PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Avcıyım Diyebilmenin İlk Şartı;.....



cemalreis
08.Aralık.2007, 21:13
Avcıyım diyebilmenin ilk şartı ; Avcılığın yazılı ve yazılı olmayan kurallarına uymak, avın gereği olan, av hayvanlarını korumak, sevmek ve avcı büyüklerine saygı, küçüklere sevgi gibi kavramlara sıkı sıkı sarılmaktır. Unutma ki “Altın ateşte, insan avda belli olur.”

Ayrıca av mevsimi sona erdiğinde;

Kanunen avı serbest olan zararlılardan başka ; av hayvanlarını avlamak Kanun'a, Merkez Av Komisyonu Kararları'na, avcılık gelenek ve göreneklerine aykırıdır. Yavru, palaz, yumurta toplayanları, projektör, far avı yapanları, kısacası MAK hükümlerine aykırı hareket edenleri ikaz et. Bu gibi kimseler milli servet olan av hayvanlarının tükenmesine sebep olmakta ve Sen'in hakkına tecavüz etmektedirler. Buna mani ol. Üremekte ve gelişmekte olan av hayvanlarını koru , zararlıları ile mücadele et. Bu senin ilk görevindir.Görevini yerine getirdiğin nispette, daha verimli avlanma ve doğal yaşamı gelecek kuşaklara aktarma imkanına sahip olacağını unutma.

Türkiye'de avcılık, 1937 tarihli 3167 Sayılı Kara Avcılığı Kanunu çerçevesinde yapılmaktadır. Kanun'da yerleşik uygulamalar ve yasakların yanı sıra her yıl toplanarak gerekli kararları alacak yetkiye haiz Merkez Av Komisyonu teşkili mevcuttur. Merkez Av Komisyonu Yasa'dan aldığı yetkiyle her yıl Orman Bakanlığı bünyesinde toplanarak gelecek av sezonu için belirleyici kararları alır. Bu kararların alınmasında Türkiye Avcılar ve Atıcılar Federasyonu da önemli bir rol oynar.

Türkiye'de avlanılmasına izin verilen yaban hayvanları türlerine ve avlanma sürelerine göre 3 bölüm altında belirlenmiştir. Bu bölümler şöyledir:

Birinci Grup : Bıldırcın, kaya güvercini, tahtalı ve üveyik,

İkinci Grup : Keklik, kum kekliği, kıkırlık, bağırtlak, ada tavşanı ve tavşan,

Üçüncü Grup : Tilki, sansar, sakarmeke, ördekgiller, kazgiller, kızkuşu, karatavuk, çulluk, küçük su çulluğu, sultani su çulluğu ve bekasin'den oluşmaktadır.

Adı geçen bu hayvanlar, periyotlar halinde Ağustos ortalarından - Şubat sonuna kadar avlatılmaktadır. Ancak kurt, çakal, y.domuzu, vaşak, pars , kargaların avı bütün bir yıl Orman Bakanlığından izin alınması koşuluyla serbesttir.

Büyük av hayvanlarından ayı, çengel boynuzlu dağ keçisi (şamua), yaban keçisi (Bezoar), yaban domuzu, vaşak, kurt, çakal, tilki, av turizmi başlığı altında yerli ve yabancı avcıların kullanımına bedeli karşılığı sunulmuştur. Bunların dışında kalan avların, yabancı avcılara avlatılması sadece özel avlaklarda mümkündür. Yabancı misafir avcılar özel avlakların haricinde, yukarıda adı geçen av hayvanlarından başka av hayvanlarını avlayamaz.

Türk avcılara, avlanılmasına izin verilen türler için günlük avlama limitleri vardır. Avcı arka arkaya gittiği avlarda dahi bir günlük limitinden fazla av avlayamaz, çantasında ve aracında bir günlük limitinden fazlasını bulunduramaz ve taşıyamaz. Gece far veya ışıkla avlanmak, hareket halinde tekne ile avlanmak, gece görüş gözlüğü veya dürbünüyle avlanmak, ses çıkartan elektronik cihazlarla avlanmak, canlı mühreyle (decoy) avlanmak, zehirle avlanmak ve hayvanların üreme zamanlarında avlanmak yasaktır. (Daha bir çok avlanma yasakları olmasına karşın, en etkin ve önemli olanlarını yazmakla yetiniyoruz)

Türkiye'de avcılık, 1993 senesine kadar haftanın her günü yapılmasına karşın, 1993-98 arasında Çarşamba-Cumartesi-Pazar ve resmi tatil günleri olarak, 1999-2000 sezonunda ise sadece Cumartesi-Pazar ve resmi tatil günleri olarak sınırlandırılmıştır.(Avlanma günleri 2000-2001 av sezonu için Çarşamba-Cumartesi-Pazar ve Resmi Tatil günleri olarak kabul edilmiştir.)

Türkiye Avcılık ve Atıcılık Federasyonu Kuruluşu, Teşkili ve Amaçları

Türkiye Avcılık ve Atıcılık Federasyonu' nun yasal dayanağı, 21.05.1986 gün ve 3289 sayılı "Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'dur" Bu Kanun'a göre bütün (amatör-profesyonel) spor dalları Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü bünyesinde, federasyon birimi biçiminde etkinlik göstermekte ve ülkemizde her federasyon kendi dalındaki sporun gelişmesi için çalışmaktadır.

Türkiye Avcılık ve Atıcılık Federasyonu, 2908 sayılı Dernekler Yasasına göre kurulan avcılık ve atıcılık kulüplerini bünyesinde toplamaktadır. Çeşitli yerlerde kurulan avcılık ve atıcılık kulüpleri tescil yoluyla Federasyon' a dahil olmakta, bunlara federe kulüpler denmektedir.

Federasyon içinde atış poligonları da yer almaktadır. 6136 sayılı Yasa'nın Ek Madde 11'de T.A.A.Federasyonu ile diğer kamu kuruluşlarının sahip oldukları poligonlar dışındaki özel nitelikli poligonların kuruluşuna İçişleri Bakanlınca izin verileceği hükme bağlanmıştır.

Türkiye Avcılık ve Atıcılık Federasyonu Görevleri

Yönetmelik hükümlerine göre Federasyon'un görevleri şöyle sıralanabilir :

1- Avcılık ve atıcılık spor dalında, gerek yurtiçi ve gerek yurtdışında ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak etkinlik alanına giren spor dalını oluşturmak ve geliştirilmesini sağlamak, bu yolda çeşitli çalışmalar yaparak her türlü önlemi almak.

2- Uluslararası alanda, Ülkemizi en üst düzeyde temsil etmek, bu alanda görev alacak sporcu ve spor yöneticilerinin her an hazırlıklı bulunmalarını sağlamak.

3- Uluslararası yarışmalara katılacak sporcuları seçmek,

4- Avcılık ve atıcılık spor dalının teknik yönetimi ile denetimini yapmak,

5- Başarılı sporcu ve spor yöneticilerini ödüllendirmek, onları avcılık ve atıcılık sporuna isteklendirmek,

6- Avcılık ve atıcılık sporunun yayılıp gelişmesi için teknik içerikli yayınlar yapmak, bu yayınları etkili olacak şekilde dağıtmak.

7- Yurtiçinde ve yurtdışında yapılacak resmi ve özel bütün yarışmalar ve yarışmacılar için gereken izinleri almak,

8- Merkez Av Komisyonu toplantılarına katılmak.

http://www.alternatifsporlar.net alıntıdır

Mustafa ÇİL
11.Aralık.2007, 07:15
SEVGİLİ ÜSTADIM,,,,,SAĞOLASIN VAROLASIN HEPSİ GÜZEL VE DOĞRU ŞEYLER.....
BİZİM CAMİAMIZ MALESEFKİ,,ÜRETMEKTEN ZİYADE TÜKETMEYİ KENDİNE GÖREV EDİNMİŞ BİR CAMİA
HERKES BİRBİRİNE HIRSLA AVLAKLARDA MERALARDA DOLAŞMAKTA...SEN 3 VURDU İSEN BEN 5 VURMANIN DERDİNE DÜŞÜYORUM...HEPSİDE OLMASA GENELİ BÖYLE....AMA NE YAPARSIN BU MİLLET HIRSLI VE KOLAY KOLAY YENİLGİYİ KABUL ETMEYEN BİR MİLLET....BU BİZİM KANIMIZDA VAR CEMAL ABİİİİ
HİÇ BİR KİŞİ YOKTURKİ BEN AVCI OLDUM DA DİYEMEZ
ŞÖFÖR OLDUMDA DİYEMEZ,,,OLDUM DİYEN VARSA BİZDE BİLELİM NASIL OLDU İSE BİZDE O YOLDAN GEÇELİMDE
BİZDE OLALIM

naz gülhan
25.Şubat.2009, 10:42
emegine saglık

feridun berin
25.Şubat.2009, 11:05
içimizde bazıları kurala uymuyor onların altın gibi ayarımı düşük karışımmı var ne dersin ? Cemal kardeş eline emeğine sağlık....

Mehmet Ardilli
25.Şubat.2009, 12:24
Avcının gelişen iki bölümü vardır. Birincisi bilgi, ikincisi hissiyat. Bilgi öğrenimle tamamlansa bile, hissiyat yani vicdan gelişmedi ise avcı değil insan bile olunamaz. Saygılarımla

çetin ekren
25.Şubat.2009, 12:51
Değerli abicim bu yasaklar bu kanunlar biz avcılar için konulmuş ve yasaklara uymamız kurallarada riayet etmemiz bekleniyor.Ama şimdi şunu hep merak ediyorum ve merak etmeyede devam edecem belliki bu kanunlar şehirdeki avcıya geçerli sadece peki bu avların ve avgahların bulunduğu köylerdeki avcıları kim denetleyecek veya nasıl denetleyecekler bu kuralları onlar için nasıl uygulayacaklar.

Biz avcılar hele hele sadece bir pazar gününü ava ayırabilen avcılar akşamdan hazırlanırlar neymiş ertesi gün ava çıkacak.gider o köyün avgahına daha bir kuş kanadı kırmadan hooop iki köylü çıkar dur avcı hele burda av yasak avlanamazsın,kardeş ne yasağı bak burda ne yazıyor burası ava açık ben onu tanımam biz yasak ettik avlanamazsınız.

İş zora girmesin diye çağırırsın jandarmayı ve gelir jandarma olayı çözer köylü köyüne döner ve sen sap gibi kalırsın orda niye moral sıfır ,gün bitti , av bitti ve heyacan zevk denen bişey kalmadı.oldumu bu peki sana yasak koyan bu köyde sonra duyarsınki gece traktörlerle projektör avı yapılıyor ve bir gecede onlarca tavşan vuruluyor.

Bence bu kurallar zaten yazılı bu kurallar olmasada içindeki vicdani ve ahlaki kurallara uyan gerçek avcılar için yazılmış kurallardır.e zaten kendine gerçek bir avcı diyen kişilerde bence kendi kurallarını kendisi koyar.SAYGILARIMLA RASGELE