PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : KÖPEKLERDE AŞI İHTİYACI VE AŞILAMANIN ÖNEMİ!



15.Mart.2009, 15:03
LÜTFEN TAMAMINI OKUYUN!
Yavru bir köpek doğduğu zaman bağışıklık sistemi tam olarak gelişmemiştir ve bu yüzden yavru enfeksiyonlara karşı tamamıyle korunmasız durumdadır. Neyse ki doğa kendi koruma sistemini geliştirmiştir. Doğumdan sonraki ilk birkaç günde anne özel bir süt üretir. Bu süt ‘’kolostrum-ağız sütü’’ olarak adlandırılır ve annede bulunan antikorlarca zengin bir içeriğe sahiptir. Yavrunun bu sütü içmesi ile birlikte annenin bağışıklığı yavruya geçmiş olmaktadır. Doğumdan sonraki ilk birkaç günden sonra süt normale döner ve artık yavru anneden koruyucu antikorlar alamaz. Bu ilk birkaçgünlük periyod yavrunun kendi sistemi gelişinceye kadar sahip olacağı bağışıklığı belirlemede kritik öneme sahip dönemdir.
Maternal(anneden gelen) antikorlar yavruyu ne kadar süre ile korur?


Bu durum tamamen yavrunun doğum sırası, bakım beslemesi ve pek çok diğer faktöre bağlı olarak değişim göstermektedir. Maternal antikorlar pek çok hastalığa karşı pek çok dönemde koruma sağlamaktadırlar. Ancak kesin olarak bilinen şey bu korumanın 16-20 haftalık yaşta yok olduğu ve bu zamandan sonra yavrunun kendi bağışlıklık sistmemine sahip olması gerekliliğidir.


Maternal antikorlar yavrunun bağışıklık sisteminde olduğu sürece uygulanan aşılar inaktif olacaktır. Aşılar maternal antikor seviyesi yeterli oranda düşmediği sürece etkili olamazlar. Yavru köpekler kendi bağışıklık sistemleri yanıt verebildiğini bildiğimiz dönemlerde pek çok aşı ile aşılanırlar. Basit olarak yavrunun yeterli cevabı verebileceği yaşa kadar bekleyebiliriz. 2-4 haftalık aralarla aşıları uygularsak yeterli bağışıklığı sağlamada yeterli zamanı yavruya tanımış oluruz.


Eğer tek bir hastalığa karşı veya salgın olan tehlikeli bir hastalığa karşı aşılama uygulanıyorsa yetişkin hayvanlarda bile yeterli bağışıklığın oluşması için en azından iki aşılama gereklidir. Bu sayede ikinci aşılama sonucunda çok daha fazla (logaritmik artış) bağışıklık oluşur.

İNSANLARDA UYGULANAN BİR AŞI HAYAT BOYU KORUMA SAĞLARKEN KÖPEKLERDE NEDEN YILDA BİR KEZ TEKRARLAMAK GEREKİYOR?
Pek çok ülkede aşılar minumum süreli koruma zamanlarına göre ruhsatlandırılırlar. Aşıların etkinliğini her yıl test etmek oldukça pahalı bir yöntemdir. Bilindiği gibi pek çok aşının en az bir yıl koruyuculuk süresi vardır ve bu süre bilinmeyen aşılarda bunun bir yıl olduğu varsayılır.
Aşılama konusunda bir diğer önemli husus ta etkenlerin hastalık yapma ve vücutta bulunma şekilleridir. Parvoviruslar gibi bazı viruslar (kanlı ishal virusu) tüm vücuda yayılarak aşının kendilerine karşı koruma oluşturmasına izin verirken diğerleri vermezler. Bir aşının uzun süre koruyucu olabilmesi hastalığın tüm vücutta generalize olup olmaması ile ilişkilidir. Vücudun belirli bir bölümüne lokalize olan hastalık etkenleri (kennel cough-barınak öksürüğü) generelize etkenlerden çok daha sık ve fazla tekrarlama aşısına ihtiyaç duyarlarken sistemik etkenlerde korunma yıllarca devam eder.
1990’lı yılların ortalarından sonra yurtdışında pek çok Veteriner Hastanesi aşılama programlarında değişikliğe giderek bazı aşıları ı yılda bir yerine 3 yılda bir uygulama kararı aldılar. Ülkemizde ise özellikle bazı viral hastalıkların yaygınlıkları ve şiddeti göz önünde bulunduruklarak hala pek çok aşı yılda bir kez uygulanmaya devam edilmektedir.
Önemli olan nokta bu durumun her aşı ve her durum için hatta her ülke için kesinlik taşımadığıdır. Yani bilimsel olmayan, hekimlik nosyonu olmayan bazı kişilerin bazı yerlerde Amerika’daki aşı programlarını alıp ‘’ülkemizde neden böyle değil?’’ veya ‘’orada 3 yılda bir biz de neden yılda bir?’’ gibi ampirik ve populist yaklaşımlarının pek çok köpek sahibi dostumuza zarar vereceğini düşünmekteyim. Her aşının ve hastalığın ülkesel hatta bölgesel bazda ele alınması gerekir. Ankara’da yaygın bir hastalığa karşı daha ciddi önlemler ve aşılamalar uygulanırken aynı durumun İstanbul’da farklı olabileceği unutulmamalıdır. Ayrıca özellikle viruslar mutasyon dediğimiz değişimlerle kendilerini geliştirmekte ve yıllar öncesinde hiç hastalık yapmayan bir virus değişerek bugün günümüzün en önemli hastalıkları arasında olabilir. Buna benzer durumlar pek çok virus için geçerli olup yine o kendini çok şey biliyorum sanıp aslında hiçbirşeyden haberi olmayan kişiler çeşitli ortamlarda bazı hastalıklar için ‘’önemsiz-aşı yapılmamalı- ülkemizde varlığı bilinmemekte’’ gibi yorumlar yapabilmektedirler. Bu kişileri hoca-üstad-büyük insan- gibi titrelerle yücelten yardakçılar da avcı dostlarımızın kandırılmasına zemin hazırlamaktadırlar. Oysa bu ‘’üstad’’lar araştırmalarını google yerine bilimsel verilerin olduğu pubmed,scinedirect gibi sitelerde yapsalar o ülkemizde yok dedikleri hastalıklarla ilgili üniversitelerde yapılmış pek çok çalışmanın olduğunu ve çoğu virusun da ülkemizdeki varlığının saptandığını göreceklerdir. Ancak AnaBilim Dalı kısaltmasını (A.B.D.) Amerika Birleşik Devletleri olarak algılayan bir zihniyetin bu tarz bilimsel gerçekleri algılamasının ve doğru tahlillerde bulunmasının imkansız olduğunu da belirtmeliyim..


YILLIK AŞILAMA ZAMANINI KAÇIRIRSAM NE YAPMALIYIM?
Bu durum tamamen aşıya bağlıdır. Amerika’da bazı hastanelerin uyguladıkları yolu aşağıda özetlemeye çalışacağım. Bizim ülkemizde ise günü geçen aşlarda uygulanan yöntem fark edildiği gün tekrar aşılamasını yapmaktır. Yetişkin hayvanlarda sorun olmamakla birlikte özellikle yavrularda yetersiz bağışıklıkla karşılaşılabilir.
• Kuduz:- Üç yıllık Kuduz aşısı ilk doz uygulandıktan sonra uygulanır. Ülkemizde yasal olarak her yıl köpeklerin kuduz aşısı ile aşılatılması zorunludur… .

• Canine distemper, canine parvovirus, nasal bordetella (kennel cough) -
Normal olarak aşılamaya devam edilir. Tek doz ilk serideki korumayı sağlamada yetersiz kalabilir.
• Canine coronavirus - yetişkin köpeklerde önemli bir durum teşlkil etmediği için sadece yavru köpeklere uygulanıyor. Ancak yine de eğer güçlü bir koruma isteniyorsa ilk aşılamaları tekrarlamak gerekir.

KÖPEĞİME HANGİ AŞILARI YAPTIRMALIYIM?
Bir köpeğe hangi aşıların yapılacağı pek çok faktöre bağlıdır. Bunlar; köpeğin hangi hastalık etkenlerine maruz kalacağı, bölgede yaygın olarak hangi hastalıkların görüldüğü, hangi tür stres faktörlerinin olduğu vb.dir. bu durumda pek çok farklı dururmun ve görüşün ortaya çıkması doğaldır ve pek çok veteriner hekim farklı grup aşıları önermektedir. Sizin yapacağınız en iyi iş güvendiğiniz ve inandığınız bir hekime danışmak ve onun tavsiyelerini uygulamaktır!!!!. .


CANLI AŞI İLE ÖLÜRÜLMÜŞ AŞI ARASINDAKİ FARK NEDİR?
Bu terimler viral etkenlere karşı hazırlanmış aşılarda kullanılırlar.
Aşılamanın amacı köpeğinizin bağışıklık sisteminin virus ile tanışması ve hastalık oluşmadan bu virusa karşı en doğal yollardan bağışıklığın oluşturulmasıdır. .
Bu amacı gerçekleştirmek için iki seçenek vardır. Birinci yol ‘’öldürülmüş virusları’’kullanmaktır. Burada yüksek miktarda öldürülmüş virus hastaya enjekte edilir. Bağışıklık sistemi tarafından filtre ediliriler ve uyarım sağlarlar. Diğer yol ise modifiye edilmiş canlı virusları kullanmaktır. Burada hastalık şekillenir ancak köpekler hasta olmazlar. Canlı virusları kullanarak daha çok doğal uyarım şekillenir çünkü modifiye viruslar da sokak virusları (doğal viruslar) gibi aynı şekilde çoğalırlar ve aynı yolu izlerler.
Hangi metodun daha yararlı olduğu tartışmalıdır. Bazı uzmanlar hastalığa yakalanma riski olmadığı için öldürülmüş viruslarla aşılamanın en iyi yol olduğunu düşünmektedirler. Canlı viruslarla aşılama sonrası şekillenen bağışıklığın ise çok daha uzun süre ve yüksek titreye sahip olduğu bilinmektedir. Pek çok hekim ise calı aşıların bu özelliklerinden dolayı canlı aşıları tercih etmektedir!

GEBE HAYVANLAR AŞILANABİLİR Mİ?
Canlı aşılar gebe köpeklerde uygulanamazlar. Bunun nedeni modifiye edilmiş viruslar belki annede hastalık oluşturmamaktadırlar ancak doğmamış yavrularda veya yeni doğanlarda hastalığa neden olabilirler. Öldürülmüş aşılar gebelik süresince kullanılabilirler ancak genel kural olarak gebe hayvanlara mümkün olduğunca ilaç ve aşı uygulamaktan kaçınmak gerekmektedir. Öldürülmüş aşılar sığır ve koyunlarda sıklıkla uygulanırlarken köpeklerde yaygın değildir.

AŞILARI KENDİM UYGULAYABİLİR MİYİM?
Eğer deri altı enjeksiyon yapmayı biliyorsanız fiziki olarak aşıları sizin uygulamanız mümkündür.
Ancak genellikle aşıları sizin kendi başınıza yapmanız önerilmez çünkü:
• Kendi köpeğinize iğne yapmak sizin için zor olabilir.

• Eğer herhangi bir alerjik tablo şekillenirse köpeğinize yardım edemezsiniz ve ciddi sonuçlar doğurabilir.


• Aşıların kaydını yeterince tutamayabilirsiniz ve herhengi bir durumda köpeğinizin aşılarını kanıtlamanız gerekirse bunu yapamayabilirsiniz. Sizin sözlü beyanınız köpeğinizin aşılandığını yetkili mercilkerin kabul etmesi için yeterli değildir.

• Özellikle köpek ısırmalarında köpeğinizin kuduza karşı aşılandığını kanıtlamanız için aşı karnesinde hekim tarafından imzalanmış ve kaşelenmiş bir beyan olması gerekmektedir. Aksi takdirde köpeğiniz karantina uygulamasına maruz kalabilir.
• Özellikle modifiya canlı aşılar ciddi saklama koşullarına sahiptirler ve soğuk zincirde en ufak bir bozulma şekillenirse etkinliklerini kaybederler.

YÜKSEK TİTRELİ PARVO AŞISI NEDİR?
Yüksek titreli parvovirus aşısı yüksek miktarda virus içeren ve uyarımı sağlayan aşılardır. Bu aşıların en önemli avantajları yüksek miktarda korumayı yavrularda daha erken yaşta şekillendirerek köpeğinizi daha erken etkin koruma altına almalarıdır. Normal modifiye canlı aşılar 16 haftalık yaşta yeterli korumayı sağlarlarken, yüksek titreli aşılar 12 haftalık yaşta bağışıklık sağlamaya başlarlar ve 16 haftalık yaşta yeterli düzeyde korumaya ulaşırlar.


AŞILAR KÖPEĞİME ZARAR VERİR Mİ?
Bazı kas ağrıları,iştahsızlık ve hafif derecede ateş bağışıklık sisteminin normal uyarımı olarak aşı uygulandıktan sonraki bir iki gün şekillenebilir. Aşı reaksiyonları oldukça nadirdir ancak yine de görülme ihtimali vardır. Aşı sonrası şekillenen alerjik reaksiyonlar yüzde şişkinlik, eklemlerde sertlik gibi bulgulardır ve gerekli tedavi ile sorunsuzca ortadan kaldırılabilirler. Eğer alerjik reaksiyonlar gittikçe şiddetlenir ve kötüye giderse şok ve ölümle bile sonuçlanabilir.
Ayrıca avcılarımız arasında aşıların köpeğin kokusunu etkilediği yönünde tamamen yanlış olan bir inanış vardır ki görüldüğü gibi aşılar bağışıklık sistemi ile ilgilidir ve köpeğin koku duyusu üzerine hiçbir etkileri yoktur. (alıntıdır)

Mustafa ÇİL
15.Mart.2009, 15:13
ellerine sağlık hocam
gerçekden önemli bilgiler
tüm avcı gardaşların bilmesi gereken şeyler

bu arada hocam size resimli oılarak bir sorum olacak..bir kaç güne kalmaz resimli bir şekilde soru ve sorular ile
yeni bir başlık açacağım şimdiden vereceğin bilgiler için teşekkürler....
küçük bir tyo vereyim soru ile ilgili
ilk kızanlar ve rahimin dışarıya sarkması.....bu sene sanki sarkma meşhur ve moda olmuş şekilde
her yerde cereyan etmekde

cemalreis
15.Mart.2009, 15:18
HAMİT KARDEŞ ELLERİNE SAĞLIK ÇOK GÜZEL BİLGİLER.

kapadokyali_1981
15.Mart.2009, 15:20
Hamit Hocam eline diline sağlık böyle bi konuda bizi aydınlattığınız için çok teşekkür ederim. Eğer ben köpeğimi seviyorum diyosanız mutlaka aşı konusunda duyarlı olmak zorundasınız.

15.Mart.2009, 15:21
Önemli değil ÇİL ustam!
Bilgi paylaşıldıkça değeri artar!
Herzaman boş kalıp konu açamıyoruz, Tabiki sizin sorularınızda olursa elimizden gelen yardımı esirgemeyiz! Merakla bekliyorum açacağınız konuyu http://www.avkolik.net/forum/richedit/smileys/YahooIM/39.gif

fevzi dursun
15.Mart.2009, 15:26
teşekkür ederiz hamitçim köpek besleyenler ve her avcının bilmesi gereken en önemli konular. çok net bir bilgilendirme sunmuşsun.

ADAPAZARLI AVCI
15.Mart.2009, 16:22
TEŞKKÜRLER bilgiler için tedbirimizi alalım. ben almadım çok pişmanım.

ne olursa olsun üçbeş kuruştan kaçmayalım. köpeğimizi vetenirene götürelim

Adpazarından saygılar selamlar.

KOSAVALIMİROGLU
15.Mart.2009, 17:09
gardaşım bilgilerine ve paylaşımlarına teşekürler

unforgiven
15.Mart.2009, 20:00
Sevgili abim eline emeğine sağlık çok güzel ve değerli bilgiler maşallah... Devamını büyük bir merakla bekliyorum ve de bütün ailemizin de beklediği kanaatindeyim...

Saygılarımla...

16.Mart.2009, 08:33
YAVRU KÖPEKLER İÇİN AŞI TAKVİMİ:

Öncelikle Sitraks-Helmipar-Helmicid gibi iç parazit ilaçları ile kiloya bir cc olarak iç parazitlerinden kurtulması gerekir yavrunun. bu tedaviyi her 15 günde bir yapılır !
daha sonra 40 günlükken Puppy DP ile aşılanır!
21 gün sonra Karma I
21 gün sonra Karma II
21 gün sonra Parvo-C aşısı
21 gün sonra Kuduz aşısı uygulanmalıdır!
Ayrıca barınaklarda ve kalabalık yerlerde yetiştirilen yavru köpeklere pneumodog aşısı (yani barınak öksürüğü) yaptırılmalıdır!

Mustafa ÇİL
16.Mart.2009, 15:43
teşekkürler hocamm

24.Temmuz.2009, 21:16
günceldir

24.Temmuz.2009, 22:33
Hamit kardeşim !
Bu çok değerli bilgileri paylaştığın için teşekkürler.
Herkes çok istifade edecektir muhakkak.
Saygılar.

25.Temmuz.2009, 10:14
BİLGİLENDİRME İÇİN TEŞEKKÜRLER.

25.Temmuz.2009, 10:56
Bilgi paylaşıldıkça değeri artar!

İsmail ÇIKRIKÇI
25.Temmuz.2009, 16:06
Değerli bilgileri paylaştığınız için teşekkür ederim.