Ali ŞENCAN
21.Kasım.2007, 02:28
GEL KOMUTUNUN ÖĞRETİLMESİ
Köpek sahiplerinin karşılaştıkları en büyük problem köpeklerinin çağırdıkları zaman gelmemesidir.
İşler aslında kesinlikle böyle başlamaz. İyi bakılmış bir batındaki yavruları gözünüzün önüne getirin. Üretici içeri girip onları çağırdığında ne olur? İlk ilgiyi elde etmek için birbirlerinin üzerinden yuvarlanırcasına ona koşarlar. Hata iyi üreticiler eğer yavrunun ismi yeni sahiplerince belirlenmişse onu bu isimle çağırarak bu sese alışmasını kolaylaştırır. Öyleyse bu umut verici başlangıç nasıl olur da genellikle zamanla etkisini kaybeder?
Sanırım cevap köpeğin sahibinin tutumunda yatıyor. Kardeşleriyle iken içeri bir insanın girmesinin yiyecek yada oyun anlamına geldiğini öğrenirler. Böylece yavru iyi bir şeyin gerçekleşeceğini bildiğinden her çağırıldığında gelir. Saatlerce evde yalnız bırakılan, sıkıntıdan mobilyaları kemiren ve belki de halının üzerine tuvaletini yapan bir yavruya ne demeli? Sahibi eve gelir ve kızgın bir şekilde köpeğini yaptığı yaramazlıklar yüzünden cezalandırarak disipline etmeye karar verir. Halbuki köpekler anı yaşarlar ve çağrışımsal hafızaları yoktur.
Köpeğin yüzündeki suçlu ifadeye dikkat çekerek kendini bir de haklı çıkarır. Aslında gördüğü korkudur. Kısa süre içinde yavru insanların yanına gitmenin halıda ne olduğunu bile hatırlamadığı bir noktaya sürüklenerek azarlandığı sonra da bir odaya kapatıldığı anlamına geldiğini öğrenir.
Bir kaç hafta sonra yavru bu sefer parka veya araziye götürülmüştür. Serbestçe koşturmasına , çevreyi tanımasına ve oynayacak yeni arkadaşlar bulmasına izin verilmiştir. Dönüş zamanı geldiğinde başlarda çağrınca yavru gelir ve akabinde bağlanıp eve götürülür. Kısa sürede yavru çağırılmanın oyun sonu anlamına geldiğini öğrenir. Bir daha ki sefere parkta köşe bucak sahibinden kaçmaya başlar. Yavru bunun harika bir oyun olduğunu düşünür. Hızla büyüyordur ve uzayan bacakları sahibini geride bırakacak hızı ona artık sağlamaya başlamıştır. Önce yoldan geçenlerce yakalanırsa da zamanla insanların hiç birine güvenilmeyeceğini anlar.
Yavru bir köpeğe gel komutunu öğretmek , genç köpeğe öğretmekten çok daha kolaydır. Sadece üreticinin bıraktığı yerden devam edersiniz. Yavru köpekler genelde günde bir kaç defa beslenir. Bu beslenme zamanları , gün içinde harcanmaması gereken bir kaç eğitim fırsatlarıdır. Köpeğiniz adını öğrenir öğrenmez işin içinde yiyecek varsa koşarak gelecektir. Bu arada en sevdiği oyuncakla oynamak yada çevrede olası bir dikkat dağıtıcı unsur varsa küçük bir ödül bisküvisi ile kandırılarak çağırılabilir.
Bunun yanında sert bir bağırma da bazı köpeklere yeterli olabileceği gibi bazıları için dikkate alınmazda olabilir.
Pek çok tipik cezalar köpeğin sizden korkmasından başka bir işe yaramaz yada tutarsız olarak uygulanması köpeğin size olan güvenini kaybetmesine yol açar.
Bir örnek verirsek ; Köpek sizden uzakta iken defalarca çağırmanıza rağmen yanınıza gelmemekte ve sizde cezalandırmak için köpeğin yanına gideceksiniz ve kızgınsınız bu durumda ne olur?
İlk önce köpek sizin neden kızdığınızı bilmemekte, siz onun “gel” komutunu bildiğini zannetseniz de o bunu henüz öğrenmemiş olabilir.
Yanına gitmeniz ve cezalandırmanız köpeğe sizin yanına gitmenizin ve böyle davranmanızın çok kötü olduğunu öğretecektir.
Eğer aksi olsaydı siz sabır edip az bekleseydiniz ve çağırdığınızda köpek gelince ödüllendirseydiniz köpek bunu bir dahaki seferde hatırlayacaktı.
Fakat sizin köpeğin yanına giderek cezalandırmanız onun bir dahaki sefere de çağırınca gelmemesine sebep olacağından cezalandırmakla yapılması istenilen davranışın azalmasına sebep oldunuz.
Diyelim ki yine köpeğinizi parka veya araziye çıkardınız ve köpeğiniz ilgisini çekecek bir şey buldu. Çağırıyorsunuz gelmiyor. Sinirlendiniz. Köpeğinizin gelmesini bekliyorsunuz ama onun umurunda değil. Bu sefer yanına gitmiyor ve onun gelmesini bekliyorsunuz. Tabi ki her geçen dakika sizi daha da sinirlendiriyor. En sonunda köpeğiniz yanınıza gelmeye karar veriyor ve siz kendinize hakim olamayıp onu cezalandırıyorsunuz, köpek bunun nedenini yanınıza gelmekle bağdaştıracak ve bundan sonra ses tonunuzdaki değişiklikte bile yanınıza gelmekte tereddüt edecektir. İşte yine köpeği cezalandırmakla yapılması istenen davranışın azalmasına sebep oldunuz belki de tamamen bu komuta cephe almasını sağladınız. Halbuki yanınıza geldiği zaman gene ödüllendirseydiniz bunu bir daha ki sefere gene hatırlayacak ve yanınıza gelmek için çok istekli davranacaktı.
Tüm bunlardan sonra bir köpek sizi seviyorsa otomatik olarak gelecektir,değil mi? Belki! Aynı zamanda eline daha iyi bir fırsat geçerse gelmemeyi de seçebilir. Bu tamamen size kalmış. Sahibi olarak ona gelmenin isteğe bağlı değil her zaman eğlenceli olduğunu öğretebilirsiniz.
"Gel" komutunu öğretmenin en eğlenceli ve kolay yolu köpeğinizle birlikte oynayacağınız "Saklan ve Bul" oyunudur. Klasik eğitim türü olan köpeğinizi uzun ip ile çekmekten çok daha iyi işe yarar. Köpeğiniz ile açık arazide birlikte gezerken köpeğinize hissettirmeden bir ağaç , kaya yada bir çalı arkasına saklanıyorsunuz. Bu arada köpeğinizi izleyin ve köpeğin sizin ortadan yok olduğunuzu anlamadan önce, köpeğinizin adını söyleyerek "Gel" komutunu kullanın. Bu anda köpeğiniz sizi göremeyeceği için telaşa düşecek ve sizi kaybettiğini düşünerek heyecanlanacaktır ve işte bizde bu heyecanı ve bize bağlılığını kullanarak "Gel" komutunun anlamını köpeğimize öğretmiş olacağız.
Köpeğiniz büyük bir heyecan içinde size geri döndüğünde yada siz saklandığınız yerden çıkarak "Gel" komutu ile köpeğinizin size ulaşmasını sağladığız da köpeğiniz ile kısa ama heyecanlı , onun çok sevdiği bir oyunu oynamalısınız. Köpeğinizle yapacağınız bu oyun köpeği bu komuta istekli cevap vermeye teşvik edecektir. Mesela bunun için bir tenis topu kullanabilirsiniz. Ama bundan önce köpek tenis topu ile oynama alıştırılmış ve bundan büyük keyif alıyor olmalıdır. Eğer isterseniz küçük yiyecek parçaları da verebilirsiniz.
Küçüklükten itibaren köpeğiniz mutlaka bir oyuncağa alıştırılmalı ve bu oyuncak ile asla yalnız başına oynamasına izin verilmemelidir. Köpeğinize ancak sizle beraber olduğu zaman bu oyuncakla oynayabilmeli ve bu oyunlar kısa tutulmalıdır ki tadı damağında kalsın , bu oyunu sizle oynamaya can atsın. İleride bu oyuncak ödül amaçlı kullanılacak ve köpeğinizin bir çok komutu istekli yerine getirmesini sağlayacaktır.
Köpekler bez çekiştirmeyi de çok severler. Karşılıklı bez çekiştirmeye alıştırırsanız bundan da çok büyük keyif alırlar. Bu oyunu da köpeği teşvik etmek amacı ile kullanabilirsiniz. Ama oyuncakları asla ağzından çekiştirerek almayınız.
Diğer bir eğitim türü ise şu şekildedir. Köpeğinizle tenis topu yada başka bir oyuncak kullanarak çok kısa bir süre oynayınız ve onu heyecanlandırdıktan sonra oyuncağa ulaşmasını engelleyin. Oyuncağı ona gösterin, istesin ama oyuncağı alamasın . Sonra bir arkadaşınıza da köpeği tutturun. Yalnızca tutsun herhangi bir komut vermesin. Bu arada siz köpeğinizi çağırarak elinizdeki oyuncağı heyecanlı bir şekilde göstererek aksi istikamete doğru koşun.
Bu arada köpeğiniz sizin peşinizden gelmek isteyecek hem sizle beraber olmak hem de oyun oynamak için onu tutan kişinin elinden kurtulmak isteyecektir. Siz belli bir mesafeye geldikten sonra tabii çok uzak olmamalı. "Gel" komutunu tekrarlayın ve aynı anda köpeği tutan arkadaşınızda yavruyu serbest bıraksın. Köpeğiniz size yaklaşırken elinizde tuttuğunuz tenis topunu yada oyuncağı köpeğin takip edebileceği şekilde bacak aranızdan yada yanınızdan hızlı bir şekilde yerde yuvarlayarak geriye doğru fırlatın.
İşte köpeğiniz "Gel" komutu ile hem sizi kaybedebileceğini hem de bu komuta cevap verdiğinde oyun oynayabileceğini anladı. Hem bu arada aport eğitimi de vermiş oldunuz. Önemli olan bu oyunu oynarken köpeğinizi sıkmamak ve köpeğinizin hala oyuna istekli olduğu anlarda oyunu keserek , köpeğinizin komuta cevap vermesini maximum düzeye çıkarmaktır. Özellikle küçük yaşlarda yapacağınız bu oyun ile ileride köpeğinizin "Gel" komutuna uymasını garantiye alabilirsiniz.
Unutmayın !
Köpeğinizi her zaman davet edici ses tonu ile onu karşılayın ve size gelmesine değecek bir kişi olmanız gerektiğini aklınızdan çıkarmayın.
Daima adil olun ve ne kadar güç olsa da yaptığı hiç bir şey için size geldiğinde onu cezalandırmayın.
Size gelmenin eğlenceli ve ödüllendirici olduğunu anlaması gerekmektedir. Ancak böylece çağırıldığında güvenilir bir şekilde gelen bir köpeğe sahip olmanız kolaylaşabilir.
GEL KOMUTUNUN ÖĞRETİLMESİ
Köpek sahiplerinin karşılaştıkları en büyük problem köpeklerinin çağırdıkları zaman gelmemesidir.
İşler aslında kesinlikle böyle başlamaz. İyi bakılmış bir batındaki yavruları gözünüzün önüne getirin. Üretici içeri girip onları çağırdığında ne olur? İlk ilgiyi elde etmek için birbirlerinin üzerinden yuvarlanırcasına ona koşarlar. Hata iyi üreticiler eğer yavrunun ismi yeni sahiplerince belirlenmişse onu bu isimle çağırarak bu sese alışmasını kolaylaştırır. Öyleyse bu umut verici başlangıç nasıl olur da genellikle zamanla etkisini kaybeder?
Sanırım cevap köpeğin sahibinin tutumunda yatıyor. Kardeşleriyle iken içeri bir insanın girmesinin yiyecek yada oyun anlamına geldiğini öğrenirler. Böylece yavru iyi bir şeyin gerçekleşeceğini bildiğinden her çağırıldığında gelir. Saatlerce evde yalnız bırakılan, sıkıntıdan mobilyaları kemiren ve belki de halının üzerine tuvaletini yapan bir yavruya ne demeli? Sahibi eve gelir ve kızgın bir şekilde köpeğini yaptığı yaramazlıklar yüzünden cezalandırarak disipline etmeye karar verir. Halbuki köpekler anı yaşarlar ve çağrışımsal hafızaları yoktur.
Köpeğin yüzündeki suçlu ifadeye dikkat çekerek kendini bir de haklı çıkarır. Aslında gördüğü korkudur. Kısa süre içinde yavru insanların yanına gitmenin halıda ne olduğunu bile hatırlamadığı bir noktaya sürüklenerek azarlandığı sonra da bir odaya kapatıldığı anlamına geldiğini öğrenir.
Bir kaç hafta sonra yavru bu sefer parka veya araziye götürülmüştür. Serbestçe koşturmasına , çevreyi tanımasına ve oynayacak yeni arkadaşlar bulmasına izin verilmiştir. Dönüş zamanı geldiğinde başlarda çağrınca yavru gelir ve akabinde bağlanıp eve götürülür. Kısa sürede yavru çağırılmanın oyun sonu anlamına geldiğini öğrenir. Bir daha ki sefere parkta köşe bucak sahibinden kaçmaya başlar. Yavru bunun harika bir oyun olduğunu düşünür. Hızla büyüyordur ve uzayan bacakları sahibini geride bırakacak hızı ona artık sağlamaya başlamıştır. Önce yoldan geçenlerce yakalanırsa da zamanla insanların hiç birine güvenilmeyeceğini anlar.
Yavru bir köpeğe gel komutunu öğretmek , genç köpeğe öğretmekten çok daha kolaydır. Sadece üreticinin bıraktığı yerden devam edersiniz. Yavru köpekler genelde günde bir kaç defa beslenir. Bu beslenme zamanları , gün içinde harcanmaması gereken bir kaç eğitim fırsatlarıdır. Köpeğiniz adını öğrenir öğrenmez işin içinde yiyecek varsa koşarak gelecektir. Bu arada en sevdiği oyuncakla oynamak yada çevrede olası bir dikkat dağıtıcı unsur varsa küçük bir ödül bisküvisi ile kandırılarak çağırılabilir.
Bunun yanında sert bir bağırma da bazı köpeklere yeterli olabileceği gibi bazıları için dikkate alınmazda olabilir.
Pek çok tipik cezalar köpeğin sizden korkmasından başka bir işe yaramaz yada tutarsız olarak uygulanması köpeğin size olan güvenini kaybetmesine yol açar.
Bir örnek verirsek ; Köpek sizden uzakta iken defalarca çağırmanıza rağmen yanınıza gelmemekte ve sizde cezalandırmak için köpeğin yanına gideceksiniz ve kızgınsınız bu durumda ne olur?
İlk önce köpek sizin neden kızdığınızı bilmemekte, siz onun “gel” komutunu bildiğini zannetseniz de o bunu henüz öğrenmemiş olabilir.
Yanına gitmeniz ve cezalandırmanız köpeğe sizin yanına gitmenizin ve böyle davranmanızın çok kötü olduğunu öğretecektir.
Eğer aksi olsaydı siz sabır edip az bekleseydiniz ve çağırdığınızda köpek gelince ödüllendirseydiniz köpek bunu bir dahaki seferde hatırlayacaktı.
Fakat sizin köpeğin yanına giderek cezalandırmanız onun bir dahaki sefere de çağırınca gelmemesine sebep olacağından cezalandırmakla yapılması istenilen davranışın azalmasına sebep oldunuz.
Diyelim ki yine köpeğinizi parka veya araziye çıkardınız ve köpeğiniz ilgisini çekecek bir şey buldu. Çağırıyorsunuz gelmiyor. Sinirlendiniz. Köpeğinizin gelmesini bekliyorsunuz ama onun umurunda değil. Bu sefer yanına gitmiyor ve onun gelmesini bekliyorsunuz. Tabi ki her geçen dakika sizi daha da sinirlendiriyor. En sonunda köpeğiniz yanınıza gelmeye karar veriyor ve siz kendinize hakim olamayıp onu cezalandırıyorsunuz, köpek bunun nedenini yanınıza gelmekle bağdaştıracak ve bundan sonra ses tonunuzdaki değişiklikte bile yanınıza gelmekte tereddüt edecektir. İşte yine köpeği cezalandırmakla yapılması istenen davranışın azalmasına sebep oldunuz belki de tamamen bu komuta cephe almasını sağladınız. Halbuki yanınıza geldiği zaman gene ödüllendirseydiniz bunu bir daha ki sefere gene hatırlayacak ve yanınıza gelmek için çok istekli davranacaktı.
Tüm bunlardan sonra bir köpek sizi seviyorsa otomatik olarak gelecektir,değil mi? Belki! Aynı zamanda eline daha iyi bir fırsat geçerse gelmemeyi de seçebilir. Bu tamamen size kalmış. Sahibi olarak ona gelmenin isteğe bağlı değil her zaman eğlenceli olduğunu öğretebilirsiniz.
"Gel" komutunu öğretmenin en eğlenceli ve kolay yolu köpeğinizle birlikte oynayacağınız "Saklan ve Bul" oyunudur. Klasik eğitim türü olan köpeğinizi uzun ip ile çekmekten çok daha iyi işe yarar. Köpeğiniz ile açık arazide birlikte gezerken köpeğinize hissettirmeden bir ağaç , kaya yada bir çalı arkasına saklanıyorsunuz. Bu arada köpeğinizi izleyin ve köpeğin sizin ortadan yok olduğunuzu anlamadan önce, köpeğinizin adını söyleyerek "Gel" komutunu kullanın. Bu anda köpeğiniz sizi göremeyeceği için telaşa düşecek ve sizi kaybettiğini düşünerek heyecanlanacaktır ve işte bizde bu heyecanı ve bize bağlılığını kullanarak "Gel" komutunun anlamını köpeğimize öğretmiş olacağız.
Köpeğiniz büyük bir heyecan içinde size geri döndüğünde yada siz saklandığınız yerden çıkarak "Gel" komutu ile köpeğinizin size ulaşmasını sağladığız da köpeğiniz ile kısa ama heyecanlı , onun çok sevdiği bir oyunu oynamalısınız. Köpeğinizle yapacağınız bu oyun köpeği bu komuta istekli cevap vermeye teşvik edecektir. Mesela bunun için bir tenis topu kullanabilirsiniz. Ama bundan önce köpek tenis topu ile oynama alıştırılmış ve bundan büyük keyif alıyor olmalıdır. Eğer isterseniz küçük yiyecek parçaları da verebilirsiniz.
Küçüklükten itibaren köpeğiniz mutlaka bir oyuncağa alıştırılmalı ve bu oyuncak ile asla yalnız başına oynamasına izin verilmemelidir. Köpeğinize ancak sizle beraber olduğu zaman bu oyuncakla oynayabilmeli ve bu oyunlar kısa tutulmalıdır ki tadı damağında kalsın , bu oyunu sizle oynamaya can atsın. İleride bu oyuncak ödül amaçlı kullanılacak ve köpeğinizin bir çok komutu istekli yerine getirmesini sağlayacaktır.
Köpekler bez çekiştirmeyi de çok severler. Karşılıklı bez çekiştirmeye alıştırırsanız bundan da çok büyük keyif alırlar. Bu oyunu da köpeği teşvik etmek amacı ile kullanabilirsiniz. Ama oyuncakları asla ağzından çekiştirerek almayınız.
Diğer bir eğitim türü ise şu şekildedir. Köpeğinizle tenis topu yada başka bir oyuncak kullanarak çok kısa bir süre oynayınız ve onu heyecanlandırdıktan sonra oyuncağa ulaşmasını engelleyin. Oyuncağı ona gösterin, istesin ama oyuncağı alamasın . Sonra bir arkadaşınıza da köpeği tutturun. Yalnızca tutsun herhangi bir komut vermesin. Bu arada siz köpeğinizi çağırarak elinizdeki oyuncağı heyecanlı bir şekilde göstererek aksi istikamete doğru koşun.
Bu arada köpeğiniz sizin peşinizden gelmek isteyecek hem sizle beraber olmak hem de oyun oynamak için onu tutan kişinin elinden kurtulmak isteyecektir. Siz belli bir mesafeye geldikten sonra tabii çok uzak olmamalı. "Gel" komutunu tekrarlayın ve aynı anda köpeği tutan arkadaşınızda yavruyu serbest bıraksın. Köpeğiniz size yaklaşırken elinizde tuttuğunuz tenis topunu yada oyuncağı köpeğin takip edebileceği şekilde bacak aranızdan yada yanınızdan hızlı bir şekilde yerde yuvarlayarak geriye doğru fırlatın.
İşte köpeğiniz "Gel" komutu ile hem sizi kaybedebileceğini hem de bu komuta cevap verdiğinde oyun oynayabileceğini anladı. Hem bu arada aport eğitimi de vermiş oldunuz. Önemli olan bu oyunu oynarken köpeğinizi sıkmamak ve köpeğinizin hala oyuna istekli olduğu anlarda oyunu keserek , köpeğinizin komuta cevap vermesini maximum düzeye çıkarmaktır. Özellikle küçük yaşlarda yapacağınız bu oyun ile ileride köpeğinizin "Gel" komutuna uymasını garantiye alabilirsiniz.
Unutmayın !
Köpeğinizi her zaman davet edici ses tonu ile onu karşılayın ve size gelmesine değecek bir kişi olmanız gerektiğini aklınızdan çıkarmayın.
Daima adil olun ve ne kadar güç olsa da yaptığı hiç bir şey için size geldiğinde onu cezalandırmayın.
Size gelmenin eğlenceli ve ödüllendirici olduğunu anlaması gerekmektedir. Ancak böylece çağırıldığında güvenilir bir şekilde gelen bir köpeğe sahip olmanız kolaylaşabilir.
DEĞERLİ HOCAM ERDAL ATAKANIN SİTESİNDEN ALINTIDIR...
Köpek sahiplerinin karşılaştıkları en büyük problem köpeklerinin çağırdıkları zaman gelmemesidir.
İşler aslında kesinlikle böyle başlamaz. İyi bakılmış bir batındaki yavruları gözünüzün önüne getirin. Üretici içeri girip onları çağırdığında ne olur? İlk ilgiyi elde etmek için birbirlerinin üzerinden yuvarlanırcasına ona koşarlar. Hata iyi üreticiler eğer yavrunun ismi yeni sahiplerince belirlenmişse onu bu isimle çağırarak bu sese alışmasını kolaylaştırır. Öyleyse bu umut verici başlangıç nasıl olur da genellikle zamanla etkisini kaybeder?
Sanırım cevap köpeğin sahibinin tutumunda yatıyor. Kardeşleriyle iken içeri bir insanın girmesinin yiyecek yada oyun anlamına geldiğini öğrenirler. Böylece yavru iyi bir şeyin gerçekleşeceğini bildiğinden her çağırıldığında gelir. Saatlerce evde yalnız bırakılan, sıkıntıdan mobilyaları kemiren ve belki de halının üzerine tuvaletini yapan bir yavruya ne demeli? Sahibi eve gelir ve kızgın bir şekilde köpeğini yaptığı yaramazlıklar yüzünden cezalandırarak disipline etmeye karar verir. Halbuki köpekler anı yaşarlar ve çağrışımsal hafızaları yoktur.
Köpeğin yüzündeki suçlu ifadeye dikkat çekerek kendini bir de haklı çıkarır. Aslında gördüğü korkudur. Kısa süre içinde yavru insanların yanına gitmenin halıda ne olduğunu bile hatırlamadığı bir noktaya sürüklenerek azarlandığı sonra da bir odaya kapatıldığı anlamına geldiğini öğrenir.
Bir kaç hafta sonra yavru bu sefer parka veya araziye götürülmüştür. Serbestçe koşturmasına , çevreyi tanımasına ve oynayacak yeni arkadaşlar bulmasına izin verilmiştir. Dönüş zamanı geldiğinde başlarda çağrınca yavru gelir ve akabinde bağlanıp eve götürülür. Kısa sürede yavru çağırılmanın oyun sonu anlamına geldiğini öğrenir. Bir daha ki sefere parkta köşe bucak sahibinden kaçmaya başlar. Yavru bunun harika bir oyun olduğunu düşünür. Hızla büyüyordur ve uzayan bacakları sahibini geride bırakacak hızı ona artık sağlamaya başlamıştır. Önce yoldan geçenlerce yakalanırsa da zamanla insanların hiç birine güvenilmeyeceğini anlar.
Yavru bir köpeğe gel komutunu öğretmek , genç köpeğe öğretmekten çok daha kolaydır. Sadece üreticinin bıraktığı yerden devam edersiniz. Yavru köpekler genelde günde bir kaç defa beslenir. Bu beslenme zamanları , gün içinde harcanmaması gereken bir kaç eğitim fırsatlarıdır. Köpeğiniz adını öğrenir öğrenmez işin içinde yiyecek varsa koşarak gelecektir. Bu arada en sevdiği oyuncakla oynamak yada çevrede olası bir dikkat dağıtıcı unsur varsa küçük bir ödül bisküvisi ile kandırılarak çağırılabilir.
Bunun yanında sert bir bağırma da bazı köpeklere yeterli olabileceği gibi bazıları için dikkate alınmazda olabilir.
Pek çok tipik cezalar köpeğin sizden korkmasından başka bir işe yaramaz yada tutarsız olarak uygulanması köpeğin size olan güvenini kaybetmesine yol açar.
Bir örnek verirsek ; Köpek sizden uzakta iken defalarca çağırmanıza rağmen yanınıza gelmemekte ve sizde cezalandırmak için köpeğin yanına gideceksiniz ve kızgınsınız bu durumda ne olur?
İlk önce köpek sizin neden kızdığınızı bilmemekte, siz onun “gel” komutunu bildiğini zannetseniz de o bunu henüz öğrenmemiş olabilir.
Yanına gitmeniz ve cezalandırmanız köpeğe sizin yanına gitmenizin ve böyle davranmanızın çok kötü olduğunu öğretecektir.
Eğer aksi olsaydı siz sabır edip az bekleseydiniz ve çağırdığınızda köpek gelince ödüllendirseydiniz köpek bunu bir dahaki seferde hatırlayacaktı.
Fakat sizin köpeğin yanına giderek cezalandırmanız onun bir dahaki sefere de çağırınca gelmemesine sebep olacağından cezalandırmakla yapılması istenilen davranışın azalmasına sebep oldunuz.
Diyelim ki yine köpeğinizi parka veya araziye çıkardınız ve köpeğiniz ilgisini çekecek bir şey buldu. Çağırıyorsunuz gelmiyor. Sinirlendiniz. Köpeğinizin gelmesini bekliyorsunuz ama onun umurunda değil. Bu sefer yanına gitmiyor ve onun gelmesini bekliyorsunuz. Tabi ki her geçen dakika sizi daha da sinirlendiriyor. En sonunda köpeğiniz yanınıza gelmeye karar veriyor ve siz kendinize hakim olamayıp onu cezalandırıyorsunuz, köpek bunun nedenini yanınıza gelmekle bağdaştıracak ve bundan sonra ses tonunuzdaki değişiklikte bile yanınıza gelmekte tereddüt edecektir. İşte yine köpeği cezalandırmakla yapılması istenen davranışın azalmasına sebep oldunuz belki de tamamen bu komuta cephe almasını sağladınız. Halbuki yanınıza geldiği zaman gene ödüllendirseydiniz bunu bir daha ki sefere gene hatırlayacak ve yanınıza gelmek için çok istekli davranacaktı.
Tüm bunlardan sonra bir köpek sizi seviyorsa otomatik olarak gelecektir,değil mi? Belki! Aynı zamanda eline daha iyi bir fırsat geçerse gelmemeyi de seçebilir. Bu tamamen size kalmış. Sahibi olarak ona gelmenin isteğe bağlı değil her zaman eğlenceli olduğunu öğretebilirsiniz.
"Gel" komutunu öğretmenin en eğlenceli ve kolay yolu köpeğinizle birlikte oynayacağınız "Saklan ve Bul" oyunudur. Klasik eğitim türü olan köpeğinizi uzun ip ile çekmekten çok daha iyi işe yarar. Köpeğiniz ile açık arazide birlikte gezerken köpeğinize hissettirmeden bir ağaç , kaya yada bir çalı arkasına saklanıyorsunuz. Bu arada köpeğinizi izleyin ve köpeğin sizin ortadan yok olduğunuzu anlamadan önce, köpeğinizin adını söyleyerek "Gel" komutunu kullanın. Bu anda köpeğiniz sizi göremeyeceği için telaşa düşecek ve sizi kaybettiğini düşünerek heyecanlanacaktır ve işte bizde bu heyecanı ve bize bağlılığını kullanarak "Gel" komutunun anlamını köpeğimize öğretmiş olacağız.
Köpeğiniz büyük bir heyecan içinde size geri döndüğünde yada siz saklandığınız yerden çıkarak "Gel" komutu ile köpeğinizin size ulaşmasını sağladığız da köpeğiniz ile kısa ama heyecanlı , onun çok sevdiği bir oyunu oynamalısınız. Köpeğinizle yapacağınız bu oyun köpeği bu komuta istekli cevap vermeye teşvik edecektir. Mesela bunun için bir tenis topu kullanabilirsiniz. Ama bundan önce köpek tenis topu ile oynama alıştırılmış ve bundan büyük keyif alıyor olmalıdır. Eğer isterseniz küçük yiyecek parçaları da verebilirsiniz.
Küçüklükten itibaren köpeğiniz mutlaka bir oyuncağa alıştırılmalı ve bu oyuncak ile asla yalnız başına oynamasına izin verilmemelidir. Köpeğinize ancak sizle beraber olduğu zaman bu oyuncakla oynayabilmeli ve bu oyunlar kısa tutulmalıdır ki tadı damağında kalsın , bu oyunu sizle oynamaya can atsın. İleride bu oyuncak ödül amaçlı kullanılacak ve köpeğinizin bir çok komutu istekli yerine getirmesini sağlayacaktır.
Köpekler bez çekiştirmeyi de çok severler. Karşılıklı bez çekiştirmeye alıştırırsanız bundan da çok büyük keyif alırlar. Bu oyunu da köpeği teşvik etmek amacı ile kullanabilirsiniz. Ama oyuncakları asla ağzından çekiştirerek almayınız.
Diğer bir eğitim türü ise şu şekildedir. Köpeğinizle tenis topu yada başka bir oyuncak kullanarak çok kısa bir süre oynayınız ve onu heyecanlandırdıktan sonra oyuncağa ulaşmasını engelleyin. Oyuncağı ona gösterin, istesin ama oyuncağı alamasın . Sonra bir arkadaşınıza da köpeği tutturun. Yalnızca tutsun herhangi bir komut vermesin. Bu arada siz köpeğinizi çağırarak elinizdeki oyuncağı heyecanlı bir şekilde göstererek aksi istikamete doğru koşun.
Bu arada köpeğiniz sizin peşinizden gelmek isteyecek hem sizle beraber olmak hem de oyun oynamak için onu tutan kişinin elinden kurtulmak isteyecektir. Siz belli bir mesafeye geldikten sonra tabii çok uzak olmamalı. "Gel" komutunu tekrarlayın ve aynı anda köpeği tutan arkadaşınızda yavruyu serbest bıraksın. Köpeğiniz size yaklaşırken elinizde tuttuğunuz tenis topunu yada oyuncağı köpeğin takip edebileceği şekilde bacak aranızdan yada yanınızdan hızlı bir şekilde yerde yuvarlayarak geriye doğru fırlatın.
İşte köpeğiniz "Gel" komutu ile hem sizi kaybedebileceğini hem de bu komuta cevap verdiğinde oyun oynayabileceğini anladı. Hem bu arada aport eğitimi de vermiş oldunuz. Önemli olan bu oyunu oynarken köpeğinizi sıkmamak ve köpeğinizin hala oyuna istekli olduğu anlarda oyunu keserek , köpeğinizin komuta cevap vermesini maximum düzeye çıkarmaktır. Özellikle küçük yaşlarda yapacağınız bu oyun ile ileride köpeğinizin "Gel" komutuna uymasını garantiye alabilirsiniz.
Unutmayın !
Köpeğinizi her zaman davet edici ses tonu ile onu karşılayın ve size gelmesine değecek bir kişi olmanız gerektiğini aklınızdan çıkarmayın.
Daima adil olun ve ne kadar güç olsa da yaptığı hiç bir şey için size geldiğinde onu cezalandırmayın.
Size gelmenin eğlenceli ve ödüllendirici olduğunu anlaması gerekmektedir. Ancak böylece çağırıldığında güvenilir bir şekilde gelen bir köpeğe sahip olmanız kolaylaşabilir.
GEL KOMUTUNUN ÖĞRETİLMESİ
Köpek sahiplerinin karşılaştıkları en büyük problem köpeklerinin çağırdıkları zaman gelmemesidir.
İşler aslında kesinlikle böyle başlamaz. İyi bakılmış bir batındaki yavruları gözünüzün önüne getirin. Üretici içeri girip onları çağırdığında ne olur? İlk ilgiyi elde etmek için birbirlerinin üzerinden yuvarlanırcasına ona koşarlar. Hata iyi üreticiler eğer yavrunun ismi yeni sahiplerince belirlenmişse onu bu isimle çağırarak bu sese alışmasını kolaylaştırır. Öyleyse bu umut verici başlangıç nasıl olur da genellikle zamanla etkisini kaybeder?
Sanırım cevap köpeğin sahibinin tutumunda yatıyor. Kardeşleriyle iken içeri bir insanın girmesinin yiyecek yada oyun anlamına geldiğini öğrenirler. Böylece yavru iyi bir şeyin gerçekleşeceğini bildiğinden her çağırıldığında gelir. Saatlerce evde yalnız bırakılan, sıkıntıdan mobilyaları kemiren ve belki de halının üzerine tuvaletini yapan bir yavruya ne demeli? Sahibi eve gelir ve kızgın bir şekilde köpeğini yaptığı yaramazlıklar yüzünden cezalandırarak disipline etmeye karar verir. Halbuki köpekler anı yaşarlar ve çağrışımsal hafızaları yoktur.
Köpeğin yüzündeki suçlu ifadeye dikkat çekerek kendini bir de haklı çıkarır. Aslında gördüğü korkudur. Kısa süre içinde yavru insanların yanına gitmenin halıda ne olduğunu bile hatırlamadığı bir noktaya sürüklenerek azarlandığı sonra da bir odaya kapatıldığı anlamına geldiğini öğrenir.
Bir kaç hafta sonra yavru bu sefer parka veya araziye götürülmüştür. Serbestçe koşturmasına , çevreyi tanımasına ve oynayacak yeni arkadaşlar bulmasına izin verilmiştir. Dönüş zamanı geldiğinde başlarda çağrınca yavru gelir ve akabinde bağlanıp eve götürülür. Kısa sürede yavru çağırılmanın oyun sonu anlamına geldiğini öğrenir. Bir daha ki sefere parkta köşe bucak sahibinden kaçmaya başlar. Yavru bunun harika bir oyun olduğunu düşünür. Hızla büyüyordur ve uzayan bacakları sahibini geride bırakacak hızı ona artık sağlamaya başlamıştır. Önce yoldan geçenlerce yakalanırsa da zamanla insanların hiç birine güvenilmeyeceğini anlar.
Yavru bir köpeğe gel komutunu öğretmek , genç köpeğe öğretmekten çok daha kolaydır. Sadece üreticinin bıraktığı yerden devam edersiniz. Yavru köpekler genelde günde bir kaç defa beslenir. Bu beslenme zamanları , gün içinde harcanmaması gereken bir kaç eğitim fırsatlarıdır. Köpeğiniz adını öğrenir öğrenmez işin içinde yiyecek varsa koşarak gelecektir. Bu arada en sevdiği oyuncakla oynamak yada çevrede olası bir dikkat dağıtıcı unsur varsa küçük bir ödül bisküvisi ile kandırılarak çağırılabilir.
Bunun yanında sert bir bağırma da bazı köpeklere yeterli olabileceği gibi bazıları için dikkate alınmazda olabilir.
Pek çok tipik cezalar köpeğin sizden korkmasından başka bir işe yaramaz yada tutarsız olarak uygulanması köpeğin size olan güvenini kaybetmesine yol açar.
Bir örnek verirsek ; Köpek sizden uzakta iken defalarca çağırmanıza rağmen yanınıza gelmemekte ve sizde cezalandırmak için köpeğin yanına gideceksiniz ve kızgınsınız bu durumda ne olur?
İlk önce köpek sizin neden kızdığınızı bilmemekte, siz onun “gel” komutunu bildiğini zannetseniz de o bunu henüz öğrenmemiş olabilir.
Yanına gitmeniz ve cezalandırmanız köpeğe sizin yanına gitmenizin ve böyle davranmanızın çok kötü olduğunu öğretecektir.
Eğer aksi olsaydı siz sabır edip az bekleseydiniz ve çağırdığınızda köpek gelince ödüllendirseydiniz köpek bunu bir dahaki seferde hatırlayacaktı.
Fakat sizin köpeğin yanına giderek cezalandırmanız onun bir dahaki sefere de çağırınca gelmemesine sebep olacağından cezalandırmakla yapılması istenilen davranışın azalmasına sebep oldunuz.
Diyelim ki yine köpeğinizi parka veya araziye çıkardınız ve köpeğiniz ilgisini çekecek bir şey buldu. Çağırıyorsunuz gelmiyor. Sinirlendiniz. Köpeğinizin gelmesini bekliyorsunuz ama onun umurunda değil. Bu sefer yanına gitmiyor ve onun gelmesini bekliyorsunuz. Tabi ki her geçen dakika sizi daha da sinirlendiriyor. En sonunda köpeğiniz yanınıza gelmeye karar veriyor ve siz kendinize hakim olamayıp onu cezalandırıyorsunuz, köpek bunun nedenini yanınıza gelmekle bağdaştıracak ve bundan sonra ses tonunuzdaki değişiklikte bile yanınıza gelmekte tereddüt edecektir. İşte yine köpeği cezalandırmakla yapılması istenen davranışın azalmasına sebep oldunuz belki de tamamen bu komuta cephe almasını sağladınız. Halbuki yanınıza geldiği zaman gene ödüllendirseydiniz bunu bir daha ki sefere gene hatırlayacak ve yanınıza gelmek için çok istekli davranacaktı.
Tüm bunlardan sonra bir köpek sizi seviyorsa otomatik olarak gelecektir,değil mi? Belki! Aynı zamanda eline daha iyi bir fırsat geçerse gelmemeyi de seçebilir. Bu tamamen size kalmış. Sahibi olarak ona gelmenin isteğe bağlı değil her zaman eğlenceli olduğunu öğretebilirsiniz.
"Gel" komutunu öğretmenin en eğlenceli ve kolay yolu köpeğinizle birlikte oynayacağınız "Saklan ve Bul" oyunudur. Klasik eğitim türü olan köpeğinizi uzun ip ile çekmekten çok daha iyi işe yarar. Köpeğiniz ile açık arazide birlikte gezerken köpeğinize hissettirmeden bir ağaç , kaya yada bir çalı arkasına saklanıyorsunuz. Bu arada köpeğinizi izleyin ve köpeğin sizin ortadan yok olduğunuzu anlamadan önce, köpeğinizin adını söyleyerek "Gel" komutunu kullanın. Bu anda köpeğiniz sizi göremeyeceği için telaşa düşecek ve sizi kaybettiğini düşünerek heyecanlanacaktır ve işte bizde bu heyecanı ve bize bağlılığını kullanarak "Gel" komutunun anlamını köpeğimize öğretmiş olacağız.
Köpeğiniz büyük bir heyecan içinde size geri döndüğünde yada siz saklandığınız yerden çıkarak "Gel" komutu ile köpeğinizin size ulaşmasını sağladığız da köpeğiniz ile kısa ama heyecanlı , onun çok sevdiği bir oyunu oynamalısınız. Köpeğinizle yapacağınız bu oyun köpeği bu komuta istekli cevap vermeye teşvik edecektir. Mesela bunun için bir tenis topu kullanabilirsiniz. Ama bundan önce köpek tenis topu ile oynama alıştırılmış ve bundan büyük keyif alıyor olmalıdır. Eğer isterseniz küçük yiyecek parçaları da verebilirsiniz.
Küçüklükten itibaren köpeğiniz mutlaka bir oyuncağa alıştırılmalı ve bu oyuncak ile asla yalnız başına oynamasına izin verilmemelidir. Köpeğinize ancak sizle beraber olduğu zaman bu oyuncakla oynayabilmeli ve bu oyunlar kısa tutulmalıdır ki tadı damağında kalsın , bu oyunu sizle oynamaya can atsın. İleride bu oyuncak ödül amaçlı kullanılacak ve köpeğinizin bir çok komutu istekli yerine getirmesini sağlayacaktır.
Köpekler bez çekiştirmeyi de çok severler. Karşılıklı bez çekiştirmeye alıştırırsanız bundan da çok büyük keyif alırlar. Bu oyunu da köpeği teşvik etmek amacı ile kullanabilirsiniz. Ama oyuncakları asla ağzından çekiştirerek almayınız.
Diğer bir eğitim türü ise şu şekildedir. Köpeğinizle tenis topu yada başka bir oyuncak kullanarak çok kısa bir süre oynayınız ve onu heyecanlandırdıktan sonra oyuncağa ulaşmasını engelleyin. Oyuncağı ona gösterin, istesin ama oyuncağı alamasın . Sonra bir arkadaşınıza da köpeği tutturun. Yalnızca tutsun herhangi bir komut vermesin. Bu arada siz köpeğinizi çağırarak elinizdeki oyuncağı heyecanlı bir şekilde göstererek aksi istikamete doğru koşun.
Bu arada köpeğiniz sizin peşinizden gelmek isteyecek hem sizle beraber olmak hem de oyun oynamak için onu tutan kişinin elinden kurtulmak isteyecektir. Siz belli bir mesafeye geldikten sonra tabii çok uzak olmamalı. "Gel" komutunu tekrarlayın ve aynı anda köpeği tutan arkadaşınızda yavruyu serbest bıraksın. Köpeğiniz size yaklaşırken elinizde tuttuğunuz tenis topunu yada oyuncağı köpeğin takip edebileceği şekilde bacak aranızdan yada yanınızdan hızlı bir şekilde yerde yuvarlayarak geriye doğru fırlatın.
İşte köpeğiniz "Gel" komutu ile hem sizi kaybedebileceğini hem de bu komuta cevap verdiğinde oyun oynayabileceğini anladı. Hem bu arada aport eğitimi de vermiş oldunuz. Önemli olan bu oyunu oynarken köpeğinizi sıkmamak ve köpeğinizin hala oyuna istekli olduğu anlarda oyunu keserek , köpeğinizin komuta cevap vermesini maximum düzeye çıkarmaktır. Özellikle küçük yaşlarda yapacağınız bu oyun ile ileride köpeğinizin "Gel" komutuna uymasını garantiye alabilirsiniz.
Unutmayın !
Köpeğinizi her zaman davet edici ses tonu ile onu karşılayın ve size gelmesine değecek bir kişi olmanız gerektiğini aklınızdan çıkarmayın.
Daima adil olun ve ne kadar güç olsa da yaptığı hiç bir şey için size geldiğinde onu cezalandırmayın.
Size gelmenin eğlenceli ve ödüllendirici olduğunu anlaması gerekmektedir. Ancak böylece çağırıldığında güvenilir bir şekilde gelen bir köpeğe sahip olmanız kolaylaşabilir.
DEĞERLİ HOCAM ERDAL ATAKANIN SİTESİNDEN ALINTIDIR...