NiL
19.Ağustos.2008, 21:29
BALIK TUTMAK ZOR İŞTİR
Bakmayın insanların balıkları yakaladığına, aslında balıkların insanlardan çok önce yeryüzünde bulundukları biliniyor. Yaklaşık 450 milyon yıllık bir geçmişleri olan bu canlılara, aşırı sıcak kaplıca gölleri ve aşırı tuzlu - alkalinli sular dışında, tüm doğal su oluşumlarında rastlanabilir.
Hafızalarının aksine, görme, işitme ve koku alma duyuları oldukça gelişmiş olduğundan, balık tutmak pek de kolay sayılmaz. Koku alma balıklarda önemli bir duyudur ve bu özellik genellikle amatör balıkçıların işine yarar. Yakalamak istenen balığın yemine kokusu iştah açıcı hale getirilmiş maddeler katılarak, balıkların av bölgesinde toplanması sağlanır. Öte yandan, koku alma duyularının gelişmiş olması, balıklarda kendi türlerinin yaralı balığın ürettiği vücut salgılarını daha kolay fark ederek, bölgeden uzaklaşmalarına da neden olur. Mesela alabalık avında, oltadan kurtulan bir alabalıktan sonra o bölgede uzun süre balık olmaması bu şekilde açıklanır. Aynı durum gece yemlisinde taş üzerinde avlanmada mercan veya karagözün oltadan kurtulup kaçmasından sonra da görülür. Koku duyuları kadar görüşleri de oldukça keskin olan balıkların göz kapakları yoktur. Tatlı su balıklarından turna, alabalık suyun dışını da gayet iyi gördüğünden, gölgesi suya vuran balıkçıları görüp kaçar. Balıkların işitme sistemi de gayet gelişmiş olduğundan, balıkçıların av süresince mümkün olduğunca sessiz davranmaları gerekir.
Bakmayın insanların balıkları yakaladığına, aslında balıkların insanlardan çok önce yeryüzünde bulundukları biliniyor. Yaklaşık 450 milyon yıllık bir geçmişleri olan bu canlılara, aşırı sıcak kaplıca gölleri ve aşırı tuzlu - alkalinli sular dışında, tüm doğal su oluşumlarında rastlanabilir.
Hafızalarının aksine, görme, işitme ve koku alma duyuları oldukça gelişmiş olduğundan, balık tutmak pek de kolay sayılmaz. Koku alma balıklarda önemli bir duyudur ve bu özellik genellikle amatör balıkçıların işine yarar. Yakalamak istenen balığın yemine kokusu iştah açıcı hale getirilmiş maddeler katılarak, balıkların av bölgesinde toplanması sağlanır. Öte yandan, koku alma duyularının gelişmiş olması, balıklarda kendi türlerinin yaralı balığın ürettiği vücut salgılarını daha kolay fark ederek, bölgeden uzaklaşmalarına da neden olur. Mesela alabalık avında, oltadan kurtulan bir alabalıktan sonra o bölgede uzun süre balık olmaması bu şekilde açıklanır. Aynı durum gece yemlisinde taş üzerinde avlanmada mercan veya karagözün oltadan kurtulup kaçmasından sonra da görülür. Koku duyuları kadar görüşleri de oldukça keskin olan balıkların göz kapakları yoktur. Tatlı su balıklarından turna, alabalık suyun dışını da gayet iyi gördüğünden, gölgesi suya vuran balıkçıları görüp kaçar. Balıkların işitme sistemi de gayet gelişmiş olduğundan, balıkçıların av süresince mümkün olduğunca sessiz davranmaları gerekir.