PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Mustafa Kemal Paşa ve Yaşlı Bir Nine



nihat baltacı
08.Mayıs.2008, 15:18
Gazi Çiftliğinde dolaşıp hava alırken oldukça yaşlı bir kadına
rasladık. Atatürk attan inerek bu ihiyar kadının yanına sokuldu.

- Merhaba nine

Kadın Ata'nın yüzüne bakarak hafif bir sesle;

- Merhaba dedi.

- Nereden gelip nereye gidiyorsun? Kadın şöyle bir duralayıp,

- Neden sordun ki, dedi. Buraların sabısı mısın? Yoksa bekçisi mi?

Paşa gülümsedi.

- Ne sahibiyim ne de bekçisiyim nine. Bu topraklar Türk milletinin
malıdır. Buranın bekçisi de Türk milletinin kendisidir. Şimdi nereden gelip
nereye gittiğini söyleyecek misin? Kadın başını salladı.

- Tabii söyleyeceğim, ben Sincan'ın köylerindenim bey, otun güç
bittiği, atın geç yetişdiği kavruk köylerinden birindeyim. Bizim mıhtar bana
bilet aldı trene bindirdi, kodum Angara'ya geldim.

- Muhtar niçin Ankara'ya gönderdi seni?

- Gazi Paşamızı görmem için. Başını pek ağrıttım da.... Benim iki oğlum
gavur harbinde şehit düştü. Memleketi gavurdan kurtaran kişiyi bir kez
görmeden ölmeyeyim diye hep dua ettim durdum. Rüyalarıma girdi Gazi
Paşa. Bende gün demeyip mıhtara anlatınca, o da bana bilet alıverip saldı
Angaraya, giceleyin geldimdi. Yolu neyi de bilemediğimden işte ağşamdan
belli böyle kendimi ordan oraya vurup duruyom bey.

- Senin Gazi Paşa'dan başka bir isteğin var mı? Kadını birden yüzü
sertleşti.

- Tövbe de bey, tövbe de! Daha ne isteyebilirim ki... O bizim
vatanımızı gurtardı. Bizi düşmanın elinden kurtardı. Şehitlerimizin mezarlarını
onlara çiğnetmedi daha ne isteyebilirim ondan? Onun sayesinde şimdi
istediğimiz gibi yaşıyoruz. Şunun bunun gavur dölünün köpeği olmaktan onun
sayesinde kurtulmadık mı? Buralara bir defa yüzünü görmek, ona sağol
paşam! Demek için düştüm. Onu görmeden ölürsem gözlerim açık gidecek. Sen
efendi bir adama benziyon, bana bir yardım ediver de Gazi Paşayı
bulacağım yeri deyiver. Atatürk'ün gözleri dolu dolu olmuştu, çok
duygulandığı her halinden belliydi. Bana dönerek,

- Görüyorsun ya Gökçen, işte bu bizim insanımızdır... Benim köylüm,
benim vefalı Türk anamdır bu. Attan indim. Yaşlı kadının elini tuttum
anacığım dedim, sen gökte aradığını yerde buldun, rüyalarını süsleyen, seni
buralara kadar koşturan Gazi Paşa yani Atatürk işte karşında duruyor.

Köylü kadın bu sözleri duyunca şaşkına döndü. Elindeki değneği yere
fırlatıp, Atatürk'ün ellerine sarıldı. Görülecek bir manzaraydı bu. İkisi
de ağlıyordu. İki Türk insanı biri kurtarıcı, biri kurtarılan, ana oğul
gibi sarmaş dolaş ağlıyorlardı. Yaşlı kadın belki on defa öptü atanın
ellerini. Ata da onun ellerini öptü. Sonra heybesinden küçük bir paket
çıkarttı. Daha doğrusu beze sarılmış bir köy peyniri. Bunu Atatürk'e
uzattı;

- Tek ineğimim sütünden kendi ellerimle yaptım Gazi Paşa, bunu sana
hediye getirdim. Seversen gene yapıp getiririm.

Paşa hemen orada bezi açıp peyniri yedi. Çok beğendiğini söyledi.

Sonra birlikte köşke kadar gittik. Oradakilere şu emri verdi;

"Bu anamızı alın burada iki gün konuk edin. Sonra köyüne götürün.
Giderken de kendisine üç inek verin benim armağanım olsun..

not:belki içinizden bunu okumayan arkadaşlar olabilir diyerek sizlerle paylaşıyorum...saygılar.

ulasatasoy
09.Mayıs.2008, 08:09
Yaşlılar ile konuşmayı çok seven birisi olarak, dikkatimi çekmiştir. Konuşurlarken, hemen tanıdığım tüm yaşlılar sizi her sözlerinin başında dizlerinizden dürterler. Neden?
Konuşmaya ve dinlenilmeye ihtiyaç duyduklarından. Ama ne yazıkki ülkemizde Kurt kocadımı köpeğin maskarası konumuna düşüyor. Çok üzücü ve bize yakışmayan bir durum:(

ekrem
09.Mayıs.2008, 19:43
nihat bey ellerinize sağlık memleketimin güzel analarının ne kadar sağlam yürekli olduğunu vatanlarına ne kadar bağlı olduklarını anlatan en güzel örneklerden birini verdiniz.çerkeşin uzak dağ köylerine ava her gidişimde mutlaka yaşlı bi ana çıkar yavrum hoş geldiniz karnınız aç mı illa bi çorbamı için öyle gidin diye yalvar yakar olur anam ava geç kalacaz dönüşte söz elini öpmeye gelecez derim ve dönüşte o ellerine kurban olduğum ana mutlaka köy girişinde bekler evine gidince elinde ne var ne yok önümüze koyar sanki öz oğlu gurbetten gelmiş gibi.bizde hemen ne vurulduysa keklik tavşan birini o güzel anamıza bırakırız muhabbet muhabbeti açar ayrılık vakti gelir öz oğlunu yollar gibi yollar anam bizi bi gün o köye yolum düşerse mutlaka o anama uğrar bi elini öper çam sakızı çoban armağanı bi hediye götürür gönlünü alırım.anadolu insanı nasıl anlatıyım ki anlatamam yaşamak lazım o güzellikleri

ulasatasoy
10.Mayıs.2008, 17:50
Çok doğru sözler. :)
Köksüz ağaç olur mu?

unforgiven
10.Mayıs.2008, 20:07
Güzel paylaşım için teşekkürler...Elinize emeğinize sağlık..

Saygılarımla...

Osman KARATEPE
19.Temmuz.2009, 06:28
Çiftçilerin analarına laf edenler hiç utanmıyorlar,ah atam ahh...

19.Temmuz.2009, 15:17
Yüreğimi titrettin.Sağolasın.Sağolasın.Sağolasın.

İbrahim ÖZEL
19.Temmuz.2009, 22:00
Nihat bey eline sağlık çoştuk yine ama ahhhh ah şimdiki halimize bak. Bir kaç sene önce tekrar edirneye ava gitmiştim. Ordaki şehitliği tekrar gezdim Ağlamamak elde değilki. O zaman şehit olanların memleketlerine bi bakın. Türkiyenin yurdumun her yönünden var. Şimdide durumumuza bakın. Sözün bittiği yer galiba burası...

cemalreis
20.Temmuz.2009, 05:09
evet arkadaşlar ana duası almayan evladın işi rasgitmez başarılı olması çok zordur.
ogünden bu güne nedeğişti zihniyet ana kavramı ve toprak sahibi
ananıda al git diyen bir şahsiyet şehit verilerek elde edilen Türk Milletine ait olan toprakların
parayla el değiştirmesi bir yanda vatana iki evladını şehit veren ana öbür yanda 21 gün askerlik yapan evlat????????????????????????

Osman KARATEPE
20.Temmuz.2009, 06:10
Sana aynen katılıyorum Cemal abi yazıklar olsun..