :)

Burhan KESKİN
05.Kasım.2013, 13:27
Anılarda olmasa çekilmez be abi bu avcılık ağzına sağlık paylaşım için teşekkürler..

Yıldıray İNCE
05.Kasım.2013, 15:40
Yaşadığınız güzellikleri bizlere de yaşattığınız için teşekkürler Bülent abi...Her anı yaşanılasıca bir anınız olmuş...

Teşekkürler,rastgele abi...... :)