PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : DOMUZA HASRET



17.Mart.2014, 16:24
DOMUZA HASRET (Mart 2014)
İki sezondur yakın mesafeden domuzları tıraşladığım için bir çok kez rakı sofrasına meze oldum.Nasıl olmayayım ki? Neredeyse tepeme çıkan domuzlara silah atmama rağmen bir tanesini bile önüme yıkamadım.Belki vuruldu,belki vurulmadı ama etrafı aramama rağmen bir tekini bile bulamadım.Bundan dolayı gerçekten zor bir durumdaydım.Çünkü herkes bu duruma bir çare arıyormuş gibi yapıp benimle fena halde kafa buluyordu. Doğal olarak haklıydılar da.Sürü domuz,tek dişi,tek azılı ne varsa iki sene boyunca kendini bana vurdurmak için her şeyi yaptı.Sonuç elde var sıfır.Bu işe son vermenin tek bir yolu vardı: Güzel bir atış sonrası çekilecek içi dolu fotoğraf karesi.Yoksa ben bu şakaların önünü kesemeyecektim.

Eskiden domuzu gördüm mü tüfeği kaldırırken hayvanın gördüğüm en ölümcül yerine doğru nişan alır düşünmeden tetiği ezerdim.Uzak yakın çok isabetli atışlar yaptım.Sonradan ne oldu ise,neye takıldım ise birden tarzımı değiştirdim.Artık arpacığı çok lazımmış gibi yok koltuk altına tut,yok kulak tozuna tut diye gezdirmekten olsa gerek iyi atışlar yapamadım.Belki yaralandı ama o kadar aramama rağmen bulamadım.Doğal olarak vurmam gereken domuzlara fazla oyalanmak yüzünden geç ve bundan dolayı da telaşlı atış yapıp kaçırmıştım.Belki de ıskalama sendromuna yakalandım diye düşünmeye başladım.Kendimi sınamak için aldım tüfeğimi elime diktim yüz metreye hedefimi destekli,desteksiz hızlı atışlar yaptım.Sonuç tatminkar oluncaya kadar elli fişek yaktım.”Bu kadar yeterli haydi hayırlısı” deyip başladım avı beklemeye.

Sezon açıldı bıldırcın çulluk derken sıra geldi domuz avına.Ali Toksoy,Aret Akmercan,Sani Pirincci ve Süleyman Açlan ile beraber asker arkadaşım ve kulübümüz üyesi Aygün Başarır’a av için ziyarete gittik.Cuma öğlen yola çıkıp vakitlice kalacağımız dostumun evine vardık.Sohbet,yarın ki avın planı derken gece on ikiye kadar sofra başında takıldık.Beraberce yaşadığımız güzel günler dile gelip ortaya döküldü.Eskiyi yad etmek bizi kahkahalara boğdu.Yanımızda olan olmayan tüm sevdiğimiz dostlarımızın kulaklarını çınlattık.

Sabah zorda olsa erkenden kalkıp yola koyulduk.Doğru Şarköy’e kardeş kulübümüze gidip bizim ile ava gelecek arkadaşları beklemeye başladık.Bu fırsattan yararlanıp birer sıcak çorba ile kahvaltımızı yaptık.Ekip tamamlanınca tekrardan arabalara binip avlanacağımız mıntıkaya doru hızla ilerledik.Bir kaç dostumuzu da oradan alıp çıktık yüksek tepelere doğru.Daha yolun ortalarında iken öndeki cip sağımızdaki meşeliklerde yatan sürüyü görünce aniden durdu.Diğer arabalarda durup millet dışarı çıkınca domuzlar ayaklanıp yukarıya doğru başlamışlar koşmaya.Biz arkadan geldiğimiz için bir şey görememiştik.Ama orada durmanın faydası olmadığından hemen önlemek için hızla yukarıya doğru sürdük arabayı.Fakat sürü tuttuğumuz yerden geçmedi.Böyle olunca da programımıza uyup daha önceden belirlediğimiz yere doğru ilerledik.

Sıra ile herkes tepe üstlerinde yerleşti.Ben ise postanın sonuna ve aşağıdaki düzlüğe gitmek için yürüdüm uzaklaştım.Burası hem tüfek atmak için uygun,hem de domuzların geçebileceği açık bir alandı.Tam istediğim yerde durmuştum.Kısa bir süre sonra av başladı.Geçen on beş dakikadan sonra köpek sesleri duyuldu.Kopayların sesi vadiyi inletiyor ve yavaşça yukarılara doğru geliyorlardı.Heyecan,dikkat ve istek ile elimdeki silaha sımsıkı sarılmış bekliyordum.İşte bu esnada telefonuma gelen mesaj ile acaba bizimkilerden mi geliyor diye elimi cebime atıp telefonumu çıkardım.Mesaj hem de hafta sonu olmasına rağmen ticari bir ileti.Küfür ederek kapatırken kulağıma ileriden rüzgar sesi geliyordu.Halbuki hava süt liman.En küçük bir esinti bile yok.Kafamı telefondan kaldırıp önüme bakarken yüz metre mesafeden yolu atlayan koca domuzu görüyorum.Telefonu cebime atarken orta boy bir domuz daha yolu geçiyor.Ben tüfeği omuzladığımda yoldaki potiği görüyorum.Fazla düşünmeden atışımı yapıyorum.Hayvan yolun kenarına önce kafa üstü çakılıyor,sonrada yıkılıp kalıyor.Ne yapalım “Kısmet buymuş” diyorum.Gelen gereksiz mesaj yüzünden büyük olan yerine küçüğe atış yapabilmiştim.

Yine de çok sevindim.Çünkü hem şansızlığımı kırmış,hem de kendime güvenim gelmişti.Bir kaç dakika daha yerimde durdum bekledim.Domuz avının önemli kurallarından biri av bitene kadar yerini terk etmemektir.Bunu bilip herkese söylememe rağmen,meraktan gidip avımı görmek istedim.Düştüğünü sandığım yere gelip potiği göremeyince “Yine mi gitti” dedim.O esnada önümdeki meşelikten çatırtı gelince her halde yaralı olarak kaçmaya çalışıyor diye düşündüm.Avımı ele geçirmek için ”Bari gideyim de kafasına bir tane atayım kaçmasın” dedim.Tam sağıma doğru dönüp adım atarken,demin durduğum yerden geçen sürüyü ağaçların arasından gördüm.Ya arkadaş sen yerini neden bırakırsın? Çok mu lazımdı gidip domuzu görmek.Kafamdan aşağıya kaynar sular döküldü.Üfleyerek can sıkıntısı ile yola doğru dönünce vurduğum domuzun tam arkamda yolun bir metre ötesinde yattığını gördüm.Yine domuzlar üstüme çıkacaktı ama ben kısmeti önce bir telefon mesajı sonrada yerimi terk etmekten dolayı tepmiştim.Alınacak dersin sonu yoktu.Bu da bana iyi bir tecrübe olmuştu.

Bu posta bitmiş benden başka tüfek atan da olmamıştı.Biraz sevinç,birazda kendime söylenerek başladım indiğim tepeyi çıkmaya.Hava sıcak,güneş bezdiriyor.Hayalimde geçen sürüye tüfek atarak tırmanırken kalkan bir keklik beni bayağı heyecanlandırdı.Doğada olmak,avlanmak ne kadar güzel diye düşündüm.Biraz soluklanmak için durup tepeden aşağıya bakınca o ormanlar,kıvrılarak giden köy yolları,bacası tüten kerpiç evler insana başka bir zevk veriyordu.Bundan sonra bir posta daha yaptık ama domuz postayı delip geçti.Avlandığımız yer sarp ve çok geniş olduğundan iyi kapatamamışız.Açlık ve susuzluk kendini hissettirince bir yemek molası verdik.Biraz dinlenip,karnımız da doyunca son posta için arabalara binip başka bir bölgeye geçtik.

Kış günü olsa da hava güneşli ve sıcaktı.Mont fazla geldiğinden çıkarınca insan güzel bir hafiflik hissediyor.Karnımız tok,gücümüz yerinde,neşemiz süper.Böyle olunca da insan başka bir motive oluyor.Arabalardan inip hemen yerlerimize geçiyoruz.Ben yine bir düzlükteyim.Biraz ilerimde Aygün ve Aret var.Kara Mehmet ise bizden daha öteye gidip yoldan aşağıya iniyor.Geçen kısa bir süreden sonra köpekler havlamaya başlıyor.Yerimden kıpırdamadan bekliyorum.Ama bu sefer sesler beni geçti ve sağıma doğru gitti.Çok geçmeden peş peşe alt taraftan tüfek patladı.Yerime çakıldım kaldım.Çünkü Mehmet’in tüfeğinden çıkan brennekenin sesi sanki yanımdan geçiyormuş gibiydi.Her halde birazdan vurulacağım diye düşündüm.Ne yalan söyleyeyim bayağı korktum.Halbuki Mehmet’in tüfek attığı yerden gelen kurşun en az elli metre üst ve yanımızdan geçerdi.Aslında aramızda bayağı bir kod farkı vardı.Ama ben o esnada bayağı tırstım.Bu işin şakası yok.Kurşun bu vurdu mu devirir.O yüzden postada herkes silah atacağı yere dikkat etmeli ve yerini değiştirmemeli.Sonradan öğreniyorum ki Aygün ile Aret’te sesten ürküp arabanın arkasına tam siper yatmışlar.Can bu hiçbir şeye benzemez.

Bu postada da Kara Mehmet bir potik vurdu.O iki tane vurdum dese de ortada ikinci filan yoktu.Her zaman olduğu gibi kafa bulacak adam arıyordu her halde.Neyse bu av günü de güzel geçmişti.En azından benim için sevindiriciydi.İki yıllık hasret bitmişti.Bu yorucu günün sonunda tüm arkadaşlarla beraber güzel bir yemeği hak etmiştik.Bu yemeğin tek farkı bu sefer masada meze ben olmamıştım. Emniyete önem verelim,kurallara uyalım her daim zevk ile avlanalım.Tüm avcı dostlarıma kazasız,belasız avlar dilerim.Rastgele.

http://i.hizliresim.com/eyXL8M.jpg

http://i.hizliresim.com/wMrL96.jpg

http://i.hizliresim.com/wbWJ4Y.jpg

http://i.hizliresim.com/wLL1oJ.jpg

http://i.hizliresim.com/x0Qm4W.jpg

http://i.hizliresim.com/wbWJjV.jpg

ibrahim uysal
17.Mart.2014, 16:36
Bazen öyle üstüste gelir ki;benden geçti mi diye düşündürür adamı avcılık...Şanssızlığınızı yendiğinize ve dostların takılmalarından kurtulduğunuza sevindim abi... :) En tecrübeli avcılarımız bile bazen avda tecrübe ediniyorlar yani...Bunu da öğrenmiş olduk sayenizde... ;)
Yaşanılası av için teşekkürler abi...Daima rastgelmesi dileklerimle,saygılar.....

ibrahim ozel
17.Mart.2014, 20:04
Bu harika anlatım için teşekürler...

Burhan KESKİN
17.Mart.2014, 20:24
Avlarınız ve dostluğunuz daim olsun abi rasgeleyin anlatım için teşekkürler

ibrahim uysal
18.Mart.2014, 05:35
Hayatımda hiç domuza avına gitmedim....Dün gece rüyamda domuz avına gittim ve ardarda üç tanesini devirdim...Nasıl bilinç altıma işlemişse konu....Ama gerçek gibiydi...Büyük keyf aldım.... :) Tekrardan teşekkürler abi....

Yıldıray İNCE
18.Mart.2014, 06:38
Bülent Abi eline diline sağlık Dostluklarınız daim olsun................

18.Mart.2014, 08:50
Tüm avcı dostlarıma teşekkür ederim.Daha iyileri yeni sezonda herkese nasip olsun.

Mesut BÜLBÜL
20.Mart.2014, 21:58
vallaha zevkle okudum inanki bu kadarda heyacan oldu azda olsa avını almışsın av işinin öncelikle sabır işi olduğunu kanahat gelmişsin atılan kurşunlardanda tırsman çokta güzel bu işi hatalarımıza en askeriyesini yapmamak lazım olduğunu ulu orta yazmışsın sürek avı cesaret ister tecrübe ister sabı ister anlatımlarını teşekkür ederim ellerine emeklerine sağlık diyorum nice böyle heyacanlı avlar dilerim rasgele

İBRAHİM AKKAYA
21.Mart.2014, 10:00
Bülent Kardeşim Akıçı Uslupla sanki Yanındaymışım gibi oldum.
Kalemine Diline sağlık ;D ;D ;D

21.Mart.2014, 11:33
Bülent Abi eline diline sağlık..