27.Nisan.2009, 12:26
Aşağıdaki fıkrayı tüm çalışanlarıma gönderdim…
Doğu illerindeki bir ağanın en büyük zevki, kar üzerine çişiyle
imzasını atmakmış
Bu nedenle kar yağmaya başladığı andan itibaren köyde hayvanlar dahil
hiç kimse sokağa çıkamazmış.
Kar biraz kalınlaşınca, ağa sırtına kürkünü giyer ve köy meydanına
gelirmiş. Yanında da en yakın yardımcısı Haso.
Ağa sırtını köye doğru dönersonra sorarmış:
Ula Hasso, ahali bakiy mi?”
Hasso cevap verirmiş:
Evet ağam, hepisi de bir olmuş, pencerelerden bakir.”
Ağa çisiyle karın üzerine imzasını atarmış “Abdullah
Cizrelioglu”. Sonrada bir nokta koyarmış ve sorarmış:
Hala bakirler mi?”
He ağam, hem bakirler hem de çılgın gibim alkıslirler.”
Her sene ayni tören sürermiş.
Aradan 7 yıl geçmiş.
Ağa yine, kar tuttuktan sonra, çıkmış köy meydanına.
Sormuş Hasso’ya:
Ahali bakir mi?”
“He ağam, bakirler, köpekler, kediler bile camdadır.”
Ağa “Abdullah” diye adini , arkasından “Cizrelioglu”
diye soyadını yazmaya başlamış
ki;
kalakalmış, çünkü yaş gereği prostat.
Halka rezil olmak var. Alçak sesle Hasso’ya sormuş:
Bakirler mi?”
He ağam, bakirler de, sen ne diye durdin öyle?”
Ağa çaresiz:
Ula gel yanıma, arkanı dön ahaliye, tamamla şunu.”
diye emretmis.
Hasso bir an durmuş, sonra çişini yapmaya hazırlanmış ve ağanın
kulağına eğilip :
Ağam” demiş, “Kırk yıldır kafama vurdin, salak dedin, sırtıma vurdin
aptal dedin.
Ha bu kulun okumayi yazmayi sökemedi ki, ucuni tut da yazının devamını
sen yaz.”
BİRLİKTE ÇALIŞTIKLARINIZI
EĞİTMEZSENIZ ……. TUTACAĞINIZ GÜN
YAKINDIR.:))
Doğu illerindeki bir ağanın en büyük zevki, kar üzerine çişiyle
imzasını atmakmış
Bu nedenle kar yağmaya başladığı andan itibaren köyde hayvanlar dahil
hiç kimse sokağa çıkamazmış.
Kar biraz kalınlaşınca, ağa sırtına kürkünü giyer ve köy meydanına
gelirmiş. Yanında da en yakın yardımcısı Haso.
Ağa sırtını köye doğru dönersonra sorarmış:
Ula Hasso, ahali bakiy mi?”
Hasso cevap verirmiş:
Evet ağam, hepisi de bir olmuş, pencerelerden bakir.”
Ağa çisiyle karın üzerine imzasını atarmış “Abdullah
Cizrelioglu”. Sonrada bir nokta koyarmış ve sorarmış:
Hala bakirler mi?”
He ağam, hem bakirler hem de çılgın gibim alkıslirler.”
Her sene ayni tören sürermiş.
Aradan 7 yıl geçmiş.
Ağa yine, kar tuttuktan sonra, çıkmış köy meydanına.
Sormuş Hasso’ya:
Ahali bakir mi?”
“He ağam, bakirler, köpekler, kediler bile camdadır.”
Ağa “Abdullah” diye adini , arkasından “Cizrelioglu”
diye soyadını yazmaya başlamış
ki;
kalakalmış, çünkü yaş gereği prostat.
Halka rezil olmak var. Alçak sesle Hasso’ya sormuş:
Bakirler mi?”
He ağam, bakirler de, sen ne diye durdin öyle?”
Ağa çaresiz:
Ula gel yanıma, arkanı dön ahaliye, tamamla şunu.”
diye emretmis.
Hasso bir an durmuş, sonra çişini yapmaya hazırlanmış ve ağanın
kulağına eğilip :
Ağam” demiş, “Kırk yıldır kafama vurdin, salak dedin, sırtıma vurdin
aptal dedin.
Ha bu kulun okumayi yazmayi sökemedi ki, ucuni tut da yazının devamını
sen yaz.”
BİRLİKTE ÇALIŞTIKLARINIZI
EĞİTMEZSENIZ ……. TUTACAĞINIZ GÜN
YAKINDIR.:))