PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Sabır...



imported_avkolik
13.Ağustos.2008, 16:32
Genç bir adam, değerli taşlara ilgi duyarmış ve mücevher ustası olmaya karar vermiş. 'Bu mesleği yapacaksam, iyi bir mücevher ustası olmalıyım' diye düşünmüş ve ülkedeki en iyi mücevher ustasını aramaya başlamış. Sonunda bulmuş, yanına varmış, bir süre bekledikten sonra usta tarafından kabul edilmiş. 'Anlat, dinliyorum' demiş usta. Genç adam anlatmaya başlamış; taşlara ilgi duyduğunu ve iyi bir mücevher ustası olmaya karar verdiğini heyecanla anlatmış. Yaşlı usta sesini çıkarmadan genç adamı dinlemiş, sözleri bitince de ona bir taş uzatmış, 'Bu bir yeşim taşıdır' dedikten sonra genç adamın avucuna taşı bırakmış ve avucunu kapatmış. 'Avucunu aynen böyle kapalı tut ve bir yıl boyunca hiç açma. Bir yıl sonra tekrar gel. Haydi şimdi güle güle' demiş ve şaşkın genç adamı öylece bırakıp kalkmış, odadan çıkmış. Genç adam evine dönmüş, kendisini merakla bekleyen annesiyle babasına neler olduğunu anlatmış. Anlattıkça da kendisine çok anlamsız gelen bu hareketi ve soğuk konuşması nedeniyle kızdığı ustaya olan öfkesi artıyormuş. Günler geçmeye başlamış. Genç adam sürekli söyleniyor ama avucunu hiç açmıyormuş. 'Nasıl böyle budalaca bir şey yapmamı ister. Bir de ülkenin en iyi mücevher ustası olacak. Bu saçmalığa bir yıl boyunca nasıl katlanacağım, böyle bir eziyetle nasıl yaşarım. Bu ne biçim ustalık. Ustalık kaprisi yapacaksa, bari başından yapmasaydı.' diye devamlı söyleniyor, her önüne gelene ustadan yakınıyor ama avucunu hiç açmıyormuş. Avucu kapalı uyuyor, bütün işlerini diğer eliyle yapıyormuş. Ve bu duruma da giderek alışmaya, diğer elini çok rahat kullanmaya başlamış. Uyurken de yanlışlıkla avucu açılıp taş düşmesin diye hep yarı uyanık uyuyormuş. Böylece bir yıl geçmiş, her günü zorluklarla dolu, her gecesi de yarım uykuyla yaşanmış bir yılı tamamlamış. Ve o gün gelmiş. Genç adam tam bir yıl sonra, büyük ustanın karşısına çıkmış. Usta bir süre beklettikten sonra yanına gelince, genç adam ne kadar saçma bulursa bulsun, bu sınavı başarıyla tamamlamış olmanın verdiği gururla elini uzatmış, avucunu açmış. 'İşte taşın' demiş, 'Bir yıl boyunca avucumda taşıdım, şimdi ne yapacağım?' Yaşlı usta sakin bir sesle cevap vermiş: 'Şimdi sana bir başka taş vereceğim, onu da aynı şekilde bir yıl boyunca avucunda taşıyacaksın.' Bu söz üzerine genç adam bütün sükunetini kaybetmiş, bağırıp çağırmaya başlamış. Yaşlı ustayı bunaklıkla, delilikle suçlamış, mücevher ustalığını öğrenmek için gelen genç bir insana böyle eziyet ettiği için, hasta olduğunu bağıra çağıra söylemiş. Genç adam bağırıp çağırırken, yaşlı usta ona hissettirmeden birtaşı avucuna sıkıştırmış. Öfkeden yüzü kıpkırmızı genç adam, bir yandan bağırıp çağırırken avucundaki taşı hissetmiş. Durmuş, taşı biraz daha sıkmış ve heyecanla konuşmuş:
'BU TAŞ, YEŞİM TAŞI DEĞİL USTA!'



Hayatımıza baktığımız zaman nekadar sabırlı olabiliyoruz?
İstediğimiz sonuca ulaşabilmek için zamana karşı sabrımızı ne hadar kullanabiliyoruz?
Peki ne demektir sabır?
Sabır;bekleyebilme aşamamızdır.Bizim duygusal dayanıklılığımızdır.Sürekli güçlü olduğumuzu savunuyoruz,peki gücümüzün de dayanıklı olması gerektiğini ne kadar biliyoruz?Karşılaştığımız olaylarda zaman kendisine daima saygı ister.Her ne sorunla karşılaşırsak karşılaşalım hiç sabrımızı kullanmadan haklı yada haksız karar vermemeliyiz.En ufak şeyde bile hayat bizden sabır ister.
Zamana karşı sabırlı olabilmeliyiz.Hayatımızdaki olumlu olabilecek sonuçları beklemektir.Beklemeye karşı sabırlı olmalıyız bunu kendimiz için yapmalıyız.

Tıpkı BALZAC ın dediği gibi 'Her güç sabır ile zaman birleştirilerek sağlanır.'
Aslına baktığımız zaman sabır birçok kavram gibi kirlettiğimiz, kargaşaya kurban ettiğimiz, içeriğini darmadağın ettiğimiz, sonra da dönüp haksızlık ettiğimiz muhteşem bir kavram.
Sabreden derviş, muradına ermiş gibi harika bir deyim, nasıl oldu da Sabreden derviş, sabrede ede gebermiş gibi soysuz ve hayasız bir lafa dönüştü?


Nasıl olacak? Sabır kavramının zihnimizde uğradığı tahrif sonucu elbette.
Sabır, herkesin her istediğini Hemen, şimdi! sloganıyla elde etmeye çalıştığı acele ve ecele giden kendini bilmezler çağında, Asla vazgeçmem, zamanı gelinceye kadar beklerim diyebilme kararlılığıdır.
Şeyh Bedreddin Varidatında diyordu ki Evme (acele etme)! Unutma ki her yemişin bir mevsimi vardır: Sen de mevsimini bekle!
Yakıcı yaz güneşinin altında sabırla zamanını beklemeyi bilmeseydi, çağla şekerpare, koruk kayısı, kelek kavun olur muydu?
Eğer her zorluğun yanında bir kolaylık, her derdin bir dermanı, her ıstırabın bir bilgeliği, her çekilen acının bir hasılatı, her musibetin bir nasihati, her kederin bir bedeli olmasaydı hayat yaşanmaya değer miydi?

Hepsinden öte sabır bu kadar değerli olur muydu?
Sabır, omuzladığın mukaddes yükü götürürken rüzgar tersinden esmeye başladığında geri dönmemek, yükü atmamak, yolu satmamak, yola yatmamaktır. Sırtını yüke verip göğsünü rüzgara siper etmektir.Her rüzgarın bir ömrü, her Nemrudun bir İbrahimi, her Firavunun bir Musası, her kışın bir yazı, her gecenin bir sabahı, her derdin bir dermanı olduğunu unutmamaktır.
Sözün özü, sabır direniştir ve insana mahsustur. Hayvanlarda sabır yoktur. Meleklerin ise sabra ihtiyacı yoktur.
Cüneyd-i Bağdadi'ye 'sabır nedir?' diye sorduklarında şu cevabı vermiş.
- Yüzünü ekşitmeden, acıyı yudumlamaktır
...


ASLA KİMSENİN UMUDUNU KIRMA ; BELKİ O TEK SAHİP OLDUĞU ŞEYDİR......

Alıntıdır..

H.İbrahim UYSAL
13.Ağustos.2008, 16:40
Ellerine sağlık biladerim,Dersler çıkarılması gereken bir paylaşım olmuş.Teşekkürler....

13.Ağustos.2008, 18:20
Eline sağlık kardeşim güzel bir paylaşım

ahmethoca
13.Ağustos.2008, 21:12
Harika bir paylaşım olmuş. Çok teşekkürler.

fevzi dursun
13.Ağustos.2008, 21:30
Sabnn hakikati, insa­nın üstün ahlaklarından biridir. İnsan onunla güzel ve hoş ol­mayan işleri yapmaktan sakınır. Sabır, İnsanın kuvvetlerinden bir kuvvettir, insanın hali ve işleri ancak onunla düzelir ve yoluna girer.

teşekkürler ali elber abim.

umit07
13.Ağustos.2008, 21:40
Ellerine sağlık abi çok güzel ve anlamlı bir paylaşım.
Saygılar.

turker
14.Ağustos.2008, 05:50
ellerinize saglık cok guzel bir paylasım

aytekin çetin
14.Ağustos.2008, 06:33
Harika bir paylaşım olmuş. Çok teşekkürler.

M.Veysel Uysal
14.Ağustos.2008, 06:49
Ellerine,yüreğine sağlık kardeşim,çok anlamlı,ders alınacak bir paylaşım.Teşekkürler.

Fatih HACIABBASOĞLU
14.Ağustos.2008, 07:01
çok anlamlı,ders alınacak bir paylaşım.Teşekkürler.

ethem_k
14.Ağustos.2008, 07:06
çok güzel teşekkür ederiz paylaşım için

raif sengör
14.Ağustos.2008, 08:14
Sabır ; Nefsin bir parçası, iradenin esası, selamete giden yolda ama doğru şekilde doğru zamanda uygulanması gereken akılcı bir davranıştır.

Paylaşım için teşekkürler....

unforgiven
14.Ağustos.2008, 11:38
Canım abim çok güzel bir paylaşım teşekkürler...

Saygılarımla...

14.Ağustos.2008, 11:46
bu güzel paylaşım için teşekkürler