21.Aralık.2014, 17:57
DOSTLAR İLE AV (ARALIK 2014)
Artık İstanbul’da avcılık yeşil alanlarının yok edilmesinden dolayı hayal oldu.Bu sayede bize de her hafta sonu yolculuk farz oldu.Nerede bir arsa var,nerede ağaçlık bir alan rant uğruna talan ediliyor.Yıllarca av yaptığımız,bize her türlü güzelliği sunan ormanlar hızla azalıyor.O ağaçlık alanların yerine yapılan yapıları gördükçe her köşesinde bir sürü anım olan yerlerin yok olması kalbimi daha bir yaralıyor.Biz çok sefasını yaşadık ama çocuklarımız sadece beton yığınları arasında avcılıktan nasibini alamadan büyüyor.Bu da bana çok koysa da elden bir şey gelmediğinden üzülüp duruyorum.O ağaçları insanlar ne amaç ile dikmişlerdi? Şimdi bu katliamı görseler neler düşünürlerdi? Doğaya yapılan ihanet cezasız mı kalacak idi? Bir sürü çelişik duygudan sonra bu durum karşısında kalınan sessizlik ayıp değil mi idi? Gerçekten yazık diye düşünüyorum.
Bu sezonu bıldırcın ile açtık.Üç beş kuş için şehir dışındaki dostlarımıza misafir olduk.Av olarak doyurucu olmasa da nasibimizi aldık.Çok yolculuk yaptık ama bolca güldük,eğlendik.En azından güvecimizi yapıp neşemizi bulacak kadar avlandık.Geçen sezonun son çulluk avında kalkan bir bıldırcına tüfek atmıştım.O son kulaklık kullanmadan yaptığım av oldu.Eve döndükten birkaç saat sonra başlayan kulak çınlamam nerede ise tüfek kullanmama engel olacaktı.Bir kaç gün geçmesine rağmen bitmeyen bu rahatsızlık üzerine gittiğim doktorun yaptığı testler sonucu artık avda kulaklık kullanıyorum.Önceleri yadırgasam da şimdi çok alıştım.Demem odur ki sizlerde kendi sağlığınız için lütfen kulaklık kullanın.
Stresli bir iş günü çalışırken Süleyman’dan gelen telefon ile çok mutlu oldum.”Hafta sonu için domuza var mısın?” dedi.Nasıl gitmem,bu sıkıcı şehirden hem de av için uzaklaşmak her zaman bana iyi gelmişti.Ben de bir sürü hayaller ile başladım hafta sonunu beklemeye.İçim şimdiden başladı kıpırdamaya.Ne de olsa tutku dolu bir maceraya yelken açacaktık.Yine av,yine yolculuk,yine yeni yerler ve dostlar.
Cuma günü güzel bir yolculuktan sonra dostumuz Mustafa’nın hazırladığı organizasyona katıldık.Her şey hazırlanmıştı.İzinler alınmış,kalacak yerler hazırlanmış ve ekip tamamlanmıştı.Sabah ava gideceğimiz arkadaşlar ile buluştuk.Kısa bir tanışmadan sonra avlanacağımız dağlara doğru sürdük arabaları.Daha ilk karşılaşmamızda bu dost canlısı,av meraklısı insanlara içimiz çok ısınmıştı.
Kısa bir av değerlendirmesinden sonra rastgele deyip bölgeyi iyi bilen bu arkadaşlar ile hemen yerlerimize gittik.Ben kısa bir yürüyüşten sonra karşı tepeye çıkıp etrafı kolaçan edip bana göre uygun bir yere geçtim.Son kişide yerini aldıktan sonra köpekler salındı.Artık bu güzel doğa harikasında kısmetimi beklemekten başka yapacağım bir şey yoktu! Çok geçmeden aşağılardan bir tüfek patladı.Sonradan öğreniyorum ki Bilal ilk domuzu güzel bir atışla yere sermiş.Biraz zaman daha geçti,etraf hala sessiz.Bu esnada bir tüfek daha patladı.Sonra bir tane daha.Dostumuz Mustafa da bir domuz avlamıştı.Geçen az bir zamandan sonra köpeklerin sesleri bana gelmeye başlamıştı.İşte yine heyecan tüm vücudumu sarmıştı.Dikkat kesilmekten her sese irkiliyordum.Bir küçük çıt,bir kuşun ötüşü tüfeği daha sıkmama sebep oluyordu.Hele o patavatsız karatavukların ötüşü yok mu,beni hep irkiltmiştir.Belki de bu aşırı heyecan biz avcıları besleyen şeydi.
Durduğum kayalıktan aşağısı iyi görünse de karşıki ağaçlık alan fazla görüş imkanı vermiyordu.Bir ara sessizce oradan geçen iki kopayı gördüm ama domuzdan bir eser yoktu.Ben hala kıpırdamadan,belki de nefes bile almadan etrafı seyredip beklerken,birkaç el daha tüfek atıldı.Süleyman’da bir domuzu sırtından vurup avını yapmıştı.Meğerse köpeklerin önünde iki domuz varmış.Ben karşımdan geçen avı göremesem de karşı tarafta duran dostum uzak mesafeden iyi bir atış yapmıştı.
Bu uzun süren postada başka bir av daha görülmedi.Gelen telefon ile yerimden ayrılıp toplanacağımız yere gittim.Yapılan avı değerlendirip ikinci postaya geçtik.Bu sefer karşı taraf sürülecekti.Beklemem gereken yere gidip yine ortalığı biraz kolaçan edip kendime uygun bir pozisyon aldım.Küçük bir taşa oturup beklemeye başladım.O esnada domuzun muhtemel geleceği yerde duran koca kuyruklu bir tilki gördüm.Bana kısa bir süre içinde olsa güzel görüntüler verdi.Zevkle,merakla beni fark etmeyen hayvanı izledim.Biraz oyalandıktan sonra kendi iyi bildiği ormanın içinde kayboldu gitti.Gerçekten büyük bir keyif aldım.Bir çok insanın sadece fotoğraflarını görebileceği bir hayvanı doğada seyretmiştim.Bu güzellikleri korumak işte bu yüzden önemli idi.Bizlere miras bırakılan bu harika doğayı her türlü yıkımdan sakınmak sadece avcıların değil yaşayan her insanın asli görevi olmalıdır.
İkinci postada kimseye domuz çıkmamıştı.Ne yapalım rastgele diye boşuna dememişler.Bu sefer de bize av olmasa da güzel seyirler kısmet olmuştu.Biraz sonra avcı başı Mustafa’nın telefonu ile avın bittiğini öğrendim.Astım tüfeğimi omzuma tuttum arabaların yolunu.Bu günlük av bitmişti.Artık keyif zamanı idi.Herkes bir işin ucundan tutup ateş yakıldı,masa kuruldu.Tüm dostlar avın yorgunluğunu keyifli,doyumsuz sohbetler ile giderdi.Sanki diğer arkadaşlar ile yıllardır tanıyormuşuz gibi kaynaştık.Yenen yemek,av muhabbetleri,şakalar derken günün sonuna doğru attım kendimi yeşil çimenlerin üzerine.Karnım doymuş neşem yerinde yaktım keyif pipomu.İşte muhteşem bir av günü ben buna derim.Kazasız,belasız neşe dolu,av dolu şahane birliktelik.
Ertesi gün yine ekip aynı.Hep beraber sisin yeni kalktığı dağlardayız.Beni bir dönemecin oraya bıraktılar.Mustafa ”Biraz ileride bir taş var,orada bekle” dedi.Arabadan inip tüfeğimi ve çantamı alıp söylenen yere gittim.Küçük bir çimenlikten geçerken yerdeki otların ezilmişliğini fark ettim.Biraz ileride de büyükçe bir hayvan pisliği.Yerlerde de ufak tefek kemikler.Birden bir ayının yattığı yerde olduğumu fark ettim.Ayağım ile ayının dışkısına basınca çok yeni olduğunu anladım.Birden içime korku gelmedi desem yalan olur.Belki yerdeki bu kemiklerin yanına benim kemiklerde eklenir mi diye düşündüm.Domuz derken bir koca oğlanın saldırısına uğrar mıyım diye aklımdan geçti.Bu sefer düşüncelerim ve heyecanım farklı boyutta idi! Ben bana söylenen yere gidip silahımı kucağıma aldım.Bir saatlik heyecanlı bekleyiş köpeklerin sesleri ile bozuldu.Aşağıya doğru giden kopaylar daha sonra dönüp postanın dışına giden domuzları kovunca av da bitmiş oldu.
Karışık duygular ile geçen bu süren sonunda birkaç posta daha yaptık ama kaçıp bizleri eken domuzlar bu sefer galip gelmişlerdi.Kimse av görememiş olsa da keyifler yerinde idi.Doğada olmak,ortak tutkumuzu paylaşmak hepimize iyi gelmişti.O bakir ormanlarda oraların sahipleri hayvanlar ile yaptığımız kovalamaca sonuçsuz kalsa da bir dahaki avlara rastgele deyip geçtik sofranın başına.Bu yemekte arkadaşlar ile birbirimizi daha iyi tanıdığımızdan çok güzel geçen bir muhabbet denizine beraber açıldık.Yine kocaman bir ateş yakıldı,sofra kuruldu,yemekler yapıldı.Rakının da sohbete katılması ile beraber kahkahalar gök yüzüne ulaştı.
Bu güzel hafta sonumuzda anılarda yer edecek kadar güzel geçti.Tüm yeni tanıştığımız avcı dostlarımıza sonsuz teşekkürler.Her daim rastgele.
http://i.hizliresim.com/g4y2XL.jpg
http://i.hizliresim.com/bgYkkV.jpg
http://i.hizliresim.com/n52jRl.jpg
http://i.hizliresim.com/LYEZnG.jpg
http://i.hizliresim.com/l093bX.jpg
http://i.hizliresim.com/EzprPA.jpg
http://i.hizliresim.com/pm9Xn0.jpg
Artık İstanbul’da avcılık yeşil alanlarının yok edilmesinden dolayı hayal oldu.Bu sayede bize de her hafta sonu yolculuk farz oldu.Nerede bir arsa var,nerede ağaçlık bir alan rant uğruna talan ediliyor.Yıllarca av yaptığımız,bize her türlü güzelliği sunan ormanlar hızla azalıyor.O ağaçlık alanların yerine yapılan yapıları gördükçe her köşesinde bir sürü anım olan yerlerin yok olması kalbimi daha bir yaralıyor.Biz çok sefasını yaşadık ama çocuklarımız sadece beton yığınları arasında avcılıktan nasibini alamadan büyüyor.Bu da bana çok koysa da elden bir şey gelmediğinden üzülüp duruyorum.O ağaçları insanlar ne amaç ile dikmişlerdi? Şimdi bu katliamı görseler neler düşünürlerdi? Doğaya yapılan ihanet cezasız mı kalacak idi? Bir sürü çelişik duygudan sonra bu durum karşısında kalınan sessizlik ayıp değil mi idi? Gerçekten yazık diye düşünüyorum.
Bu sezonu bıldırcın ile açtık.Üç beş kuş için şehir dışındaki dostlarımıza misafir olduk.Av olarak doyurucu olmasa da nasibimizi aldık.Çok yolculuk yaptık ama bolca güldük,eğlendik.En azından güvecimizi yapıp neşemizi bulacak kadar avlandık.Geçen sezonun son çulluk avında kalkan bir bıldırcına tüfek atmıştım.O son kulaklık kullanmadan yaptığım av oldu.Eve döndükten birkaç saat sonra başlayan kulak çınlamam nerede ise tüfek kullanmama engel olacaktı.Bir kaç gün geçmesine rağmen bitmeyen bu rahatsızlık üzerine gittiğim doktorun yaptığı testler sonucu artık avda kulaklık kullanıyorum.Önceleri yadırgasam da şimdi çok alıştım.Demem odur ki sizlerde kendi sağlığınız için lütfen kulaklık kullanın.
Stresli bir iş günü çalışırken Süleyman’dan gelen telefon ile çok mutlu oldum.”Hafta sonu için domuza var mısın?” dedi.Nasıl gitmem,bu sıkıcı şehirden hem de av için uzaklaşmak her zaman bana iyi gelmişti.Ben de bir sürü hayaller ile başladım hafta sonunu beklemeye.İçim şimdiden başladı kıpırdamaya.Ne de olsa tutku dolu bir maceraya yelken açacaktık.Yine av,yine yolculuk,yine yeni yerler ve dostlar.
Cuma günü güzel bir yolculuktan sonra dostumuz Mustafa’nın hazırladığı organizasyona katıldık.Her şey hazırlanmıştı.İzinler alınmış,kalacak yerler hazırlanmış ve ekip tamamlanmıştı.Sabah ava gideceğimiz arkadaşlar ile buluştuk.Kısa bir tanışmadan sonra avlanacağımız dağlara doğru sürdük arabaları.Daha ilk karşılaşmamızda bu dost canlısı,av meraklısı insanlara içimiz çok ısınmıştı.
Kısa bir av değerlendirmesinden sonra rastgele deyip bölgeyi iyi bilen bu arkadaşlar ile hemen yerlerimize gittik.Ben kısa bir yürüyüşten sonra karşı tepeye çıkıp etrafı kolaçan edip bana göre uygun bir yere geçtim.Son kişide yerini aldıktan sonra köpekler salındı.Artık bu güzel doğa harikasında kısmetimi beklemekten başka yapacağım bir şey yoktu! Çok geçmeden aşağılardan bir tüfek patladı.Sonradan öğreniyorum ki Bilal ilk domuzu güzel bir atışla yere sermiş.Biraz zaman daha geçti,etraf hala sessiz.Bu esnada bir tüfek daha patladı.Sonra bir tane daha.Dostumuz Mustafa da bir domuz avlamıştı.Geçen az bir zamandan sonra köpeklerin sesleri bana gelmeye başlamıştı.İşte yine heyecan tüm vücudumu sarmıştı.Dikkat kesilmekten her sese irkiliyordum.Bir küçük çıt,bir kuşun ötüşü tüfeği daha sıkmama sebep oluyordu.Hele o patavatsız karatavukların ötüşü yok mu,beni hep irkiltmiştir.Belki de bu aşırı heyecan biz avcıları besleyen şeydi.
Durduğum kayalıktan aşağısı iyi görünse de karşıki ağaçlık alan fazla görüş imkanı vermiyordu.Bir ara sessizce oradan geçen iki kopayı gördüm ama domuzdan bir eser yoktu.Ben hala kıpırdamadan,belki de nefes bile almadan etrafı seyredip beklerken,birkaç el daha tüfek atıldı.Süleyman’da bir domuzu sırtından vurup avını yapmıştı.Meğerse köpeklerin önünde iki domuz varmış.Ben karşımdan geçen avı göremesem de karşı tarafta duran dostum uzak mesafeden iyi bir atış yapmıştı.
Bu uzun süren postada başka bir av daha görülmedi.Gelen telefon ile yerimden ayrılıp toplanacağımız yere gittim.Yapılan avı değerlendirip ikinci postaya geçtik.Bu sefer karşı taraf sürülecekti.Beklemem gereken yere gidip yine ortalığı biraz kolaçan edip kendime uygun bir pozisyon aldım.Küçük bir taşa oturup beklemeye başladım.O esnada domuzun muhtemel geleceği yerde duran koca kuyruklu bir tilki gördüm.Bana kısa bir süre içinde olsa güzel görüntüler verdi.Zevkle,merakla beni fark etmeyen hayvanı izledim.Biraz oyalandıktan sonra kendi iyi bildiği ormanın içinde kayboldu gitti.Gerçekten büyük bir keyif aldım.Bir çok insanın sadece fotoğraflarını görebileceği bir hayvanı doğada seyretmiştim.Bu güzellikleri korumak işte bu yüzden önemli idi.Bizlere miras bırakılan bu harika doğayı her türlü yıkımdan sakınmak sadece avcıların değil yaşayan her insanın asli görevi olmalıdır.
İkinci postada kimseye domuz çıkmamıştı.Ne yapalım rastgele diye boşuna dememişler.Bu sefer de bize av olmasa da güzel seyirler kısmet olmuştu.Biraz sonra avcı başı Mustafa’nın telefonu ile avın bittiğini öğrendim.Astım tüfeğimi omzuma tuttum arabaların yolunu.Bu günlük av bitmişti.Artık keyif zamanı idi.Herkes bir işin ucundan tutup ateş yakıldı,masa kuruldu.Tüm dostlar avın yorgunluğunu keyifli,doyumsuz sohbetler ile giderdi.Sanki diğer arkadaşlar ile yıllardır tanıyormuşuz gibi kaynaştık.Yenen yemek,av muhabbetleri,şakalar derken günün sonuna doğru attım kendimi yeşil çimenlerin üzerine.Karnım doymuş neşem yerinde yaktım keyif pipomu.İşte muhteşem bir av günü ben buna derim.Kazasız,belasız neşe dolu,av dolu şahane birliktelik.
Ertesi gün yine ekip aynı.Hep beraber sisin yeni kalktığı dağlardayız.Beni bir dönemecin oraya bıraktılar.Mustafa ”Biraz ileride bir taş var,orada bekle” dedi.Arabadan inip tüfeğimi ve çantamı alıp söylenen yere gittim.Küçük bir çimenlikten geçerken yerdeki otların ezilmişliğini fark ettim.Biraz ileride de büyükçe bir hayvan pisliği.Yerlerde de ufak tefek kemikler.Birden bir ayının yattığı yerde olduğumu fark ettim.Ayağım ile ayının dışkısına basınca çok yeni olduğunu anladım.Birden içime korku gelmedi desem yalan olur.Belki yerdeki bu kemiklerin yanına benim kemiklerde eklenir mi diye düşündüm.Domuz derken bir koca oğlanın saldırısına uğrar mıyım diye aklımdan geçti.Bu sefer düşüncelerim ve heyecanım farklı boyutta idi! Ben bana söylenen yere gidip silahımı kucağıma aldım.Bir saatlik heyecanlı bekleyiş köpeklerin sesleri ile bozuldu.Aşağıya doğru giden kopaylar daha sonra dönüp postanın dışına giden domuzları kovunca av da bitmiş oldu.
Karışık duygular ile geçen bu süren sonunda birkaç posta daha yaptık ama kaçıp bizleri eken domuzlar bu sefer galip gelmişlerdi.Kimse av görememiş olsa da keyifler yerinde idi.Doğada olmak,ortak tutkumuzu paylaşmak hepimize iyi gelmişti.O bakir ormanlarda oraların sahipleri hayvanlar ile yaptığımız kovalamaca sonuçsuz kalsa da bir dahaki avlara rastgele deyip geçtik sofranın başına.Bu yemekte arkadaşlar ile birbirimizi daha iyi tanıdığımızdan çok güzel geçen bir muhabbet denizine beraber açıldık.Yine kocaman bir ateş yakıldı,sofra kuruldu,yemekler yapıldı.Rakının da sohbete katılması ile beraber kahkahalar gök yüzüne ulaştı.
Bu güzel hafta sonumuzda anılarda yer edecek kadar güzel geçti.Tüm yeni tanıştığımız avcı dostlarımıza sonsuz teşekkürler.Her daim rastgele.
http://i.hizliresim.com/g4y2XL.jpg
http://i.hizliresim.com/bgYkkV.jpg
http://i.hizliresim.com/n52jRl.jpg
http://i.hizliresim.com/LYEZnG.jpg
http://i.hizliresim.com/l093bX.jpg
http://i.hizliresim.com/EzprPA.jpg
http://i.hizliresim.com/pm9Xn0.jpg