29.Kasım.2015, 15:00
ZAMANLA DEĞİŞEN AV TUTKUMUZ (Kasım - 2015)
Gelişen teknoloji ile dünya her geçen gün daha ileriye doğru gidiyor.İnsanlık yararına yapılan her buluş,herhangi bir hastalığın tedavisi için atılan her bir adım,temiz bir dünya için yapılan tüm çalışmalar bizleri fazlası ile mutlu ediyor.Kişi,geçen zaman içinde yaşı ilerlediği için genç birisi kadar olamasa da bu gelişimin bir kısmına ayak uydurmaya çalışıyor.Kendimize faydalı olan,bizlere kolaylık sağlayan gelişmelerin bazılarını kullanarak hayatı daha da yaşanır bir hala getiriyoruz.Yaşamın her kesitinde olduğu gibi avcılıkta da kullandığımız yeni malzemeler ve cihazlarla daha sağlıklı,daha güvenli avlar yapabiliyoruz.Bu yeniliklerle bazı eski adetlerimiz değişse de bu yeni duruma kolaylıkla adapte oluyoruz.Peki bu gelişim ile avcılık tutkumuz nasıl bir değişime uğruyor?
Şimdilerde giydiğimiz kıyafetler kullandığımız cihazlar,tüfekler,hazır fişekler sürdüğümüz dört çeker arabalar … ile avcılık daha bir kolay ve daha bereketli bir hala geldi.Artık av da ıslanmak üşümek yok,patlamayan fişekler yok.Yön bulucu cihazlar sayesinde dağlarda,ormanlarda kaybolmak tarih oldu.Gittiğimiz domuz avlarında bozuk yollarda bile jipler sayesinde fazla efor harcamadan bek yerlerimize ulaşıyoruz.Yani eski avlardaki gibi fazla güç sarf etmeğe gerek yok.Av bittimi meralarda çadırda veya köyden bir dostun evinde ateşin başında kıvrılıp yatmak yok.Yer sofrasında dostça paylaşılan sıcak yemek ortamları yok.Artık hiç kimse av sonrası ateşin etrafında oturup,sohbet edip,sıcak bir kahvenin keyfini çıkarmıyor.Şimdilerde hava kararıp da av bittimi ya herkes trafiğe yakalanmamak için erkenden evin yolunu tutuyor,ya da başka bir şehirde isek otelin yolunu tutup,duşunu alıp masanın başında muhabbete dalıyor.Yani yapılan av sadece dolaşıp avlanmak olarak kalıyor.Av sonrasını doğada yaşamadan güneşin son ışıkları ile içimizi ısıtmadan o gün ki avcılığı bitiriyoruz.Bence bir av gününü böyle bitirmek hem büyük bir eksiklik,hem de avcılığın da ruhuna aykırı bir durum.
Şehirlerdeki çirkin ve plansız yapılaşma sayesinde artık avlanılacak av sahalarının azalmasından dolayı köpek besleyen özellikle de genç avcı arkadaşımız yok gibi.Yaşını almış avcı dostlarımız ise maalesef son köpeklerini besliyorlar.Özellikle şehirlerde herhangi bir vesile ile ava merak saran genç arkadaşlar daha eline bir kere bile 12 numara tüfek almadan yani hiç kuş veya tavşan avına gitmeden yivli tüfek edinip büyük avlara merak sarıyorlar.Çantacılık bile yapmadan,avcı olmanın gereklerini ve kurallarını öğrenmeden avcılığa başlıyorlar.Tabii ki kimseyi yermek için veya her hangi birinin zevkini eleştirmek için bunları yazmasam da bu durumun avcılığı nasıl etkilediğini düşünmeden de duramıyorum.Bu gidişattan dolayı bana sanki avcılığın özü bozuluyor gibi geliyor.
Geçenlerde av camiasının çok yakından tanıdığı benimde her zaman avlanmaktan büyük zevk aldığım kulübümüz üyesi,büyüğüm Ercüment Belül ve dostum Haluk Başarır ile beraber artık bir çok avcının av diye bile bakmadığı bıldırcın avına gittik.Bu kişilerin yaptıkları,gördükleri avı ülkemizde pek çok avcı yaşamamıştır bile.Bu kadar tecrübeli avcılarla bir kaç günü beraber yaşamak,birlikte avlanmak bana eski günleri tekrardan yaşama şansı verdi.Sabah erkenden kalkıp kahvaltımızı yaptık.Sonra birbirimize rastgele deyip otlu,anızlı tarlalarda beraberce avlandık.Akşamları iş birliği yaparak yemekleri hazırladık,sofrayı kurduk,rakının tadına doyumsuz sohbetler eşliğinde baktık.
Uzun akşamlar boyunca dinlediğim av maceraları sayesinde fazlası ile mest oldum.Avcı dostlarım eski zamanlarda malzemenin kıt olduğu dönemlerdeki satın alınan iyi bir tüfeğin hikayesini,fişek doldurma tekniklerini,bir yerli araba ile aşılan doğanın engebelerini anlatırken büyük bir zevk ile onları dinledim.Çıkarken geçit vermeyen dağlar,yağmurda iç çamaşırına kadar ıslanan avcılar,soğuk göle düşen dostlar,yapılan imkansız atışlar,kaçırılan kolay avlar derken sohbet ateşin çıtırtıları arasında uzayıp gitti.Bu yaşanmış av hikayeleri emin olun her meraklı avcıya büyük bir zevk ve bilgi verecek cinstendi.Böyle anlarda insan gerçekten öğrenmenin sınırının ve yaşının olmadığına bir kez daha tanık oluyor.
Bir büyüğüm “Ateş yakmadan av günü bitmez” derdi.Ne kadar da doğru bir söz değil mi? Karanlık ve serin gecelerde ateşin çıtırtısını duymak ve yanışını seyretmek biz avcılara daima büyük bir zevk vermiştir.Biz de her akşam yemek sonrası yaktığımız ateşin başında sade kahvemizi yudumladık.Uzun sohbetlerde eski dostlarımızı yad ettik.Avcılık hayatımızda kimler gelmiş,kimler geçmiş tekrardan hatırladık.Anlattıkça hatırlanan o güzel günlerin değerini bir kez daha idrak ettik.Gerçekten hepimiz değişik zamanlarda,değişik yerlerde değişik kişilerle bir sürü avlar yapmışız.Avcılık bir nevi hayatımızın önemli bir parçası olmuş.Ülkemizin bir çok yerinde her daim bir telefon mesafesinde arayacağımız dostlar edinmişiz.Zaman içinde bu arkadaşlar ile başka ortamlarda da beraber olup hem neşeli günleri,hem de acı olayları paylaşıp kalıcı dostluklar yaratmışız.Zaman içerisinde maalesef çeşitli sebeplerden dolayı bazı arkadaşlar ile de yollarımızı ayırmak zorunda kalmışız.
Avcılık zor şartlar altında yapıldığından insanlar birbirlerini daha iyi tanıyabiliyorlar.İşin eğlence ve muhabbet kısmında fazla bir sıkıntı olmasa da güç ve tehlikeli durumlarda,stres altında beraber olacağımız arkadaşların seçimi konusunda hassas davranmamız gerekiyor.Zaman içerisinde bazı arkadaşlar ile aşırı hırslarından dolayı,bazıları ile sakar avlanmalarından dolayı,bazıları ile de çok bilmişliklerinden dolayı kafamız uyuşmadığı için yollarımızı ayırmak zorunda kalmışız.Eğer beraberce avlanıyorsak ve bu bizim ortak tutkumuz ise her avcı avda paylaşımcı ve uzlaşmacı olmalıdır.Avın kurallarına,sofranın düzenine ve insan ilişkilerine dikkat etmelidir.Yoksa diğer arkadaşlara gereksiz yere sıkıntı verebiliriz.Avcılık özünde yorucu,bilgi ve beceri isteyen bir aktivite olduğundan diğer avcı arkadaşlara karşı saygılı ve ortama uyumlu olmamız gerekiyor.Böyle olmayan kişiler zaman içinde guruplardan ya kendiliğinden ayrılıyorlar,ya da bir vesile ile dışlanıyorlar.Özellikle belli bir yaşa gelip,belli bir tecrübeye ve doyuma eriştikten sonra insana av yaptığımız meralarda yarenlik edecek gerçek dostlar gerekiyor.Bir tutku ile yaptığımız avcılıkta gerek avlanırken,gerekse av sonrası sofra başında canımızı sıkacak kişilere karşı fazla toleranslı olamıyoruz.Güzel bir günü gereksiz bir tartışma ile sonlandırmak avın tüm zevkini bir anda bitirebiliyor.İşte buna sebebiyet vermemek için ava gittiğimiz arkadaşları iyi seçmemiz gerekiyor.
Şimdilerde avcılık çok farklı yaşanıyor.Bırakın fişeğin nasıl doldurulacağını,eskiden fişeği evde doldurduğumuzu bile bilmeyenler var.Açılan av ve doğa sporları mağazalarında istediğinizden fazla gerekli malzemeyi bulabiliyoruz.Bunları kullanmak hepimizin avlanma şekillerinde rahatlık yönünde değişiklikler yaratabiliyor.Avcılığımızı daha kaliteli hala getiriyor.Ben de yeni gelişmeleri sıkı takip edip maddi imkanlarıma göre de bazılarını kullanıyorum.Avcılığımızı kolaylaştıracak eskiden hayal bile edemediğimiz bu malzemeleri avda kullanmak tabii ki beni de mutlu ediyor.Bu gelişime ayak uydurmak ne kadar doğru ise de avcılığı özüne göre yaşamakta o kadar önemlidir diyorum.Eğer avcılığı geleneklerine göre yapar ve gelecek nesillere aktarırsak kendi adımıza camiamıza bir katkımız olmuş olur.
İşte biz de bu güzellikleri beraberce kusursuz bir şekilde yaşadık.Yan yana tüfek attık,üç beş kuşu yeleğimize yerleştirdik.Tüm gün boyunca üç avcı on kadar kuş avlasak da keyfimiz beraber avlanmaktan dolayı süperdi.Bıldırcın avcılığın temel avıdır.Sezon öncesi bol tüfek atmamıza imkan sağlar.Bunca sene sonra zevkle bu avı kovalıyorsak,demek ki içimizdeki av tutkusu hala yaşıyor demektir.Akşama güvecimizi yaptık,salata birazda meze derken sofranın başında keyfimize baktık.Herkes el birliği ile yapılacak işleri paylaşıp yapınca ortam daha sıcak ve neşeli oluyor.Saygı ve sevgi ile güzel bir av gezisini daha hatıralarımıza kaydedip yeni avlarda tekrardan beraber olmak dileği ile mutlu bir şekilde evimizin yolunu tuttuk.Tüm avcı arkadaşlarıma doyumsuz avlar dilerim.Rastgele.
http://i.hizliresim.com/7XgQ2W.jpg
http://i.hizliresim.com/r8My9P.jpg
http://i.hizliresim.com/gV8b6b.jpg
http://i.hizliresim.com/A67GNX.jpg
http://i.hizliresim.com/v85yD6.jpg
Gelişen teknoloji ile dünya her geçen gün daha ileriye doğru gidiyor.İnsanlık yararına yapılan her buluş,herhangi bir hastalığın tedavisi için atılan her bir adım,temiz bir dünya için yapılan tüm çalışmalar bizleri fazlası ile mutlu ediyor.Kişi,geçen zaman içinde yaşı ilerlediği için genç birisi kadar olamasa da bu gelişimin bir kısmına ayak uydurmaya çalışıyor.Kendimize faydalı olan,bizlere kolaylık sağlayan gelişmelerin bazılarını kullanarak hayatı daha da yaşanır bir hala getiriyoruz.Yaşamın her kesitinde olduğu gibi avcılıkta da kullandığımız yeni malzemeler ve cihazlarla daha sağlıklı,daha güvenli avlar yapabiliyoruz.Bu yeniliklerle bazı eski adetlerimiz değişse de bu yeni duruma kolaylıkla adapte oluyoruz.Peki bu gelişim ile avcılık tutkumuz nasıl bir değişime uğruyor?
Şimdilerde giydiğimiz kıyafetler kullandığımız cihazlar,tüfekler,hazır fişekler sürdüğümüz dört çeker arabalar … ile avcılık daha bir kolay ve daha bereketli bir hala geldi.Artık av da ıslanmak üşümek yok,patlamayan fişekler yok.Yön bulucu cihazlar sayesinde dağlarda,ormanlarda kaybolmak tarih oldu.Gittiğimiz domuz avlarında bozuk yollarda bile jipler sayesinde fazla efor harcamadan bek yerlerimize ulaşıyoruz.Yani eski avlardaki gibi fazla güç sarf etmeğe gerek yok.Av bittimi meralarda çadırda veya köyden bir dostun evinde ateşin başında kıvrılıp yatmak yok.Yer sofrasında dostça paylaşılan sıcak yemek ortamları yok.Artık hiç kimse av sonrası ateşin etrafında oturup,sohbet edip,sıcak bir kahvenin keyfini çıkarmıyor.Şimdilerde hava kararıp da av bittimi ya herkes trafiğe yakalanmamak için erkenden evin yolunu tutuyor,ya da başka bir şehirde isek otelin yolunu tutup,duşunu alıp masanın başında muhabbete dalıyor.Yani yapılan av sadece dolaşıp avlanmak olarak kalıyor.Av sonrasını doğada yaşamadan güneşin son ışıkları ile içimizi ısıtmadan o gün ki avcılığı bitiriyoruz.Bence bir av gününü böyle bitirmek hem büyük bir eksiklik,hem de avcılığın da ruhuna aykırı bir durum.
Şehirlerdeki çirkin ve plansız yapılaşma sayesinde artık avlanılacak av sahalarının azalmasından dolayı köpek besleyen özellikle de genç avcı arkadaşımız yok gibi.Yaşını almış avcı dostlarımız ise maalesef son köpeklerini besliyorlar.Özellikle şehirlerde herhangi bir vesile ile ava merak saran genç arkadaşlar daha eline bir kere bile 12 numara tüfek almadan yani hiç kuş veya tavşan avına gitmeden yivli tüfek edinip büyük avlara merak sarıyorlar.Çantacılık bile yapmadan,avcı olmanın gereklerini ve kurallarını öğrenmeden avcılığa başlıyorlar.Tabii ki kimseyi yermek için veya her hangi birinin zevkini eleştirmek için bunları yazmasam da bu durumun avcılığı nasıl etkilediğini düşünmeden de duramıyorum.Bu gidişattan dolayı bana sanki avcılığın özü bozuluyor gibi geliyor.
Geçenlerde av camiasının çok yakından tanıdığı benimde her zaman avlanmaktan büyük zevk aldığım kulübümüz üyesi,büyüğüm Ercüment Belül ve dostum Haluk Başarır ile beraber artık bir çok avcının av diye bile bakmadığı bıldırcın avına gittik.Bu kişilerin yaptıkları,gördükleri avı ülkemizde pek çok avcı yaşamamıştır bile.Bu kadar tecrübeli avcılarla bir kaç günü beraber yaşamak,birlikte avlanmak bana eski günleri tekrardan yaşama şansı verdi.Sabah erkenden kalkıp kahvaltımızı yaptık.Sonra birbirimize rastgele deyip otlu,anızlı tarlalarda beraberce avlandık.Akşamları iş birliği yaparak yemekleri hazırladık,sofrayı kurduk,rakının tadına doyumsuz sohbetler eşliğinde baktık.
Uzun akşamlar boyunca dinlediğim av maceraları sayesinde fazlası ile mest oldum.Avcı dostlarım eski zamanlarda malzemenin kıt olduğu dönemlerdeki satın alınan iyi bir tüfeğin hikayesini,fişek doldurma tekniklerini,bir yerli araba ile aşılan doğanın engebelerini anlatırken büyük bir zevk ile onları dinledim.Çıkarken geçit vermeyen dağlar,yağmurda iç çamaşırına kadar ıslanan avcılar,soğuk göle düşen dostlar,yapılan imkansız atışlar,kaçırılan kolay avlar derken sohbet ateşin çıtırtıları arasında uzayıp gitti.Bu yaşanmış av hikayeleri emin olun her meraklı avcıya büyük bir zevk ve bilgi verecek cinstendi.Böyle anlarda insan gerçekten öğrenmenin sınırının ve yaşının olmadığına bir kez daha tanık oluyor.
Bir büyüğüm “Ateş yakmadan av günü bitmez” derdi.Ne kadar da doğru bir söz değil mi? Karanlık ve serin gecelerde ateşin çıtırtısını duymak ve yanışını seyretmek biz avcılara daima büyük bir zevk vermiştir.Biz de her akşam yemek sonrası yaktığımız ateşin başında sade kahvemizi yudumladık.Uzun sohbetlerde eski dostlarımızı yad ettik.Avcılık hayatımızda kimler gelmiş,kimler geçmiş tekrardan hatırladık.Anlattıkça hatırlanan o güzel günlerin değerini bir kez daha idrak ettik.Gerçekten hepimiz değişik zamanlarda,değişik yerlerde değişik kişilerle bir sürü avlar yapmışız.Avcılık bir nevi hayatımızın önemli bir parçası olmuş.Ülkemizin bir çok yerinde her daim bir telefon mesafesinde arayacağımız dostlar edinmişiz.Zaman içinde bu arkadaşlar ile başka ortamlarda da beraber olup hem neşeli günleri,hem de acı olayları paylaşıp kalıcı dostluklar yaratmışız.Zaman içerisinde maalesef çeşitli sebeplerden dolayı bazı arkadaşlar ile de yollarımızı ayırmak zorunda kalmışız.
Avcılık zor şartlar altında yapıldığından insanlar birbirlerini daha iyi tanıyabiliyorlar.İşin eğlence ve muhabbet kısmında fazla bir sıkıntı olmasa da güç ve tehlikeli durumlarda,stres altında beraber olacağımız arkadaşların seçimi konusunda hassas davranmamız gerekiyor.Zaman içerisinde bazı arkadaşlar ile aşırı hırslarından dolayı,bazıları ile sakar avlanmalarından dolayı,bazıları ile de çok bilmişliklerinden dolayı kafamız uyuşmadığı için yollarımızı ayırmak zorunda kalmışız.Eğer beraberce avlanıyorsak ve bu bizim ortak tutkumuz ise her avcı avda paylaşımcı ve uzlaşmacı olmalıdır.Avın kurallarına,sofranın düzenine ve insan ilişkilerine dikkat etmelidir.Yoksa diğer arkadaşlara gereksiz yere sıkıntı verebiliriz.Avcılık özünde yorucu,bilgi ve beceri isteyen bir aktivite olduğundan diğer avcı arkadaşlara karşı saygılı ve ortama uyumlu olmamız gerekiyor.Böyle olmayan kişiler zaman içinde guruplardan ya kendiliğinden ayrılıyorlar,ya da bir vesile ile dışlanıyorlar.Özellikle belli bir yaşa gelip,belli bir tecrübeye ve doyuma eriştikten sonra insana av yaptığımız meralarda yarenlik edecek gerçek dostlar gerekiyor.Bir tutku ile yaptığımız avcılıkta gerek avlanırken,gerekse av sonrası sofra başında canımızı sıkacak kişilere karşı fazla toleranslı olamıyoruz.Güzel bir günü gereksiz bir tartışma ile sonlandırmak avın tüm zevkini bir anda bitirebiliyor.İşte buna sebebiyet vermemek için ava gittiğimiz arkadaşları iyi seçmemiz gerekiyor.
Şimdilerde avcılık çok farklı yaşanıyor.Bırakın fişeğin nasıl doldurulacağını,eskiden fişeği evde doldurduğumuzu bile bilmeyenler var.Açılan av ve doğa sporları mağazalarında istediğinizden fazla gerekli malzemeyi bulabiliyoruz.Bunları kullanmak hepimizin avlanma şekillerinde rahatlık yönünde değişiklikler yaratabiliyor.Avcılığımızı daha kaliteli hala getiriyor.Ben de yeni gelişmeleri sıkı takip edip maddi imkanlarıma göre de bazılarını kullanıyorum.Avcılığımızı kolaylaştıracak eskiden hayal bile edemediğimiz bu malzemeleri avda kullanmak tabii ki beni de mutlu ediyor.Bu gelişime ayak uydurmak ne kadar doğru ise de avcılığı özüne göre yaşamakta o kadar önemlidir diyorum.Eğer avcılığı geleneklerine göre yapar ve gelecek nesillere aktarırsak kendi adımıza camiamıza bir katkımız olmuş olur.
İşte biz de bu güzellikleri beraberce kusursuz bir şekilde yaşadık.Yan yana tüfek attık,üç beş kuşu yeleğimize yerleştirdik.Tüm gün boyunca üç avcı on kadar kuş avlasak da keyfimiz beraber avlanmaktan dolayı süperdi.Bıldırcın avcılığın temel avıdır.Sezon öncesi bol tüfek atmamıza imkan sağlar.Bunca sene sonra zevkle bu avı kovalıyorsak,demek ki içimizdeki av tutkusu hala yaşıyor demektir.Akşama güvecimizi yaptık,salata birazda meze derken sofranın başında keyfimize baktık.Herkes el birliği ile yapılacak işleri paylaşıp yapınca ortam daha sıcak ve neşeli oluyor.Saygı ve sevgi ile güzel bir av gezisini daha hatıralarımıza kaydedip yeni avlarda tekrardan beraber olmak dileği ile mutlu bir şekilde evimizin yolunu tuttuk.Tüm avcı arkadaşlarıma doyumsuz avlar dilerim.Rastgele.
http://i.hizliresim.com/7XgQ2W.jpg
http://i.hizliresim.com/r8My9P.jpg
http://i.hizliresim.com/gV8b6b.jpg
http://i.hizliresim.com/A67GNX.jpg
http://i.hizliresim.com/v85yD6.jpg