PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : GÜVERCİN IRKLARI-8-TRAKYA



unforgiven
02.Mayıs.2008, 09:46
TRAKYA
http://img230.imageshack.us/img230/433/trakyayu9.jpg



Bu ırk yalnızca Trakya'da Kırklareli,Tekirdağ ve civarındaki küçük kasabalarda yetiştirilmektedir. Trakya Türkiye'nin avrupa kıtasında kalan küçük parçasıdır. Güneyinde Marmara Denizi,kuzeydoğusunda Karadeniz güneybatısında Ege Denizi bulunur. Ayrıca kuzeyini Bulgaristan, batısınıda Yunanistan sınırlar. 12 milyonluk metropol İstanbul'un büyük kısmı da Trakya toprakları üzerindedir. Türkçede "Yerli" yada " Rumeli" ismi verilen bu ırkın orijini ile elimizde maalesef bir bilgi yok.



Büyük bir olasılıkla Oryantal Roller'ları (makaracıları) ile akraba bir ırk. Vücut yapıları Oryantal Roller'ları andıran orta büyüklükte kuşlardır. Ancak Oryantallardan farklı olarak bu ırkta 14-18 telekten oluşan kuyruk dik olmayıp genellikle kanatlar kuyruğun üzerinde taşınır. Kanatları kuyruk yanında, birini kuyruk altında yada ikisini de kuyruk altında taşıyan kuşlara rastlanmaktadır. Böyle bireyler genelde melez hayvanlardır. Zira son yıllarda Balkan Ülkelerinden bir çok güvercin ırkı ithal edilmiştir. Melezlenme etkisi kısalan gagalardanda belli olmaktadır. Safkan (saf ırk) hayvanlarda gaga orta boydadır.

Bu ırkın yalnızca düz beyaz, siyah, siyah şeritli dumanlı mavi, kırmızı ve nadir olarak sarı ve dumanlı çakmaklı renkleri mevcuttur. Mavilerine "küllü", çakmaklılarına "tekir" va sarılarına "kanarya" adı verilmektedir. Renkli kuşlarda beyaz tüylerin olmaması konusunda yetiştiriciler çok duyarlıdırlar. Gaga rengi tüm tüy renklerinde beyaz olup, ucunda kuşun tüy rengine bağlı bir leke olur. Mavilerde mor gaga renginede rastlanılmaktadır. Beyazlar haricinde hepsinde göz rengi açıktır. Beyazlarda sadece siyah gözlülere rastlanır. Orta uzunluktaki bacaklar tüysüzdür. Bu konudada yetiştiriciler çok duyarlıdırlar. O kadar ki, yuvadaki yavruların ayaklarında geçici çok küçük tüylerin görülmesi (Bu tüyler genellikle yavruluk tüy değişiminde dökülmekte ve yerlerine yenileri gelmemektedir.), diğer özellikleri bakımından ne kadar mükemmel olurlarsa olsunlar damızlıkta kullanılmazlar.

Bu ırkta tepeli veya tepesiz kuşlar görülmektedir. Tepe ensenin altından başlamalı, enseyi iyi sarmalı ve iki yanında, aşağı yukarı kulak altında belirgin tepe gülleri görülmelidir. Tek tarafda gül, yarık görünüm, ensede yukarıdan başlıyan tepe ve dar tepeli kuşlar damızlıkta kullanılmazlar. Her rengin kendi rengi ile çiftleştirilmesi konusunda yetiştiriciler duyarlı olduklarından renkler arasında belirli bir yapısal farklılık göze çarpar. Bu durum özellikle beyazlar için geçerlidir. Zira renkli kuşların aralarında çifleştirilmelerinden yine düz renkli yavrular elde edilmektedir. Dolayısıyla bu tür çiftleşmeler nispeten tolere edilmektedirler. Ancak çiftlerden birinin beyaz olması durumunda yavrular alaca olmaktadır.

Bu kuşlar çok ürkektirler. O kadarki kümese girdiğinizde sizi "vu" sesleriyle karşılarlar ve birini yakalamaya kalktığınızda duvarlara tırmanırlar. Bu ırkın yetiştiricileri iyi uçuş özelliğine sahip "güzel kuşlar" yetiştirmeyi amaç edinmişlerdir. Ancak son yıllarda dış görünüşe daha fazla ağırlık verildiği için bu güvercinlerin uçuş özellikleri gerilemiştir. Daha öncede andığım gibi, Balkanlardan getirilen ve melezlenen kuşların "gösteri kuşları" olmaları bu olguyu hızlandırmıştır. Eskiden uçuş özellikleri görünümlerinden önce gelirdi. Uzun, yüksek uçan ve sık sık takla (makara) atmayan ancak kaliteli takla (makara) atan kuşlara değer verilirdi. Eskiden toplu halde yükselen hatlara rastlanılırdı ve bunlar belli bir yükseklikten sonra önce birisi kendisini ip gibi takla atarak aşağıya salar, bunu diğerleri izlerdi. Aynen bir çok örümceğin iplikleri ile kendilerini aşağıya salmasına benzerdi. 10-20 metre döndükten sonra tekrar toparlanırlar ve yükselirlerdi.
Bazen yetiştiriciler kuşlarını dönüş için teşvik etmek amacıyla bir gurup (filo) daha salarlardı. Bazende 40-50 gibi çok sayıda kuş salınırdı. Bunlar havada beşer yada onarlı guruplarda buluşurlar ve bir birlerinden bağımsız olarak farklı yüksekliklerde uçarlardı. Bu ırkın ürkekliğinden başka diğer kötü bir özelliği kuş gösterilmesine (pırıltı) reaksiyonlarının az olması hatta tamamen görmezlikten gelmeleri. Dolayısıyla yönetilmeleri biraz zordur. Günümüzde azda olsa halen uçuş özelliklerini hedef edinen kuşcular bulunmaktadır. Öyleki bu ırk altında halen 3 ile 5 saat arasında, nokta yüksekliğinde uçan ve yüksekten dönen (makara) kuşlara rastlanılmaktadır.

Adil Karakus
02.Mayıs.2008, 10:27
Çok güzel görünüyorlar,

Sevgili ismail bu süs kuşları ve tavuklarına olan ilginin sebebi nedir paylaşabilirmisin.

selamlar

unforgiven
02.Mayıs.2008, 10:30
Sevgili abim öncelikle ilgine teşekkür ederim.Bu ilgi alaka taa çocukluğumdan geliyor.9 yaşımdan beri keklik bıldırcın sülün muhabbet kuş papağan kanarya besledim güvercin de tabii ki bunların arasında...Bunun içindir ki kanatlıları hem çok seviyor hem de onların durumlarıyla ilgileniyorum.Kısacası kanatlı uzmanına yakın seviyeye geldim desem yalan olmaz...;)

Saygılarımla...

Adil Karakus
02.Mayıs.2008, 11:40
Çok keyifli bir uğraş olsa gerek senin için,çocukluk yaşlarımda müthiş haz duyardım bende kümes hayvanı bakmaya,şu an bile kendim bakamıyorum ama hobimi tatmin için 8/10 tavuk temin edip bir komşuma verdim ben onları seyretmekle yetiniyorum .
Malum yer ve zaman meselesi çok önemli kanatlı bakımında,hadi belki zamanı aşabilirim ama yer büyük sorun büyük şehirde.

unforgiven
02.Mayıs.2008, 11:46
Tabii ki haklısın canım abim büyükşehirde bu işlerin yapılması çok zor.Evimin yanında kümeslerim var keklik bıldırcın sülün doluydu bi zamanlar ama şimdi sadece elimde 2 güvercin 2 denizli horozu ve tavukları,hint horozu(dövüş horozu olarak bilinenlerden) ve 2 tavuğu ve de 2 tane de KINALIM kaldı.Rabbim izin verirse bu sene keklik işini büyütmeyi düşünüyorum.Emet karasularına salmayı planlıyorum ama Rabbim en iyisini bilir ama niyetim o yönde...

Saygılarımla...

02.Mayıs.2008, 13:40
GÜZEL BİR HOBİ VE ZEVK KEŞKE YETERLİ ZAMAN OLSADA BİZDE İLGİLENSEK AMA NERDEEEE

unforgiven
02.Mayıs.2008, 14:05
Sevgili Recep abi kanatlılar kendi aleminde başlı başına bir dünya...Onlarla ilgilenmek,onların içinde olmak çok güzel.Hele ki bir de elinde büyütüyorsan değme keyfine.Önceden yavru kekliklerim olurdu bir iki tane çıkardı yumurtadan hep elimde büyütürdüm.Rabbime şükürler olsun şimdiye kadar beslediğim hiçbi hayvanı ne hasta ettim ne de bakımsızlıktan öldürdüm.Rabbim herkesin gönlündeki güzellikleri buldursun inşallah...

Saygılarımla...

02.Mayıs.2008, 14:07
ismail anlıyorum bu arada tebrikler kardeşim sevgiler...

unforgiven
02.Mayıs.2008, 14:09
Allah razı olsun sevgili abim teşekkürler...

Saygılarımla...

02.Mayıs.2008, 17:45
ısmaıll muğla arabı dıe guvercın duydun mu???

unforgiven
02.Mayıs.2008, 17:45
Valla canım abim bilmiyorum ama araştırırım istersen ;)

Saygılarımla...

02.Mayıs.2008, 17:48
arastır bakalımm neler bulabılceksınnn
bızım orda unlu
yugoslav bılıyon mu yada akbas cınsı??

unforgiven
02.Mayıs.2008, 17:49
Araştırmaya başlıyorum abicim...

Saygılarımla...

02.Mayıs.2008, 17:52
googleden cıkar mı bılmem ama :))

unforgiven
02.Mayıs.2008, 18:19
Kardeşin araştırır varsa da bulur endişe etme sen canım abim...

Saygılarımla...

02.Mayıs.2008, 18:26
İsmail bey, aynı zevkleri paylaşıyoruz. Avcılık var. Horoz, Tavuk, Güvercin, Keklik, Kanarya, Kaz. Ördek, Muhabbet Kuşu, Saka, Florya, İskete, Fanyata (Kenevir Kuşu), (Küçük İskete) Yaban Kanaryası, İspinoz, Bıldırcın, Kum Kekliği besledim. Belki aklıma gelmeyenler de vardır. Yazılarınızı zevkle okuyorum. Saygılarımla.

unforgiven
02.Mayıs.2008, 18:58
Sevgili abicim ilginize teşekkür ederim.Rabbim izin verdikten sonra elimden geldiğince kuşlar konusunda bildiklerimi öğrendiklerimi araştırdıklarımı sizlerle paylaşmaya çalışıyorum...

Saygılarımla...