sibel
17.Temmuz.2008, 21:19
Doğada Yaşam
Doğanın gizemli derinlikleriyle
içiçe yaşamış kimselerin çoğu,
başlarından geçenleri ve gördükleri güzellikleri
arkadan gelen kuşaklara aktarmadan
dünyamızdan göçüp gitmişlerdir.
Aynı yaşantıyı seçerek
bunları anlatan ve yazan
bizlere kıyasla daha fazlasını
görmüş ve yaşamış,ancak
adı dahi bilinmeyen
nice avcı, gezgin, kaşif
ve de macera adamı vardır.
Ne yazık ki onların yaşadığı olaylar
ve tecrübeler kendileriyle birlikte
yok olup gitmiştir.
Gelecek kuşaklara
miras olacak anılar ise,
onları yazıya dökme zahmetine
katlananların geride bıraktıklarıyla
sınırlı kalacaklardır.
Ruhumuzu yoran ihtiraslar,kavgalar,acılar ve
gürültülerden kaçıp sığınacağımız biricik
yer tabiattır.Onun kucağı bize sonsuz yaratıcılığı ve ebedi
kanunları fısıldar.İnsanlar tabiatın bir parçası
olduklarını unutmadıkça daha yaratıcı ve
daha mutlu olurlar.
Gün doğmadan,
Deniz daha bembeyazken çıkacaksın yola.
Kürekleri tutmanın şehveti avuçlarında,
İçinde bir iş görmenin saadeti,
Gideceksin;
Gideceksin ığrıpların çalkantısında.
Balıklar çıkacak yoluna karşıcı;
Sevineceksin.
Ağları silkeledikçe
Deniz gelecek eline pul pul.
Ruhları sustuğu vakit martıların,
Kayalıklardaki mezarlarında,
Birden,
Bir kıyamet kopacak ufuklarda.
Deniz kızları mı dersin, kuşlar mı dersin;
Bayramlar seyranlar mı dersin, şenlikler cümbüşler mi?
Gelin alayları, teller, duvaklar, donanmalar mı ?
Heeey!
Ne duruyorsun be, at kendini denize;
Geride bekleyenin varmış, aldırma;
Görmüyor musun, her yanda hürriyet;
Yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol;
Git gidebildiğin yere.
Doğanın gizemli derinlikleriyle
içiçe yaşamış kimselerin çoğu,
başlarından geçenleri ve gördükleri güzellikleri
arkadan gelen kuşaklara aktarmadan
dünyamızdan göçüp gitmişlerdir.
Aynı yaşantıyı seçerek
bunları anlatan ve yazan
bizlere kıyasla daha fazlasını
görmüş ve yaşamış,ancak
adı dahi bilinmeyen
nice avcı, gezgin, kaşif
ve de macera adamı vardır.
Ne yazık ki onların yaşadığı olaylar
ve tecrübeler kendileriyle birlikte
yok olup gitmiştir.
Gelecek kuşaklara
miras olacak anılar ise,
onları yazıya dökme zahmetine
katlananların geride bıraktıklarıyla
sınırlı kalacaklardır.
Ruhumuzu yoran ihtiraslar,kavgalar,acılar ve
gürültülerden kaçıp sığınacağımız biricik
yer tabiattır.Onun kucağı bize sonsuz yaratıcılığı ve ebedi
kanunları fısıldar.İnsanlar tabiatın bir parçası
olduklarını unutmadıkça daha yaratıcı ve
daha mutlu olurlar.
Gün doğmadan,
Deniz daha bembeyazken çıkacaksın yola.
Kürekleri tutmanın şehveti avuçlarında,
İçinde bir iş görmenin saadeti,
Gideceksin;
Gideceksin ığrıpların çalkantısında.
Balıklar çıkacak yoluna karşıcı;
Sevineceksin.
Ağları silkeledikçe
Deniz gelecek eline pul pul.
Ruhları sustuğu vakit martıların,
Kayalıklardaki mezarlarında,
Birden,
Bir kıyamet kopacak ufuklarda.
Deniz kızları mı dersin, kuşlar mı dersin;
Bayramlar seyranlar mı dersin, şenlikler cümbüşler mi?
Gelin alayları, teller, duvaklar, donanmalar mı ?
Heeey!
Ne duruyorsun be, at kendini denize;
Geride bekleyenin varmış, aldırma;
Görmüyor musun, her yanda hürriyet;
Yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol;
Git gidebildiğin yere.