17.Temmuz.2008, 15:17
TARİHİ MAK TOPLANTISI
Bu yazıyı yazmaya başlamadan evvel , yazayım mı ? yazmayayım mı ? diye uzunca düşündüm. Baktım hariçten gazel okuyan, çamur atanlar her geçen gün çoğaldı , dayanamadım ve 29.05.2008 tarihinde bu yazıyı yazdım. 21 Mayıs’ta yapılan MAK toplantısına beş gün kala gelendavetiye ve hiç gelmeyen MAK taslağı olacakların habercisi gibiydi...
Bu yıl Merkez Av Komisyonu sual sorulmaz bir tavır içinde toplandı.Herzaman olduğu gibi biz sizin (avcıların ) babanızız , biz ne dersek oolur edasıyla toplandı. Hem de avcı olmayan 11 kişi ile yapılıp muhteşem kararların alındığı tarihi toplantı!..
200-2007 ve 2007-2008 av dönemleri için toplanan Merkez Av Komisyonlarında her yıl iki avcı üyenin avcılara ihanetinden sonra bu yıl dokuzbölgenin temsilcisi olarak gelen MAK üyesi “ADAM gibi ADAM” olan dostlar sayesinde firesiz sevinçle girdiğimiz Çevre ve Orman Bakanlığı binasındaki bu neşemiz 4. kattaki müsteşarlık toplantı salonunun kapısının eşiğinde son buldu... 08.05.2008 tarihinde MAK toplantısına katılacak üyenin belirlenmesi için Gençlik Spor GenelMüdürlüğünün , Türkiye Atıcılık ve Avcılık Federasyonu’na gönderdiğiyazı ve sonrası Federasyon Avcılık Asbaşkanı Atilla İshak TANKUT ’un Merkez Av Komisyonu’na katılacak üye olarak adının Çevre ve OrmanBakanlığına bildirilmesi. Ama ne olduysa oluyor toplantı günü Atilla Başkanın yerine Genel müdürlükten avcılıkla ilgisi olmayan Hasan Kaptan Başaran isimli birisi MAK toplantısına alınıyor !..
Atilla Tankut koridorda durdurulup MAK toplantısına girmesi engellenince ,zaten sayıca azınlıkta biz avcı üyeler olarak yapılan haksızlığa ve yanlışlığa haliyle tepki gösteriyoruz. Tüm Bölge temsilcileri bir olup hepimizin ağzından tek bir kelime çıkıyor “ BİZ BİR TAKIMIZ,BU TAKIMI BOZMAYADA KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ ! “ ve bu şartlar altında toplantıya girmeyeceğimizi söyledik.
Doğru yaptığımıza inanıyorduk. Bu arada geçen yılki MAK toplantısına küçük bir yanlış anlaşma yüzünden gelmeyen YABAN TV. Program yapımcısı sayın Dr. Ali BÜRKEV ve kameraman Osman GEZİCİ kardeşim bu olanlara baştan sona tanıktırlar. MAK tarihinin en büyük oyunlarının oynandığı 2008-2009 MAK toplantısını avcı kamuoyuna kesintisiz aktardıkları için kendilerine teşekkür ediyorum.
İyi ki vardılar... Ya olmasalardı ?
Eli tetikte pusu kurmuş bekleyen , avcılar içinde iki başlılığı yaratan , bölücülere gün doğacaktı !..
İyi ki vardınız sayın Dr. Ali BÜRKEV iyi ki !..
Sonrası zaten olanlar olmuş minarenin kılıfı hazırlanmış, bizde hepbirlikte bakanlık binasının dışına çıktık ve beklemeye başladık.Bekledik hem de saatlerce bekledik... Bir ara çok katlı bakanlık binasının kapısının önüne Alp Osman’ın mendilini yazdık ve tüm MAK üyeleri olarak bakanlık görevlilerinden avcılara şefkat dilendik!!! Saatler geçmek bilmiyordu ve biz bekliyorduk...
Birsüre sonra yanımıza Daire Başkanı Yaşar TÜRKLEŞ geldi. Bir şeyler söyledi, ben sempozyumda yakınlaşmalardan bayağı ümitlenmiştim... Ama birkaç saat önce bizlere oynanan oyundan sonra , sayın TÜRKLEŞ‘in yapıcı söylevleri bana pek inandırıcı gelmedi...
Saatler geçmiş Bakanlık kapısında aç susuz beklemekten dilimiz damağımız kurumuş, sinirlerimizde o derece harap olmuştu. Sonunda dayanamayıp oradan geçen birisine ,Doğu Karadeniz temsilcisi Sedat Damcı kardeşim sordu. Açlığımızı giderecek bir yer var mı ? diye . Hep birlikte çay ocağının yolunu tuttuk birer sandviç ve ayran ile o günkü faslı geçiştirdik. İki saate yakın orada oturduk. Bakanlık koridorlarında bıraktığımız AV&DOĞA dergisi sahibi Kamil ÜÇBAŞ veYABAN TV. Ekibini merak etmiş tekrar bakanlık binası önüne döndük. Bir süre sonra onlarda dışarıya çıktılar. Hep birlikte merakla sorduk , “ Toplantı yapıldı mı ?“ Kamil ÜÇBAŞ bu sorumuzu “ Evet Merkez Av Komisyonu 11 kişi ile toplandı ve kararlar daha da ağırlaştırıldı ve aynen geçti “ dediğinde başımızdan aşağı kaynar su dökülmüş gibi olduk! Çünkü : İlk kez bir Merkez Av Komisyonu tek bir avcı üye olmadan toplanmış, kararlar alınmış ve bu kararlarla avcılar adeta idam edilmiştir !!!!!
Ben bunları bir avcı temsilcisi olarak içime sindiremedim.
Daha evvel katıldığım MAK toplantılarında en yetkili ağızdan şunları duyduk : “ BİZ İL AV KOMİSYONLARINDAN GELEN RAPORLARI AYNEN UYGULUYORUZ “
Avcı dostlarım , Muğla İl Av Komisyonu Kararı elimde , bunun içinde ne Domuz sürek avının yasaklamasını , ne bazı yerlerde keklik avının yasaklanmasına ne de Bodrum yarımadasının tamamına yakınında avın yasaklanmasına dair bir kelime geçmemiş, peki sizler İllerden gelenkararlar doğrultusunda hareket ediyorsanız , ben göremedim hani bu kararlar NEREDE ?..
Ülkemizde 30 ilde keklik türlerinin avı yasaklanmış.Hangi verilere dayanarak bu yasaklar konuldu anlayabilmemiz mümkün değil...
Yalnız bir konuya değinmeden geçemeyeceğim. Merkez Av Komisyonu toplantılarına 4 yıldır üst üste katılmakla rekor kıran ( daha öncesini bilmiyorum ) Tarım Bakanlığından gelen MAK üyesi Mehmet Emin Şahin ‘ in 2005-2006 ilk MAK toplantısından beri takıldığı bir konu var. SÜNE denilen tarım zararlısı , o tarihten beri her yıl ya bıldırcının ya keklik avının yasaklanması için uğraş verir durur !..Bereket versin MAK toplantılarında görev alan diğer üyeler şimdiye dek bu önerileri gerçek dışı bularak ,yasaklamaya sıcak bakmadılar.
Amma bu yıl 21 Mayıs 2008 Çarşamba günü 2008-2009 Av Dönemi için toplanacak olan Merkez Av Komisyonuna katılmak üzere Bakanlık binasının birinci katında asansör beklerken Mehmet Emin bey yanımıza geldi geçmişi unutup samimi bir şekilde yanına yaklaşıp selam verdim. Ve kendisine “Mehmet Emin bey geçmişi unutalım, sizden sadece domuz sürek avı için destek bekliyorum. Çünkü MAK taslağı İl Av Komisyonu Kararları ile uyuşmuyor “ dedim. Bana cevabı şöyle oldu “ Yaban domuzu ile mücadelede, sürek avları dışında çare arayalım ... “ dedi ve bizlerle aynı asansöre dahi binmedi yanımızdan ayrıldı. Yanımda ki arkadaşlara dönüp “ Biz bu işi baştan kaybettik, inşallah içeride daha başka oyunlarla karşılaşmayız “ dedim.
Yaban domuzlarından zarar görmüş canı yanmış köylü ve çiftçi yardım istemek için soluğu Tarım Müdürlüklerinde alıyor. Görevliler o kadar bunalmış ki il Av Komisyonu toplantısında bu sıkıntıları dile getirdiler.Hata yaban domuzu sürek avında bir olan avlanma limiti ikiye çıktı...
Domuz sürek avının yasaklanması hangi il av komisyonu kararlarında yazıyor da bu kararlar alındı ?
Anlamada güçlük çekiyorum...
Benim bölgemde hemen , hemen herkes çiftçilikle geçiniyor yaşamını daburadan kazandığı ile sürdürmekte , bu yüzden tek geliri olan ürününüde yaban domuzlarına talan ettirmemek için her gece eşinden barkından ayrı sabaha kadar ürününün başında nöbet tutuyor ama art arda gelen uykusuz geceler neticesi bir an geliyor uyuyup kalıyor. İşte o sırada ürünleri talan oluyor ve mecburen bizlerden yardım talep ediyorlar bu zamana kadar avcı dernekleri olarak bizler avlanma amaçlı domuz sürek avları düzenleyerek çiftçilerimize yardımcı olduk, ama bundan sonra nasıl yardım ederiz bu başka bir soru işareti!..
Bakanlık binasından " GÖREVLİLERCE "hep birlikte ayrılmak zorunda bırakıldık! Nereye gidelim diye düşünürken Aklımıza ülkemizin tanınmış avcılarından sevgili Türker SÜMER ‘in işyerine gittik. Bu ani ziyaretimizden kendiside çok memnun oldu ,MAK toplantısında olanları duyunca da o denli şaşırdı.
Kendisine buradan ülke avcılığına her platformda yaptığı destekten dolayı teşekkür ediyorum.
Bu MAK toplantısı daha sonuçlanmadan bizleri adeta idam eden,önceden avcıların birlikteliği için sahte mesajlar verip avcı kamuoyunu kandırmaya çalışanlarında maskeleri de düştü sanırım...
Göreceksiniz gün gelecek bu işe çıkarı için giren bu kişiler kendi bataklığında yok olup gidecekler...
Layık olmayan kişiler layık olmadıklara göreve getirilirse, benim aklıma hemen şu deyim
gelir : “ Kurbağayı Hükümdar Edersen,Etrafını Bataklık Eder “
Son sözüm , Çevre ve Orman Bakanlığı ,Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğüne : “ Milas AvcılarDerneğinin 1700 üyesi , Muğla ilindeki tüm avcı dernekleri temsilcisi ve Ege Bölgesini son üç yıldır temsil eden Merkez Av Komisyonu üyesi olarak bir tek sorum var. Avcılardan yıllardır AVLANMA İZİN PULU adı altında paralar topluyorsunuz ,ve bu paraların bir kısmının avcılara ve doğaya hizmet için geri döneceği söyleniyor. Peki şimdiye kadar Avcılığa ve Avcılara yaptığınız bir hizmet var mı ? “
Saygılarımla.
m.ozkanmilas@hotmail.com
Bu yazıyı yazmaya başlamadan evvel , yazayım mı ? yazmayayım mı ? diye uzunca düşündüm. Baktım hariçten gazel okuyan, çamur atanlar her geçen gün çoğaldı , dayanamadım ve 29.05.2008 tarihinde bu yazıyı yazdım. 21 Mayıs’ta yapılan MAK toplantısına beş gün kala gelendavetiye ve hiç gelmeyen MAK taslağı olacakların habercisi gibiydi...
Bu yıl Merkez Av Komisyonu sual sorulmaz bir tavır içinde toplandı.Herzaman olduğu gibi biz sizin (avcıların ) babanızız , biz ne dersek oolur edasıyla toplandı. Hem de avcı olmayan 11 kişi ile yapılıp muhteşem kararların alındığı tarihi toplantı!..
200-2007 ve 2007-2008 av dönemleri için toplanan Merkez Av Komisyonlarında her yıl iki avcı üyenin avcılara ihanetinden sonra bu yıl dokuzbölgenin temsilcisi olarak gelen MAK üyesi “ADAM gibi ADAM” olan dostlar sayesinde firesiz sevinçle girdiğimiz Çevre ve Orman Bakanlığı binasındaki bu neşemiz 4. kattaki müsteşarlık toplantı salonunun kapısının eşiğinde son buldu... 08.05.2008 tarihinde MAK toplantısına katılacak üyenin belirlenmesi için Gençlik Spor GenelMüdürlüğünün , Türkiye Atıcılık ve Avcılık Federasyonu’na gönderdiğiyazı ve sonrası Federasyon Avcılık Asbaşkanı Atilla İshak TANKUT ’un Merkez Av Komisyonu’na katılacak üye olarak adının Çevre ve OrmanBakanlığına bildirilmesi. Ama ne olduysa oluyor toplantı günü Atilla Başkanın yerine Genel müdürlükten avcılıkla ilgisi olmayan Hasan Kaptan Başaran isimli birisi MAK toplantısına alınıyor !..
Atilla Tankut koridorda durdurulup MAK toplantısına girmesi engellenince ,zaten sayıca azınlıkta biz avcı üyeler olarak yapılan haksızlığa ve yanlışlığa haliyle tepki gösteriyoruz. Tüm Bölge temsilcileri bir olup hepimizin ağzından tek bir kelime çıkıyor “ BİZ BİR TAKIMIZ,BU TAKIMI BOZMAYADA KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ ! “ ve bu şartlar altında toplantıya girmeyeceğimizi söyledik.
Doğru yaptığımıza inanıyorduk. Bu arada geçen yılki MAK toplantısına küçük bir yanlış anlaşma yüzünden gelmeyen YABAN TV. Program yapımcısı sayın Dr. Ali BÜRKEV ve kameraman Osman GEZİCİ kardeşim bu olanlara baştan sona tanıktırlar. MAK tarihinin en büyük oyunlarının oynandığı 2008-2009 MAK toplantısını avcı kamuoyuna kesintisiz aktardıkları için kendilerine teşekkür ediyorum.
İyi ki vardılar... Ya olmasalardı ?
Eli tetikte pusu kurmuş bekleyen , avcılar içinde iki başlılığı yaratan , bölücülere gün doğacaktı !..
İyi ki vardınız sayın Dr. Ali BÜRKEV iyi ki !..
Sonrası zaten olanlar olmuş minarenin kılıfı hazırlanmış, bizde hepbirlikte bakanlık binasının dışına çıktık ve beklemeye başladık.Bekledik hem de saatlerce bekledik... Bir ara çok katlı bakanlık binasının kapısının önüne Alp Osman’ın mendilini yazdık ve tüm MAK üyeleri olarak bakanlık görevlilerinden avcılara şefkat dilendik!!! Saatler geçmek bilmiyordu ve biz bekliyorduk...
Birsüre sonra yanımıza Daire Başkanı Yaşar TÜRKLEŞ geldi. Bir şeyler söyledi, ben sempozyumda yakınlaşmalardan bayağı ümitlenmiştim... Ama birkaç saat önce bizlere oynanan oyundan sonra , sayın TÜRKLEŞ‘in yapıcı söylevleri bana pek inandırıcı gelmedi...
Saatler geçmiş Bakanlık kapısında aç susuz beklemekten dilimiz damağımız kurumuş, sinirlerimizde o derece harap olmuştu. Sonunda dayanamayıp oradan geçen birisine ,Doğu Karadeniz temsilcisi Sedat Damcı kardeşim sordu. Açlığımızı giderecek bir yer var mı ? diye . Hep birlikte çay ocağının yolunu tuttuk birer sandviç ve ayran ile o günkü faslı geçiştirdik. İki saate yakın orada oturduk. Bakanlık koridorlarında bıraktığımız AV&DOĞA dergisi sahibi Kamil ÜÇBAŞ veYABAN TV. Ekibini merak etmiş tekrar bakanlık binası önüne döndük. Bir süre sonra onlarda dışarıya çıktılar. Hep birlikte merakla sorduk , “ Toplantı yapıldı mı ?“ Kamil ÜÇBAŞ bu sorumuzu “ Evet Merkez Av Komisyonu 11 kişi ile toplandı ve kararlar daha da ağırlaştırıldı ve aynen geçti “ dediğinde başımızdan aşağı kaynar su dökülmüş gibi olduk! Çünkü : İlk kez bir Merkez Av Komisyonu tek bir avcı üye olmadan toplanmış, kararlar alınmış ve bu kararlarla avcılar adeta idam edilmiştir !!!!!
Ben bunları bir avcı temsilcisi olarak içime sindiremedim.
Daha evvel katıldığım MAK toplantılarında en yetkili ağızdan şunları duyduk : “ BİZ İL AV KOMİSYONLARINDAN GELEN RAPORLARI AYNEN UYGULUYORUZ “
Avcı dostlarım , Muğla İl Av Komisyonu Kararı elimde , bunun içinde ne Domuz sürek avının yasaklamasını , ne bazı yerlerde keklik avının yasaklanmasına ne de Bodrum yarımadasının tamamına yakınında avın yasaklanmasına dair bir kelime geçmemiş, peki sizler İllerden gelenkararlar doğrultusunda hareket ediyorsanız , ben göremedim hani bu kararlar NEREDE ?..
Ülkemizde 30 ilde keklik türlerinin avı yasaklanmış.Hangi verilere dayanarak bu yasaklar konuldu anlayabilmemiz mümkün değil...
Yalnız bir konuya değinmeden geçemeyeceğim. Merkez Av Komisyonu toplantılarına 4 yıldır üst üste katılmakla rekor kıran ( daha öncesini bilmiyorum ) Tarım Bakanlığından gelen MAK üyesi Mehmet Emin Şahin ‘ in 2005-2006 ilk MAK toplantısından beri takıldığı bir konu var. SÜNE denilen tarım zararlısı , o tarihten beri her yıl ya bıldırcının ya keklik avının yasaklanması için uğraş verir durur !..Bereket versin MAK toplantılarında görev alan diğer üyeler şimdiye dek bu önerileri gerçek dışı bularak ,yasaklamaya sıcak bakmadılar.
Amma bu yıl 21 Mayıs 2008 Çarşamba günü 2008-2009 Av Dönemi için toplanacak olan Merkez Av Komisyonuna katılmak üzere Bakanlık binasının birinci katında asansör beklerken Mehmet Emin bey yanımıza geldi geçmişi unutup samimi bir şekilde yanına yaklaşıp selam verdim. Ve kendisine “Mehmet Emin bey geçmişi unutalım, sizden sadece domuz sürek avı için destek bekliyorum. Çünkü MAK taslağı İl Av Komisyonu Kararları ile uyuşmuyor “ dedim. Bana cevabı şöyle oldu “ Yaban domuzu ile mücadelede, sürek avları dışında çare arayalım ... “ dedi ve bizlerle aynı asansöre dahi binmedi yanımızdan ayrıldı. Yanımda ki arkadaşlara dönüp “ Biz bu işi baştan kaybettik, inşallah içeride daha başka oyunlarla karşılaşmayız “ dedim.
Yaban domuzlarından zarar görmüş canı yanmış köylü ve çiftçi yardım istemek için soluğu Tarım Müdürlüklerinde alıyor. Görevliler o kadar bunalmış ki il Av Komisyonu toplantısında bu sıkıntıları dile getirdiler.Hata yaban domuzu sürek avında bir olan avlanma limiti ikiye çıktı...
Domuz sürek avının yasaklanması hangi il av komisyonu kararlarında yazıyor da bu kararlar alındı ?
Anlamada güçlük çekiyorum...
Benim bölgemde hemen , hemen herkes çiftçilikle geçiniyor yaşamını daburadan kazandığı ile sürdürmekte , bu yüzden tek geliri olan ürününüde yaban domuzlarına talan ettirmemek için her gece eşinden barkından ayrı sabaha kadar ürününün başında nöbet tutuyor ama art arda gelen uykusuz geceler neticesi bir an geliyor uyuyup kalıyor. İşte o sırada ürünleri talan oluyor ve mecburen bizlerden yardım talep ediyorlar bu zamana kadar avcı dernekleri olarak bizler avlanma amaçlı domuz sürek avları düzenleyerek çiftçilerimize yardımcı olduk, ama bundan sonra nasıl yardım ederiz bu başka bir soru işareti!..
Bakanlık binasından " GÖREVLİLERCE "hep birlikte ayrılmak zorunda bırakıldık! Nereye gidelim diye düşünürken Aklımıza ülkemizin tanınmış avcılarından sevgili Türker SÜMER ‘in işyerine gittik. Bu ani ziyaretimizden kendiside çok memnun oldu ,MAK toplantısında olanları duyunca da o denli şaşırdı.
Kendisine buradan ülke avcılığına her platformda yaptığı destekten dolayı teşekkür ediyorum.
Bu MAK toplantısı daha sonuçlanmadan bizleri adeta idam eden,önceden avcıların birlikteliği için sahte mesajlar verip avcı kamuoyunu kandırmaya çalışanlarında maskeleri de düştü sanırım...
Göreceksiniz gün gelecek bu işe çıkarı için giren bu kişiler kendi bataklığında yok olup gidecekler...
Layık olmayan kişiler layık olmadıklara göreve getirilirse, benim aklıma hemen şu deyim
gelir : “ Kurbağayı Hükümdar Edersen,Etrafını Bataklık Eder “
Son sözüm , Çevre ve Orman Bakanlığı ,Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğüne : “ Milas AvcılarDerneğinin 1700 üyesi , Muğla ilindeki tüm avcı dernekleri temsilcisi ve Ege Bölgesini son üç yıldır temsil eden Merkez Av Komisyonu üyesi olarak bir tek sorum var. Avcılardan yıllardır AVLANMA İZİN PULU adı altında paralar topluyorsunuz ,ve bu paraların bir kısmının avcılara ve doğaya hizmet için geri döneceği söyleniyor. Peki şimdiye kadar Avcılığa ve Avcılara yaptığınız bir hizmet var mı ? “
Saygılarımla.
m.ozkanmilas@hotmail.com