PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : NE DEMEM LAZIMDI SİZCE



04.Mayıs.2009, 08:23
Dün başımdan geçen bir durumu anlatacağım siz doslara.Ben avcılığın yanında sizler gibi hayvanları çok severim yılana kadar beslemişimdir.şimdi kanaryalarım var 3 gün önce kanaryaları bit için ilaçlarken bir dikkatsizlik sonucu 45 günlük yavrulardan birinin kanadı kırıldı.ben 3 gündür doğru düzgün yatamadım 2 defa kolum kırıldı şimdiye kadar o acıyı bilirim kuşu ilaçlıyorum kanadına bakıyorum hatta ağladım bunu eşim gördü akşam kayınbabamgil geldi onlara kuştan bahsettim benim hayvanlara nekadar düşkün olduğumu onlarda artık biliyorlar.kayınbabam bana bir soru sordu hem hayvanları bukadar seviyorsun hem ava gidiyorsun.bu nasıl birşey anlatırmısın dedi bağzı cevaplar verdim ama verdiğim cevaplar beni bile tatmin etmedi.sizce ne demem lazımdı sayın site sakinleri.

04.Mayıs.2009, 08:39
MERHABA SERKAN BEY...
BİZLER AV SPORUYLA UĞRAŞAN İNSANLARIZ PARALI ASKER DEĞİL BUNUN AYRIMINI İYİ YAPMALIYIZ.
DOLAYISIYLA BU KONUDA DİĞERLERİ GİBİ YORUMA AÇIK...
KASAPTAN BEYAZ YADA KIRMIZI ET ALIP YİYENLER HAYVANLARI SEVMEDİKLERİ İÇİNMİ KULLANIYORLAR...
NE DERSİN ! YADA NE DERLER?

ÖNCELİKLE GÖSTERDİĞİN İNSANİ DAVRANIŞ İÇİN SENİ CANI GÖNÜLDEN TEBRİK EDERİM...

EKOLEJİK DENGENİN BİR UNSURUDUR AVLANMAK.

TAKİ ATALARIMIZ GİBİ HER CANLI YAŞAMINI İDAME ETTİRMEK İCİN BAZI BESİN KAYNAKLARINI KULLANIR ÖRNEĞİN SULU VE KURU GIDALARIN TAMAMI...

YANİ SORUNUZUN CEVABI CANLI OLMAKTA YATIYOR ÖYLE YADA BÖYLE...

YETERKİ KURALLAR DAİLİNDE AVLANALIM KATLİAM DEĞİL SADECE SPOR OLARAK BAKALIM BENCE...
SAYGILAR SUNARIM SİZE VE BABANIZA...

çetin ekren
04.Mayıs.2009, 09:20
gardaşım her avcı eminimki en az senin kadar merhametlidir...inan bende normalde bir tavuk bile kesemem...kıyamam
köğeğime bir iğne dahi vuramam...o kadar diyeyim.
şimdi avcılık kesinlikle bir ihtiyaç değil bunu hepimiz biliyoruz....ne varki dünyanın var olduğu günden beride insanoğlu avlanır o zamanlar et ve giyecek için avlanılırdı,bugün ise tarifini bir türlü yapamadığımız o günlerden bugüne gelen avcılık ruhuyla devam ediyor ben avcılığa bir türlü içimden gelerek spor diyemiyorum...bence avlanmak spor olamaz...
avcı ve doğa bir bütün halindedir nasılki doğadaki bir taş bile o doğanın bir parçası ise avcıda o doğanın bir parçasıdır ve avcıda avlanarak bunu tamamlıyor....
padişahlarımz döneminde nasılki ''ağacımdan yaş kesenin başını keserim''diye bir söz bugünlere kadar geliyor....ve burda da doğaya duyulan saygıyı anlatıyor...ve o padişahlarki hem bu kadar duygulu insanlar olmasına rağmen hemde ihtiyaçları olmadığı halde avlanıyorlardı....tarihimizde kayıtlı ne kadar avcıbaşları avcı ocakları olduğunun hepimiz biliyoruz...
sana sorulan bu kadar basit bir sorunun malesef cevabı bizce kolay ama onların anlamaları bakımından zor ama kendini açıklayacak çokda örnek olmasına rağmen önemli olan karşındaki kişinin gerçekten seni anlayabilmesi...bende senin gibi defalarca böyle sorularla karşılaştım ne kadar anlatsamda anlayan çok az çıktı çünkü bizim toplumumuzun avcıya bakış açısı çok farklı ve farkı bir türlü ortadan kaldıramadık çünkü sonuçta ne yaparsak yapalım ne izahatta bulunursak bulunalım biz elimizde silahı olan ve can alan kişiler olarak görülüyoruz ve ne yazıkki sadece bu yönümüze bakıyorlar diğer faaliyetler kimsenin umurunda değil...
yani gardaşım bu sorular hep sorulacak bizde hep cevaplayacağız ikna olan olacak olmayanda yine aynı görüşlerle bize aynı camdan bakacak....selamlar...

04.Mayıs.2009, 09:54
RAMAZAN ABİ ÇETİN ABİ cevaplarınız için teşekkür ederim.ben aslında yeri gelince bir konu hakkında konuşa bilen bir insanım.bu konudada cevaplarım var kendimce ama gel görelim avcılığın bendeki anlamını insanlara anlatmakta yetersiz kalıyorum.avcı olmayan insanlara diyeyim.ve biliyorumki benim hayvanlar için yaptığımın onda birini onlar yapmıyor ve biliyorumki doğada bir çocuk bezi bile varsa ben onu alır tobaya koyarım onu bir çöpe atarım beni eleştiren insanlar ona huylanır yaklaşmaz.ama o insanların sormuş olduğu nasıl kıyıyorsun o hayvanlara sorusunun cevabını bulamıyorum.Çetin abi genlerimde olduğunu anlatacak cevapları bulmalıyım.ben yanlış birşey yapmıyorum.en önemlisi dinimiz islamda yasaklamamış.avcılığı

çetin ekren
04.Mayıs.2009, 10:28
işte benim anlatmak istediğimle senin anlatmak istediğin şeyler aynı fakat bunu avcı olmayan insanların sadece doğa ve hayvan sever görünenlerin anlaması zor sen ne anlatırsan anlat onlar anlamamakta ısrar edecekler ve sonuçta sana can almanın neresinde mantık var diyecekler,ihtiyacınmı var diyecekler,bunun neresi doğaseverlik diyecekler bunları hep söyleyecekler hem sana hem bana hemde avcı olan herkese çünkü bizden o kadar uzaktalarki nerdeyse aynı dili konuştuğundan bile şüphe duyacaksın ne yazıkki bu böyle gardaşım...

04.Mayıs.2009, 10:30
ÇETİN BEY İNSANLARIN DÜZ YOLDA YÜRÜMELERİNE YÜRÜYÜŞ BİRAZ DAĞLIK BİRYERDE GEZMELERİNE TREKİNG KAYAYA TIRMANMALARINADA TIRMANIŞ DENİR YAPILAN İŞLERİN KELİME KARŞILIĞI OLARAK EVRENSEN TERİMLERDİR.
ÖZELLİKLE BİZİ ANLAMAKTA GÜÇLÜK ÇEKENLERE İSE YAPTIĞIMIZIN EVRENSEN BOYUTDA AVCILIK SPORU OLDUĞUNU AKTARMALIYIZ BU BENİM BİLGİM VE ANLADIĞIM KARŞILIĞIM...

YAPTIĞIM İŞİ SİZİN DEYİMİNİZLE CAN ALMAK OLARAK DEĞİL AVCILIĞIN MÜRENGİ TAŞI OLARAK GÖRÜYORUM...

AV VE AVCI ARASINDA GEÇEN İLETİŞİM BUNA BAĞLIDIR...

BİRDE BENİM SÖYLEDİKLERİM BENİ BAĞLAR DEMEĞİDE UYGUN GÖRÜYORUM...
NOT:
(AMACIM TEZ YAZIP ANTİ TEZE VARIP SENTEZLEME YAPMAK DEĞİL)

çetin ekren
04.Mayıs.2009, 10:40
Ramazan bey benim anladığım dilden konuşursanız bende anlamakta zorluk çekmiyeceğimi sanırım....
Avcılığa can alma deyimini ben kullanmıyorum onu bizlere başka çerçeveden bakanların bize kullandıkları söz olarak söyledim kesinlikle benim kullandığım bir deyim değil...lütfen burda değişik ritimler yakalamaya çalışmayalım...
burda bahsedilen konu avcı olmayan kişilerin sürekli avcı olan kişileri suçladıkları kelimeler...
iş bana kalırsa ben onlara cevap verme bile gereksinimi duymam çünkü ne kadar konuşsanda onların çıkış kapısının aynı kapı olacağını biliyorum....
şimdi burda avcılığın ne olduğunu birbirimize değil,bize farklı bakan kişilere izahatı hakkında yorum yapıyoruz...yoksa
avcılığın sadece avlanmak olmadığının bende farkında olan biriyim....

04.Mayıs.2009, 10:47
BEN YAZINIZI OKUDUĞUMDA AYNI DİLİ KONUŞTUĞUMUZU ANLAMIŞTIM LAKİN SPOR OLARAK GÖRMÜYORUM DEĞİNCE BİRAZ ALINDIM İŞİN AÇIKCASI...
AÇIKLAMA YAZMA GEREĞİ HİSSETTİM.
YANLIZ SORUN BİZİM ŞAHSIMIZIN DEĞİL DEĞERLİ BİR AVCI ARKADAŞIN YAŞAMIŞ OLDUĞU TALİHSİZ BİR OLAYA KARŞIN YARDIM TALEBİNDE BULUNMUŞ OLMASI BENDE OLAYA EVRENSEN ANLAMINLA YARDIMCI OLMAK İSTEDİM...

Recep DÖNMEZ
04.Mayıs.2009, 10:56
Serkan Kardeş! öncelikle hayvan sevginden dolayı seni kutluyorum.
Kanarya yavrularınında bir an önce sağlık bir şekilde büyümelerini temenni ediyorum.
Hayvanları sevmek,onlarla ilgilenmek,onlar için ağlayacak durumlara gelmek ayrı,
avcılık ayrı diye düşünüyorum.
Ben balıkları çok severim,evimde akvaryumda onlarca balık vardır,siz kuşları seversiniz
evinizde kanaryalarınız vardır,başkası ördekleri sever bahçesinde besler,bazıları tavşan
besler,vb... bu örnekleri çoğaltabiliriz.
İnsanlar köylerde sığır besler,koyun,keçi besler.....
Hepimiz evimize balık alır yeriz,
Hepimiz tavuk alır yeriz,
Hepimiz et alır yeriz,
Özellikle kuzu etine bayılırız değilmi....
Bir çoğumuzda daha küçüklüğünden beri evimizde,elimizde büyüttüğümüz
sığır,koyun,keçi,tavuk,kaz,hindi,tavşan gibi hayvanları gün gelir keser yeriz değilmi....
Eğer hayvanları bu şekilde kesip yemek cana kıymaksa ona birşey diyemem....
Avlanarak hayvanları yemek bence yukarıda saydıklarımla bir farkı yok....
Tabiki aşırı olmamak şartı ile....
Kimse evindeki 10 ineği birden,10 tavuğu birden,10 tavşanı birden kesmez,
kimse 10 kğ birden balık satın almaz....
Kayınpederine işin birazda bu boyutlarından bahsetmeni tavsiye ederim.
Biz hep ne diyoruz avcı olalım,bohçacı olmayalım....
Onlar bizi bohçacılarla karıştırıyor,bu hususları izah ettiğimizde ikna olacaklarını düşünüyorum.....
Saygılar.......

çetin ekren
04.Mayıs.2009, 11:04
Anlıyorum gardaşım ama dediğim gibi insanlar yaptıkları işlere değişik isimler takıyorlar...avcılığada avcılık sporu diyorlar ama avcılık benim gözümde spordan daha öte bir yaşam tarzı....çoğu insan için spor olabilir ama avcılık benim hayatımda bütünüyle rol almış...işimden tutunda günlük yaşantma kadar girmiş durumda...şimdi bir tenisin,basketbolun,yüzmenin,koşunun spor olduğunu anlayabilirim burda amaç vucudu zinde tutabilmek ve yaptığı sporu sadece sevmek ve severek yapmak...oysa avcılık bunun dışında yapan kişiye birçok öğretisi olan farklı bir dal bir kayakçıyı düşünün dağları sever karı sever ama doğada yaşamı bilmez...
yani kısacası ben spor diyemiyorum arkadaşım sadece avcılık doğayı yaşamaktır diyebiliyorum,hiçbir sporun insanı kendine aşık edeceğini sanmıyorum...umarım beni anlayabiliyorsunuzdur...ayrıca tabiki burda arkadaşın karşılaştığı soruya cevap aramak için çabalıyoruz sende,bende...
belki ben yanlış düşünüyor olabilirim ama benim görüşüm bu yönde...

04.Mayıs.2009, 11:12
Serkan Kardeş! öncelikle hayvan sevginden dolayı seni kutluyorum.
Kanarya yavrularınında bir an önce sağlık bir şekilde büyümelerini temenni ediyorum.
Hayvanları sevmek,onlarla ilgilenmek,onlar için ağlayacak durumlara gelmek ayrı,
avcılık ayrı diye düşünüyorum.
Ben balıkları çok severim,evimde akvaryumda onlarca balık vardır,siz kuşları seversiniz
evinizde kanaryalarınız vardır,başkası ördekleri sever bahçesinde besler,bazıları tavşan
besler,vb... bu örnekleri çoğaltabiliriz.
İnsanlar köylerde sığır besler,koyun,keçi besler.....
Hepimiz evimize balık alır yeriz,
Hepimiz tavuk alır yeriz,
Hepimiz et alır yeriz,
Özellikle kuzu etine bayılırız değilmi....
Bir çoğumuzda daha küçüklüğünden beri evimizde,elimizde büyüttüğümüz
sığır,koyun,keçi,tavuk,kaz,hindi,tavşan gibi hayvanları gün gelir keser yeriz değilmi....
Eğer hayvanları bu şekilde kesip yemek cana kıymaksa ona birşey diyemem....
Avlanarak hayvanları yemek bence yukarıda saydıklarımla bir farkı yok....
Tabiki aşırı olmamak şartı ile....
Kimse evindeki 10 ineği birden,10 tavuğu birden,10 tavşanı birden kesmez,
kimse 10 kğ birden balık satın almaz....
Kayınpederine işin birazda bu boyutlarından bahsetmeni tavsiye ederim.
Biz hep ne diyoruz avcı olalım,bohçacı olmayalım....
Onlar bizi bohçacılarla karıştırıyor,bu hususları izah ettiğimizde ikna olacaklarını düşünüyorum.....
Saygılar.......


Ek olarak.

Arslan bir avcıdır. Lakin karnı tok olduğunda, avcılık güdüleri çalışmadığında kediden farkı olmayan davranışlar sergiler.


İnsanların av tutkusu da çok farklı değil.

O güdü Rabbimizin bize verdiği bir davranıştır. Bize bahşettiği nice nimetten sadece çok ama çok az bir bölümüne avcılık sayesinde ulaşmamızı mümkün kılan bir doğal davranış şekli değil mi?

Hele günümüzde bu istek, bu sevginin daha da büyük bir ihtiyaç olduğunu tartışmaya bile gerek yok.

Avlanmanın tarlada tahıl yetiştirmek,

kümeste tavuk beslemek,

hayvancılık ile uğraşmak,

kasaptan et, balıkçıdan balık almanın ötesinde,

farkının doğa ile uyum mecburiyeti ve kollektif (birlikte) yapılmak zorunda olan bir uğraş, "bana göre bir kültür, felsefe ve paylaşım" aynı zamanda da mecburiyete dayalı bir beyin ve vücut aktivitesi oluşudur.

Avcı sevecendir.

Avcı acıma duygusunu gerektiği yerde kullanmasını bilen, duygularında da davranışlerında da dürüst insan modelidir.

Güneşin doğuşuna gülmeyi becerebildiği gibi, kanaryanın kanadının kırılmasına da ağlayabilir.

Ama günde milyarlarca tavuğun, balığın tüketildiği, dananın vb. etinden vs. faydalanılan canlının ölümünü bir masal gibi gören ve izleyen bunu doğal sayan , sonra da familya olarak birbirinden farkı olmayan, 1 gün boyunca sadece 1 kaçını avlayabilme imkanına sahip olabildiğimiz av hayvanlarının ölümüne acıyan zihniyetin dürüstlüğü ve bilinci hakkında şüphelerim var.

Bana kalırsa biraz insanlık tarihini ve gerekli kitapları okuması bir kişinin bu duruma bakış açısını düzenlemesine yardımcı olacaktır.

Saygılar.

çetin ekren
04.Mayıs.2009, 11:25
birde şu açıdan bakın şimdi burda kim avcılığı niye yapıyorsun sorusuna cevap verirse versin onu okuyanda burdaki avcı kişiler olduğundan herkes birbirini gayet iyi anlıyor ve yapılan yorumlar gayet mantıklı geliyor...
ama işte bunu avcı olmayan birinin anlaması zor....şimdi örneğin çok sorulan şu sorular..
1-mecburmusun avlanmaya
2-ihtiyacınmı var
3-günah değilmi o hayvanlara
4-biz avlanmadan durabiliyorsak siz niye duramıyorsunuz
5-sabahın 04.00 ünde sıcak yatağınızı bırakıp ne işiniz var dağda taşta
6- yapmayın yapmayın günahtır

ve daha bir soru bu soruların benzerleri aslında bende gayet iyi biliyorum ki bu soruların hepsinin cevabı oldukça basit olan ve bizim gibi içinde doğayı tanıyan kişilerin anlayabileceği cevaplar...bu sorulara verdiğimiz cevaplardan sizce kaç kişi ikna olabiliyor...çok az....şimdi bence niye ikna olmuyorlar onun cevabını aramak en iyisi yoksa hepimiz eminimki cevapları biliyoruz...ama onlar niye ikna olmuyor burayı araştırmak lazım....

04.Mayıs.2009, 11:28
ÇOK AÇIKLAYICI BİRSÜRÜ ÖRNEK VAR YAZAN ARKADAŞLARIN GÖNLÜNE SAĞLIK...

04.Mayıs.2009, 11:37
Ben de ava gitmeyenlere soruyorum.

Tavuk şnitzel yemeğe mecbur musun?

Mecburmusun somon füme ikram etmeye konuklarına?

Deri ayakkabi giyeceğine keten çizme giysen olmaz mı?

Halıya, yün kazağa ihtiyacın mı var?

Sağlıklı beyaz et topraktan mı bitiyor?

O zaman sebze de yeme. Onlar da canlı.

Evinin zemini ahşap doğramadan mı? Nekadar ayıp.

Sakın birdaha pipo içme ozaman.

Ya da vb. 1000000000 soru?

Hele kürklerle gezip de, çiğ balık yiyenlere ne demeli ???

çetin ekren
04.Mayıs.2009, 11:46
Ulaş gardaş inan bende bu soruları çok soruyorum ve aldığım cevaplardan bende onlar gibi ikna olmuyorum....yani anlayacağın onlar bizi,bizde onları anlamıyoruz....ya zaten pekte umurumda da değil kısacası beni anlayıp anlamamaları ben yaptığım avcılıkta kurallara uyup zamansız avlanmadıktan sonra,sezonunda avlanıp avladığım hayvanı israf etmedikten sonra söylenenler beni pekte fazla ilgilendirmiyor....yani kendi vicdanım rahat olduktan rahatsız olanın vicdanı beni alakadar etmez ama işte konuşupta insanın canını sıkmaları.....

04.Mayıs.2009, 11:53
Abi bu adamlar genelde. Kovuğundan çıkıp da ağacını beyenmeyenlerdir.

Onları çok sevdikleri ve özendikleri batının kraliyet aillelerinin av partilerini izlemeye davet ediyorum.

Bir de Afrikada yine bu kraliyet ailelerinin, karınlarını doyurmak için yasak avcılık ve hayvan kaçakçılığı yapmak zorunda bıraktıkları sömürdükleri insanların karnı şiş çocuklarının belgesellerdeki resimlerini izlemeye.

Herkes bir av aynızamanda da avcıdır.

04.Mayıs.2009, 12:35
forma katılan tüm abilerime teşekkür ederim.Çetin abi bende diyorum genelde kimseye niye ava çıktığımı anlatmak zorunda deyilim diye.Ama bazı zamanlar bu soruları soran insanlar sana o kadar yakın insanlarki onlara onların seni anlıyacağı bir cevap vermen gerektiğini hissediyorsun.şimdi benim eşim ava çok uzak bir insan ben ona neden ava çıktığımı bir anlatsam o bir pazarın var onuda avda geçiriyorsun demeyi bırakır.hatta kalk beraber gidelim der ben onuda götürürüm.Mesela annem babamla hep ava gitmiştir.ama bizimkiler hala avcılığı hayvan öldürmek olarak görüyorlar.

Tamer Kuvvet
04.Mayıs.2009, 13:19
MERHABA SERKAN BEY...
BİZLER AV SPORUYLA UĞRAŞAN İNSANLARIZ PARALI ASKER DEĞİL BUNUN AYRIMINI İYİ YAPMALIYIZ.
DOLAYISIYLA BU KONUDA DİĞERLERİ GİBİ YORUMA AÇIK...
KASAPTAN BEYAZ YADA KIRMIZI ET ALIP YİYENLER HAYVANLARI SEVMEDİKLERİ İÇİNMİ KULLANIYORLAR...
NE DERSİN ! YADA NE DERLER?

ÖNCELİKLE GÖSTERDİĞİN İNSANİ DAVRANIŞ İÇİN SENİ CANI GÖNÜLDEN TEBRİK EDERİM...

EKOLEJİK DENGENİN BİR UNSURUDUR AVLANMAK.

TAKİ ATALARIMIZ GİBİ HER CANLI YAŞAMINI İDAME ETTİRMEK İCİN BAZI BESİN KAYNAKLARINI KULLANIR ÖRNEĞİN SULU VE KURU GIDALARIN TAMAMI...

YANİ SORUNUZUN CEVABI CANLI OLMAKTA YATIYOR ÖYLE YADA BÖYLE...

YETERKİ KURALLAR DAİLİNDE AVLANALIM KATLİAM DEĞİL SADECE SPOR OLARAK BAKALIM BENCE...
SAYGILAR SUNARIM SİZE VE BABANIZA...



Ramazan abimin ağzına sağlık ne kadar güzel açıklamış başka denilecek birşey yok sanırsam.

çetin ekren
04.Mayıs.2009, 15:13
Serkan gardaşım işte işin özüde burda yatıyor seni ailen anlayabiliyorsa gerisini boşver gardaşım...ailelerimizin anlamakta zorlandıkları noktada yine bizden kaynaklanıyor haklısın var yok bir pazarımız var av sezonu gelince bizler genelde o günümüzüde arkadaşlarımızla geçirmeyi haklı olarak istiyoruz ve öylede yapıyoruz tabi istisnalar vardır onları bilemem...sen bence havaların çok güzel olduğu birgün aileni al ve kamp kurabileceğin güzel bir yere götür şuna inanıyorumki çok kısa bir zaman sonra bunun tekrarını isteyecekler ve seni anlamaya başlayacaklar...sana uzun zaman önce olan hayatımın en kötü günü diyebileceğim bir olayı anlatmak istiyorum yorumlamak okuyanlara kalmış...

12 veya 13 yaşlarındayım babamla ava gidebilmek için herşeyimi verebileceğim zamanlar...o dönemler av kontrolleri yok denebilecek kadar az ve böyle sezon falan olmadığı insanların av kuralları vicdanlarının koyduğu dönemler...
şubat ayının son haftasıydı yanılmıyorsam köyde düğün var babam hem ev halkını köye düğüne bırakacak hemde birlikte ördek avına gideceğiz...
ben sevinçten gece uyku uyuyamamışım sabah 07.00 ben ayakta hazırım mahsus gürültü çıkarıyorumki herkes uyansın.neyse herkes kalkıp hazırlandı ben herşeyimi akşamdan hazırlamışım.arabayla vardık köye herkes düğünün olacağı eve gitti bense biran önce ava gitmek için sabırsızlanıyorum...o dönemlerde her istediğin av malzemesini bulmak zor buralarda...babama ait 42 numara kasık çizmesini giyecem fakat akşamdan uç kısımlarına peçete doldurmuşum ayak numaram o zaman 39,ayakta 43 numara çizme....neyse arabayı bıraktık köyde her taraf kar araba yoldan dışarı çıkmıyoki araçla gidilsin.....
yürüme av yerine vardık köy görünüyor ama mesafe 5 km.falan yer yer karlar erimiş ve su birikintileri olmuş göç ördeği yeni yeni gelmeye başlamış neyse babam sırt çantasından küçük küreğini çıkardı ve bir su birikintisinin uç kısmına yakın bir yere başladı bizim burda mazgal diye tabir ettiğimiz bekleme yeri yapmaya tabi bunu kardan yapıyor...yan kısımlarını 50 cm.kadar yükseltip yuvarlak 1.5 m2 lik bir bekleme yeri,ördek gelince tamamen yerle bir oluyor gizlenmek için.neyse mazgalı yaptı bense sadece izliyorum..çantasından plastik mühre ördekleride çıkardı...dizdi suyun içerine ve başladık birlikte beklemeye...
ileride bir su birikintisi var gelen ördek oraya iniyor.bizim tarafa bakan yok...bekle bekle yok.

o dönemlerde fişekleri babamlar avcı arkadaşlarıyla bir araya gelir doldururlardı ve bildiğimiz fişeğin kapsülünü söker yeniden yaparlardı ve kapsülün içindeki kısmınada ramazanda çocukların tapa tabancalarında attığı tapaların evzasını ıslatıp ondan yaparlardı...ben babama ya ben gideyim şu ördekleri o sudan kaldırayım dedim belki bu tarafa gelirler dedim babamda dikkatli ol derin yerler olabilir ıslanmayasın dedi..ben kalktım ve gidip ördekleri kaldırdım o sırada babamın bir el ateş ettiğini duydum fakat dönüp baktığımda ördek gurubu falan göremedim....dönüp babama doğru baktığımda babamın beni çağırdığını gördüm fakat sesini rüzgardan duyamıyorum el işaretini görebiliyorum hızla ona doğru gitmeye başladım fakat babam sadece tüfeğini aldı omzuna ve köye doğru ilerlemeye başladı aramızda 300-400 mt falan var bir türlü yetişemiyorum neyse karda babamın izine girdim fakat babamın izi sadece kan her taraf kan....
az sonra babam durdu ve üzerine girdiği beyaz kamufle elbisesinden parça kestiğini gördüm ve eline sarıyordu ne olduğunu anlayamamıştım bir türlü yetişemiyordum o kadar hızlı ilerliyordu ki...ama her adımında kan vardı...sonunda yetişmek üzereydim çizmelerin içinde çoraplarım ayak parmaklarımın üzerine kadar sıyrılmıştı...neyse sonunda yetiştim babama ve ne olduğunu sordum birşey yok dedi bıçak elimi kesti dedi,baba ördekler çanta orda kaldı dedim boşver sen onları hadi hemen gidelim dedi...
köye vardığımızda babamın her tarafı kan içinde kalmıştı ve ben çok korkmuştum çünkü hiç bıçak işine benzemiyordu...
kimseye haber vermeden hemen arabaya bindik ve bana bbam şöyle dedi eğer ben uyuyacak olsam arabayı kullanabilirmisin dedi...bende kullanırım dedi...hadi bir dene bakalım dedi...ben direksiyona geçtim ve bir iki kalkarken stop ettirdikten sonra harekete geçtim babam bana hadi durma sür dedi...şehire 15 km uzaklıktaydık ve şehrin girişinde hastane vardı oraya nasıl geldiğimi bilmiyorum babam yarı uyur yarı uyanık şekilde sarhoş gibi ve elinin üzerine sardığı bezden sürekli kan damlıyor bileğinide sıkıca bağlamış arasıra gevşetiyor ve gevşettiği zaman kan sanki musluktan akıyor gibi offfff Allahım sen hiç kimseye gösterme böyle acıyı...
neyse hastanenin tam önünde durdum ve babam aracın içinden zorla indi ve paspasla bir kan dolduğunu gördüm en son babam acil servise içeri girdi ve doktor diye bağırdı ve yere yığıldı...
babam o hastanenin personeliydi herkes koşuşturmaya başladı ve babamı apar topar ameliyata aldılar bense ne olup bittiğini anlamaya çalışıyorum...ameliyathanenin önünde bekliyorum ve babamı bir odadan diğerine alırlarken gördüm sol eli açıktı ve işaret parmağı yoktu sadece kan akıyordu parmağın yerinden...
amaliyat iki saat sürdü ve babamı bir odaya aldılar hiç kimse yok nereye gideceğimi bilmiyorum o sırada babamın mesai arkadaşı beni gördü ve ne olduğunu sordu bende elini bıçak kesti dedim...annemlere haber verip vermediğimi sordu durumu öğrenince hadi gidip haber verelim dedi ve arabayla köye gittik annemleri alıp hastaneye geldik...olayı sonradan öğrendimki silah kazara patlamış ve babamın sol elinin işaret parmağını tam dipten koparmış...


ve serkan asıl olayı dinle şimdi babaannem babama avı bırak yoksa sana sütümü helal etmem dedi ve babam daha narkozun etkisinden yarı uyanmış halde babaanneme ne olur beni anaya asi yapma dedi...giden benim parmağım ve ben avcılığı asla bırakmam dedi ne olur bir daha sakın bana böyle bir kelime kullanma dedi...

dedimya hayatımın en kötü günüydü...Allah kimsenin başına böyle olaylar vermesin...artık yorum size kalmış dostlarım
bu tutku değilmidir bu sevda değilmidir...

05.Mayıs.2009, 05:29
böyle sonuçlanan bir günü ALLAH(cc) hiç kimseye yaşatmasın.evet abi tutkudur av sevgidir av.ve en önemlisi aşıktır avcı doğaya ava.bu yaz yapacağım abi kamp işini birde olayı yerinde anlatalım sevdiklerimize.

05.Mayıs.2009, 06:18
Av sözcük anlamı ile değerlendirildiğinde avlanılacak canlı gibi düşünülüyor.

Bu dar anlamı ile yaklaşılınca avcının doğrudan avlayan ve yok eden anlamına gelmesi gibi bir sonuçla karşılaşılması çok mümkün.

Yaşantımızın herhangi bir anı yoktur ki avlanmayalım.

İnsanlar sadece karınlarını doyurmak için avlanmazlar. Ulaşmak istediğimiz ve hayatta olmaz ise olmaz olan ne varsa hemen hepsi bir avlanmanın sonucudur.

Av hayatın tam kendisidir.

Her canlı da potansiyel avdır. İnsanlar da dahil. Bu canlılar içerisinde ALLAHIN akıl verdiği yegane canlı olan insan ise en büyük avcıdır. Olmak durumundadır.

Sadece eline tüfek alınıp ava çıkıldığını düşünmek çok fakir bir yalaşım değil mi?

Tonlarca ağırlığında, sayısız balık kendiliklerinden evimizdeki tavalara atlamıyor. Ve uzmanlar tarafından balık etinin zaruri bir besin olduğu 2 akşamda bir, bir yerlerde söyleniyor.

Nefes alıp veren ne varsa canlıdır. Mantığı ile yaklaşıldığında bir canlının diğerine göre bir üstünlüğünü düşünmek sanki kısır bir yaklaşım gibi geliyor bana.

Sözlerime avcılık ile ilgili bu tür kötü niyetsiz ama bilinçsizce yaklaşımlarda biz avcılarında bazı eksikliklerinden kaynaklanan hatalarının neden olduğunu söyleyerek son vermek istiyorum.

Çok güzel ve öğretici paylaşımlar oldu. Herkesin yüreğine sağlık.

feridun berin
05.Mayıs.2009, 06:23
Serkan kardeşim bak soruyu soran kayınpederin cevap bile verme sen böyle şeylerden anlamazsın de geç. Manisadan kucak dolusu selam

05.Mayıs.2009, 08:27
forma katılan düşüncelerini belirten herkese çok teşekkür ederim.hepinizden ALLAH(cc) razı olsun AMİN.Ulaş abi seninde dediğin gibi çok güzel paylaşımlar oldu.AVKOLİK muhteşem bir site