PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : KÖPEKLERİMİZE DEĞER VERELİM BU BİLGİLERİ UYGULAMAYA ÇALIŞALIM. (İ.ÖZEL)



ibrahim ozel
28.Kasım.2013, 11:35
AV SEZONUNDA KÖPEKLER
Av sezonunda köpeklere yaz aylarında olduğundan daha fazla ihtimam göstermeliyiz. Bizim su geçirmez botlarımız, yağmurluklarımız ve istediğimiz besini alma lüksümüz var ama köpek kendi vücudu ve bizim onun için uygun gördüğümüz besinlerle tabiata karşı savaşmak zorunda.

Av sezonunda köpeklere yaz aylarında olduğundan daha fazla ihtimam göstermeliyiz. Bizim su geçirmez botlarımız, yağmurluklarımız ve istediğimiz besini alma lüksümüz var ama köpek kendi vücudu ve bizim onun için uygun gördüğümüz besinlerle tabiata karşı savaşmak zorunda.Köpeği bu zor şartlara hazırlamak ise bizim bu hayvanlara olan en başta gelen görevlerimizden biri.

Köpek avda kesinlikle zayıf olmamalı. Nasıl sağlam kafa sağlam vücutta olursa, sağlam koku alma ve bütün gün istekli av yapmada sağlam köpekte olur. Köpeğin yeterli kilosu nasıl anlaşılır? Özellikle pointer ırkı kısa tüylü köpeklerde hayvanın kemikleri göze gelmemeli fakat ele gelmelidir. Ellerinizi hayvanın üzerinde gezdirdiğiniz zaman hayvanın kaburga kemiklerini tek tek hissetmelisiniz fakat dışarıdan bakıldığında tek kemik görmemelisiniz. Kalça kemikleri dışarı fırlamamalı, üzerleri kapalı olmalı. Zayıf değil kilolu olmayan iyi beslenmiş köpek av yapar. Köpeğin derisini elinizle bir torbayı tutar gibi kavrayarak çekerseniz sağlıklı ve yeterli derecede besili bir köpekte deri kolayca kasların üzerinden ayrılıp elinize gelmeli ve bıraktığınızda yavaş yavaş eski halini almalı. Eğer deriyi kavramakta zorluk çekiyorsanız o köpek fazla beslenmiştir.Köpeğin avda gezmesini bıldırcındaki sıcak havalarda gezmesiyle, kışın çullukta gezmesini kıyaslamayın hangi köpek olursa olsun sıcak havada gezmek istemeyecek ve yavaşlayacaktır. Bu yavaşlama köpeğin fazla beslendiğinin göstergesi değil sıcağa olan duyarlılığıdır.

Bildiğiniz gibi köpeklerde ter bezleri olmadığından bütün ısıyı dışarı salyaları ile atarlar buda yeterli bir rahatlık sağlayamadığından sıcak havalar köpek için rahatsız edicidir. Şunu demek istiyorum ki genellikle havalar pek soğumadan yapılan bıldırcın avında köpeğim kilolu bu yüzden gezmiyor diyerek köpeğinizi zayıflatmayın.Kış ayları hamsinin bollaştığı ve genellikle ucuzladığı aylardır ve köpek için bu aylarda verilebilecek en güzel gıdalardan biridir. Kılçıkları çıkmış hamsileri bir miktar sebze,tahıl ve mısır unu ile suda pişirip verebilirsiniz. Kışın balıkla beslenen köpeğin tüylerinin ne kadar parlaklaştığına inanamayacaksınız. Ben Samsun'daki cocker köpeğime kış aylarında her fırsatta hamsi ile beslerdim. Sabahları suyla inceltilmiş ılık sütün içerisine biraz bal ve pekmezle ekmeğe papara yapıp vermeniz köpeğin enerjisine de takviye olacaktır. Zaten suyu seven cocker deniz kenarında oturmam sebebiyle kışın hiç çekinmeden ve bir zorlama olmadan denize girmeye bayılırdı .Çok kişi bana sormuştur köpeğin tüylerine ne sürüyorsun? nasıl böyle parlıyor? diye. Fok balığı gibi parlayan, ve köpek yürüdükçe dalgalanan bir sırt sağlık belirtisidir. Matlaşmış ve karışık bir hal almış köpeğin kılları hayvanda beslenme bozukluğunun ve bir çok hastalığın belirtisidir.Ayrıca kış aylarında vitamince bol olan dalak, karaciğer, işkembe aksatılmadan köpeğe verilmelidir.Ava çıkmadan önce köpeğin ayak parmaklarının arasına vazelin sürmek bütün gün ıslak zeminde gezecek ve hırpalanacak olan ayaklarını korumada faydalı olacaktır.

Avda köpek için yanınıza havlu veya benzeri bir şeyi almanız ve uzun süre durulması gerektiği hallerde, dönüşte köpeğin üşümemesi için kurulanması için gereklidir. Avda köpeğinizin ıslandıktan sona yanınıza gelip titrediğini yada dönüşte arabanın arkasında titrediğini görmüşsünüzdür. Köpeğin titremesi kendi insiyatifinde olmadığından ve bu işten de zevk almadığı belli olduğuna göre üşümekte olan köpeğin yerine kendinizi de koyarsanız ıslanan köpeğin av bitiminde acilen kurulanması gerektiğini anlayacaksınız.

Kış ayları da olsa avlanılan bazı meralarda su bulunmayabilir. Eğer uzun bir müddet avlanmışsanız ve köpeğinizin içmesi için herhangi bir su birikintisine rastlamamışsanız, ve köpeğinizin de suya ihtiyacı olduğunu görüyorsanız mataranızda mutlaka ona da su ayırın. Bu gibi meralara giderken de kendiniz için gerekmiyorsa bile onun için yanınıza su alın. Unutmayın ki onun sizden çok suya ihtiyacı var.

Özellikle çulluk avında birde köpeğiniz çalıya girmeyi seviyorsa dikenlerden yaralanacaktır. Bu gibi durumlarda yanınızda gerekli tıbbi malzemeyi bulundurun.(Bu avcının kendisi içinde gereklidir) Ben avda köpeğinin çoban köpekleri tarafından ısırılan ve eve dönene kadar köpeğine müdahale etmeyen o şekilde açık yarayla köpeğini gezdiren avcı görmüşümdür.

Avdan gelince köpek mutlaka bir gözden geçirilmelidir. Gözünüzden kaçan ve köpeği rahatsız edecek yada ileride sorun açacak yaralanmalar olabilir. Öncelikle ayaklar, gözler, kulak içleri kontrol edilmeli. çalılardan bir şey takılıp bu organlara zarar vermiş mi? ve köpek iyice kurulanıp istirahate terk edilmeli.

Böyle bir bakım bütün gün boyunca yapılan avlarda (sabah gün doğuşundan akşam gün batımına kadar)köpek performansı için gereklidir. Sabah ava çıkıp da öğleden sonra aramayı bırakıp sahibinin arkasından gelen ve akşama doğruda sahibinin sırtında arabaya dönen çok köpek görmüşümdür.

KÖPEĞİNİZ ÇÖP TENEKESİ DEĞİLDİR. ONU YEMEYECEĞİNİZ, ATACAĞINIZ YEMEKLERLE BESLEMEYİN.

BANYO
Genelde köpek mümkün olduğu kadar az yıkanmalıdır. Köpeklerin deri ve tüylerinde bulunan kendilerine has yağ yıkanma sonucu kaybedilir buda deride kuruma ve çatlamalara, tüylerde sağlıksız görünüme sebeb olur. Eğer veteriner hekim bir tedavi gereği olarak önermemişse banyo ayda bir kereden fazla olmamalıdır.
Genelde köpek mümkün olduğu kadar az yıkanmalıdır. Köpeklerin deri ve tüylerinde bulunan kendilerine has yağ yıkanma sonucu kaybedilir buda deride kuruma ve çatlamalara, tüylerde sağlıksız görünüme sebeb olur. Eğer veteriner hekim bir tedavi gereği olarak önermemişse banyo ayda bir kereden fazla olmamalıdır.
Köpek yıkanacağı zaman kullanılacak sabun köpekler için üretilmiş köpeğin kendine has yağını deri ve tüylerin üzerinden almayacak olanlardan seçilmelidir. Bu tür sabunlar (şampuanlar) bulunamadığı takdirde katkısız saf sabunlar yada en iyi tercih olarak bebek şampuanları şeçilmelidir. Bebekler için hazırlanan yumuşak şampuanlar köpekler içinde kullanılabilir ayrıca bu şampuanların göz yakmamalarıda avantajdır. Her ne tür sabun kullanılıyor olursa olsun köpeğin gözleri korunmalı ve sabun köpüğünün teması engellenmelidir. Ayrıca köpeğin kulaklarına su tutulmamalı ve kulaklara suyun kaçmasını önlemek için başına su dökerken mutlaka iki kulakta elleriniz ile sıkıca kapatılmalıdır. Sabunlanma bittikten sonra köpeğin üzerindeki sabun iyice ovuşturularak durulanmalı hiçbir sabun artığı köpek üzerinde bırakılmamalıdır. Bu işlem yapılırken hazlaca oğuşturup özellikle tırnaklar ile köpeğin derisi zedelenmemelidir.
Köpek soğuk havalarda yıkanmamalıdır. Köpeğin yıkanacağı su ise ılık olmalıdır. Soğuk veya sıcak su ile köpek kesinlikle yıkanmamalıdır. Köpek yıkandıktan ve durulandıktan sonra mutlaka birkaç havlu ile havanın sıcaklığına göre iyice kurulanmalıdır.
Köpek eğer gerçekten kirli ise yıkanmalıdır. Dışarıda bakılan köpekler kışın yıkanmamalı bunun yerine hergün düzenli olarak fırçalar ile yapılan tüy bakımı ile köpeğin temiz tutulması sağlanmalıdır. Yavru köpeklerin yıkanabilmesi için en az üç aylık olmaları gerekmektedir. Köpeğinizi yıkamadan temizlemenin diğer bir yoluda pudra ile iyice pudralanan köpeğin daha sonra bir fırça ile üzerinde hiç pudra kalmayacak şekilde fırçalanmasıdır. Bu işlem sırasında köpeğin üzerinden çıkan pudranın nasıl renk değiştirdiğini ve köpeği temizlediğini göreceksiniz.

KÖPEĞİ GEREĞİNDEN FAZLA VE UYGUN OLMAYAN SABUNLARLA YIKAMAK BAZI DERİ PROBLEMLERİNE NEDEN OLABİLİR. KÖPEĞİNİZİ GERÇEKTEN İHTİYACI OLDUĞU ZAMAN YIKAYINIZ.

KÖPEĞİNİZİN DİŞLERİ BAKIMLI MI?
Köpeğin dişlerinin de bakıma ihtiyacı olduğunu sakın unutmayın. Köpeklerde en önemli diş sorunu tartardır. Zamanla enfeksiyona da sebep olabilen tartarın tedavisi mümkün. Peki köpeğinizin diş sağlığı için neler yapmanız gerekiyor? Sorunun yanıtını bulmak için bu yazıyı okumayı ihmal etmeyin.

Köpeğin dişlerindeki en büyük problem dişte oluşan tartardır (diş taşları). Tartar dişte yavaş bir şekilde oluşur. İlk önceleri gözle görülemeyecek bir film tabakası gibi diş üzerinde oluşmaya başlar ve giderek diş kenarlarında sertleşir ve artar. Tartar diş etini iterek diş ile diş eti arasında enfeksiyonlara sebep olur. Bunun sınucunda diş kayıpları da görülebilir.



Hasta dişin görüntüsü yandaki gibidir. Tartarın ve bu yüzden oluşan enfeksiyonların ilk belirtisi köpeğin nefesinden kötü kokulardır. Köpeğin ağzına bakıldığı zaman dişlerdeki taşlar ve diş etlerindeki kızarıklıklar hemen görülür.

Tartar oluşmuş dişlerin tedavisi anastesi altında veteriner hekim tarafından yapılır.

Sağlıklı dişte ise yanda görüldüğü gibi tamamen taşlardan yoksun ve beyaz, diş etlerinde de hiçbir kızarıklık, enfeksiyon belirtisi yoktur.

Köpeğin dişlerinde tartar oluşmasının en önde gelen sebebi beslenme şeklidir. Sert gıdalarla beslenmeyen, kemik verilmeyen köpekte tartar görülür. Kemik, köpeğe kalın olanlarından ve çiğ verilmelidir. Memleketimizdeki parazit sorunu nedeniyle eğer çiğ verilecekse köpek sıkı parazit kontrolu altında tutulmalıdır. Köpekler için hazırlanan yapma kemikler en iyi çözümdür.

Köpek sert gıdalarla beslenmesi yanında 6 ayda bir veteriner hekim tarafından muayene edilmeli ve gerek görülürse veteriner hekimi tarafından dişleri temizlenmelidir.

Köpeğin dişleri sahibi tarafındanda temizlenmelidir. İnsanlar için kullanılan sert diş fırçaları ve diş macunları köpekler için uygun değildir. Köpekler için üretilen mamuller kullanılmalıdır.

Özellikle av köpeklerinin dişleri çok önemlidir. Dişlerinden rahatsız olan bir köpeğin avda koku alma hassası azalacaktır.

KÖPEK BAKIMINDA KULLANILAN MALZEMELER
Artıkgünümüzde köpek bakımı için de özel üretilmiş pek çok malzeme bulunmaktadır. Tüylerini taramak için tarak, dişleri için plastik kemik, tırnakları için tırnak makası bunlardan sadece bir kaçı. Peki bu malzemeler de nelere dikkat etmemiz gerekiyor?Köpek bakımının zaman alıcı büyük bir bölümünü tımar kapsamaktadır ve köpeğin tımar edilmesinde ırklara göre farklılıklar gösteren bir takım malzemeler kullanılır.İnsanlarda kullanılan malzemelerin köpeklerde kullanılması köpeklere zarar verebilir.

TARAKLAR
Köpeğin tüylerinin taranması, oluşan kıtıkların açılması, aralarına giren otların ayıklanması gibi işlerde bu taraklardan faydalanılır. Metalden sağlam olarak yapılmışlardır. Uçları köpeğin derisini zedelememsi için küt olarak imal edilirler.
MAKASLAR
Tüylerin kırpılması düzeltilmesi için kullanılırlar. Köpeğin vücudunun değişik bölgelerinde kullanılmak üzere çeşit çeşit imal edilirler.
TIRNAK MAKASI
Köpeğin tırnaklarının kesilmesi için kullanılır. Köpekler için özel üretilmiştir. Köpek boyuba göre değişik makaslar kullanılır.

ELEKTRİKLİ KIRKMA MAKİNALARI
Genellikle tüylerinin devamlı traş edilip çeşitli şekiller verildiği poodle, terrier ırkı köpeklerde kullanılır, Tüy derinliğini ayarlayan başlıkları vardır. Köpeğin derisini zedelememek için özel üretilmişlerdir.

TEL FIRÇALAR
Tel fırçalar genellikle bol tüylü ırkların (setter, cocker) tüylerinde kullanılır. Tellerin ucu köpeğin derisini zedelemeyecek şekilde kütleştirilmiştir. Kıtıkların açılmasında çok faydalıdır

KIL FIRÇALAR
Kıl fırçalarda hem uzu tüylü hemde, kısa tüylü köpeklerde kullanılır.



LASTİK FIRÇALAR
Lastik fırçalar köpeğin üzerindeki ölü kılların toplanması için kullanılırlar. Fırçaladıkca lastik fırçanın üzerine takılan kıllar rahatlıkla toplanabilir.

TIMAR ELDİVENLERİ
Bu eldivenlerin içi lastik veya sert kıllı fırçalardan oluşur. Kısa tüylü köpeklerin (pointer, doberman) tımarında kullanılırlar. Diğer bir adıda tazı eldivenidir. (hound glove)
Aynı zamanda köpeğe masaj yapıp rahatlamasını, deri altındaki damarları hareketlendirip derinin beslenmesini sağlarlar.

KEMİK
Köpeğin kemirip yiyebileceği maddelerden suni olarak kemikleştirilip köpeğe kemirmesi için verilen yapma kemiklerdir. Bu bir gıda gibi görünsede köpeğin, kemirerek dişlerini temizlemesi, dişlerde taşların oluşmasına engel olması nedeniyle köpekte bir diş bakım aracı olarak kabul edilmektedir.

DİŞ FIRÇALARI
Köpeğin dişlerini temizlemek için parmaklara takılabilen ve böylece köpeğin dişlerini temizlemeye yarayan fırçalardır.

ŞAMPUAN
Köpekler için hazırlanmış özel şampuanlardır. İnsanlar için kullanılan şampuan ve sabunlar köpekde kullanılmamalıdır. Köpeklerin derisi üzerinde bulunan kendilerine özgü yağlar bu şampuanlarla yıkanmadıkları takdirde giderler ve köpeğin derisinin çatlamasına, yaralar açılmasına ve alerji olmalarına yol açar. Bu özel imal edilmiş şampuanlar köpeğin derisinden bu maddelerin gitmesine neden olmazlar.

TÜY BAKIMINDA KULLANILAN KOZMETİKLER
Köpeklerin tüyleri için özel hazırlanmış, sıvı, krem yada sprey halinde kozmetikler mevcuttur. Bunlar tüylerin iyi görünümü, temizlenmesi için kullanılır. Genellikle şov köpeklerinin gösterişi için kullanılırlar.


KÖPEK NASIL BARINDIRILMALI?
Av mevsimi kapandıktan sonra avcılar tarafından unutulan ve bir dahaki av sezonuna kadar sadece önüne yemek atılmakla yetinilen çok köpek görmüşümdür. Köpeklere yılın on iki ayı aynı ihtimamı göstermemiz gerekiyor.

KÖPEKLERİN BESLENMESİ
Bir köpek mümkünse her zaman aynı saatte, aynı yerde ve aynı kişi tarafından beslenmelidir. Ekşimiş, kokuşmuş, çok soğuk veya çok sıcak yiyecekler, sivri uçlu veya parçalanmış kemikler, balık kılçıkları verilmemelidir.

Besleme şu şekilde özetlenebilir;

1. Bir köpek mümkünse her zaman aynı saatte, aynı yerde ve aynı kişi tarafından beslenmelidir.

2. Ekşimiş, kokuşmuş, çok soğuk veya çok sıcak yiyecekler, sivri uçlu veya parçalanmış kemikler, balık kılçıkları verilmemelidir.

3. Yenmemiş herhangi bir artık varsa yaklaşık 1.5 saat sonra uzaklaştırılmalıdır.

4. İçme suyu devamlı veya en azından günde üç kere verilmelidir.

5. Öğün aralarında başka yiyecekler verilmemelidir.

6. Spor ve iş köpeklerinin günlük diyetleri iki veya daha fazla öğün halinde verilmelidir.

7. Genç köpekler ve laktasyondaki köpeklere sık sık veya ad libitum mama verilmelidir.

8. Ani mama değişiklikleri yapılmamalıdır. Eski mama yeni mama ile azar azar değiştirilmelidir.

9. Yeme ve içme kapları temiz tutulmalıdır.

10. Beslenme durumunu kaydetmek için hayvanlar düzenli olarak aç karına tartılarak canlı ağırlıkları belirlenmelidir.

Kaynak:Doç.Dr.Fatma İNAL
S.Ü. Veteriner Fakültesi Hayvan Besleme ve Beslenme Hastalıkları Anabilim Dalı


DİYET VE GIDA SEÇİMİ
Mama seçiminde genelde lezzetlilik ön planda tutulmaktadır. Bir mamanın lezzetini etkileyen faktörler, uygulanan ısı, nem düzeyi, tat, koku ve yapıdır. Seçimde ilk adım köpeğin ihtiyaçlarını yaklaşık olarak belirlemektir.

Mama seçiminde genelde lezzetlilik ön planda tutulmaktadır. Bir mamanın lezzetini etkileyen faktörler, uygulanan ısı, nem düzeyi, tat, koku ve yapıdır. Seçimde ilk adım köpeğin ihtiyaçlarını yaklaşık olarak belirlemektir. Bu hayvanın performansına göre yapılır. Daha sonra mamanın besin maddeleri içeriğine bakılır, besin maddeleri kuru madde esasına göre değerlendirilmelidir.

Diyette kullanılacak gıda maddesi miktarı enerji düzeyine ve hayvanın enerji ihtiyacına göre belirlenmelidir. Örneğin 35 kg CA'taki bir köpeğin günlük enerji ihtiyacı 1900 kcal'dir. Bu 500 g işkembe, 100 g karaciğer, 600 g kepekli ekmekten fazlasıyla karşılanabilir (% 33 HP, % 9 yağ). Böyle bir diyete Ca ilavesi yapılmalıdır.

Köpekler için evde dengeli mamalar hazırlanabilir. Genellikle et ve mezbaha yan ürünleri kullanıldığı için Ca:P oranına dikkat etmek gerekir. Hazırlanan mamaların ıslak kum görünümünde olması istenir. Çok sulu ve bulamaç kıvamındaki mamaların hazmı güçtür. Böyle mamalar tüketen hayvanlar bazen kusarlar. Et, sakatat ve balık yararlı ve kaliteli protein kaynaklarıdır, ancak özellikle Ca bakımından eksiktirler, yeterli B vitamini içermezler, karaciğer ve böbrek hariç A, D ve E vitaminleri bakımından fakirdirler. Ayda bir veya iki kere karaciğer verilmesi yeterli A ve D vitamini sağlar. Sığır, koyun, domuz, kuzu, at, tavuk ve tavşan etleri köpek beslemede sıklıkla kullanılır. At eti alıştırarak verilmelidir, aksi halde ishallere neden olabilir. İşkembe, dalak, akciğer ucuz ve kolay bulunur protein kaynaklarıdır. Etlerin enikler için kıyma şeklinde, büyükler için kuşbaşı doğranarak ve çiğ olarak, balığın kılçıksız olarak ve pişirilerek verilmesi daha uygundur.

Süt, peynir, yumurta mükemmel protein kaynaklarıdır. Süt (yağsız) çiğ olarak veya süt tozu şeklinde verilir. Yumurta çalışan köpekler için uygundur, fazla verilirse karaciğer zorlanır. Kemikler obstipation riskinden dolay kısıtlı olarak verilmelidir. Taze kemikler % 10 Ca ve % 5 P içerir, bu nedenle başlıca bu iki elementin kaynağıdır. Aynısı kemik unu için geçerlidir. Bitkisel orijinli gıda maddeleri başlıca nişasta formunda enerji ve balast madde (HS) sağlar. Bunlardan bazıları örneğin SFK fazla miktarda protein içerir ve bunun için köpeklerin protein ihtiyacını karşılamada sınırlı miktarda kullanılabilir.

Tahıllar, değişik sebzeler ve özellikle maya da suda eriyen vitaminleri içerir. Sebzeler pişirilerek püre halinde ve etle karıştırılarak verilir. Pirinç suyu iyi bir barsak düzenleyicidir. Taze havuç, yeşil fasulye, pırasa, marul pişirilerek veya çiğ halde verilebilir, ancak pişirme esnasında bir miktar besin maddeleri kaybı olmaktadır. Muz, armut, portakal ve elma köpeklerin severek tükettiği meyvelerdir. Morina balığı karaciğer yağı halen en çok kullanılan yağda eriyen vitamin kaynağıdır, ancak dikkatli kullanılmalıdır, çünkü günde 2-3 damlası orta boy ergin bir köpek için yeterlidir.

Kaynak:Doç.Dr.Fatma İNAL
S.Ü. Veteriner Fakültesi Hayvan Besleme ve Beslenme Hastalıkları Anabilim Dalı

TİCARİ KÖPEK MAMALARI
Kuru köpek mamalarının avantaj yüksek konsantrasyonda besin maddelerini içermesi, daha ucuz olması, buzdolabı gerektirmemesidir. Ayrıca dişler için yararlı masaj sağlar, diş hastalıkların önler.

1. Sulu (konserve) köpek mamaları: Su içeriği % 70-80'dir. Bunların içerisinde tahıl, et ve et yan ürünleri birlikte bulunabilir, bazıları sadece hayvansal ürünlerden oluşur, akciğer, meme, diğer yan ürünler ve yağ doku içerir. Bu mamalar vitamin ve mineral bakımından dengelenmiştir. Sulu mamaların avantajları uygun kaplarda uzun bir raf ömrüne sahip olmaları, lezzetli olmaları; dezavantajları ise maliyetin yüksek olması ve dişler üzerinde olumlu etki yapmamalarıdır.

2. Yarı sulu köpek mamaları: Su içeriği % 20-40'dır. Bu mamaların su içeriği % 26'ya ulaşana kadar şeker (sükroz), prezervatifler (fosforik, malik ve hidroklorik asitler) ve nem çekiciler (sorbitol, propilen-glikol, tuzlar) vasıtasıyla bakteri veya küf gelişimi önlenerek belli bir süre için konserve edilebilir. Yarı sulu mamaların avantajları enerji sindiriminin yüksek olması ve lezzetliliği, dezavantajları ise maliyetin yüksek olması ve dişler üzerinde olumlu etki yapmamalarıdır.

Son zamanlarda % 30-40 su içeren mamalar plastik torbalarda veya sosisler halinde bulunmaktadır.

3. Kuru köpek mamaları: Su içeriği % 12 veya daha azdır. Tahıllar, et, et yan ürünleri, yağlar, mineraller ve vitaminler karıştırılarak pişirilir ve bir kalıp vasıtasıyla sıkıştırılır. Kuru köpek mamalar fırında pişirilerek yapılmış kek, çubuk, pelet (10-13 mm * 1-3 cm), değişik şekiller ve un formunda bulunur. Pişirme ve sıkıştırma esnasında uygulanan yaklaşık 150 °C'lik ısı sayesinde nişasta kolay eriyebilir forma dönüşür, toksinler ve bazı inhibitör maddeler tahrip olur, steril bir ürün elde edilir. Bunların kuru ve serin depo şartlarında tutulması gerekir.

Kuru köpek mamalarının avantaj yüksek konsantrasyonda besin maddelerini içermesi, daha ucuz olması, buzdolabı gerektirmemesidir. Ayrıca dişler için yararlı masaj sağlar, diş hastalıkların önler. Dezavantajı sulu veya yarı sulu mamalara göre köpekler tarafından daha az tercih edilmesidir. Bu da tatlandırıcıların ilavesi, bir parça yağla pişirme, üzerine biraz yağ veya et suyunun serpiştirilmesiyle giderilebilir. Un halindeki kuru mamalar kullanılmadan hemen önce süt, et suyu veya su ile sulandırılır.

Kaynak:Doç.Dr.Fatma İNAL
S.Ü. Veteriner Fakültesi Hayvan Besleme ve Beslenme Hastalıkları Anabilim Dalı

BESLEME PROGRAMI
Sağlıklı ergin köpekler için günde bir öğün yeterlidir. Yem hayvan sahibine uygun herhangi bir saatte fakat hergün aynı saatte verilmelidir.

İki temel besleme programı vardır.

1. Öğünler halinde besleme: Sağlıklı ergin köpekler için günde bir öğün yeterlidir. Yem hayvan sahibine uygun herhangi bir saatte fakat hergün aynı saatte verilmelidir. Beslemeden birkaç saat sonra dışkılama ve işeme ihtiyacı olacağından besleme akşam geç saatlerde yapılmamalıdır. Günde birden fazla öğünün herhangi bir zarar yoktur. Ama eğer her seferinde fazla mama verilirse hayvanın şişmanlama ihtimali vardır. Bazı geniş ve derin göğüslü ırklarda (Bloodhounds, Boxers, Deerhounds, Great Danes, Irish Wolfhounds) mide torsiyonu riskinden dolayı rasyon günde 2-3 öğüne bölünerek verilir. İştahsız, yaşlı ve genç köpeklerin de 2 veya daha fazla sayıda beslenmesi daha yararlıdır. Enikler günde 4-5 kere, sütten kesildikten sonra ergin canlı ağırlığın yarısına ulaşana kadar günde 3-4 defa beslenirler, sonra öğün sayısı 2'ye düşürülür. Yine çalışan köpekler ve laktasyondaki dişilerin besin maddeleri ihtiyaçlar fazla olduğu için günlük diyet birkaç öğüne bölünerek verilir.

2. Ad libitum besleme: Bu metot yoğun yetiştiricilik yapılan işletmelerde uygulanır, hayvanlara fazla yiyecek verilir ve istedikleri zaman tüketmeleri sağlanır. Bu metodda diyetin dengeli olması şarttır. Diyet sulu ise hayvanlar sulu ve etli kısımları daha fazla tüketmek için yarışırlar. Bu metodun avantajları; işgücünü azaltması, kanda sabit besin maddeleri düzeyi sağlaması, can sıkıntısını ve dolayısıyla koprofajiyi azaltmasıdır.


ENİKLERİN BESLENMESİ
Normal olarak yavrular 3-4 haftalık olana kadar anneleri tarafından yeterince iyi beslenir bu yüzden bu yaştan önce ilave beslemeye gerek yoktur.

Normal olarak yavrular 3-4 haftalık olana kadar anneleri tarafından yeterince iyi beslenir bu yüzden bu yaştan önce ilave beslemeye gerek yoktur. Bununla birlikte ananın sütü yoksa veya yavruların büyüklüğüne göre çok az sütü varsa yavrulara ilave besleme uygulanmalıdır. İnek sütü krema, yumurta sarısı, kemik unu ve vitaminlerle zenginleştirilerek verilebilir. Bu işlem çok zahmetlidir çünkü her öğün için taze hazırlanmalı ve eniklere günde bir kaç kere verilmelidir. Hazır enik mamaları ılık suda çözdürülerek verilebilir.

Yaklaşık 3 haftalık yaştaki enikler ana sütüne veya süt ikamelerine ilaveten başka yiyecekleri yemeye başlar. Bu yiyecekler ilk önce lapa halinde olmalıdır ve yavaş yavaş küçük parçalar halinde et, karaciğer ve kaynatılmış yumurta ile desteklenir. Ayrıca hazır enik mamaları sütle ıslatılarak sabahları ve akşamları verilebilir, öğleyin süt verilmeye devam edilir. Sonra enik maması miktar yavaş yavaş artırılır, süt miktarı değiştirilmez. Böylece kuru yiyecek tüketimi artırılmaya çalışılır.

Enikler 6 haftalıkken sütten kesilirler. Ancak süt vermeye yavrular en az 6-7 aylık olana kadar devam edilmelidir. Sütten kesme belli aralıklarla analarından uzaklaştırılarak yavaş yavaş yapılmalıdır. Bu yaştan önce dişler tam gelişmediği için sert yiyeceklerden kaçınılmalıdır.

Süt kesildikten sonra genç köpekler ihtiyaçlarına uygun proteinin sindirilme derecesi ve biyolojik değeri yüksek, yeterli Ca içeren, Ca:P oranı uygun, yeterli vitamin sağlayan mamalarla beslenmelidirler.

Genç köpekler 3 aylık olana kadar günde 4-5 kere, 3-5 aylıkken günde 3 kere, 5-10 aylıkken 2 kere, daha sonra 1 veya 2 kere tercihen aynı saatlerde beslenmelidir. Bununla birlikte özellikle büyük ırklar için fazla yedirmeden kaçınmak gerekir, çünkü fazla hızlı büyüme neticesi düzeltilemeyen iskelet bozuklukları meydana gelebilir. Bunun için canlı ağırlık artışı düzenli olarak kaydedilmelidir. Büyüme oranı azaldığı zaman verilen mama miktarı da azaltılmalı, aksi takdirde şişmanlık problemi ortaya çıkar. 9 aylıkken eniklerin mama tüketimi ergin köpeklerinkinin % 10 fazlası kadar olmalıdır, 18 aylıkken de ergin köpeklerin tükettiği miktara ulaşılır.

Sütten kesilmiş enikler için mama örneği

Kahvaltı: Tahıl lapası ve süt ya da ekmek, süt ve kahvaltılık yiyecekler

Öğle: Evde mevcut yiyecekler (et, sebze, patates, çorba, puding, vs) gerekirse et ilave edilir.

İkindi: Öğle öğünü tekrarlanır.

Akşam: Çırpılmış yumurta ilave edilmiş süte bisküvi veya gevrek karıştırılarak verilir.

Sütten kesimden 1 yaşına kadar besleme programı örneği

1. Sütten kesimden 8 haftalık yaşa kadar:

Sabah: 250 g süt, 1 yumurta, 5 parça şeker veya 5 kahve kaşığı pudra şekeri

Öğle: Et, ekmek, sebze

İkindi: Sabah kahvaltısı tekrarlanır.

Akşam: Öğle öğünü tekrarlanır.

İki hafta süreyle yukarıdaki kahvaltı tekrarlanır, sonra yumurta kesilir, süt ve et miktar artırılır.

3. 5 aylıktan 1 yaşına kadar:

Bu dönemde özellikle et miktarlar üzerinde durulur.

Günlük miktar iki öğünde verilir. Bunun yanında yeşil sebzeler genelde pişirilerek hayvanın önüne konur, köpek istediği kadar tüketir.

Yiyecek tüketimindeki ferdi farklılıklardan dolayı, onların yeterli olarak yiyip yemediklerine karar vermek için eniklerin davranışların gözlemek de önemlidir. Aşırı yiyecek tüketimi ölümle sonuçlanan kontrol edilemeyen diyareye yol açabilir. Beslenme yetersizliği olan enikler için suni besleme tercih edilebilir. Bu ilk 3-4 haftada gelişmeyi biraz geciktirebilir fakat sonradan telafi ederler. Eniklerin mırıldanması aç oldukları anlamına gelmez ve besleme planına rağmen ekstra besleme için bir sebep olmamalıdır.

Yeterli yiyecek tüketiminin göstergeleri abdomenin dinlenmesiyle tespit edilebilen peristalsis, yeterli ürinasyon ve dışkının kıvamıdır.

ÖKSÜZ ENİKLERİN BESLENMESİ
Bu terim ölüm, hastalık, emzirme yetersizliği veya ihmal neticesi anası tarafından süt verilmeyen enikleri içine alır. Enikler sağlıklı ise problem yoktur.

Bu terim ölüm, hastalık, emzirme yetersizliği veya ihmal neticesi anası tarafından süt verilmeyen enikleri içine alır. Enikler sağlıklı ise problem yoktur.

Yeni doğmuş öksüz bir eniğin ilk ihtiyacı yiyecekten önce sıcaklıktır. Çevre ısısı 30-35 °C'ye ayarlanmalıdır. Bu nedenle enikler bir kutu içine konularak üzerleri örtülebilir, kutunun yanına veya üzerine bir ısıtıcı yerleştirilebilir.

Kaynatılmış ve 35 °C'ye soğutulmuş su ile % 5'lik glikoz çözeltisi hazırlanarak doğumdan sonra bir saat içinde bir biberon veya intubasyonla ilk yem olarak verilir. Yeni doğan enikler genelde 250-500 g ağırlıktadır ve ilk besleme için 5-10 ml sıvı yeterlidir. İki hafta boyunca yavrular hergün tartılarak ağırlık artışları kaydedilir. İlk beslemeden yaklaşık 2 saat sonra süt verilir. Acil durumlarda inek sütü kullanılabilir, ancak eniklerin optimum büyümesi için yeterince zengin olmadığı unutulmamalıdır.

Süt ikamesi buzdolabında saklanır, içirileceği zaman 30 °C'ye ısıtılır. Fazla laktoz ishale sebep olabilir.

Eniklere genelikle 2-3 saatte bir sıvı verilir, daha sonraki haftada 4 saat aralıklarla, 2-3. haftadan sütten kesilene kadar günde 6 kere besleme yapılır. Bir günlük ve 350 g ağırlıktaki bir eniğe günde yaklaşık 85 g sıvı verilir, 2-3 haftada yaklaşık 1 kg ağırlığa ulaşması gerekir ve bu dönemde günde 250 g sıvı tüketmelidir. Enik 2.5-3 haftalık olduğunda sütten kesilmeye başlanabilir.

Kaynak:Doç.Dr.Fatma İNAL
S.Ü. Veteriner Fakültesi Hayvan Besleme ve Beslenme Hastalıkları Anabilim Dalı

ERGİN KÖPEKLERİN BESLENMESİ
Ergin köpekler yaşama payı düzeyinde günde sadece 1 kere beslenir. Günde yaklaşık 2 kg'lık bir diyet düzenlenir. Böyle bir diyetin 1/3'i et, 1/3'i tahıl ve sebze karışımı, 1/3'i de su olmalıdır.

Ergin köpekler yaşama payı düzeyinde günde sadece 1 kere beslenir. Günde yaklaşık 2 kg'lık bir diyet düzenlenir. Böyle bir diyetin 1/3'i et, 1/3'i tahıl ve sebze karışımı, 1/3'i de su olmalıdır. Ancak bu diyetin miktar hayvanın yaptığı işe, besi durumuna, cüssesine göre değiştirilmelidir. Örneğin zayıf bir köpeğe ilave olarak bir miktar süt, 1 yumurta, bir miktar sebze ve tahıl verilmelidir.

GEBE VE LAKTASYONDAKİ KÖPEKLERİN BESLENMESİ
Dişilerin iyi bir verim performansı göstermesi optimum beslemeye bağlıdır. Şişman dişilerde ovulasyon oranı genellikle düşüktür.

Dişilerin iyi bir verim performansı göstermesi optimum beslemeye bağlıdır. Şişman dişilerde ovulasyon oranı genellikle düşüktür.

Östrus sırasında enerjinin yaklaşık % 10 arttırılması döllenebilir ovum sayısını arttırabilir. Köpeklerde de fötus, uterus, plasenta, memelerdeki en önemli gelişme gebeliğin son üç haftasında meydana gelir. Enerji ve besin maddeleri ihtiyaçları gebeliğin ilk 4 haftasında yaşama payı düzeyinde tutulmalı, 5. haftadan 8. haftaya kadar derece derece arttırılmalı, sonra doğumu kolaylaştırmak için gebeliğin sonuna kadar (9 hafta) tekrar yaşama payı düzeyine düşürülmelidir. Gebelik esnasında karın hacmi uterusun büyümesiyle daraldığı için gebe köpekler günde 3 kere beslenmelidir.

Pratik olarak 6. haftadan itibaren mama miktarı her hafta % 10 düzeyinde artırılarak doğum esnasında % 50'ye kadar artırılır. Gebeliğin son 7-10 gününde iştahsızlık görülebilir, hatta hayvan son öğününü kusabilir. Bu durumda öğün sayısını arttırarak kuvvetli ve lezzetli mamalar vermek, mamayı hayvanın tercihine göre su veya sütle ıslatarak vermek yararlı olabilir.

Sağlıklı bir dişi doğumdan hemen sonra yavrularını emzirmeye başlar. Yeni doğmuş yavruların ağırlığı orta büyüklükteki bir dişinin ağırlığının % 15'i kadardır. Bir haftada doğum ağırlığının iki katına ulaşırlar, bu hızlı büyüme laktasyonun 3-4. haftasına kadar devam eder ve bunun hepsi ananın sütünden karşılanır. Enikler bu dönemde hiç su içmezler. Ananın yeminin yavru vücuduna dönüşme oranı yaklaşık % 50 olarak hesaplanmıştır.

Laktasyon sırasında, yavru sayısına ve büyüklüğüne bağlı olarak diyet yaşama payı düzeyinin iki katı arttırılmalıdır ve derece derece yaşama payının 3-4 katına kadar, doğumdan sonraki 5. haftada daha fazlasına yükseltilir. Bu yüksek ihtiyacın sebebi sütün kompozisyonuna bağlıdır.

Laktasyon sırasındaki artan ihtiyaçlara göre diyette daha fazla enerji, yüksek kaliteli protein, yeterli Ca, P ve vitamin sağlanmalıdır. Laktasyonda verilecek mama miktar fazla olduğu için en az 3 öğün halinde verilmesi uygundur. Hatta yavruları hızlı büyüyen köpeklere 4 öğün halinde verilmesi ve bunun sütten kesime kadar böyle devam etmesi yararlıdır.

Kaynak:Doç.Dr.Fatma İNAL
S.Ü. Veteriner Fakültesi Hayvan Besleme ve Beslenme Hastalıkları Anabilim Dalı

YAŞLI KÖPEKLERİN BESLENMESİ
Yaşlı köpeklerde sindirim etkinliğinin düşük olması ve Ca gibi çoğu besin maddesinin emiliminin azalması sebebiyle besin maddeleri bakımından zengin, kolay sindirilebilir mamalar kullanılmalıdır.

Yaşlı köpeklerde sindirim etkinliğinin düşük olması ve Ca gibi çoğu besin maddesinin emiliminin azalması sebebiyle besin maddeleri bakımından zengin, kolay sindirilebilir mamalar kullanılmalıdır. Buna karşılık yaşlı köpeklerin enerji ihtiyaçları daha düşüktür. Bu yüzden diyetlerin kaliteleri artırılırken şişmanlığı önlemek için miktarının azaltılması gereklidir.

Yaşlı köpeklerin beslenmesinde bazı genel uygulamalar:

- Azalan aktiviteye bağlı olarak veya gerekirse eklem hastalıklarının kontrolü için ağırlık artışını kontrol altında tutmak gerekir. Diyette CHO bakımından zengin yem maddeleri azaltılır.

- Koku alma hissinin azalmasına bağlı olarak iştahsızlık varsa diyetin lezzeti arttırılmalıdır.

- Besin maddelerinin emiliminin azalmasından dolayı diyetin sindirilebilirliğini artırmak gerekir.

- Protein düzeyi değiştirilmeli; böbreklerde bozukluk varsa azaltılmalı, protein kullanımında azalma olursa artırılmalıdır.

- Dişlerin bozulmasına bağlı çiğneme güçlüklerine karşı daha yumuşak bir diyet yedirilmelidir.

Kaynak:Doç.Dr.Fatma İNAL
S.Ü. Veteriner Fakültesi Hayvan Besleme ve Beslenme Hastalıkları Anabilim Dalı

gsahiner
28.Kasım.2013, 11:42
Bilgiler için teşekkürler

ibrahim uysal
28.Kasım.2013, 11:43
Çok değerli bilgiler...Teşekkürler kardeşim...

Onur ÇELİKOĞLU
28.Kasım.2013, 12:00
Çok değerli bilgiler. Teşekkürler İbrahim abi

Burhan KESKİN
28.Kasım.2013, 12:06
Bu ne olim ya bukadar uzun yazılırmı gözlükler yanımda değil okuyabidiğimi okudum şunu kısa ve öz yaz... şampuan filan bu sosyete köpeğimi av köpeği alacan bir kalıp sabun yıkaycan geçecen :D :D :D :D :D

ibrahim ozel
28.Kasım.2013, 12:14
Bu ne olim ya bukadar uzun yazılırmı gözlükler yanımda değil okuyabidiğimi okudum şunu kısa ve öz yaz... şampuan filan bu sosyete köpeğimi av köpeği alacan bir kalıp sabun yıkaycan geçecen :D :D :D :D :D


Bi kalıp sabunu al yıka köpeği tüy dökülmelerini görürsün paşam ama ondan sonra kalan sabunu naparsın bilmem :D :D Bana gönder malum kıç bozuk :D :D

Burhan KESKİN
28.Kasım.2013, 12:18
Bi kalıp sabunu al yıka köpeği tüy dökülmelerini görürsün paşam ama ondan sonra kalan sabunu naparsın bilmem :D :D Bana gönder malum kıç bozuk :D :D


Kardeşim eskiden dedemin kosnikten yaptığı yeşil sabunları kullanırdım saçlarım çok parlak ve sağlıklı görünürdü şimdi bu boktan şampuanlar çıktı saçlarım dökülmeye başladı gali... ama ben gene onlardan bulup kullanıyorum sanada tavsiye ederim her derde devadır kosnik ve zeytin yağdan yapılan sabun sen daha dünkü çocuksun bilmezsin bu sabunları büyüklerine sor kardeşşşş 8)

ibrahim ozel
28.Kasım.2013, 12:25
Kardeşim eskiden dedemin kosnikten yaptığı yeşil sabunları kullanırdım saçlarım çok parlak ve sağlıklı görünürdü şimdi bu boktan şampuanlar çıktı saçlarım dökülmeye başladı gali... ama ben gene onlardan bulup kullanıyorum sanada tavsiye ederim her derde devadır kosnik ve zeytin yağdan yapılan sabun sen daha dünkü çocuksun bilmezsin bu sabunları büyüklerine sor kardeşşşş 8)


Ula bi adam gemlikde yaşarda zeytin sabunu kullanmazmı kaç kalıp lazım söle paşam :D :D

Burhan KESKİN
28.Kasım.2013, 12:27
Ula bi adam gemlikde yaşarda zeytin sabunu kullanmazmı kaç kalıp lazım söle paşam :D :D

Cidiysen bana 5 kalıp yolla paşam lazım :)

ibrahim ozel
28.Kasım.2013, 12:30
Tamamdır paşam el yapımı 5 kalıp sabunu en kısa zamanda göndereceğim. Soneri ziyarete gideceğim zaten malum avda 2 parmağını koparttırdı. O zaman alırım sana gönderirim.

Burhan KESKİN
28.Kasım.2013, 12:59
Tamamdır paşam el yapımı 5 kalıp sabunu en kısa zamanda göndereceğim. Soneri ziyarete gideceğim zaten malum avda 2 parmağını koparttırdı. O zaman alırım sana gönderirim.


Yaw çok üzüldüm bu çocuğun başında bir türlü kara bulutlar gitmiyor Allah Korumuş geçmiş olsun dileklerimi ilet kendisine kardeşim..

ibrahim ozel
28.Kasım.2013, 13:17
Yaw çok üzüldüm bu çocuğun başında bir türlü kara bulutlar gitmiyor Allah Korumuş geçmiş olsun dileklerimi ilet kendisine kardeşim..


Tamam abim sağol varol...

28.Kasım.2013, 14:35
bazı bölümlerden notlar aldım. Değerli bilgiler için teşekkürler.

Yıldıray İNCE
28.Kasım.2013, 15:20
Bu değerli bilğiler için teşekürler İbrahim kardeşim............

ismail aksu
28.Kasım.2013, 16:51
çok güzelbir konu tşk abi