19.Ocak.2015, 18:40
.Yılbaşı tatilinin dört gün olması harika olmuştu. Oğlum Altan’la birlikte otobüse binerek Çarşamba akşamından İzmir yollarına düştük. Yollar her zamanki gibi kabalık, otobüslerde yer bulabilmek çok güçtü. Zorlukla da olsa kendimizi İzmir’e attık. Yolda bir baktım Suat Abi arıyor. İzmir’e bir işi çıkmış otobüse binme dönüşte seni alırım, diyor. Neyse gelip beni garajdan aldı ve Çandarlı’ya vardık.
Hava raporları kar, kış, kıyamet haberleri veriyordu; çulluktan, bilhassa ördekten çok ümitliydik. Sabahleyin erkenden ovaya gittik. Ne var ki ördekten eser yoktu. Bir tane bile göremedik. Milletin söylediği doğruydu. Ördek henüz kuzeyden inmemişti. Bol bol rüzgar yedik. Başka bir şey yok. Madem ki ördek yok, biz de lökeşeye bakalım, dedik. Dolaş dolaş bir şey yok. Oldukça yorulduk. Arabanın yanına varacaktık ki aklıma bir şey geldi. Suat Abiye Abi “Hadi akşam beki yapalım, belki bir iki şaşkın denk getiririz.” dedim. Havanın kararmasına daha vardı. Arabada oturup hem dinlendik hem de havanın kararmasını bekledik. Akşam ezanıyla birlikte beke çıktık. Derenin az ilerisinde bir karaltının geçtiğini gördüm. “Yanlış yerde duruyoruz, az daha ileri geçelim.” dedim. Hakikaten de tam yerine gelmişiz. Ormandan çıkan bir hayalet Suat Abi’nin üstüne pike yaptı Dan! Tek sıkıda aşağıda. Düştü ama bulamıyoruz. Görünmüyor ki… Suat Abi koşup arabanın bagajından Pointer iti Cesi’yi aldı geldi. Köpek daha gelir gelmez kuşu buldu. Tosun gibi bir lökeşe.
http://sv102.piclect.com/0ef5f77ed/o/15/01/19/sam0457.jpg
Kuşu tam torbaya koyduk. Sol çaprazıma doğru kurşun gibi bir geçiş yapan lökeşe iki sıkı attım, nafile, tutturamadım. Bir baktım dağdan kopmuş üstümden geçiyor. Bir sıkı hadi aşağı… Yok! Çağır iti ara tara, çakılıverdi. Kap! Onu da aldık. Bu sefer Suat Abinin üstüne bir tane daha Tak, Tak! İki sıkı kuş havada asılı kaldı. “At bir tane daha!” dememe rağmen atmadı. Kuş da kanat yapıp ormanın içine gitti. Ara tara yok. Dön geri.
http://sv102.piclect.com/58b511d8a/o/15/01/19/sam0456.jpg
http://sv102.piclect.com/d5aaed9e3/o/15/01/19/sam0453.jpg
Ertesi gün yine ovaya gittik bir şey yok. Suat Abiye dedim ki “Abi bizi avlak paklar, hadi avlağa gidelim.” Cuma günü yola koyulduk. Korkut ve İbrahim Abi de avlağa gitmek istedikleri için tek araba yaptık. Suat Abinin arabayı da tüp takılmak üzere sanayiye bıraktık. Çeşmeye doğru yola koyulduk sonra vardık avlağımıza. Korkutlar çil salmak istedikleri için onlardan ayrı avlanmak zorunda kaldık. Onlarda iki köpek, bizde ise it tek. Lakin onlar sezon içerinde pek kuş görmemişlerdi, bizim Cesi ise banimle baya av yapmış, tecrübesini artırmıştı.
Rüzgar çoktu. Hava 4 dereceyi gösteriyordu. Altan’ı kameraman olarak Korkut amcasının yanına verdik. Önce kuşları saldık, sonra köpeği. Daha pointer iti Cesi arabadan iner inmez yol kenarına konan kekliğe çakılıverdi. Bas, tut, Farrrr kalkmasıyla beraber sıkıyı yapıştırdım. Ancak bu avlaktaki kuşlar biraz yavaş uçuyordu. Uşaktaki gibi kurnaz değildiler. Pointer itim Cesi kuşları tek tek fermayla kaldırmaya ve de armut gibi toplamaya başladı. Biz Suat Abiyle toplamda 11 keklik salmıştık. Hepsini vurduk tam dönüyoruz, baktım küpek yine fermada. Eski kokudur, acemi hayvanı aldatıyordur diye düşündüm. Bas tut! Ardından 20 metre ilerideki kekliği yerde gördüm. Rüzgar karşıdan geliyordu. Köpeğim ilk kez bu kadar uzak fermaya duruyordu. Beklettim beklettim. Sonra yer tuttum. Bas Farrrrr! Dan! Yalnız keklik aşağı doğru sekmiş ve oldukça süratli kalkmıştı. Saçmalandı düştü ama ara tara yok. Tüh Allah belediyeni versin.Çelgin gitti canım yandı. Çünkü arazide ara ara vahşi keklikler de varmış. Belki onlardan biri, belki de eski salınan kuşlardan biriydi. Yazık oldu.
http://sv102.piclect.com/47d996ac4/o/15/01/19/sam0438.jpg
Avlakta av yapmak bazılarına göre normal av gibi çok fazla zevk vermiyor ama köpek eğitmek, ferma görmek, bol bol atış yapmak, aport görmek gibi avcılığın ,özellikle bu zamanlarda, bulunmaz nimetlerini yaşamak adına müthiş bir boşalmışlık hissi veriyor. Bütün senenin şişliği bir anda iniveriyor.
http://sv102.piclect.com/a4ebe93e4/o/15/01/19/sam0445.jpg
http://sv102.piclect.com/fb5c2206e/o/15/01/19/sam0452.jpg
Av dönüşü Korkut’larla buluştuk. Kameradan izledik o da ne çil keklikler öyle süratli kalkıyor ki. Normal keklikten hiçbir farkı yok. İki tanesini kaçırmışlar bulammışlar. Keşke hepsini çil saldıraymışız. Zaten işletme sahibin söylediğine göre çil saldıran bir daha ne kınalının ne de sülünün yüzüne bakıyormuş. Keşke, keşke,keşke… çil saldırsaymışız. Peki ne zaman? İnşallah başka sefere.
http://sv102.piclect.com/e9afad129/o/15/01/19/sam0442.jpg
Böylelikle çullukla başladığımız tatilimize keklikle son noktayı koymuştuk.
Dedem Korkut gelip boy boyladı soy soyladı. Av avlayıp kuş kuşlayanlara günün anlam ve önemini belirten şu maniyi düzdü.
Bahçede adama lazım bir kürek
Avcının yanına da iyi köpek
Şubat tatilinde, bir dahaki sefere
Suat Abiyle çil avlamak gerek
İnşallah başka bir sefere başka bir av hikayesinde görüşmek ümidiyle şimdilik, kalın sağlıcakla…
http://sv102.piclect.com/935a6d1b5/o/15/01/19/sam0451.jpg
Hava raporları kar, kış, kıyamet haberleri veriyordu; çulluktan, bilhassa ördekten çok ümitliydik. Sabahleyin erkenden ovaya gittik. Ne var ki ördekten eser yoktu. Bir tane bile göremedik. Milletin söylediği doğruydu. Ördek henüz kuzeyden inmemişti. Bol bol rüzgar yedik. Başka bir şey yok. Madem ki ördek yok, biz de lökeşeye bakalım, dedik. Dolaş dolaş bir şey yok. Oldukça yorulduk. Arabanın yanına varacaktık ki aklıma bir şey geldi. Suat Abiye Abi “Hadi akşam beki yapalım, belki bir iki şaşkın denk getiririz.” dedim. Havanın kararmasına daha vardı. Arabada oturup hem dinlendik hem de havanın kararmasını bekledik. Akşam ezanıyla birlikte beke çıktık. Derenin az ilerisinde bir karaltının geçtiğini gördüm. “Yanlış yerde duruyoruz, az daha ileri geçelim.” dedim. Hakikaten de tam yerine gelmişiz. Ormandan çıkan bir hayalet Suat Abi’nin üstüne pike yaptı Dan! Tek sıkıda aşağıda. Düştü ama bulamıyoruz. Görünmüyor ki… Suat Abi koşup arabanın bagajından Pointer iti Cesi’yi aldı geldi. Köpek daha gelir gelmez kuşu buldu. Tosun gibi bir lökeşe.
http://sv102.piclect.com/0ef5f77ed/o/15/01/19/sam0457.jpg
Kuşu tam torbaya koyduk. Sol çaprazıma doğru kurşun gibi bir geçiş yapan lökeşe iki sıkı attım, nafile, tutturamadım. Bir baktım dağdan kopmuş üstümden geçiyor. Bir sıkı hadi aşağı… Yok! Çağır iti ara tara, çakılıverdi. Kap! Onu da aldık. Bu sefer Suat Abinin üstüne bir tane daha Tak, Tak! İki sıkı kuş havada asılı kaldı. “At bir tane daha!” dememe rağmen atmadı. Kuş da kanat yapıp ormanın içine gitti. Ara tara yok. Dön geri.
http://sv102.piclect.com/58b511d8a/o/15/01/19/sam0456.jpg
http://sv102.piclect.com/d5aaed9e3/o/15/01/19/sam0453.jpg
Ertesi gün yine ovaya gittik bir şey yok. Suat Abiye dedim ki “Abi bizi avlak paklar, hadi avlağa gidelim.” Cuma günü yola koyulduk. Korkut ve İbrahim Abi de avlağa gitmek istedikleri için tek araba yaptık. Suat Abinin arabayı da tüp takılmak üzere sanayiye bıraktık. Çeşmeye doğru yola koyulduk sonra vardık avlağımıza. Korkutlar çil salmak istedikleri için onlardan ayrı avlanmak zorunda kaldık. Onlarda iki köpek, bizde ise it tek. Lakin onlar sezon içerinde pek kuş görmemişlerdi, bizim Cesi ise banimle baya av yapmış, tecrübesini artırmıştı.
Rüzgar çoktu. Hava 4 dereceyi gösteriyordu. Altan’ı kameraman olarak Korkut amcasının yanına verdik. Önce kuşları saldık, sonra köpeği. Daha pointer iti Cesi arabadan iner inmez yol kenarına konan kekliğe çakılıverdi. Bas, tut, Farrrr kalkmasıyla beraber sıkıyı yapıştırdım. Ancak bu avlaktaki kuşlar biraz yavaş uçuyordu. Uşaktaki gibi kurnaz değildiler. Pointer itim Cesi kuşları tek tek fermayla kaldırmaya ve de armut gibi toplamaya başladı. Biz Suat Abiyle toplamda 11 keklik salmıştık. Hepsini vurduk tam dönüyoruz, baktım küpek yine fermada. Eski kokudur, acemi hayvanı aldatıyordur diye düşündüm. Bas tut! Ardından 20 metre ilerideki kekliği yerde gördüm. Rüzgar karşıdan geliyordu. Köpeğim ilk kez bu kadar uzak fermaya duruyordu. Beklettim beklettim. Sonra yer tuttum. Bas Farrrrr! Dan! Yalnız keklik aşağı doğru sekmiş ve oldukça süratli kalkmıştı. Saçmalandı düştü ama ara tara yok. Tüh Allah belediyeni versin.Çelgin gitti canım yandı. Çünkü arazide ara ara vahşi keklikler de varmış. Belki onlardan biri, belki de eski salınan kuşlardan biriydi. Yazık oldu.
http://sv102.piclect.com/47d996ac4/o/15/01/19/sam0438.jpg
Avlakta av yapmak bazılarına göre normal av gibi çok fazla zevk vermiyor ama köpek eğitmek, ferma görmek, bol bol atış yapmak, aport görmek gibi avcılığın ,özellikle bu zamanlarda, bulunmaz nimetlerini yaşamak adına müthiş bir boşalmışlık hissi veriyor. Bütün senenin şişliği bir anda iniveriyor.
http://sv102.piclect.com/a4ebe93e4/o/15/01/19/sam0445.jpg
http://sv102.piclect.com/fb5c2206e/o/15/01/19/sam0452.jpg
Av dönüşü Korkut’larla buluştuk. Kameradan izledik o da ne çil keklikler öyle süratli kalkıyor ki. Normal keklikten hiçbir farkı yok. İki tanesini kaçırmışlar bulammışlar. Keşke hepsini çil saldıraymışız. Zaten işletme sahibin söylediğine göre çil saldıran bir daha ne kınalının ne de sülünün yüzüne bakıyormuş. Keşke, keşke,keşke… çil saldırsaymışız. Peki ne zaman? İnşallah başka sefere.
http://sv102.piclect.com/e9afad129/o/15/01/19/sam0442.jpg
Böylelikle çullukla başladığımız tatilimize keklikle son noktayı koymuştuk.
Dedem Korkut gelip boy boyladı soy soyladı. Av avlayıp kuş kuşlayanlara günün anlam ve önemini belirten şu maniyi düzdü.
Bahçede adama lazım bir kürek
Avcının yanına da iyi köpek
Şubat tatilinde, bir dahaki sefere
Suat Abiyle çil avlamak gerek
İnşallah başka bir sefere başka bir av hikayesinde görüşmek ümidiyle şimdilik, kalın sağlıcakla…
http://sv102.piclect.com/935a6d1b5/o/15/01/19/sam0451.jpg