PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : MAZI DAĞI



15.Ocak.2009, 13:16
MAZI DAĞI
Geceleyin uykudayken rüyamda kınalı kekliğin gürlemesi ile birkaç kez irkilerek uyandıktan sonra, 12 Ekim 2008 Çarşamba günü sabah saat 04,00 , Renault Toros marka arabamla Milas’tan Kayınbabam ile birlikte yola çıktık. Kayınbabam aslında avcı değil, yanımda adeta bir yoldaş, nereye gitsem onu da hep yanımda götürürüm , rahmetli kayın validem vefat ettikten sonra bir daha evlenmedi ve beraber yaşamaya başladık . kahvehane ortamından pek hoşlanmadığı için benimle birlikte yeni , yeni yerler tanımayı , dağlarda tertemiz havayı solumayı , odun toplayıp bir kuytu köşede ateş yakmayı ve odun közünde çay demlemeyi daha çok yeğler, yazın balık , kışın kara avcılığında birlikteliğimiz aynen devam eder.
04,45 sularında Ören Beldesi yolu üzerindeki Çatak kahvesine vardık. Orada bizi bekleyen üç avcı arkadaşımızı alıp yola öyle devam edecektik. Fakat sabah kıramayacağımız bir arkadaş daha kafileye katılınca , arka koltuğu dörtlemek zorunda kaldık. Kayınbabam Gürceğiz köyünden Mustafa YILMAZ ve Mehmet TURGUT , Akçakaya köyünden Cemil YILMAZ ve Mustafa Ali YILMAZ toplam altı kişi Kemerköy Termik santrali önünden dönüp Bodrum , Mumcular tarafına tekrar yola koyulduk, 05,30 sularında avlanacağımız yer olan Mazı dağının eteklerine vardık , sabah ötümünü dinlemek için orman yolundan dağın tepesine çıkmamız gerekiyordu , tepeye tırmanırken yolun bozuk bir kısmına rast geldik durmanın olanaksız olduğu pis bir yerdi mecburen sürdüm tabi bu arada arka çamurluk iki yerinden koptu ! neyse güç bela tepeye vardık , Arabayı düzgün bir yere park ettikten sonra ötüm dinlemek için her birimiz değişik yerlere dağıldı. Saat 05,55 o güzeller güzeli av hayvanımız kınalı kekliğimizin ayrı , ayrı yerlerden bir koro gibi ötüşlerini büyük bir keyifle dinledik.
06,35 köpeğim Lusi’yi bagajdaki kafesinden çıkardım , Lusi hırsını aldıktan sonra besmeleyle birbirimize rasgele deyip o günkü avımıza başladık. Kekliklerin ilk öttüğü yere gelince köpek bir hareketlendi ama devamını getirmedi , belli ki ötümde başka bir yöne uçum yapmışlar, ilerlemeye devam ettik fazla gitmeden Lusi bir pinar (pelit ) çalısı başında dondu kaldı, birkaç kez tut komutu vermeme rağmen beklemesine bir anlam veremedim , alt tarafımda bulunan Mustafa Yılmaz ile aramızda hareketsiz fermada bekleyen köpeğime tekrar bağırmamla birlikte atıldı ben keklik kalkacak diye beklerken bir oğlak gibi tavşan çıkmaz mı ? birinci fişekte tavşan yakın olduğundan kafasına doğru ateş ettim tam tutturamadım neyse ki ikicisinde torbaya koyduk. Arabaya yakınken bari hamallık yapmayalım diye vurulan tavşanı Cemil arabaya götürdü , o an bulunduğumuz yere oturduk Cemil ‘i beklemeye başladık, bir ara gözüm Lusi’ye takıldı baktım elektrikler kesilmiş gibi fermada, yerimden kalktım yanına yaklaştım, komutla birlikte devrilen çürük çam ağacının dalları altından bir bıldırcın kalktı , kalkan bıldırcın düşerken tüfek sesinden aynı yerden bir bıldırcın daha kalktı ,o da aynı tarifeden geçti.
Cemil tavşanı arabaya bırakıp gelmişti, tekrar aynı istikamette ilerlemeye başladık 100 metre ancak gitmiştik en alt tarafımızda bulunan Cemil ‘in tüfeği patladı, baktım uçan bir şey yok bunun üzerine “
- Cemil !.. Hayrola niye attın ? diye sordum.
- Başkanım !.. Kanat kırığı keklik varmış ona attım vurdum.
Diye cevap verdi , gülüştük aynı yönde ilerlemeye devam ettik.
Gide , gide asfalt yola dayanmıştık bu sefer tepenin daha üst kısmından geri dönmeye başladık bir hayli ilerlemiş dağın yarısına gelmiştik , 30 metre kadar arayla üst tarafımda ilerleyen Mustafa YILMAZ ’ın önünden kendiliğinden bir keklik kalktı silah patladı kekliğin düştüğü anda 3 tane daha keklik kalktı bana en yakın olanına gösterip tetiği çektim , düşen kekliği almak için vardığımda keklik Lusi’ nin dudakları arasındaydı , kekliklerden diğer ikisi ilerlediğimiz istikamete doğru gitmişlerdi , 200 metre kadar ilerlemiştik ki Lusi’ nin hareketleri değişti o ilerledi biz takip ettik fazla gitmeden
Mehmet TURGUT ve M. Ali YILMAZ önlerinden kalkan dört keklikten ikisini çantalarına koydular, diğer iki keklik karşı tepelere doğru uçup gittiler.
Saat 09,00 arabaya döndüğümüzde çay hazırdı birer bardak içtik sigara içenlerin keyif sigaraları bitince ” üzerimizdeki yorgunluğu attık terimiz soğumadan kalkalım arkadaşlar vücudumuz taş gibi oluyor sonra ” dedim , sabah şafakta başka bir tepede seslerini duyduğumuz başka bir yere doğru yola koyulduk.
Vakit hayli ilerlemiş saat 11,00 e gelmişti hava sanki yaz gününü aratmıyordu , aramadığımız yer kalmamış tek bir şeye rast gelememiştik, iyice de yorulmuştuk, köpeğim Lusi’ de havanın bunaltıcı sıcağından yanımdan ayrılmaz olmuştu, bir poşetin üzerine su döküp Lusi ‘yi suladım, daha fazla gitmenin anlamı yok dönelim diye karar verdik, arabaya en kestirme yoldan dönüşe başladık bir patika bulup o yoldan ilerlerken bir baktım yan tarafıma ki Lusi kaybolmuş bir çilek ağacının başında nöbet tutuyor .
“ Keklik avı öyle bir avdır ki , hiçbir ava asla benzemez. Hiç ummadığın olmadık bir yerden aniden parladığını görürsün “
Belli bir mesafeye kadar yaklaştım Lusi ‘ye tut komutu verdiğimde bu sefer çilek ağacının arkasına dolandı , komutu tekrarlamamla birlikte ileriye atılınca çilek ağacının dalları arasından bana doğru kalkan horoz bir anda yön değiştirdi manevra yaparken tetiği çektim hayvan havada adeta söndü !
Arabanın başına döndük , herkes çantalardaki nevalelerini çıkardı , sac ekmekleri ateşin etrafına dizildi , patatesler ve soğanlar ateşe gömüldü , sonrası açlığımızı da bu şekilde giderdik, Allah’a bin şükür bizlere böyle bir günü bahşettiği için,tüm dostlara da böyle avlar rastgelsin , saygılarımla.
m.ozkanmilas@hotmail.com

fevzi dursun
15.Ocak.2009, 14:15
yüreğine sağlık başkanım harika anlatım olmuş.

Alpaslan YELGEÇER
15.Ocak.2009, 14:43
mustafa abi anlatım tarzın çok güzel. yüreğine sağlık abi.rastgele

Sebahattin AVCI
15.Ocak.2009, 15:04
mustafa hocam bune şevkatli anlatım allah razı olsun sanki oradaymışım gibi yaşamışım gibi okudum sizi yanlız bırakmayan balıkta ve avda çayınızı ateşinizi hazırlayan mehmet abiydi adı sanırım onunda emeğine sağlık
abi tavşan sonrası bıldırcın ve kapanışı keklikle maşallah nasibiniz iyiymiş hocam

anlatımınızdaki içtenlikten ötürü teşekürler RASTGELE SAKARYA dan saygı ve sevgiler hocam

Mesut BÜLBÜL
15.Ocak.2009, 15:23
başkanım maşallah diyorum abim sana avınız vede dosluklarınız baki olsun kardeşim kayın babanada selamlar diyorum canım kardeşim bayada güzel av olmuş anlatım icin ellerine sağlık okudum vede zevk aldım selamlar sayğıla diyorum hepinize keşke bir kac kare fotorafta olsaydı da atsaydık altına dahada iyi olacaktı ama hayırlısı olsun diyorum lusiyede allah can pekliğiversin maşallah diyeyim cokta şeker bir av köpeği insan kıyamaz ona iyi günlerde avlanmak nasip olsun derim http://www.avkolik.net/forum/richedit/smileys/YahooIM/6.gif

kazım bozkurt
15.Ocak.2009, 21:38
mustafa abi o kadar guzel anlatmıssın ki zevkle okudum ellerin parmakların dert görmesin abi bol kanlı avlar rastgele

16.Ocak.2009, 05:31
mustafa abi şanslı bir gününüzmüş maşallah işin diğer boyutu büyüklerimizle ava gitmek daha zevkli oluyor ben 70 yaşında olan babamla ava giderim aşırı bir zevk alırım Allah onlarla bize daha uzun yıllar avlar yapmayı nasip eder inşallah saygılarımla

feridun berin
16.Ocak.2009, 06:53
usta o kadar güzel anlatmışın sanki senile beraber yanyana avlandık o hazzı aldım çaya gelince valla benimde canım çekti hanım çayı demlemeye gitti hiç olazsa çayın zevkini alayım eline sağlık kal sağlıcakla.

mehmetozaslan
16.Ocak.2009, 06:59
Çok güzel bir anlatım olmuş sanki bizde yanınızda gibi zevle okudum ah bir kaç da resim olsaydı ozaman daha da süper olurdu elllerinize sağlık

16.Ocak.2009, 13:02
Sevgili dostlarım avcılık bizim yaşam biçimimiz, ben onsuz yapamam ,sizler de yapamazsınız ? buna kefilim, Çünkü bu aşka yakanananın artık kurtuluş şansı hiç yok ! Ondandır avcılıktaki anılarımı siz avcı dostlarla paylaşmak bana ayrı bir haz veriyor. Hepinize teşekkür eder benim Mazı dağında yaptığım o güzel av günü nü tüm avcı dostların yaşamasını isterim.

Resimlere gelince Mesut Bülbül kardeşime ziyeret ettiğimde onun vasıtası ile atacağım

Selam ve Saygılarımla

Mesut BÜLBÜL
16.Ocak.2009, 14:55
getir başkanım ilk fırsatta atalım ne demek beklerim şimdiden

kazım bozkurt
16.Ocak.2009, 18:05
bu avın fotografların sabırsızlıkla bekliyorum mesut abi bi an önce at fotoları yaw..........rastgele

17.Ocak.2009, 12:45
Hafta sonu avlanalım ,önümüzdeki hafta atarız.

Tüm dostlara rastgelsin.

vedat oncu
17.Ocak.2009, 17:52
VALLA MUSTAFA ABİ ELLERİNE SAĞLIK,BENDE SİZİNLE BERABER MAZI DAĞINDAYMIŞIM GİBİ HİSSETTİM YA BUNDAN DAHA GÜZEL ANLATILAMAZDI HERHALDE TEŞEKKÜRLER,RASTGELE.

19.Ocak.2009, 09:56
Sevgili avcı kardeşlerim !

Allahıma şükür olsun sağlığım yerinde ,benim için bundan daha dağerli bir hazine yok.

Şimdi şöyle bir düşünelim, bir tarafımıza bir şey olsa ava gidemesek,


Sonra halimiz ne olurdu ?..

Düşünmek bile istemiyorum.

Onun için benim her zaman tek duam Allah sağlık versin.

Tabii tüm dostlarada !
Saygılarımla.

Mesut BÜLBÜL
19.Ocak.2009, 15:36
başkanım doğru diyorsun sağlık bencede başta gelir derim getir şu kareleride atalım bak millet sabırsılaşıyor kurtulalım bir an önce derim

22.Ocak.2009, 12:39
Getirmesine getireceğim ama dernek hiç boş kalmıyor.

Tezkere si biten burda .

Avcılık Belgeleri vize işlemi o na keza,

Avcı Eğitim Kursunu önümüzdeki hafta tekrar açıyoruz.

İşler gördüğün gibi hayli yoğun.

Hafifledi mi hemen sanayideyim.

Hayırlı işler, selamlar.

Mesut BÜLBÜL
22.Ocak.2009, 13:42
gözün aydın başkanım oğlan izne gelmiş gözün aydın diyorum sevindim be kardeşim selamlar bana ziyarete geldi sağolsun haberimiz olmayacaktı yoksahttp://www.avkolik.net/forum/richedit/smileys/YahooIM/103.gif

başkanım tamam dır evelallah yaparız sen gönder yeter ki fotoraf karelerini ismayil şenin cıraklarıyız bizler düşünme sen hazır vede nazırız yüklemeye http://www.avkolik.net/forum/richedit/smileys/YahooIM/6.gif