ibrahim uysal
07.Kasım.2013, 08:21
AVCILIK MI AV-CILIK MI? (ARALIK 2006)
Kaç zamandır düşünüyorum da acaba bizler avcılığı doğru yapıyor muyuz? Yoksa her şeyde olduğu gibi kurallara uymayan,etik davranmayan,başkalarına ve doğaya saygısı olmayan avcılık mı yapıyoruz? Emin olun ben hala cevabını bulamadım.Çünkü yapılan bir çok şeyi aklım almıyor.Etrafımızda öyle tutarsız avcı dostlarımız var ki avcılığın geleceği hakkında bazen bu bile beni umutsuzluğa itebiliyor.Bunları düşündükçe de canım sıkılıyor ve birkaç dostumla yaptığım avcılığa yine onlarla devam ediyorum.Hiç olmadı bu sayede başkaları ile fazla temas etmiyorum.Sadece dostlarım,oğlum,köpeğim ve ben.
Öncelikle avda giydiğimiz kıyafetleri çok yadırgıyorum.Tabii ki her ava uygun dışarıdan getirilmiş pahalı kıyafetlerden bahsetmiyorum.Benim üzerinde durduğum günlük kıyafetlerle yapılan avcılık.Herkes maddi durumuna uygun av kıyafetlerini piyasadan rahatça bulabiliyor.Artık eskisi gibi değil.Bir çok yerli firma kaliteli ve uygun fiyata av kıyafetleri üretiyor.Bence avcılık ruhu olan bir etkinliktir.Avcı sokakta ki diğer insanlardan farklı görünmelidir.Kot pantolon giyip,ayağına eski bir ayakkabı ile ava çıkmamalıdır diye düşünüyorum.Yaptığımız ortak tutkumuza saygı duyup ona uygun giyinmeliyiz,ona uygun davranmalıyız.
Hep doğa sevgisinden söz ederiz.İnternette ki avcılık sitelerinde ormanı korumaktan bahseder,çeşitli yazılar yazar,hararetli tartışmalar yaparız.Hangimize sorsan “ Kendimi bir şehirden dışarı atayım,şu güzel meralara ayak basayım,yeter “deriz.Ama doğayı kirletmeye de ne hikmetse hala devam ediyoruz.Acaba tembellikten mi yoksa nedendir bilinmez güzelim avlakları da çöplüğe çevirmiyor muyuz? Böyle olunca da pislik içinde avlanmak bize müstahaktır diyebilir miyim? Gözüme pis gelen şeyleri temizlemek için artık avda kendi boş fişeklerimle beraber ne kadar yerde fişek bulursam topluyor ve av sonrası yaktığımız kamp ateşinde etraftaki tüm pisliklerle beraber diğer avcı arkadaşlarıma örnek olsun diye onların gözleri önünde yakıyorum.Bu beni kısmen mutlu ediyor.Hiç olmadı doğayı korumaya küçükte olsa bir katkım oluyor diyorum.Düşünsenize o güzel renklerin ahenkle karıştığı avlakta yürüyorsunuz.Zevk içinde,heyecanla,pür dikkat köpeğinizi takip ediyorsunuz.O da ne? Önünüzde sarı kırmızı mavi boş fişekler,pet şişeler ve pis poşetler.Ne işleri var orada,kim atmış,neden göz zevkimi bozuyorlar? İşte bu sorulara cevap bulamıyorum.Sanki adam evinde de çöpü yere mi atıyor diyorum.Hani bizler en güzel anlarımızı avda geçiriyorduk? Hani en büyük tutkumuz av ve doğa idi? Peki neden sevdiğimizi korumuyoruz? Bırak korumayı bir de niye içine ediyoruz?
http://img641.imageshack.us/img641/2492/68024164.jpg
Bir konu daha beni çok üzüyor.İnternet sitelerinde birbirini tanımayan avcı arkadaşlar gerçekten gereksiz tartışmalara ve sonunda da tatsız atışmalara giriyorlar.Bu tartışmaların bir kısmı yeterli bilgisi olmayan kişilerin yaptıkları sığ münakaşalardan kaynaklanıyor.Ama çoğunluğu ise köpek satışlarından oluyor.İnsanlar,hem birbirlerinin köpeklerini karalıyorlar,hem de kendilerine pazar yaratmak için ortam hazırlıyorlar.Öyle tartışmalar oluyor ki insanlar karşısındaki yüzünü dahi görmediği kişiyi kavgaya davet edebiliyor,küfürler havada uçuşuyor.Bazı köpek satıcıları ise kendisini tanımamasına rağmen köpeğini satmak için öyle iyi bir insan gibi davranıp bazı insanları yanına çekip ikilikler yaratıyorlar ki,buda doğal olarak sitelerde ve avcı camialarında kırgınlıklara yol açıyor.Bir insanı tanımak için onu olduğu ortamda gözlemlemek,onunla vakit geçirmek gerekmez mi? Bu da uzunca bir zaman almaz mı? Peki o zaman nasıl tanımadığın bir kişi hakkında hüküm veriyorsun? Senin fikrine ters bir düşüncesi var diye onu yargılamak karalamak hatta hakaret etmek hakkını sana kim veriyor?
Unutmayalım ki bir şeyi yapmak gerçekten zordur ama onu yıkmak çok kısa bir süre alır.Bizler de sahip olduğumuz değerleri koruyalım,sahip çıkalım.Doğamızı,avcılık etiğini,internetteki avcılık sitelerini ve avcılık dergilerimize sahip çıkalım.Bu işe zaman ayırıp bir şeyler yapmaya çalışanlara saygı duyup yardım edelim.Unutmayalım ki bizler bu sevdayı babalarımızdan aldık oğullarımıza bırakacağız.Yıllar sonra çocuklarımız keşke babalarımız bize böyle kötü bir ortam bırakmasalardı,bu güzelim doğayı mahvetmeselerdi demesinler.Hep beraber avcılığın cılkını çıkarmayalım,sadece yasalara uygun vicdani ve etik avcılık yapalım.Hepimiz duyarlı olalım ve eğer gerekiyorsa görev alıp avcılığın daha iyiye gitmesi için çalışalım.Bilimin ve etiğin ışığı avcılığımızı aydınlatsın.
Herkese kazasız belasız avlar dilerim.Rastgele.
Kaç zamandır düşünüyorum da acaba bizler avcılığı doğru yapıyor muyuz? Yoksa her şeyde olduğu gibi kurallara uymayan,etik davranmayan,başkalarına ve doğaya saygısı olmayan avcılık mı yapıyoruz? Emin olun ben hala cevabını bulamadım.Çünkü yapılan bir çok şeyi aklım almıyor.Etrafımızda öyle tutarsız avcı dostlarımız var ki avcılığın geleceği hakkında bazen bu bile beni umutsuzluğa itebiliyor.Bunları düşündükçe de canım sıkılıyor ve birkaç dostumla yaptığım avcılığa yine onlarla devam ediyorum.Hiç olmadı bu sayede başkaları ile fazla temas etmiyorum.Sadece dostlarım,oğlum,köpeğim ve ben.
Öncelikle avda giydiğimiz kıyafetleri çok yadırgıyorum.Tabii ki her ava uygun dışarıdan getirilmiş pahalı kıyafetlerden bahsetmiyorum.Benim üzerinde durduğum günlük kıyafetlerle yapılan avcılık.Herkes maddi durumuna uygun av kıyafetlerini piyasadan rahatça bulabiliyor.Artık eskisi gibi değil.Bir çok yerli firma kaliteli ve uygun fiyata av kıyafetleri üretiyor.Bence avcılık ruhu olan bir etkinliktir.Avcı sokakta ki diğer insanlardan farklı görünmelidir.Kot pantolon giyip,ayağına eski bir ayakkabı ile ava çıkmamalıdır diye düşünüyorum.Yaptığımız ortak tutkumuza saygı duyup ona uygun giyinmeliyiz,ona uygun davranmalıyız.
Hep doğa sevgisinden söz ederiz.İnternette ki avcılık sitelerinde ormanı korumaktan bahseder,çeşitli yazılar yazar,hararetli tartışmalar yaparız.Hangimize sorsan “ Kendimi bir şehirden dışarı atayım,şu güzel meralara ayak basayım,yeter “deriz.Ama doğayı kirletmeye de ne hikmetse hala devam ediyoruz.Acaba tembellikten mi yoksa nedendir bilinmez güzelim avlakları da çöplüğe çevirmiyor muyuz? Böyle olunca da pislik içinde avlanmak bize müstahaktır diyebilir miyim? Gözüme pis gelen şeyleri temizlemek için artık avda kendi boş fişeklerimle beraber ne kadar yerde fişek bulursam topluyor ve av sonrası yaktığımız kamp ateşinde etraftaki tüm pisliklerle beraber diğer avcı arkadaşlarıma örnek olsun diye onların gözleri önünde yakıyorum.Bu beni kısmen mutlu ediyor.Hiç olmadı doğayı korumaya küçükte olsa bir katkım oluyor diyorum.Düşünsenize o güzel renklerin ahenkle karıştığı avlakta yürüyorsunuz.Zevk içinde,heyecanla,pür dikkat köpeğinizi takip ediyorsunuz.O da ne? Önünüzde sarı kırmızı mavi boş fişekler,pet şişeler ve pis poşetler.Ne işleri var orada,kim atmış,neden göz zevkimi bozuyorlar? İşte bu sorulara cevap bulamıyorum.Sanki adam evinde de çöpü yere mi atıyor diyorum.Hani bizler en güzel anlarımızı avda geçiriyorduk? Hani en büyük tutkumuz av ve doğa idi? Peki neden sevdiğimizi korumuyoruz? Bırak korumayı bir de niye içine ediyoruz?
http://img641.imageshack.us/img641/2492/68024164.jpg
Bir konu daha beni çok üzüyor.İnternet sitelerinde birbirini tanımayan avcı arkadaşlar gerçekten gereksiz tartışmalara ve sonunda da tatsız atışmalara giriyorlar.Bu tartışmaların bir kısmı yeterli bilgisi olmayan kişilerin yaptıkları sığ münakaşalardan kaynaklanıyor.Ama çoğunluğu ise köpek satışlarından oluyor.İnsanlar,hem birbirlerinin köpeklerini karalıyorlar,hem de kendilerine pazar yaratmak için ortam hazırlıyorlar.Öyle tartışmalar oluyor ki insanlar karşısındaki yüzünü dahi görmediği kişiyi kavgaya davet edebiliyor,küfürler havada uçuşuyor.Bazı köpek satıcıları ise kendisini tanımamasına rağmen köpeğini satmak için öyle iyi bir insan gibi davranıp bazı insanları yanına çekip ikilikler yaratıyorlar ki,buda doğal olarak sitelerde ve avcı camialarında kırgınlıklara yol açıyor.Bir insanı tanımak için onu olduğu ortamda gözlemlemek,onunla vakit geçirmek gerekmez mi? Bu da uzunca bir zaman almaz mı? Peki o zaman nasıl tanımadığın bir kişi hakkında hüküm veriyorsun? Senin fikrine ters bir düşüncesi var diye onu yargılamak karalamak hatta hakaret etmek hakkını sana kim veriyor?
Unutmayalım ki bir şeyi yapmak gerçekten zordur ama onu yıkmak çok kısa bir süre alır.Bizler de sahip olduğumuz değerleri koruyalım,sahip çıkalım.Doğamızı,avcılık etiğini,internetteki avcılık sitelerini ve avcılık dergilerimize sahip çıkalım.Bu işe zaman ayırıp bir şeyler yapmaya çalışanlara saygı duyup yardım edelim.Unutmayalım ki bizler bu sevdayı babalarımızdan aldık oğullarımıza bırakacağız.Yıllar sonra çocuklarımız keşke babalarımız bize böyle kötü bir ortam bırakmasalardı,bu güzelim doğayı mahvetmeselerdi demesinler.Hep beraber avcılığın cılkını çıkarmayalım,sadece yasalara uygun vicdani ve etik avcılık yapalım.Hepimiz duyarlı olalım ve eğer gerekiyorsa görev alıp avcılığın daha iyiye gitmesi için çalışalım.Bilimin ve etiğin ışığı avcılığımızı aydınlatsın.
Herkese kazasız belasız avlar dilerim.Rastgele.