PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : 20 YIL ÖNCE MEHMET ARDİLLİ



Mehmet Ardilli
24.Mart.2009, 11:15
http://www.avkolik.net/forum/richedit/upload/2k79d6c46cda.jpg
SENE 1989 KOPAYLARIM ATİK VE ÇAKIR İLE 20 YAŞINDA GENÇ AVCI MEHMET ARDİLLİ.
KOPAY YETİŞTİRMEK BÜYÜK BİR ZEVKTİ; HELE ÇAKIR (TAVŞANA BAKAN KOPAY), TAVŞAN AVININ DIŞINDA FERMAYLA KEKLİK, ÇULLUK, BILDIRCIN KALDIRAN MÜSTESNA BİR YETENEKTİ, O GÜNLERDE NAM SALMIŞTI AVCI ARKADAŞLARIN ARASINDA. UZUN YILLAR UNUTAMADIĞIM HARİKA AVLAR YAPMIŞTIK ONLARLA.

çetin ekren
24.Mart.2009, 11:19
Mehmet abi yaman birisin vesselam.o zaman neysen şimdide aynısın abi sadece biraz saçlarda ak var o kadar.yakışıklılık aynı karizma aynı.selamlar abicim.

Yusuf
24.Mart.2009, 11:21
Mehmet Abi ayni pozu vermissin herhalde bu senin degismez pozun

Mehmet Ardilli
24.Mart.2009, 11:35
Hah hah haaa alemsiniz vallaa, hey gidi günler hey diyoruz şimdi bakıp, bakıp. Serde delikanlılık var, kapıyı rahmetli babam açmış, onlar uyurken gitmişim ava, kahvaltıya yetişmişim pazar günü saat 09,30
bak baba der gibi poz vermişiz hakketten. Bir gurur var duruşumda belli babama karşı. Rahmetli iyi avcıydı o gün bak oğlun kaptı geldi tavşanı dergibi durmuşuz oda ölümsüzleştimiş o anı. Hey gidi günler hey.

KOSAVALIMİROGLU
24.Mart.2009, 11:40
mehmet usta paylaşım için teşekürler önemli olan can beden vücut saglıgı rasgele

Mesut BÜLBÜL
24.Mart.2009, 11:43
eski günleri mumla arasakta bulamayabiliriz kardeşim gecti o bolluklar selamlar sayğılar muğla milastan sana

Mehmet Ardilli
24.Mart.2009, 11:56
Aleyküm selam Mesut abim, haklısın ama bu tatlı hatıralar bizi ayakta tutan, geleceğe umutla baktıran. Manisa'dan kucak dolusu selam,o güzel Milasın usta avcılarına.

Mehmet Ardilli
24.Mart.2009, 12:00
Evel ALLAH Kosavalı, daha kendimizi 18 inde gibi hissediyoz, ALLAH nazardan saklasın. Heh heh heee...

Tamer Kuvvet
24.Mart.2009, 13:04
Vay be Mehmet abime bak doğuştan acvı hehe güzel olmuş abi sağolasın

Mehmet Ardilli
24.Mart.2009, 13:20
Eyvallah Tamerim, ne derler bilirsin bu gençlik ve ihtiyarlıkla ilgili: Gitti gelmez, geldi gitmez.
Bize henüz gelen giden yok çok şükür. Heh heh heee...Ama 20 sene su gibi geldi geçti avcı Mehmet hep aynı şeylere inandı, hep doğruları savundu, hatalardan hep ders aldı. Nice 20 senelere siz gençlerle inşaallah.

24.Mart.2009, 14:04
vay be mehmet ustam.sen neymişin.babadan kalma meslek herhalde.

feridun berin
24.Mart.2009, 15:41
Mehmet çok sağol güzel paylaşım aldın götürdün beni 20 yıl öncesine daldım gittim valla hayali bile güzeldi hanım dırıdırı yok çocuklar yok bekarlık harika of of of ya senin işin yokmu Allah aşkına bak oğlum sesleniyor baba sofra hazır diye bak hayal bitti gerçek başladı yine olsun bunada şükür diyorum... yeni sezonda yeni avlarda buluşmak bu sitede paylaşmak üzere sağlıcakla kal. http://www.avkolik.net/forum/richedit/smileys/YahooIM/39.gif

imported_avkolik
24.Mart.2009, 16:15
Ee gençliği böyle olunca tecrübeli hali ortada ...Maşallah abim maşallah

kapadokyali_1981
24.Mart.2009, 16:26
Gerçektende zaman su gibi akıp gidiyor giderkende bizlere hem bişeyler kazandırıyor hemde bi o kadar kaybettiriyor. Paylaşım için teşekkürler abi.

24.Mart.2009, 20:21
Gerçektende zaman su gibi akıp gidiyor giderkende bizlere hem bişeyler kazandırıyor hemde bi o kadar kaybettiriyor. Paylaşım için teşekkürler abi.
Saygılar Buyuk Ustad...

Sebahattin AVCI
24.Mart.2009, 22:05
allah o günlerindeki gibi neşeni sağlığını eksik etmesin abi

saygı ve sevgiler

Mehmet Ardilli
25.Mart.2009, 09:38
Bu avcılık işte böyle bir şey, bakıp geçmişe hatıraları yaşarsın, av hatıraları hiç eskimez, sanki hala o günmüş gibi gelir gözünün önüne ve herşeye rağmen yaşama sevinci verir, gönlünde hep bir umut beslersin geleceğe dair ve mücadele gücü alırsın, hislerin de bir yenilmeme, savaşma isteği duyarsın, azimle saldırırsın gelceğe ve tutunursun yaşama dört elle. Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum, değerli avkolik dostlarım.

çetin ekren
25.Mart.2009, 10:03
Ya mehmet abi dönüp dolaşıp senin bu sayfana geliyorum.Hiç pişmanlık duydunmu avdan hayatın boyunca.veya buna merak salana kadar şuna merak salsaydım dediğin oldumu abi.bana sorma bende hiç olmadı desem yalan olur.ama şu yönde abi ağız tadıyla bir av yapamamaktan hakettiğimizi alamamaktan.saygılar abicim.!!!

Mehmet Ardilli
25.Mart.2009, 11:51
Çetinim benim, aslan yürekli kardeşim, ALPARSLAN'IN Anadoluya girmesinden pişman olmadığı gibi, ERTURUL gazinin Söğüde yerleşmekten pişman olmadığı gibi, MUSTAFA KEMAL'İN Samsun'a çıkmaktan pişman olmadığı gibi, Ana ve babamın beni dünyaya getirmekten pişman olmadığı gibi, bende olduğum gibi olmaktan, avcı olmaktan asla pişmanlık hissetmedim. Ancak doğru yolda olmak, herzaman doğru şeylerle ve doğru kimselerle karşılaşmak değildir malesef. Çok üzüldüğüm hadiseler gördüm avcılık yaşamım da, hatta çok sinirlendiğim, çok öfkelendiğim oldu, ama bunlar ben avcı olduğum için değil, birkaç kendini bilmezin avcı olmayışından kaynaklanıyordu. Çok küçük yaşta kendime bir söz verdim, bunu ilk defa söylüyorum kimse bilmez: Bir civcivin üstüne basmıştım yanlışlıkla okula gitmezden önce, o gün yemin ettim; etini yemiyeceğim bir hayvanı, eğer gerekli değilse, zararlı değilse, zevk için asla öldürmeyeceğim. Yani avcılık zevkli bir uğraş ama ben, av hayvanını ALLAHIN bizim için yarattığı bir niğmet olarak görürüm, niğmete saygısızlık olmaz, niğmet israf edilmez, niğmet katledilmez. İşte bu zihniyetin yayılması için çaba harcamak, bu bilinçle yeni kuşaklar yetiştirmek pişman olunamaz bir yer de durmanı sağlıyor. Sakın sen de yanlışları, haksızlıkları, insafsızları, görüp yılma, etrafına yanlışlıkları anlatmaktan bıkma ve avcı olduğun için asla pişman olma. Eğer sen örnek davranışlar, bilinçli, mantıklı doğru, etik değerlerle avcılığı tanıtırsan, göreceksin ki seni takip edenlerin sayısı hızla artacak. Ve yaşamın boyunca belki de her alanda seni ayakta tutan bir felsefeye sahip olacaksın. Kucak dolusu sevgilerimle.http://www.avkolik.net/forum/richedit/smileys/YahooIM/103.gif

Sami KARATAY
25.Mart.2009, 11:57
Merhaba Mehmet kardeş , yusufun dediği gibi duruşun 20 senede değişmemiş , ebatlat biraz değişmi,ş gibi , gencliğinizde fidan gibiymişsiniz..Hayatı dolu yaşayıp , her yaşın tadına varmak ne güzel .Allah sağlıklı uzun ömürler versin

Mehmet Ardilli
25.Mart.2009, 12:06
Cümlemize inşaallah Sami abicim, imtihan dünyasına bakan penceremizin perdeleri açık olduğu sürece seyri aleme devam ne diyelim. Manisa dan hürmet ve mahsus selamlar abi. http://www.avkolik.net/forum/richedit/smileys/YahooIM/103.gif

çetin ekren
25.Mart.2009, 13:52
Mehmet abi değerli ustacım ben hiçbir zaman herşeyi ben bilirim felsefesiyle bir hayat yaşamadım.Her zaman benim çok eksiğim var der,örnek aldığım büyüklerden,örnek aldığım küçüklerden birşeyler kapmaya öğrenmeye çalışıyorum.Öğrenmenin yaşı olmadığı gibi yeri ve zamanıda yoktur.

Ne varki;yakın çevremde olsun,av çevremde olsun şu çok dikkatimi çekiyor.Şimdiki yetişen genç arkadaşlarımız sorup öğrenmeye çalışmıyor.Avcılık nedir,av nedir,avcı kimdir vb.gibi soruları sormuyorlar ya gerçekten biliyorlar herşeyi ki ben bunu öğrenmeye ömrün yeteceğine inanamıyorum yahutta o kadarda önemli değil onların gözünde.

Bence avcı olan birinin hayatına işlemeli avcılık,değiştirmeli insanı.Bu''AVCI''dediğimiz kelime dört harften oluşuyor ama bunu yaşamak,tadının farkına varmak ve sana yüklediği sorumluluğu bilmek ayrı bir meziyet.AVCI benim gözümde saygın insandır,mücadelecidir,her türlü zor tabiat şartlarında hayatta kalmayı bilendir,doğaya aşık olandır,ava saygılı olandır vb.bunları saymakla bitiremem.Ama şimdi bakıyorumda böyle tüfeğin varmı var,köpeğin varmı var.O tamam sen avcısın.Bumudur avcılık.

Ben aklım kesti ailemde avcılık var dedemle çok ava çıktık.Dedem evde başka olurdu,avda başka yıldızdaki kuşa nasıl tüfek atılır ben dedemden öğrendim.Ama bana sadece bunu öğretmedi dedem,avın ahenginide öğretti.Ya aslında anlatmaya çalıştığım ne biliyormusun mehmet abicim ya bakıyorum ne zamandan beride bu sitede o kadar değerli insanlar varki tecrübelerinden faydalanacak ama kimse o konular hakkında tekbir konu açıpta soru sormuyor.Üzüldüğüm tek nokta bu varsa yoksa satılık köpekler.gına geldi artık satılık köpek ilanı görmekten.Burası av sitesi köpek satış sitesi değil bildiğim kadarıyla.Tabi bu işi meslek yapmış gerçekten köpek üreticisi dostlarımı tenzii ederim onlara değil kesinlikle bu lafım.Onlar zaten bu işin peşinde olan insanlar değil,tanıyan tanıyor onları.

Ben nerde tecrübeli,deneyimli bir avcı bulsam hemen ne yapar eder bir iki av hikayelerinden anlatmasını isterim.Burdaki amaç hikaye dinlemek değil,o hikayeden ders bulup çıkarmak amacım ve bununda hayatımda çok gerekli yerlerde lazım olduğunu yaşayarak gerçek tanık olarak yazıyorum.Ağzı kilitli bir poşetin içne konulmuş bir kibrit benim hayatımı kurtarmıştır ve ben bunu bir yaşlı avcıdan öğrenmiş ve sürekli av elbisemin kullanmadığım bir cebinde taşıyarak o güne saklamıştım.

Aslında daha neler neler yazılacakta o kadar uzuyorki konu can sıkmak istemiyorum.selamlar sana ustam!!!

Mehmet Ardilli
25.Mart.2009, 15:49
Öğrenmek hiç bitmez, yaşam bunun için var zaten, öğrenmemek bitirir insanı. Yaşam dediğimiz ömür kısacık gelir insana öğrenmedimi. Öğrenimler yaşama, yaşam katar. Çok haklısın keşfetmişsin bu gerçeği. Fakat insan öyle bir varlıktır ki, kimse ona bir şey öğretemez, o isterse, o öğrenim kanallarını açarsa o zaman öğrenebilme imkanı bulur. Yani bilgi öyle bir değerdir ki, değer verene koşar. Su gibidir susamayan anlamaz tadından. Bu yüzden uzun zaman önce bıraktım sorulmadan konuşmayı, çünkü eğer karşında ki istemez ise verdiğinin değeri yoktur. Bir de kibir var insanlar da tabi, bilmezlik pekbi fena geliyor, oysa bilmemek değil öğrenmemek ayıp. Bu senin yazdıkların sadece avcılık konusu için değil her konu da geçerli Çetin kardeşim. Ancak kibir saklamak için değersiz, gizlemek için fazla büyüktür. O yüzden insanlarda ki, kibiri ortadan kaldırmak bizim alçak gönüllüğümüz ve sabrımızla mümkün olur. İşte lezetli bir yemek; karşında ki aç ise ne ala, yok toksa mesele yok zaten, hem aç hem açlığını söylüyemiyecek kadar kibirli ise, onun aç kalmasında sorumluluk kendisinden başka kim de olabilir. Av canlılarda bir çok içgüdüsel davranış ortaya koyar, bunların başın da yaşam endişesi vardır, hem avlayanda, hem avlanan da. Eğer bu içgüdünün yerini dolduracak savunma mekanizmaları geliştirdiyse insan (zevk, itibar, hırs, aşalık kopleksi) ozaman öğrenim kanallarıda farklılaşır tabi. Ama gerçekte verilen bir yaşam savaşı ise, mücadele sanata dönüşür. Refleks, karar vermek, sabır göstermek, azimli olmak, örenim ve eğitim ile sanatcı yetenekler doğurur. Bir çitanın avını kovalamsı ve ceylanın kaçabiliyor olması işte böyledir. İnsan eğer aslını sergilerse insan, heveslerini sergilerse cahil olur. Ben de seni fazla sıkmıyayım Çetinim, sen doğru yolda devam et, ALLAH KERİM.

Sebahattin AVCI
25.Mart.2009, 17:23
valla muhabbet 10 numara olmuş ne güzel anlatımlar düşünceler ağzınıza sağlık http://www.avkolik.net/forum/richedit/smileys/YahooIM/41.gif

Mehmet Ardilli
25.Mart.2009, 17:36
Ah be Sebahattin şu senin Cesii bir bulunsa o zaman esas bizim muhabetler lezet, kıvam tutacak be kardeşim. Hadi inşaallah çıkar gelir, yüzümüz güler.