PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : ANILARDA AVCILIK (2) Mehmet ARDİLLİ



Mehmet Ardilli
27.Haziran.2009, 14:13
Avcı oğlu, avcı babası idik biz babamla ve baba, oğul avlanırdık çoğu zaman meralarda. Akşam yatmadan tamamlardık hazırlıklarımızı ve sabah erken kalkıp kahvaltımızı yapardık beraberce. Şimdi içimde bu özlemlerle, babbamla olan maceralarımızdan birini paylaşmak isterim siz dostlarımla.
Herzamanki gibi uyku girmemişti gözlerime av heyecanından, oysa babamın; uykunu alamassan düzgün tüfek kullanamazsın sözleri ile yatmıştım yatağıma. Bir kaç saat kendimden geçmişim, nitekim sabaha karşı uyandırdı büyük usta; kalk evlat kahvaltı hazır. Büyük bir şaşkınlıkla; baba uyumuşum diğerek fırladım yataktan. Kahvaltı faslından sonra rasgele diğerek uğurladı annem.
Baba oğul düştük yollara, ozaman arabamız yok, bornavada bir apartman katında oturuyoruz, dolayısıyla köpeğimizde yok o yıllar. Sabaha karşı yollar bomboş, ıssız, biz istikameti tuturmuşuz zeytinyağı fabrikasının yanından doğru seferamedin tepeye. Babam; oğlum eski kireç ocağında dinlenelim, hem kekliklerin seslerini dinleriz dedi. Kırk beş dakikalık yürüyüşten sonra karşımızda İzmir körfezi, makilik bitki örtüsüne sahip orta yükseklikteki bu meşhur tepede eski bir kireç ocağının yanına oturduğumuzda güneş belkahve istikametinden yeni doğuyordu. Muğazam manzarada, tertemiz kekik kokulu dağ esintisi adeta bütün hücrelerimizi yeniliyordu. Bir süre sessizlikten sonra, baldıra deresi dediğimiz mevkiden bir horozun kısa sert ötüşlerini duyduk. İçimde tarifi mümkün olmayan bir heyecanla; baba ordalar dedim. Babam dizime elini koydu, orda dedi; bu bir horoz tek başına alayı çağırıyor su içirecek, sonra ordan onları alıp altımızdaki yamaya yaylıma getirecek. Neden diye sordum bende onun gibi fısıldıyarak. Biraz dinledi ötüşleri, güneşi göstererek; işte onun için, güneşlenecekler seherde, eşelenecekler, yemlenecekler. Anlamıştım, bir düzenleri vardı kekliklerin sabah suyunu içtilermi, akşam ayazını atmak için üstlerinden güneş gören yamalarda yayılıyorlardı.
Yarımsaatlık bu moladan sonra hadi evlat rasgele diyerek doğruldu babam oturduğu yerden, bende kalktım peşi sıra. Bana tarif ettiği biçimde yirmi adım kadar altarafında güneşi soluma babamı sağıma alıp yürümeye başladım. Bir gözüm sürekli ustamda, hizamı bozmadan zaman, zaman onu bekliyerek oldukça ağır ilerliyordum ki babam elini kaldırdı, hemen üst tarafdaki ahlatı gösterip elinle zafer işeretine benzer bir işaret yaptı. Yüzümde garip bir tebessüm, anlamamanın verdiği merak ve utangaçlıkla baka kaldım. Tekrar yürü işaretiyle döndüm önüme. Ne anlatmaya çalışmıştı acaba, neyse vardır bi bildiği, ahlatın gizemini sorarım diye düşündüm.
Beş altı yüz metrelik bir mesafe gelmiştik ki babamın önünden öterek kalkan bir keklik gördüm. Çok heyacan verici bu sahneyi unutamam; hemen beş on adım önünden kalkan kuşa babam tüfeğini gayet aheste kaldırmış, kuş otuz, otuz beş adım mesafesine gelene kadar namluyu süzdürmüş ve tek atışla vurmuştu. Vurulan kuş benim ile babamın arasına düştüğünden ben kuşa doğru yürüdüm, babam fişeğini değiştirdi ve bekledi. Kuşu tam düştüğünü gördüğüm yerde buldum cansız takılmış pinara. Av esnasında konuşmamaya gayret gösterdiğimiz için kuşu kaldırdım buldum diye, beni olduğum yerde beklemem için uyardı. Kekilik elimdeydi, maşallah tokmak gibi diyerek okkaladım avcumda. Kekliğin kalktığı çalının biraz üst tarafına çıkıp eline aldığı taşları fırlattı çalılara ve bir harıltıyla kalkan kekliklerin üzerime doğru uçtuğunu görünce, elimdeki kekliği yere atıp kapandım ispanyol çiftemin üzerine, yedi sekiz keklik dağınık bir şekilde arkalı önlü süzülmüşlerdi ki en öndekinin iki boy kadar önüne geçtiğinde namlu asıldım tetiğe ve taklalar atarak düşüşünü gördüm. Ancak onun nereye düştüğüne dikkat ederken diğerleri çoktan çıkmıştı menzilden. Tam düştüğü yerdeki çalılıkları belirledikten sonra kekliklerin süzülüp konduğu boğaza baktım oldukça uzağa konmuşlardı. Neyse vurmuştum kınalıyı yere attığım kekliği alıp vurduğum kekliği aramaya gittim, bir de ne göreyim kayanın dibine pusmuş kanadı kırık çelgin. Hemen davrandım tüfeğe ama mesafe okadar yakınki parçalanacak. Usul usul yanaştım, yavşça uzattım elimi tam yakalayacağım kurtulmasınmı parmaklarımın arasından, koş bakalım peşinden Mehmet, koş. Valla tutum ama birde bana sorun, heryerim çizik içinde kaldı çalıların arasında kuşu tutana kadar. Kestik çelgini astık askıya doğru büyük ustanın yanına.
Babam çelgin uğraştırdı seni dedi, gülüştük. Verdim keklikleri şöyle eline alıp bir baktı; bu benim vurduğum horoz önden kalktı, feda etti kendini, alayı geçseydik diğerleri kalacaktı oracıkta diye ekledi. Kekliklerin türlü oyunları vardı kendilerini sakınmak için, silah sesine pusmak onların en önemli özellikleri idi. Aklıma geldi birden, hemen sordum; baba, ahlat ağacını göstermiştin, neden. Oğlum tavşan yatmış orda yerini belle diye gösterdim şimdi oraya gidelim bir bakalım bakalım ordamı hala. Çok ilginçti tavşan varsa niye vurmamıştı, sordum tabi, cevabıda ilginç oldu; tavşan uyusun diye, sabah erken saatte tavşan yaklaştırmaz kalkar, kuşluk vakti uyur yanından geçsen kalkmaz. Peki sen görmüşsünya vursaydın ya, değince güldü; keklikler kısmazdı ozaman, silahsesi yakınsa keklik pusar, uzaksa seker gider.
Ahlat ağacı istikamet babamla birlikte çıkmaya başladık gerisin geri aynı tepeyi. Tam belirlediğiyerin üst kısmında bir açıklığa yerleştidi beni ve burdan geçer büyük ihtimal, iyibak tüfeğin arpacığına, kulaklarına nişan al kaçarken, öğütleri ile uzaklaştı yanımdan. Kendisi ters taraftan yaklaşıp tekmeleyince çalıyı, tam önümde belirdi tavşan, karşıkarşıya kalınca döndü ama bende tüfeği doğrultmuştum, kulak tı, bacaktı bakacak halim yoktu bastım tetiğe ve yıkıldı hayvan. Hemen koştum baktım yandan vurmuşum, tuttum kaldırdım bacaklarından, babama gösterdim. Babam yanıma gelince bir gurur bir heyecan bir mutluluk içinde; hadi bakalım tencereyi doldurdun şimdi diğerek kesti tavşanı. Çok mutlu olmuştum, çok şey öğrenmiş, tecrübe kazanmıştım. Bu haytımın unutulamaz günlerinden biri olmuştu.
Bu gün bu unutulmaz av anılarımı hatırladığımda içimde bir başka burukluk oluşuyor: Nedenmi, çünkü rahmetli babamla avlandığımız bu meralarda artık koskoca Evka 3 toplu konutları var ve orada yaşayanların ise, bizim zamanında o meralarda yaşadıklarımızdan zerre kadar haberleri yok. Saygı ve sevgilerimle.

Mehmet ARDİLLİ

feridun berin
27.Haziran.2009, 14:50
Dostum zevkle okudum anını bende duygulandım rahmetli Burhan amca geldi aklıma Erdal Kayınpederi sen ve ben düzlende beraber avlandığımız o gün geldi aklıma hepsi tatlı bir anı olarak hafızalarımızda. Burhan amcaya allahtan rahmet dilerim mekanı cennet olsun kalanlara allahtan sağlık dilerim Kal sağlıcakla.

ALPEREN
27.Haziran.2009, 19:01
GÜZEL BİR PAYLAŞIMDI. ZEVKLE OKUDUM, MEHMET KARDEŞ.

GENÇ AVCILARIMIZIN ÖZENLE OKUMASI GEREKEN BİR ANI.

EMEĞİNE YÜREĞİNE SAĞLIK KARDEŞİM.

SELAMLAR, SAYGILAR...

27.Haziran.2009, 21:10
Mehmet kardeşim anıları öyle bir deşeledin ki... deme gitsin. Baba oğul avcı olmanın ne olduğunu, hele hele de birlikte av yaptığınız o avlaklarda artık babanızı görememenin ne olduğunu........http://www.avkolik.net/forum/richedit/smileys/YahooIM/12.gif

Sebahattin AVCI
27.Haziran.2009, 23:07
Mehmet abicim üstadımızı amcamızı rahmetle anıyorum alalh nur içinde yatırsın

yeşilliğimiz ormanımız zamanla tükenecek peki bizler geriden gelen nesillere neler bırakacağız gölgesiz yapraksız kuru topraktan başka bişi değil bu günlerimize şükür

cemalreis
28.Haziran.2009, 16:51
MEHMET KARDEŞİM BABANIZA VE ŞU ANDA ARAMIZDAN AHİRETE İNTİKAL EDEN AVCI PİRLERİMİZE ALLAHTAN RAHMET DİLERİZ
İNSANLARDA BU PARA HIRSI OLDUKÇA BU TÜR ÇARPIK YAPILAŞMALARLA MUTLAKA KARŞILA ŞACAĞIZ. AMA PES ETMEK YOK İNŞALLAH BİZ AVCILAR DAĞLARI TAŞLARI MEŞEYE BOĞACAĞIZ HER AVCI AVLAĞINA GİDERKEN MUTLAKA YANINA YÖREYE UYGUN AĞAÇ TOHUMU ALMALI VE DİKMELİ (MEŞE PALAMUTU YABAN ARMUDU ALIÇ ÇAM TOHUMU VS.)

çetin ekren
29.Haziran.2009, 07:34
vallahi mehmet abi okurken seninle birlikte o anları yaşar gibi oldum...ağzına,yüreğine sağlık abi...

Mehmet Ardilli
29.Haziran.2009, 09:11
Değerli yorumlarınızdan dolayı teşekkür ederim hepinize, saygı ve sevgilerimle. http://www.avkolik.net/forum/richedit/smileys/YahooIM/103.gif

turker
29.Haziran.2009, 16:37
mehmet bey inanın çok duygulandım kendim yasamış gibi oldum emeginize saglık saygılar

30.Haziran.2009, 06:35
Mehmet abicim üstadımızı amcamızı rahmetle anıyorum alalh nur içinde yatırsın

yeşilliğimiz ormanımız zamanla tükenecek peki bizler geriden gelen nesillere neler bırakacağız gölgesiz yapraksız kuru topraktan başka bişi değil bu günlerimize şükür

30.Haziran.2009, 08:11
Mehmet abicim bende senin gibi babasınla beraber avlanma şansını yakalayanlardanım zevki bir başka oluyor senin anılarının güzelliğini tahmin edebiliyorum. Kal sağlıcakla.

Mehmet Ardilli
30.Haziran.2009, 08:15
mehmet bey inanın çok duygulandım kendim yasamış gibi oldum emeginize saglık saygılar


Teşekkürler Türker kardeşim, Manisaya gelirsen buyur bir çayımızı iç beklerim, selamlar Alaşehire.

turker
30.Haziran.2009, 16:20
mehmet bey manisaya gelince muhakkak cayınızı içmeye ve hoş muhabbetinizi dinlemeye gelicem tsk ederim bende sizi beklerim saygılar

Mehmet Ardilli
03.Temmuz.2009, 16:34
Mehmet abicim üstadımızı amcamızı rahmetle anıyorum alalh nur içinde yatırsın

yeşilliğimiz ormanımız zamanla tükenecek peki bizler geriden gelen nesillere neler bırakacağız gölgesiz yapraksız kuru topraktan başka bişi değil bu günlerimize şükür





Kardeşlerim, (medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar) demiş büyük usta Mehmet AKİF, dilerdim haksız olmasını, dilerdim gelişimin doğayı yıkıcı etkileri yerine yapıcı etkileri olmasını. Ama malesef şehirlerde bile bahçeli ev bırakmadık. Keşke bahçeli evler olsaydı, duvarlarından erik ağaçlarının dallarının sarktığıda, çocuklar erik toplasaydı, bizim çocukluğumuzdaki gibi. Neyse gelişim adına plansız programsız bir betonlaşmayla karşılaştığımız gerçeği tokat gibi vuruyor yüzümüze ve yıllar geçtikce sillenin tazziki nesiller boyu sürecek. Selam ve sevgilerimle.

Mustafa ÇİL
04.Temmuz.2009, 09:09
YÜREĞİNE SAĞLIK CAN ABİM BNM

Mehmet Ardilli
08.Temmuz.2009, 08:54
YÜREĞİNE SAĞLIK CAN ABİM BNM


Teşekkürler güzel kardeşim, bir yanda hatıralar, bir yanda eski günler deyip bizlerdemi yaşlanıyoruz Mustafam, bir gün bizleride böyle ananlar olurmu diyorum. Selamlar sana Manisa'dan benim yürekli dostum.

fevzi dursun
08.Temmuz.2009, 09:02
mehmet abi mükemmel bi anlatım olmuş, okurken seninle birlikte o anları yaşar gibi oldum. yüreğine sağlık abim manisaya selamlar

Mehmet Ardilli
08.Temmuz.2009, 11:15
mehmet abi mükemmel bi anlatım olmuş, okurken seninle birlikte o anları yaşar gibi oldum. yüreğine sağlık abim manisaya selamlar


ALLAH izin verirse beraber anlatacağımız anılarımızda olucak Fevzi kardeşim inşallah. Sevgi ve selamlar bizden. http://www.avkolik.net/forum/richedit/smileys/YahooIM/103.gif

fevzi dursun
08.Temmuz.2009, 11:17
allahın izniyle hele şu sezon bi açılsın:) zaten ayağımızın bi tanesi ve gönlümüz hep manisada selamlar abim

çetin ekren
08.Temmuz.2009, 11:21
iyi aleminiz var vallahi ne diyeyim Allah bozmasın....bu gariban çeto gardaşınız ne yapacak burda peki...yani şimdi bu kadar uzakta olmak benimmi suçum....

fevzi dursun
08.Temmuz.2009, 11:38
çetocum allah büyük bakarsın bi gün toparlanır geliveririz erzuruma yaw.

08.Temmuz.2009, 13:12
Mehmet kardeşim !
Diline,yüreğine sağlık.Anlatırken bizi o dağlarda gezdirdin sanki.Seninle beraber o anları yaşadık.
Rahmetli babanız nur içinde yatsın.Ne mutlu ki anılarla yaşıyor.
Sağlıkla kalın.
Saygılar.

Mehmet Ardilli
08.Temmuz.2009, 13:18
iyi aleminiz var vallahi ne diyeyim Allah bozmasın....bu gariban çeto gardaşınız ne yapacak burda peki...yani şimdi bu kadar uzakta olmak benimmi suçum....


allahın izniyle hele şu sezon bi açılsın:) zaten ayağımızın bi tanesi ve gönlümüz hep manisada selamlar abim


çetocum allah büyük bakarsın bi gün toparlanır geliveririz erzuruma yaw.


Ben sizi buluşturcem inşallah meraklanmayın, Çetinim sen muhiti göster, Naz keklikleri göstersin, oduncuda odun toplar değmeyin keyfimize, ya nasiphttp://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/wink.gif

Mehmet Ardilli
08.Temmuz.2009, 13:27
Mehmet kardeşim !
Diline,yüreğine sağlık.Anlatırken bizi o dağlarda gezdirdin sanki.Seninle beraber o anları yaşadık.
Rahmetli babanız nur içinde yatsın.Ne mutlu ki anılarla yaşıyor.
Sağlıkla kalın.
Saygılar.


Rahmetli babam için siz abimin ve diyer kardeş ve abilerimin içtenlik ve samimiyet dolu dilekleriniz için çok teşekkürler. Bizler onun haklı itibarına layık oldukça, nurlar içinde olucak Rabitalanın izniyle. Ben birçok av dönüşü dua ederim mezarı başında kimseler bilmez, tek isteğiydi benden, mezarına sadece bayramlarda değilde av dönüşlerinde iki çift lafla, bir Fatiha. ALLAH mekanını cennet yapsın. Hürmetler Ali abim.

08.Temmuz.2009, 13:35
abi yüreğine sağlık. Ben senin gibi babamla avlanma imkanım olmadı cünkü ailede ava meraklı olan tek benim allah nasip ederse bende çoçuğumu alıştıraçağım ki onunda senin gibi anıları olsun ESKİŞEHİRLİYİM BURSA DA YAŞIYORUM BURSA DAN SELAMLAR.

Mehmet Ardilli
08.Temmuz.2009, 15:00
abi yüreğine sağlık. Ben senin gibi babamla avlanma imkanım olmadı cünkü ailede ava meraklı olan tek benim allah nasip ederse bende çoçuğumu alıştıraçağım ki onunda senin gibi anıları olsun ESKİŞEHİRLİYİM BURSA DA YAŞIYORUM BURSA DAN SELAMLAR.


Aleyküm selam İbrahim kardeşim teşekkürler ilgine, ALLAH herşeyden önce hayırlı evlat nasip etsin cümlemize, Bursa'yada kucak dolusu selamlar.