baytarius
13.Temmuz.2014, 09:53
Ösefagusun motorik fonksiyonlarının azalması veya yokluğu ile birlikte ösefagusun diffüz dilatasyonudur. Hayvanlarda konjenital veya edinsel olarak ortaya çıkar. Köpeklerde mega ösefagusun en yaygın formu konjenital idiopatik megaösefagustur. Kedilerde megaösefagusun görülme oranı köpeklere oranla çok azdır.
Konjenital megaösefagus; Ösefagusun innervasyon yokluğu sonucu şekillenir. Fox Terrier, Minyatür Schnauzerler de herediterdir. Alman çoban köpekleri, Great Dane, İrlanda Setter, Labrador Retreiver ırkı köpekler predispozedir. Kedilerde Siamen ve ilgili ırklar predispozedir. Ruminantlarda ve taylarda genelde sütten kesildikten sonra ortaya çıkar.
Edinsel megaösefagus; Çoğunlukla iatrojenik nedenlere bağlı oluşur. Kronik ösefagus obstrüksiyonu sonucu gıda kitlelerinin birikmesine bağlı gelişen ösefagus dilatasyonunu takiben gelişir. İnsan, kedi ve köpeklerde ösefagusun dilatasyonunun nöromüsküler bozukluktan köken aldığı bilinmektedir. Ruminantlarda neden pek belli değil ancak buna benzer nedenlerden kaynaklandığı düşünülmektedir. Ösefagusun motilitesini kontrol eden afferent ve efferent sinir bozukluğu sonucu da megaösefagus gelişebilir. Erişkin idiopatik Megaösefagus; Muhtemelen afferent sinir yolunda bir defekt sonucu ortaya çıktığı bildirilmektedir.
Edinsel megaösefagusun nedenleri:
Değişik nöromüsküler, endokrin, yangısal bozukluklar, ösefagustaki obstrüktif lezyonlara bağlı olarak gelişir.
Hastalıklar olarak; Myositis, myopatiyle seyreden Sistemik Lupus Erithematosis, tripanasomiasis, glikojen depolama hastalığı, polimyositis, kaşeksi, Botilismus, konjenital veya edinsel myastenia gravis ve asetilkolin esteraz toksisitesi gibi nöromüsküler junktionepatiler ösefagal dilatasyona neden olurlar. Talyum ve Pb zehirlenmeleri, travma, neoplazi, şirürjikal müdahaleler nedeniyle bilateral ösefagus dilatasyonu şekillenebilir.
Yabancı cismin alınması sonucu ösefagal perforasyonlar neden olabilir.
Merkezi sinir sistemi hastalıkları kedi ve köpeklerde megaösefagus neden olurlar (Güneş çarpması, hidrosephalus, leucomalasi ile birlikte servikal ve vertebral instabilite, Distemper). Distemper’de MSS lezyonlarına bağlı medulla veya kraniyal sinirlerin disfonksiyonlarıyla ilgili olduğu düşünülmektedir.
Endokrin hastalıklar olarak en yaygınları hipotroidizm ve hipoadrenokortikoizmdir. Hipoadrenokortikoizmde; ösefagusta glukokortikoid yetersizliğine bağlı musküler karbonhidrat metabolizması bozulur. Buna ilave olarak musküler glikojen depolarının azalması ve kateşolaminlerin aktivite azalması da patogeneziste rol oynar. Fokal mekanik obstrüksiyonlara neden olan lezyonlar (vasküler halka anomalileri, tümörler, granülomlar, daralmalar ve yabancı cisimler) megaösefagusa neden olurlar.
Ruminantlarda, hipokalemi, hipovolemi, hiponatremi gibi musküler disfonksiyona neden olan bozukluklarda da ösefagal motilite bozukluğu gelişir.
Semptomlar: En yaygın semptom regürgitasyon’dur. Regürgite edilen materyal içinde mukus ile birlikte sindirilmemiş gıdalar bulunurken, safra hiç bulunmaz. Pityalizm, halitozis, dehidrasyon, kilo kaybı, büyüme geriliği, boyunda fluktuan şişkinlik, tekrarlayan solunum sistemi enfeksiyonlarıdır. Dilatasyon ilerlediğinde, yeme ve regürgitasyon arasındaki süre uzar. Hem katı hem de sıvı gıdalar eşit oranda regürgite edilir. Hafif şiddetli aspirasyon pnömonisi, trakeobronşitis, rhinitis görülür. Ateş, yaş harharalar ve mukoprulent bir burun akıntısı görülür. Kronik vakalarda besleme bozukluklarına bağlı kaşeksi ve musküler kayıplar görülür.
Ruminantlarda ise nazal regürgitasyon ve servikal ösefagusta şişkinlikler görülür. Yemlerin ösefagusta birikmesi sonucu timpani şekillenir. Bazen gıdaların akciğere kaçması sonucu aspirasyon pnömonisi ortaya çıkar.
Teşhis: Anamnezde, kusma ile regürgitasyonu ayırt etmek gereklidir. Servikal ve torasik sörvey radyografilerden faydalanılır. Baryum ösefagogram ve fiber optik endoskopiden de yararlanılır. Ösefagal motiliteyi belirlemek için floroskopik muayene yapılır. Ösefagoskopi de megaösefagusun teşhisinde kullanılır. Ayrıca tam kan sayımı, biyokimyasal profil (CPK), seroprospinal sıvı analizleri yapılır.
http://www.halkaliveteriner.com/upload/resimler/haber/animated_megaesophagus_xray.jpg
www.halkaliveteriner.com
Konjenital megaösefagus; Ösefagusun innervasyon yokluğu sonucu şekillenir. Fox Terrier, Minyatür Schnauzerler de herediterdir. Alman çoban köpekleri, Great Dane, İrlanda Setter, Labrador Retreiver ırkı köpekler predispozedir. Kedilerde Siamen ve ilgili ırklar predispozedir. Ruminantlarda ve taylarda genelde sütten kesildikten sonra ortaya çıkar.
Edinsel megaösefagus; Çoğunlukla iatrojenik nedenlere bağlı oluşur. Kronik ösefagus obstrüksiyonu sonucu gıda kitlelerinin birikmesine bağlı gelişen ösefagus dilatasyonunu takiben gelişir. İnsan, kedi ve köpeklerde ösefagusun dilatasyonunun nöromüsküler bozukluktan köken aldığı bilinmektedir. Ruminantlarda neden pek belli değil ancak buna benzer nedenlerden kaynaklandığı düşünülmektedir. Ösefagusun motilitesini kontrol eden afferent ve efferent sinir bozukluğu sonucu da megaösefagus gelişebilir. Erişkin idiopatik Megaösefagus; Muhtemelen afferent sinir yolunda bir defekt sonucu ortaya çıktığı bildirilmektedir.
Edinsel megaösefagusun nedenleri:
Değişik nöromüsküler, endokrin, yangısal bozukluklar, ösefagustaki obstrüktif lezyonlara bağlı olarak gelişir.
Hastalıklar olarak; Myositis, myopatiyle seyreden Sistemik Lupus Erithematosis, tripanasomiasis, glikojen depolama hastalığı, polimyositis, kaşeksi, Botilismus, konjenital veya edinsel myastenia gravis ve asetilkolin esteraz toksisitesi gibi nöromüsküler junktionepatiler ösefagal dilatasyona neden olurlar. Talyum ve Pb zehirlenmeleri, travma, neoplazi, şirürjikal müdahaleler nedeniyle bilateral ösefagus dilatasyonu şekillenebilir.
Yabancı cismin alınması sonucu ösefagal perforasyonlar neden olabilir.
Merkezi sinir sistemi hastalıkları kedi ve köpeklerde megaösefagus neden olurlar (Güneş çarpması, hidrosephalus, leucomalasi ile birlikte servikal ve vertebral instabilite, Distemper). Distemper’de MSS lezyonlarına bağlı medulla veya kraniyal sinirlerin disfonksiyonlarıyla ilgili olduğu düşünülmektedir.
Endokrin hastalıklar olarak en yaygınları hipotroidizm ve hipoadrenokortikoizmdir. Hipoadrenokortikoizmde; ösefagusta glukokortikoid yetersizliğine bağlı musküler karbonhidrat metabolizması bozulur. Buna ilave olarak musküler glikojen depolarının azalması ve kateşolaminlerin aktivite azalması da patogeneziste rol oynar. Fokal mekanik obstrüksiyonlara neden olan lezyonlar (vasküler halka anomalileri, tümörler, granülomlar, daralmalar ve yabancı cisimler) megaösefagusa neden olurlar.
Ruminantlarda, hipokalemi, hipovolemi, hiponatremi gibi musküler disfonksiyona neden olan bozukluklarda da ösefagal motilite bozukluğu gelişir.
Semptomlar: En yaygın semptom regürgitasyon’dur. Regürgite edilen materyal içinde mukus ile birlikte sindirilmemiş gıdalar bulunurken, safra hiç bulunmaz. Pityalizm, halitozis, dehidrasyon, kilo kaybı, büyüme geriliği, boyunda fluktuan şişkinlik, tekrarlayan solunum sistemi enfeksiyonlarıdır. Dilatasyon ilerlediğinde, yeme ve regürgitasyon arasındaki süre uzar. Hem katı hem de sıvı gıdalar eşit oranda regürgite edilir. Hafif şiddetli aspirasyon pnömonisi, trakeobronşitis, rhinitis görülür. Ateş, yaş harharalar ve mukoprulent bir burun akıntısı görülür. Kronik vakalarda besleme bozukluklarına bağlı kaşeksi ve musküler kayıplar görülür.
Ruminantlarda ise nazal regürgitasyon ve servikal ösefagusta şişkinlikler görülür. Yemlerin ösefagusta birikmesi sonucu timpani şekillenir. Bazen gıdaların akciğere kaçması sonucu aspirasyon pnömonisi ortaya çıkar.
Teşhis: Anamnezde, kusma ile regürgitasyonu ayırt etmek gereklidir. Servikal ve torasik sörvey radyografilerden faydalanılır. Baryum ösefagogram ve fiber optik endoskopiden de yararlanılır. Ösefagal motiliteyi belirlemek için floroskopik muayene yapılır. Ösefagoskopi de megaösefagusun teşhisinde kullanılır. Ayrıca tam kan sayımı, biyokimyasal profil (CPK), seroprospinal sıvı analizleri yapılır.
http://www.halkaliveteriner.com/upload/resimler/haber/animated_megaesophagus_xray.jpg
www.halkaliveteriner.com