PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : AKSİVRİ DAĞI



06.Nisan.2009, 08:29
AKSİVRİ DAĞINDA KEKLİK AVI

0612.2008 Cumartesi uyur uyanık geçen bir gecenin sabahı her zaman olduğu gibi gene yollardayız. Beraberimde kayınbabam , Menteş köyünden giydiği kovboy şapkası yüzünden toplum içerisinde “ Dallas “ lakabı ile anılan Ali YILDIZ, Alaşehirli hurdacı Erkan ÖZEN ve Milas, Ortaköy ’den Mustafa SEZER var. Ali YILDIZ tavşan, biz ise keklik avı yapacağız. Sabah 06 sularında batı kısmı Milas’a , doğu kısmı
Yatağan’a bağlı olan Aksivri dağı mıntıkasının doğusuna vardık, vakit erken olduğu için termostan birer bardak çay koyduk , çayları bitirdiğimizde saat 06,20 yi gösteriyordu fazla vakit kaybetmeden keklik ötümünü dinlemek için her birimiz değişik yönlere dağıldık , arabanın yanından 200 metre kadar uzaklaşıp beklemeye başladım , saat 06,35 ‘ de duruşuma göre karşı yamaçtan erkek kekliğin ötüşünü duydum , bunu takiben değişik yönlerden onlarcası ötmeye başladı , bulundukları yeri daha iyi anlayabilmek için 100 metre daha aşağılara doğru yürüdüm bir kaya görüp, üstüne çıktım bir dakika geçmedi bana beş metre uzaklığı var yok alt tarafımdaki zeytin delicesinin dibinde ötmeye başladılar , hiç kıpırdamadan beklemeye başladım ortalık belli belirsiz görünmeye başlayınca keklikler boyunlarını ileriye doğru uzatarak alt ve sol tarafımda bulunan kayaya doğru yürüdüler ve içlerinden birisi kayanın üzerine çıktı ve ötmeye başlayınca bunun bir horoz olduğunu anladım, o öttü ben seyrettim aramız 7-8 metre var yok, bu güzellik iki dakika kadar sürdü varlığımı fark etmiş olmalılar ki cıyaklayarak karşı yamaca doğru hep birlikte uçtular. Ben arabaya dönerken Ali YILDIZ ’ın kopoyu Fındık kendine has havlaması ile tavşan aramaya başlamıştı.
Hava iyice ağarınca hazırlandık köpeğim Lusi’yi kafesinden çıkardım, diğer arkadaşlarda gittikleri yerde ses duymadıkları için kekliklerin kalabalık öttüğü karşı yamaca doğru yürüdük, keklikleri bulabileceğimiz yeri enlemesine taradık tık yok, bu sefer başka bir yöne yöneldik , orada da öyle pis bir yere rastladık ki girdiğimize pişman olduk , battal ormanın içinden bir an önce çıkmak için gayret içindeydik, keklik kalksa boyumuzu aşan ağaçlar yüzünden tüfek atamayacak durumdaydık, Erkan köpeği Kont ile alt taraftan , ben ortadan ,Mustafa ise üst taraftan ilerlerken ön tarafımda aranınken soluğunu duyduğum Lusi ‘nin kaybolduğunu fark ettim , durup dinledim ses gelmiyordu , meraklandım “ Lusi neredesin kızım ! “ diye seslendim, birkaç saniye sonra kekliklerin gürlemesi duyuldu kalkan onlarca keklikten sadece birisini görebildim ve ağaçların dalları ile karışık tam gösteremeden tetiği çektim , olacak ya kanat kırığı düştü , Lusi’ye seslenmeye kalmadı çalılar ardından yıldırım gibi kekliğin düştüğü istikamete doğru geçtiğini gördüm. Fazla sürmedi ağzında kınalı ile geri döndü. Erkan 1982 , Mustafa 1981 doğumlu her ikisi de benim çocuğum yaşında, ben ise 23 Aralık 2008 tarihinde 52 yaşına basacağım , üstüne üstlük birde 110 kiloyum, iki genç arasında yürümenin bile zor olduğu dik yamaçta ilerlemeye devam ederken zaman geldi uçurum kenarlarından zor geçtim , zaman geldi düştüm , ama ağır , ağır da olsa ilerlemeye devam ettim bir yere geldik orman boyumuzu aştı , açıklığa çıktığım anda 100 metre kadar ileriden birkaç tane kekliğin sekerek yamacı aştığını gördüm , gördüklerimi diğer arkadaşlara da seslenip haber verdim, keklikleri gördüğüm yere varınca Lusi ‘nin hareketleri değişti , 20 metre kadar aşağıya boğaza doğru inince de keklikler kendiliğinden harladı , atışa en müsait olan kekliğe doğru gösterip tetiği çektim , keklik düştü fakat tuhaf bir şekilde olduğu yerden yukarıya doğru yükseldi sonrası havadan cansız bir şekilde yere çakıldı, belli ki kafasından saçma almıştı, alt tarafımdan ilerleyen Mustafa , pusup kalan son kekliği de ikinci fişekte düşürdü , bir hayli yorulmuştuk biraz dinlenmek için kayanın düz olan uç kısmına oturduk , Erkan belki keklik vardır diye irice bir taş alıp oturduğumuz kayanın 20 metre dibinde bulunan sık ormanın içine doğru yuvarladı , kısa bir süre sonra kayanın düştüğü yerden bir patırtı, kütürtü koptu. Ne olduğunu merak ederken ,
Mustafa Sezer bağırdı ;
-Başganım , başganım garşıya bi bak !
Bende ;
-Ne var oğlum karşıda diye cevap verdim.
Mustafa Sezer eliyle o tarafı göstererek ;
-Gömüyon mu goca azılıyı, bak gaçıp gide , tek gurşun yok mu ?
O tarafa bakınca , 200 metre ileride ki açıklıkta 150 kilodan aşağı gelmeyecek büyük bir azılının hızlı bir şekilde uzaklaştığını gördüm, Tek kurşun vardı ama silahımda bir nolu şok takılıydı. Hakikaten bu yıl yaban domuzları sayıca nedeni bilinmez derecede arttı , adeta her yerden domuz fışkırıyor !..
Kayanın üzerinde dinlenirken hurdacı Erkan yakınmaya başladı ;
- Ya Mustafa amcam , ben çok şanssızım ya, kaç defa seninle ava geliyom , daha ganat gıramadım.
Teselli vermek için Erkan’a dönüp ;
-Erkan atalarımız boşuna dememiş “ Kırk gün taban , bir gün av eti “ diye, avcılık bu nasipte ne varsa o olur.
Terimizi fazla soğutmadan yerimizden kalktık ilerlemeye devam ettik , aşağı yukarı 300 metre ilerledik o yöne giden keklikler sanki yer yarılmış içine girmişlerdi, bir şey bulamadık birde önümüze sarp bir yer çıkınca benim gözüm korktu bir hayli de yorulmuştum , arkadaşlara dönüp ;
- Çocuklar benim pilim bitti, çok yoruldum , ben bu tehlikeli yerden geçemem siz devam edin , ben yavaş , yavaş yamaç yukarı arabaya döneyim.
Erkan;
- Olur mu başganım , bizde yorulduk ayrılmak olur mu ? anca beraber ,kanca beraber.
Rotayı çevirip yamaç yukarı çıkmaya başladık gençler önden ben en arkalarından ağır, ağır güçlükle ve bitkin bir vaziyette tırmanırken , Erkan ve Mustafa’nın önünden gürleyen alayın sesi ile kendime geldim, patlayan dört el silahtan sadece bir kekliğin düştüğünü gördüm , bunu takiben Erkan’ın sesini ;
-Hadi olum Kont aldıge ,aldıge !
Kekliği Erkan’ın vurduğunu anlayınca sevinmiştim , içimizde sadece o av vuramamıştı , kekliği vurunca da keyfi yerine gelmişti.
Arabanın yanına yaklaşmıştık ki uzaklardan Ali Yıldız ’ın kopoyu Fındık ’ın sesini duyduk , çok geçmedi bir el silah sesi duyuldu.
Arabaya vardık baktım Kayınbabam her zamanki gibi çayı demlemişti , hemen kendimize birer bardak çay koyduk , çaylarımızı bitirmek üzereyken Ali Yıldız elinde bir tavşanla çıktı geldi. Keyfimiz katmerlenmişti ,o günkü avımız çok güzel geçmiş , her birimiz ayrı , ayrı o av gününü doyasıya yaşamıştık.
Yüce Allah cümlemizi avcılıktan mahrum etmesin.
Saygılarımla.
m.ozkanmilashotmail.com

unforgiven
06.Nisan.2009, 14:01
Başkanım eline emeğine yüreğine sağlık... Yaş ilerlemiş olsa da insanın ruhu genç oldu mu problem olmuyor asla değil mi? :D Maşallah yanındaki gençlere de avı görmek ve silah atmak da nasip olmuş... Rabbim dostluğunuzu da avınızı da daim etsin...

Saygılarımla...

Sebahattin AVCI
06.Nisan.2009, 14:41
başkanım maşallah avınız ve dostluklarınız baki olsun nice güzel anılarınızın devamını dilerim

saygı ve sevgiler

feridun berin
06.Nisan.2009, 14:51
Mustafa kardeş harika bi anlatım diline eline emeğine sağlık valla daldım gittim bi an kendimi sizlerle sandım neyse benim hanım seslendi feridun çayını getirdim diye kendime geldim senin kayın babanın çayından içemedim ama hanım açığı kapadı sağolsun sende Allaha emanet ol Allah sana sağlık versin nice avlara inşallah....

KOSAVALIMİROGLU
06.Nisan.2009, 15:46
Mustafa bey eline emegine gönlüne saglık paylaşıma teşekürler saglıcakla kalın

10.Nisan.2009, 13:24
[HR]
Sevgili avcı dostlarım, yaşamımızın adeta bir parçası , vazgeçilmez bir tutku olan avcılıkta yaşadığım doyumsuz güzelliklerini sizlerle paylaşmak apayrı bir güzellik.

Dilerim sizlerde aynı güzellikleri yaşarsınız, tüm dostlara sağlıklı bir avcılık yaşamı dilerim.

Selamlar.

fevzi dursun
10.Nisan.2009, 13:55
başkanım yüreğinize kaleminize sağlık. mükemmel bir anlatım daha sunmuşsun. izmirden selamlar

çetin ekren
10.Nisan.2009, 14:30
Başkanım bize yine güzel bir av günü yaşattınız ağzınıza,yüreğinize ve kaleminize sağlık...okurken kendimi orda hissettim çok teşekkürler..

Mesut BÜLBÜL
10.Nisan.2009, 16:19
başkanım eline yüreğine sağlık an heyecanı yaşttın adeta teşekkür ederim allah yenisini nasip etsin diyorum banada 1 sefer nasip oldu o dağın avı memleketime yakın olmasına ramen milastan gidip avlamıştık 1 keklik vurabildim etibak maden ocaklarının yanında selamlar sayğılar başkanım sizlere

cemalreis
10.Nisan.2009, 20:04
BAŞKANIM SAĞOLASIN VAR OLASIN KALEMİN DİLİN VE YÜREĞİN DERT GÖRMESİN
BİZLERE AYNI DUYGULARI YAŞATTIN.ALLAH RAZI OLSUN.

15.Nisan.2009, 11:23
Hepinize ayrı, ayrı teşekkür ederim sevgili dostlarım , Allah cümlenize sağlıklı bir avcılık yaşamı versin.