bülent erdem
07.Ağustos.2008, 04:05
Sabahın saat beşine saatin çalışına saniyeler kala elim saate uzanıp kapadı.ev sakinlerini uyandırmama çabasına,sezonun açılışında buluşmaya geç kalmama telaşı karışıyordu..geceden,sabah uyandırıp beraberimde götüreceğim sözünü verdiğm oğlumun odasına yavaşca girdiğimde onu av kıyafetleri üzerinde uzanırken gördüm.BEn giyinirken oda termosa su doldurup arabadaki yerini almıştı.
Biz buluşma yeri olan avni abinin dükkanına yol alırken şirin sahil kasabası şarköy daha uyku halindeydi.dükkanda grup tamamlandı,eksikler kontrol edildi.bu senede problemin teyp kuran kişiler olacağı sohbetlerden belliydi.
Evvelki senelerde olduğu gibi bıldırcın zamanı avlaklara teyp kurarak kuşu belirli alanlara toplayıp katliam yapan kişiler yüzünden,birçok yörede bıldırcın avının tadı kalmadı.
Doğal olarak göç eden bıldırcının av meralarına dağılımı engellendiğinden,kurallara uyan avcılar,söz konusu manüpülasyon sonucu,haksız rekabet yüzünden sadece gezmekle yetinir hale gelmeye başladılar.
bunun sonucu olarak,hersene yetersiz denetimdende güç alan daha fazla kişi,kuş görebilmek için avlaklara teyp kurmaya başladı.
Yeni açılan fırından,kahvaltı için taze ekmek tedarik ettikten sonra , yakılmış anızların arasından avlanacağımız meraya vardık.Mereya ulaştığımızda ağustos güneşi ucundan kendini göstermeye,sabahın mağrurluğunu atan doğada hareketlenmeye başlamıştı...
Anız kenarında eski gülünesi anıların süslediği,domates zeytin ve karpuzdan oluşan kahvaltı bitmiş.fişeklikler kuşanılıp "avcı kolu" kurularak anız taranmaya başlamıştı.
bir saate yakın taban tepmenin sonunda megeden kalkan tek bıldırcın,hepimiz selamladıktan sonra,avni abinin kuşluğunda yerini almıştı.Bizler anızı gezerken şarköy sırtlarında,sanki bir savaş çıkmışcasına seri halde,pompalı ve yarı otomatik tüfeklerle arka arkaya saydırılan fişeklerin sesleri geliyordu.anlaşılan açılışta kurdukları teybe "sıkı" kuş indirmişlerdi.dolaşmanın anlamsızlığını kavrayıp,araba etrafında toplanıp,liman kahvesinde çay içmeye kara verdiğimizde, AV EĞİTİMİ VERMEYE ÇALIŞTIĞIM OĞLUMA BU YAŞADIĞI PARADOKSU BİR AVCI OLARAK NASIL AÇIKLAYA BİLECEĞİMİ DÜŞÜNÜYORDUM......!!!!
ALINTI
beni çok etkileyen bir yazıdır,sizlerle paylaşmak istedim...bir avcı babanın,oğlu karşısında ne kadar çaresiz ve zor durmda kaldığını belgeleyen bir hikaye.korkarım bizlerde bir avcı olarak çocuklarımız karşısında düşeceğimiz,bu gidişle kaçınılmaz son.... NE ACI..
GELECEK NESİLLERE BEREKETLİ MERALAR BIRAKMAK İÇİN HEPİMİZİN,ELİMİZİ TAŞIN ALTINA SOKMAMIZ GEREKİYOR..
TEYP ile bıldırcın AVINA H A Y I R
AVI İLE ARASINDAKİ ADALETİ BİLEN AVCIYA RASTGELE.....
Biz buluşma yeri olan avni abinin dükkanına yol alırken şirin sahil kasabası şarköy daha uyku halindeydi.dükkanda grup tamamlandı,eksikler kontrol edildi.bu senede problemin teyp kuran kişiler olacağı sohbetlerden belliydi.
Evvelki senelerde olduğu gibi bıldırcın zamanı avlaklara teyp kurarak kuşu belirli alanlara toplayıp katliam yapan kişiler yüzünden,birçok yörede bıldırcın avının tadı kalmadı.
Doğal olarak göç eden bıldırcının av meralarına dağılımı engellendiğinden,kurallara uyan avcılar,söz konusu manüpülasyon sonucu,haksız rekabet yüzünden sadece gezmekle yetinir hale gelmeye başladılar.
bunun sonucu olarak,hersene yetersiz denetimdende güç alan daha fazla kişi,kuş görebilmek için avlaklara teyp kurmaya başladı.
Yeni açılan fırından,kahvaltı için taze ekmek tedarik ettikten sonra , yakılmış anızların arasından avlanacağımız meraya vardık.Mereya ulaştığımızda ağustos güneşi ucundan kendini göstermeye,sabahın mağrurluğunu atan doğada hareketlenmeye başlamıştı...
Anız kenarında eski gülünesi anıların süslediği,domates zeytin ve karpuzdan oluşan kahvaltı bitmiş.fişeklikler kuşanılıp "avcı kolu" kurularak anız taranmaya başlamıştı.
bir saate yakın taban tepmenin sonunda megeden kalkan tek bıldırcın,hepimiz selamladıktan sonra,avni abinin kuşluğunda yerini almıştı.Bizler anızı gezerken şarköy sırtlarında,sanki bir savaş çıkmışcasına seri halde,pompalı ve yarı otomatik tüfeklerle arka arkaya saydırılan fişeklerin sesleri geliyordu.anlaşılan açılışta kurdukları teybe "sıkı" kuş indirmişlerdi.dolaşmanın anlamsızlığını kavrayıp,araba etrafında toplanıp,liman kahvesinde çay içmeye kara verdiğimizde, AV EĞİTİMİ VERMEYE ÇALIŞTIĞIM OĞLUMA BU YAŞADIĞI PARADOKSU BİR AVCI OLARAK NASIL AÇIKLAYA BİLECEĞİMİ DÜŞÜNÜYORDUM......!!!!
ALINTI
beni çok etkileyen bir yazıdır,sizlerle paylaşmak istedim...bir avcı babanın,oğlu karşısında ne kadar çaresiz ve zor durmda kaldığını belgeleyen bir hikaye.korkarım bizlerde bir avcı olarak çocuklarımız karşısında düşeceğimiz,bu gidişle kaçınılmaz son.... NE ACI..
GELECEK NESİLLERE BEREKETLİ MERALAR BIRAKMAK İÇİN HEPİMİZİN,ELİMİZİ TAŞIN ALTINA SOKMAMIZ GEREKİYOR..
TEYP ile bıldırcın AVINA H A Y I R
AVI İLE ARASINDAKİ ADALETİ BİLEN AVCIYA RASTGELE.....