28.Kasım.2013, 20:44
IV. MEHMET
http://img856.imageshack.us/img856/9375/v36x.jpg
IV. Mehmet ya da Avcı Mehmet adıyla da bilinir (2 Ocak 1642, İstanbul – 6 Ocak 1693, Edirne), 19. Osmanlı padişahı ve 98. İslam halifesidir. Padişah İbrahim'in Turhan Sultan'dan olan oğludur. Babasının tahttan indirilmesinin ardından 1648'de 7 yaşında padişah oldu. Ava düşkünlüğünden dolayı avcı lakabıyla anılmıştır. 39 yıllık saltanatıyla I. Süleyman'dan sonra en uzun süre hükümdarlık yapan Osmanlı padişahıdır.
Ava olan tutkusu fanatizmi aşmaktadır. Osmanlı arşivlerinde günler süren bu avlar için bütçeden müthiş paralar ayrıldığından ve Sultan Mehmet’in havada uçan kargayı okla vurabilen müthiş bir avcı olduğundan söz edilir.
Prof. Dr. Erhan Afyonoğlu’nun söylediğine göre Osmanlı arşivlerinde Sultan Mehmet’in yaptığı bu avlarla ilgili onlarca defter vardır ve bu belgeler, araştırılıp gün yüzüne çıkarılmayı beklemektedir.
ÖMER SEYFETTİN
http://img833.imageshack.us/img833/9933/vlwl.jpg
1884 yılında Gönen, Balıkesir'de doğdu. Yüzbaşı Ömer Şevki Bey'le, Fatma Hanım'ın ikisi küçük yaşlarda ölen dört çocuğundan biridir. Öğrenimine Gönen'de bir mahalle mektebinde başladı. 36 yıllık kısacık yaşamına Bomba, Beyaz Lale, Yüksek Ökçeler, Yalnız Efe gibi onlarca güzel öykü kazandırmış üretken bir yazarımızdır. Küçük yaşlardan itibaren her avcı gibi sapanla kuş avlamaya başlamış ve ilerleyen zamanlarda ayı avı gibi trofe avlarına gittiği bilinmektedir. Birkaç hikayesinde bu avlar esnasında edindiği tecrübelerden söz etmiştir.
YÖRÜK ALİ EFE
http://img33.imageshack.us/img33/8623/q9xv.jpg
1895 yılında Sultanhisar’da doğan Yörük Ali Efe Kurtuluş Savaşı sırasında Aydın’da 20 ay boyunca düşman ilerlemesini durdurmuş bir kahramandır. Savaş sonrasında gösterdiği cesaretten ötürü kırmızı şeritli İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmiştir.
Her Efe gibi çok iyi bir atıcı olmasının yanı sıra domuz ve keklik avlarının tutkunudur. Onun tek bir özelliği vardır: Avlarını ilk atışta vurması. Havada uçan kekliği tek kurşunla vurduğu söylenir. Öldükten sonra vasiyeti üzerine Yenipazar’a defnedilmiş, adına da bir müze yapılmıştır.
SAİT FAİK ABASIYANIK
http://img802.imageshack.us/img802/1594/cxxg.jpg
Adapazarı’nın köklü ailelerinden biri olan Mehmet Faik Bey’in oğludur. Parlak bir öğrenim yaşantısı olmamış, zengin bir ailenin çocuğu olmasına rağmen gösterişten nefret etmiştir. İstanbul ve çevresinde yaşadıklarını hikayelere dökmüş ve gelmiş geçmiş en büyük Türk hikayecilerinden biri olmuştur.Semaver, Sarnıç,Şahmerdan, Alemdağ’da Var Bir Yılan… gibi pek çok unutulmaz esere imzasını atmıştır.
Avare bir ruh yapısı vardır. Toplum, kurallar, yaldızlı bir hayat ona göre değildir. Onun ruhunun yegane avuntu bulduğu yer balıkçı kahvelerinin, balıkçıların, teknelerin bulunduğu yerlerdir.Onun bu yönünü annesi şöyle anlatmıştır. “Şatafattan nefret ederdi. Dolabında her şey bulunduğu ve ailevi durumumuz iyi olduğu halde ekseriya başına bir kasket ayağına bir pantolon geçirerek balıkçı arkadaşlarıyla gününü gün ederdi." Evet Sait Faik o döneminin en hızlı balıkçılarından biridir. İstanbul Adalar civarında yaptığı bir çok avı hikayelerinde anlatmıştır. Mercan, Lüfer ve özellikle sinagrit (kendi deyimiyle) en sevdiği avlardır.
CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI (HALİKARNAS BALIKÇISI)
http://img844.imageshack.us/img844/4485/o25i.jpg
1890 yılında Girit’te doğmuş. Çocukluk yıllarını atina’da geçirmiş, soylu, altı çocuklu bir ailenin en büyüğüdür. 1925 yılında yazdığı bir yazı yüzünden askerlikten soğutmak gerekçesiyle yargılanmış ve 3 yıl kalebent olarak Bodrum’a sürülmüştür. Bodrum sürgünü her ne kadar bu gün bizi gülümsetse de o yıllarda Bodrum kara ulaşımı olmayan bir kıyı kasabasıdır. Cezasının 2 yılını Bodrum’da, 1 yılını İstanbul’da tamamlarsa da bir süre sonra aşığı olduğu Bodrum’a geri döner. Bodrum, yazdığı Mavi Sürgün, Deniz Gurbetçileri, Aganta Burina Burinata gibi onlarca esere esin kaynağı olmuştur. Yazdığı eserler bir çok dünya diline çevrilmiş.Özellikle Bodrum’un dünyaca tanınan bir yer olmasında başrolü oynamıştır. Bodrum’un balıkçıları, sünger avcıları, köylüler arasındaki çatışmaları kimi zamanda sevdaları hikayelerine taşımıştır.
Bodrum’un antik dönemindeki ismini, beraberinde balıkçılık sevdasını birleştirerek kendisine Halikarnas Balıkçısı lakabını uygun görmüştür.
http://img23.imageshack.us/img23/121/suml.jpg
Cevat Şakir müthiş bir denizcidir. Balık avını çok sever. Hikayelerinde gittiği bu avlarda yaşadıklarını canlı bir dille anlatır. O tam bir Bodrum aşığıdır. Bu sevgisini Bodrum adlı şiirinde şu şekilde dile getirir.
BODRUM
İtalya'yı gör de öl derler
Yok canım; Bodrum'la kıyılarını gör ve yaşa
Yokuşbaşına geldiğinde, Bodrum'u göreceksin
Sanma ki sen geldiğin gibi gideceksin
Senden öncekilerde böyleydiler
Akıllarını hep Bodrum'da bırakıp gittiler…
Hayatında en çok sevdiği şeyler: Peynir, su, istanköy peksimeti, tütün ve rakı idi.
KENAN EVREN
http://img189.imageshack.us/img189/9593/g4wx.jpg
Aslen Alaşehirli olan 12 Eylül askeri darbesinin unutulmaz ismi müthiş bir keklik avcısıdır. Aslında pek çoğumuzda olduğu gibi avcılık ailesinden kaynaklanmaktadır.
Bir gün keklik avının dayanılmaz cazibesine o da yenik düşmüş ve emekliliği sonrasında askeri garnizon içerisinde yapılacak bir keklik avı davetini geri çevirememiştir. Ancak yasak zamanda yapılan bu av basında geniş yer bulunca kendisine o zamanın parasıyla 100 bin TL ceza kesilmiştir.
SUAVİ
http://img29.imageshack.us/img29/9907/0yr4.jpg
Aslen Kırıkkaleli olan Suavi Türk pop müziğinde ender rastlanan seslerden biridir. Sanatçı kişiliğinin yanı sıra sigara kullanmayan, dağcılık ve dalgıçlık ve avcılık yapan Profesyonel bir balık adamdır. Kendisinin ava olan ilgisine İzmir 1994 yılında Emniyet Müdürlüğünde şahsen şahit oldum. Ruhsat çıkarmak için sıra beklerken odadaki tüm emniyet personelini başına toplamış, başından geçen bir av hikayesini soluksuz anlatıyordu.
Sıkı bir trofe avcısı olduğu biliniyor.
ZAFER ERGİN
http://img42.imageshack.us/img42/4202/ydrk.png
Arka Sokaklar’ın Rıza Babası olarak bilinen Zafer Ergin’in müthiş bir trofe avcısı olduğu biliniyor. Ergin sadece avcılık yapan biri olarak değil İl av komisyonlarında ve bölge toplantılarına katılarak Türk avcılığına aktif olarak destek veren önemli bir şahsiyet olarak tanınıyor.
CEM BOYNER
http://img10.imageshack.us/img10/7750/d0du.jpg
Bir zamanlar TÜSİAD başkanlığını yürüten Cem Boyner’in avcılığını, ava olan tutkusunu bilmeyen yok. Çok küçük yaşlardan itibaren babası Osman Boyner’in onun ava başlamasında büyük etkisi olmuş. Av sevdasını kendi ağzından şöyle dile getiriyor.
http://img594.imageshack.us/img594/118/woqu.jpg
“İnsan, avdan çok, avda yaşananlardan etkileniyor ve orayı özlüyorsunuz. Şehir hayatında ben yıldızları görmüyorum, kuşların cıvıltısını duymuyorum, şafakta uyanmıyorum, böcekleri duymuyorum. Ama av doğayla bütünleşme açısından bana çok önemli bir vasıta oldu.” Cem Boyner’in son zamanlarda avcı dostlarıyla özel avlaklara giderek güzel sülün avları yaptığını biliyoruz.
ÜMİT DAVALA
http://img89.imageshack.us/img89/7127/kyow.jpg
1973 yılında Almanya’da doğmuş, Galatasaray’ın şampiyonluklarına, özellikle UEFA kupasının kazanılmasına, milli takımda dünya üçüncülüğüne vesile olmuş en önemli futbolculardan biridir. Ümit Davala’nın tam bir av tutkunu olduğu bilinmektedir. Özellikle avcılık konusundaki bilgisi dostlarından büyük övgü almaktadır.
http://img35.imageshack.us/img35/7914/zfh9.jpg
Ördek, çulluk ve bıldırcın avlarına gittiği bilinmektedir.
[color=navy][b]Bu hafta canım hikaye yazmak istemedi. Bir değişiklik olsun istedim.Bizden bu haftalık da bu kadar. Gelecek hafta inşallah bir başka hikayede buluşuncaya kadar şimdilik, kalın sağlıcakla...
http://img856.imageshack.us/img856/9375/v36x.jpg
IV. Mehmet ya da Avcı Mehmet adıyla da bilinir (2 Ocak 1642, İstanbul – 6 Ocak 1693, Edirne), 19. Osmanlı padişahı ve 98. İslam halifesidir. Padişah İbrahim'in Turhan Sultan'dan olan oğludur. Babasının tahttan indirilmesinin ardından 1648'de 7 yaşında padişah oldu. Ava düşkünlüğünden dolayı avcı lakabıyla anılmıştır. 39 yıllık saltanatıyla I. Süleyman'dan sonra en uzun süre hükümdarlık yapan Osmanlı padişahıdır.
Ava olan tutkusu fanatizmi aşmaktadır. Osmanlı arşivlerinde günler süren bu avlar için bütçeden müthiş paralar ayrıldığından ve Sultan Mehmet’in havada uçan kargayı okla vurabilen müthiş bir avcı olduğundan söz edilir.
Prof. Dr. Erhan Afyonoğlu’nun söylediğine göre Osmanlı arşivlerinde Sultan Mehmet’in yaptığı bu avlarla ilgili onlarca defter vardır ve bu belgeler, araştırılıp gün yüzüne çıkarılmayı beklemektedir.
ÖMER SEYFETTİN
http://img833.imageshack.us/img833/9933/vlwl.jpg
1884 yılında Gönen, Balıkesir'de doğdu. Yüzbaşı Ömer Şevki Bey'le, Fatma Hanım'ın ikisi küçük yaşlarda ölen dört çocuğundan biridir. Öğrenimine Gönen'de bir mahalle mektebinde başladı. 36 yıllık kısacık yaşamına Bomba, Beyaz Lale, Yüksek Ökçeler, Yalnız Efe gibi onlarca güzel öykü kazandırmış üretken bir yazarımızdır. Küçük yaşlardan itibaren her avcı gibi sapanla kuş avlamaya başlamış ve ilerleyen zamanlarda ayı avı gibi trofe avlarına gittiği bilinmektedir. Birkaç hikayesinde bu avlar esnasında edindiği tecrübelerden söz etmiştir.
YÖRÜK ALİ EFE
http://img33.imageshack.us/img33/8623/q9xv.jpg
1895 yılında Sultanhisar’da doğan Yörük Ali Efe Kurtuluş Savaşı sırasında Aydın’da 20 ay boyunca düşman ilerlemesini durdurmuş bir kahramandır. Savaş sonrasında gösterdiği cesaretten ötürü kırmızı şeritli İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmiştir.
Her Efe gibi çok iyi bir atıcı olmasının yanı sıra domuz ve keklik avlarının tutkunudur. Onun tek bir özelliği vardır: Avlarını ilk atışta vurması. Havada uçan kekliği tek kurşunla vurduğu söylenir. Öldükten sonra vasiyeti üzerine Yenipazar’a defnedilmiş, adına da bir müze yapılmıştır.
SAİT FAİK ABASIYANIK
http://img802.imageshack.us/img802/1594/cxxg.jpg
Adapazarı’nın köklü ailelerinden biri olan Mehmet Faik Bey’in oğludur. Parlak bir öğrenim yaşantısı olmamış, zengin bir ailenin çocuğu olmasına rağmen gösterişten nefret etmiştir. İstanbul ve çevresinde yaşadıklarını hikayelere dökmüş ve gelmiş geçmiş en büyük Türk hikayecilerinden biri olmuştur.Semaver, Sarnıç,Şahmerdan, Alemdağ’da Var Bir Yılan… gibi pek çok unutulmaz esere imzasını atmıştır.
Avare bir ruh yapısı vardır. Toplum, kurallar, yaldızlı bir hayat ona göre değildir. Onun ruhunun yegane avuntu bulduğu yer balıkçı kahvelerinin, balıkçıların, teknelerin bulunduğu yerlerdir.Onun bu yönünü annesi şöyle anlatmıştır. “Şatafattan nefret ederdi. Dolabında her şey bulunduğu ve ailevi durumumuz iyi olduğu halde ekseriya başına bir kasket ayağına bir pantolon geçirerek balıkçı arkadaşlarıyla gününü gün ederdi." Evet Sait Faik o döneminin en hızlı balıkçılarından biridir. İstanbul Adalar civarında yaptığı bir çok avı hikayelerinde anlatmıştır. Mercan, Lüfer ve özellikle sinagrit (kendi deyimiyle) en sevdiği avlardır.
CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI (HALİKARNAS BALIKÇISI)
http://img844.imageshack.us/img844/4485/o25i.jpg
1890 yılında Girit’te doğmuş. Çocukluk yıllarını atina’da geçirmiş, soylu, altı çocuklu bir ailenin en büyüğüdür. 1925 yılında yazdığı bir yazı yüzünden askerlikten soğutmak gerekçesiyle yargılanmış ve 3 yıl kalebent olarak Bodrum’a sürülmüştür. Bodrum sürgünü her ne kadar bu gün bizi gülümsetse de o yıllarda Bodrum kara ulaşımı olmayan bir kıyı kasabasıdır. Cezasının 2 yılını Bodrum’da, 1 yılını İstanbul’da tamamlarsa da bir süre sonra aşığı olduğu Bodrum’a geri döner. Bodrum, yazdığı Mavi Sürgün, Deniz Gurbetçileri, Aganta Burina Burinata gibi onlarca esere esin kaynağı olmuştur. Yazdığı eserler bir çok dünya diline çevrilmiş.Özellikle Bodrum’un dünyaca tanınan bir yer olmasında başrolü oynamıştır. Bodrum’un balıkçıları, sünger avcıları, köylüler arasındaki çatışmaları kimi zamanda sevdaları hikayelerine taşımıştır.
Bodrum’un antik dönemindeki ismini, beraberinde balıkçılık sevdasını birleştirerek kendisine Halikarnas Balıkçısı lakabını uygun görmüştür.
http://img23.imageshack.us/img23/121/suml.jpg
Cevat Şakir müthiş bir denizcidir. Balık avını çok sever. Hikayelerinde gittiği bu avlarda yaşadıklarını canlı bir dille anlatır. O tam bir Bodrum aşığıdır. Bu sevgisini Bodrum adlı şiirinde şu şekilde dile getirir.
BODRUM
İtalya'yı gör de öl derler
Yok canım; Bodrum'la kıyılarını gör ve yaşa
Yokuşbaşına geldiğinde, Bodrum'u göreceksin
Sanma ki sen geldiğin gibi gideceksin
Senden öncekilerde böyleydiler
Akıllarını hep Bodrum'da bırakıp gittiler…
Hayatında en çok sevdiği şeyler: Peynir, su, istanköy peksimeti, tütün ve rakı idi.
KENAN EVREN
http://img189.imageshack.us/img189/9593/g4wx.jpg
Aslen Alaşehirli olan 12 Eylül askeri darbesinin unutulmaz ismi müthiş bir keklik avcısıdır. Aslında pek çoğumuzda olduğu gibi avcılık ailesinden kaynaklanmaktadır.
Bir gün keklik avının dayanılmaz cazibesine o da yenik düşmüş ve emekliliği sonrasında askeri garnizon içerisinde yapılacak bir keklik avı davetini geri çevirememiştir. Ancak yasak zamanda yapılan bu av basında geniş yer bulunca kendisine o zamanın parasıyla 100 bin TL ceza kesilmiştir.
SUAVİ
http://img29.imageshack.us/img29/9907/0yr4.jpg
Aslen Kırıkkaleli olan Suavi Türk pop müziğinde ender rastlanan seslerden biridir. Sanatçı kişiliğinin yanı sıra sigara kullanmayan, dağcılık ve dalgıçlık ve avcılık yapan Profesyonel bir balık adamdır. Kendisinin ava olan ilgisine İzmir 1994 yılında Emniyet Müdürlüğünde şahsen şahit oldum. Ruhsat çıkarmak için sıra beklerken odadaki tüm emniyet personelini başına toplamış, başından geçen bir av hikayesini soluksuz anlatıyordu.
Sıkı bir trofe avcısı olduğu biliniyor.
ZAFER ERGİN
http://img42.imageshack.us/img42/4202/ydrk.png
Arka Sokaklar’ın Rıza Babası olarak bilinen Zafer Ergin’in müthiş bir trofe avcısı olduğu biliniyor. Ergin sadece avcılık yapan biri olarak değil İl av komisyonlarında ve bölge toplantılarına katılarak Türk avcılığına aktif olarak destek veren önemli bir şahsiyet olarak tanınıyor.
CEM BOYNER
http://img10.imageshack.us/img10/7750/d0du.jpg
Bir zamanlar TÜSİAD başkanlığını yürüten Cem Boyner’in avcılığını, ava olan tutkusunu bilmeyen yok. Çok küçük yaşlardan itibaren babası Osman Boyner’in onun ava başlamasında büyük etkisi olmuş. Av sevdasını kendi ağzından şöyle dile getiriyor.
http://img594.imageshack.us/img594/118/woqu.jpg
“İnsan, avdan çok, avda yaşananlardan etkileniyor ve orayı özlüyorsunuz. Şehir hayatında ben yıldızları görmüyorum, kuşların cıvıltısını duymuyorum, şafakta uyanmıyorum, böcekleri duymuyorum. Ama av doğayla bütünleşme açısından bana çok önemli bir vasıta oldu.” Cem Boyner’in son zamanlarda avcı dostlarıyla özel avlaklara giderek güzel sülün avları yaptığını biliyoruz.
ÜMİT DAVALA
http://img89.imageshack.us/img89/7127/kyow.jpg
1973 yılında Almanya’da doğmuş, Galatasaray’ın şampiyonluklarına, özellikle UEFA kupasının kazanılmasına, milli takımda dünya üçüncülüğüne vesile olmuş en önemli futbolculardan biridir. Ümit Davala’nın tam bir av tutkunu olduğu bilinmektedir. Özellikle avcılık konusundaki bilgisi dostlarından büyük övgü almaktadır.
http://img35.imageshack.us/img35/7914/zfh9.jpg
Ördek, çulluk ve bıldırcın avlarına gittiği bilinmektedir.
[color=navy][b]Bu hafta canım hikaye yazmak istemedi. Bir değişiklik olsun istedim.Bizden bu haftalık da bu kadar. Gelecek hafta inşallah bir başka hikayede buluşuncaya kadar şimdilik, kalın sağlıcakla...