Mehmet Ardilli
23.Mayıs.2009, 16:48
http://img194.imageshack.us/img194/9530/glbahesis.jpg
Kendi yalnızlığını kabüllenmiyen, hazmedemiyen kimse bir diğerinin yalnızlığını nasıl hazmedip, kabullenip ona birlik ve beraberlik cümleleri kurabilsin. Acı olan şuki, bu kimse karşısındakinin varlığını kendi yalnızlığını yok eylemek için arzular. Oysa gerçekte Yaradana karşı yalnız ve onun kullarına karşı tek bir kimsedir. Doğru olan da budur ki, ALLAH kendine kendinden başka dost tutana, dostluk mertebelerini tuttukları kadarı ile sınırlayı verir. Halbuki kendine dost olanlara kendi dostlarını yollayıverir ve onlar asla yalnız değildirler.
Dileriz ki, bize büyüklük nakşedilmesin. Dileriz ki, bizi gerçeklik gözüyle görenler bizdeki hiçliği görsünler de, kendilerinde ki hiçliğe bakabilme cesaretini göstersinler.
Gülün dikeni varya dikeni, işte odur anlaşılmazı kıymetli kılan. Gülün hoş kokuları varya, işte odur feragatın mükafatı. O diken ki nasıl gerçekten de can yakar, tıpkı doğrular gibi. İşte o gül okadar güzel kokar, müstehak olduğu gibi. Dikene gafil kalmak, güneşte göz yummak gibi, çaltıyı gül sanıp avuçlamak gibi.
Mis kokulu gül bahçesinde hoş beş sohbet eyledik, bir diken cana nazar eyledi diye bahçe terk edilirmi. İnsanlık alemi böyledir işte, yaramazlık edenler dikenlere tutulurlar, mutaberli olanlar hoş gül kokularına. Gerçekler sizin alışkın olduklarınız olsaydı, siz gerçekleri bilen olurdunuz. Olaki sınamak isteyenler, kınamak ister. Sınamak için sınırlamak gerekir, bilgi cehaleti sınırlar şüphesiz. Bilge olan ise asla kınamaz.
İyilikleri iyiler, kötülükleri kötüler, asla unutmazlar.
Mehmet ARDİLLİ
Kendi yalnızlığını kabüllenmiyen, hazmedemiyen kimse bir diğerinin yalnızlığını nasıl hazmedip, kabullenip ona birlik ve beraberlik cümleleri kurabilsin. Acı olan şuki, bu kimse karşısındakinin varlığını kendi yalnızlığını yok eylemek için arzular. Oysa gerçekte Yaradana karşı yalnız ve onun kullarına karşı tek bir kimsedir. Doğru olan da budur ki, ALLAH kendine kendinden başka dost tutana, dostluk mertebelerini tuttukları kadarı ile sınırlayı verir. Halbuki kendine dost olanlara kendi dostlarını yollayıverir ve onlar asla yalnız değildirler.
Dileriz ki, bize büyüklük nakşedilmesin. Dileriz ki, bizi gerçeklik gözüyle görenler bizdeki hiçliği görsünler de, kendilerinde ki hiçliğe bakabilme cesaretini göstersinler.
Gülün dikeni varya dikeni, işte odur anlaşılmazı kıymetli kılan. Gülün hoş kokuları varya, işte odur feragatın mükafatı. O diken ki nasıl gerçekten de can yakar, tıpkı doğrular gibi. İşte o gül okadar güzel kokar, müstehak olduğu gibi. Dikene gafil kalmak, güneşte göz yummak gibi, çaltıyı gül sanıp avuçlamak gibi.
Mis kokulu gül bahçesinde hoş beş sohbet eyledik, bir diken cana nazar eyledi diye bahçe terk edilirmi. İnsanlık alemi böyledir işte, yaramazlık edenler dikenlere tutulurlar, mutaberli olanlar hoş gül kokularına. Gerçekler sizin alışkın olduklarınız olsaydı, siz gerçekleri bilen olurdunuz. Olaki sınamak isteyenler, kınamak ister. Sınamak için sınırlamak gerekir, bilgi cehaleti sınırlar şüphesiz. Bilge olan ise asla kınamaz.
İyilikleri iyiler, kötülükleri kötüler, asla unutmazlar.
Mehmet ARDİLLİ