04.Mart.2009, 20:35
Buda nereden cıktı..? Bütün sporların anası atletizm degilmi.? Derler..!!
Elbette atletizm koşma, atlama ve atma gibi temel sportif etkinlikler ile ilgilenir ama Avcılık insan oğlunun varoluşu ve yükselişiyle ilintili olarak derin köklere sahiptir.
Avcılık, insan oğlunun serüveninde bir milyon yıl önce var olmuştur. Toplayıcı - Avcı, paleolitik çağ insanı avcılık ile hayatını idame ettirmiş ve hayatta kalmıştır.
İnsanın sakin bir yaşamdan sıkıntı ve tatminsizlik duymasının nedeni Avcılığın gecmişidir.
Avlanma sınırlarının giderek daralması nedeniyle dogrudan ava yönelemeyen iç güdüler av yerine gecen sporlara yönelmiştir. ATICILIK...
Bugün sportif etkinlik dediğimiz şeyde simgesel avcılık edinimlerinden başka birşey değildir.
Yinede avcılıgı yalın şekliyle sürdürmenin temelinde cok eski arkaik dönemlerin bilinç altı özlemi vardır. Günümüz avcılıgı insan oğlunun dogayla ilişkisini doğrudan sağlayan bir etkinliktir.
İnsan, içindeki avcının kovalama-yakalama dürtülerini av sporu ile doyurmaya çalışır. İnsanın doğayla dolaysız bağını saglayan, heyecan veren, yaşamını anlamlandıran AVCILIK vazgeçilmez bir tutkuya dönüşür.
Ava cıkmak, medeni dünyanın sıkıntılarından kurtulmanın ve bir anlamda özüne dönmenin ifadesidir. Tipik bir takım oyununda ilkel avcılıgın tüm unsurlarına rastlamak mümkündür.
Grubun işbirliği, planlama, hazırlık, özel araç ve gereç kullanma, strateji, taktik geliştirme, kovalama ve isabet ettirme, kabileye özgü renk ve amblemler kullanma, kahramanlık, kurnazlık, hile ve tuzaktan yararlanma, kaza ve yaralanma riski taşıma.
Bu unsurları bir futbol oyununda her yönüyle izlemek mümkündür. Futbol gerçekte bir avlanma törenidir. Kale, avlanan hayvandır. Futbolcu oraya nişan alarak atış yapar. Dikkat ederseniz spikerlerin en cok kullandıgı deyimdir kalecinin avlandıgını söylemek.
Avda oldugu gibi, futboldada sonucu önceden bilmek tahmine dayanır. Sporlar içerisinde nişan almayı herseyden önde tutan; Atıcılık, okçuluk, dart, bilardo, bowling, tenis ve basketbol gibi sporlar vardır.
Avcılıgın diger unsuru olan kovalamacayı içeren spor dalı ise atletizmdir. Kış sporları içerisinde yer alan kayaklı koşu ve tüfekle atış yapmayı içeren biatlon avcılıgın birebir iz düşümüdür.
Anlaşılacagı üzere avcılık dürtülerimiz farkına varmadıgımız bir tarzda sporda yücelmiştir. Sporu yaparken, yani oynarken takındıgımız ciddi tavır yada bir müsabakayı izlerken aldıgımız haz, AVCI köklerimiz ile bağlantılıdır.
Spordaki rekabetin kolayca şiddete dönüşmesinde bu ilkel dürtülerimizin payının olmadığını söyleyemeyiz. Ancak aynı spor, kamil (kalos kalgalos) insanın yaratılmasında etkili bir eğitim aracıdır.
Bu anlamda spor, içgüdülerimizle insanlığımızın bir çekişme alanıdır.
Kişisel tercihimiz ise elbette insanlaşma tarafında olmaldır...
Saygılarımla..
Elbette atletizm koşma, atlama ve atma gibi temel sportif etkinlikler ile ilgilenir ama Avcılık insan oğlunun varoluşu ve yükselişiyle ilintili olarak derin köklere sahiptir.
Avcılık, insan oğlunun serüveninde bir milyon yıl önce var olmuştur. Toplayıcı - Avcı, paleolitik çağ insanı avcılık ile hayatını idame ettirmiş ve hayatta kalmıştır.
İnsanın sakin bir yaşamdan sıkıntı ve tatminsizlik duymasının nedeni Avcılığın gecmişidir.
Avlanma sınırlarının giderek daralması nedeniyle dogrudan ava yönelemeyen iç güdüler av yerine gecen sporlara yönelmiştir. ATICILIK...
Bugün sportif etkinlik dediğimiz şeyde simgesel avcılık edinimlerinden başka birşey değildir.
Yinede avcılıgı yalın şekliyle sürdürmenin temelinde cok eski arkaik dönemlerin bilinç altı özlemi vardır. Günümüz avcılıgı insan oğlunun dogayla ilişkisini doğrudan sağlayan bir etkinliktir.
İnsan, içindeki avcının kovalama-yakalama dürtülerini av sporu ile doyurmaya çalışır. İnsanın doğayla dolaysız bağını saglayan, heyecan veren, yaşamını anlamlandıran AVCILIK vazgeçilmez bir tutkuya dönüşür.
Ava cıkmak, medeni dünyanın sıkıntılarından kurtulmanın ve bir anlamda özüne dönmenin ifadesidir. Tipik bir takım oyununda ilkel avcılıgın tüm unsurlarına rastlamak mümkündür.
Grubun işbirliği, planlama, hazırlık, özel araç ve gereç kullanma, strateji, taktik geliştirme, kovalama ve isabet ettirme, kabileye özgü renk ve amblemler kullanma, kahramanlık, kurnazlık, hile ve tuzaktan yararlanma, kaza ve yaralanma riski taşıma.
Bu unsurları bir futbol oyununda her yönüyle izlemek mümkündür. Futbol gerçekte bir avlanma törenidir. Kale, avlanan hayvandır. Futbolcu oraya nişan alarak atış yapar. Dikkat ederseniz spikerlerin en cok kullandıgı deyimdir kalecinin avlandıgını söylemek.
Avda oldugu gibi, futboldada sonucu önceden bilmek tahmine dayanır. Sporlar içerisinde nişan almayı herseyden önde tutan; Atıcılık, okçuluk, dart, bilardo, bowling, tenis ve basketbol gibi sporlar vardır.
Avcılıgın diger unsuru olan kovalamacayı içeren spor dalı ise atletizmdir. Kış sporları içerisinde yer alan kayaklı koşu ve tüfekle atış yapmayı içeren biatlon avcılıgın birebir iz düşümüdür.
Anlaşılacagı üzere avcılık dürtülerimiz farkına varmadıgımız bir tarzda sporda yücelmiştir. Sporu yaparken, yani oynarken takındıgımız ciddi tavır yada bir müsabakayı izlerken aldıgımız haz, AVCI köklerimiz ile bağlantılıdır.
Spordaki rekabetin kolayca şiddete dönüşmesinde bu ilkel dürtülerimizin payının olmadığını söyleyemeyiz. Ancak aynı spor, kamil (kalos kalgalos) insanın yaratılmasında etkili bir eğitim aracıdır.
Bu anlamda spor, içgüdülerimizle insanlığımızın bir çekişme alanıdır.
Kişisel tercihimiz ise elbette insanlaşma tarafında olmaldır...
Saygılarımla..