PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : ANADOLU PARSI YAŞAYAN BİR EFSANEMİ?



Mehmet Ardilli
30.Haziran.2009, 13:16
Kaçkarlarda anadolu parsı var!March 1, 2007<!-- by özgür --> · 5 Comments (http://ozgurozkok.wordpress.com/2007/03/01/kackarlarda-anadolu-parsi-var/#comments)

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Yaban Hayatı Uzmanı Dr. Şağdan Başkaya, kamuoyunda “Kaçkarlar’da yaşıyor” denilen Anadolu Parsı’nın Kaçkarlar’ı da içine alan büyük bir alanda barındığını iddia etti.
http://ozgurozkok.files.wordpress.com/2007/03/sap11.jpg


Kaçkarlarda anadolu parsı var!
Anadolu Parsı’nın Kaçkarlar’ı da içine alan büyük bir alanda barındığı iddia edildi –


KTÜ ORMAN FAKÜLTESİ YABAN HAYATI UZMANI DR. ŞAĞDAN BAŞKAYA:
- “ANADOLU PARSI ÜLKEMİZDE BAZILARINA GÖRE YOK OLDUĞU İDDİA EDİLEN, BAZILARINA GÖRE İSE YAŞAYABİLİR POPÜLASYONA SAHİP OLMADIĞI BELİRTİLEN YIRTICI BİR KEDİ TÜRÜDÜR”
- “PARS BÖLGEDE SADECE KAÇKAR DAĞLARI’NDA DEĞİL KAÇKARLAR’I DA İÇİNE ALAN ÇOK DAHA BÜYÜK BİR ALANDA YAŞIYOR”
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Yaban Hayatı Uzmanı Dr. Şağdan Başkaya, kamuoyunda “Kaçkarlar’da yaşıyor” denilen Anadolu Parsı’nın Kaçkarlar’ı da içine alan büyük bir alanda barındığını iddia etti.
Doğu Karadeniz Bölgesi’nde özellikle 1990 yılından sonra pars görüldüğüne ilişkin ortaya atılan iddiaların doğruluğunu araştırmak amacıyla araştırmalar yaptığını belirten Dr. Başkaya, 1993 yılında başladığı arazi çalışmaları sonucunda ilk bulgulara 1995 yılında ulaştığını ifade etti. Anadolu Parsı ile ilgili ilk bilimsel tanımlamanın, Fransız Zoolog Valenciennes tarafından 1856 yılında yapıldığını belirten Dr. Başkaya, “Valenciennes, Anadolu’da pars ile ilgili ilk tarihi bilgileri sağlayan Kilikya’nın Romalı Valisi Marcus Tullius Cicero’nun anısına bu hayvanı Felis tulliana olarak adlandırmıştır. Ancak, Anadolu’da pars ile ilgili bilgilerin kaynağı bundan çok daha eskilere uzanmaktadır. Parsın Anadolu’daki varlığı ile ilgili en eski gösterge, Konya yakınlarındaki Çatal Höyük’te bulunan ve M.Ö. yaklaşık 6000 yıllarına ait duvar resimleridir. Bundan daha yeni olan bir diğer tarihi gösterge ise Büyük İskender’in M.Ö. 4. yüzyıla ait lahitinde pars avını gösteren resimlerdir. Romalılar’ın Küçük Asya olarak bilinen Anadolu’nun güney bölgelerinden özellikle Toroslar’dan arenalarda gladyatör dövüşlerinde kullanılmak üzere pars siparişleri vererek, kaplan kapanı olarak bilinen ve halen mevcut olan taştan yapılmış tuzaklarda canlı olarak pars yakalattırdıkları bilinmektedir” dedi.
“PARS BİR AYI TEMSİL EDİYORDU”
Türkler tarafından parsın ‘Bars’ olarak adlandırıldığını ve 12 Hayvanlı Türk Takvimi’nde Pars’ın bir ayı temsil ettiğini ifade eden Dr. Başkaya, “Anadolu’da hüküm süren Anadolu Selçukluları ve Osmanlılar zamanında, parslar avda yardımcı olarak kullanılmışlar ve bu iş için en iyi şekilde yetiştirilmişlerdir. Ch.G. Danford’un, 1875-1879 yılları arasında, Anadolu’da yapılan geziler sırasında bulunan bir pars iskeletini Britanya Müzesi’ne verdiği bilinmektedir. Daha sonraki yıllarda ise parsın özellikle Batı, Güney ve Güneydoğu Anadolu’daki varlığı ile ilgili bilgilerin çoğunu Alman Zooloğu Kumerloeve’nin 1950-1975 yılları arasında Anadolu’da bilgi toplayarak yazdığı makalelerden öğrenmekteyiz. Kumerloeve’ye göre Milaslı “ünlü” pars avcısı Hasan Mantoluoğlu, 1930-1950 yılları arasında yaklaşık 50 pars avlamış ve bunların postlarını satmıştır. Mantolu Hasan olarak adlandırılan ve sırtına pelerin gibi attığı bir pars postu ile dolaşan zamanın bu ünlü avcısı İsmet İnönü tarafından çifte ile ödüllendirilmiştir. Anadolu’da, pars ile ilgili olarak 1960 ve 1970′li yıllardaki, parsın avlanması sonucunda elde edilen kayıtlar sırasıyla; 1967 yılında Abant Gölü / Bolu, 1970 yılında Karakale Köyü / Kars, 1972 yılında Ağrı Dağı, 1972 yılında Çatacık / Eskişehir, 1974 yılı Ocak ayında Bağözü Köyü / Beypazarı’dır” diye konuştu.
Latince’deki bilimsel adı ise ‘Panthera pardus’ olan hayvandan Türkiye’de ‘panter’ ya da ‘leopar’ olarak da bahsedildiğini söyleyen Dr. Şağdan Başkaya, “Pars, bilim adamlarının çoğu tarafından kabul edilen sınıflandırmaya göre dünyadaki kaplan, aslan, jaguar, puma, çita, kar leoparı, vaşak, karakulak ve yaban kedisi gibi toplam 36 adet kedi türü içerisinde en geniş yayılışa sahip olan kedi türüdür. Parsın, dünyadaki yayılışı, Sahra Çölü hariç olmak üzere Afrika’dan Arabistan Yarımadası ve Türkiye’ye, oradan güney Asya’ya ve kuzeye doğru Doğu Çin’de Amur Nehri’ne kadar uzanmaktadır. Sri Lanka ve Java’da ise parsın 2 adet ada popülasyonu bulunmaktadır. Parsın dünyada kabul gören toplam alt tür sayısı 15-30 arasında değişmektedir. Türkiye’de yaşadığı tespit edilen alt türü Anadolu Parsı’dır (P. pardus tulliana). Ülkemize yakın alanlarda yaşadığı tespit edilen alt türleri ise Afganistan, Azerbaycan, Ermenistan ve Kuzey İran’da yaşayan İran Leoparı, Kafkaslarda yaşayan P.p. ciscaucasica, Orta İran’da yaşayan P.p. dathei ve Arabistan’da yaşayan P.p. nimr’dir. Anadolu’da 1974 yılındaki toplam popülasyonu en çok 13-14 birey, 1978 yılındaki toplam popülasyonu ise 15-23 birey olarak tahmin edilen Anadolu Parsı, 1978 yılında nesli en fazla tehlike altında bulunan memeli hayvanlardan birisi olarak belirtilmiştir. Bugün, nesli kritik tehlike altındaki memeli türü olarak belirtilen Anadolu parsının doğada 250′den daha az sayıda bireyinin kaldığı tahmin edilmektedir” dedi.
“SOYU TÜKENMEDİ”
Türkiye’de son 20 yıl içerisinde ülkenin hemen her yöresinden birçok kişinin pars gördüğünü iddia ettiğini söyleyen Dr. Şağdan Başkaya, açıklamasına şöyle devam etti:
“Uzun süredir parsa ait kesin bir bulgu elde edilmediği ve her şeyden önemlisi yeterince araştırılmadığı için rastlanılmayan bu hayvanın artık ülkede yok olduğuna ilişkin oluşan genel kanı sonucunda, birçokları görüldüğü iddia edilen hayvanların pars değil de ülkemizin birçok bölgesinde yaşayan ve kendisine en çok benzeyen vaşak olduğunu düşünmüştür. Sadece bir kısmı araştırılan bu iddiaların bir kısmı asılsız çıkarken, bir kısmı vaşağa ait çıkmış, geriye kalan önemli bir kısmı ise belirsizliğini korumuştur. Anadolu Parsı’nın 1990′lı yıllarda halen Anadolu’da yaşamakta olduğu, 1992 yılında, Termossos Milli Parkı’nda, bulunan taze dışkı örnekleri ile kanıtlanmıştır. 2000 ve 2001 yıllarında özelikle Toros Dağları’nda yapılan arazi çalışmalarında parsa ait elde edilen bulgulardan yola çıkarak bu hayvanın Akdeniz Bölgesi’nde geniş bir alanda yaşamakta olduğu, tespit edilmiştir. Yine aynı tarihlerde Kaçkar Dağları, Pokut Yaylası yöresinde parsın ayak izlerine rastlanmış ve birkaç saniyelik filmi çekilmiştir. Doğu Karadeniz’e komşu olan Gürcistan ve yakın ülkeler olan Rusya’nli attığı bir pars postu ileın güneyinde, Ermenistan, Azerbaycan ve İran’da da yayılış gösteren leoparın ülkemizde bu bölgeye en yakın kayıtları sırasıyla; Hopa ve İspir yörelerinde bulunduğu, Erzincan-Kemah ve Kiğı Dağları, Van-Özalp İlçesi, Kars-Karakale Köyü, Ağrı Dağı ve Erzurum’dur.”
Dr. Başkaya, parsın Doğu Karadeniz Bölgesi’nde de yayılış gösterdiğini ve yaptığı çalışmalarla bunu tespit ettiğini belirtti. Özellikle 1990 yılından sonra pars görüldüğüne ilişkin ortaya atılan iddiaların doğruluğunu araştırmak amacıyla 1993 yılında arazi çalışmaları başlattığını ifade eden Dr. Başkaya, ilk bulgulara 1995 yılında Doğu Karadeniz Bölgesi’nde ulaştığını kaydetti.
Pars ile ilgili çalışmaların özellikle yayılış, popülasyon durumu ve yaşam alanı istekleri gibi konularla ilgili bilgiler elde etmek amacıyla devam etmesi gerektiğini ifade eden Dr. Şağdan Başkaya, “Bu durumda esas olan parsın en azından yaşayabilir popülasyon seviyesinde veya bu seviyenin üzerinde olmasını sağlamaktır. Hayvanın ihtiyaç duyduğu yaşam alanı istekleri belirlenmeli ve bu konuda gerekli tedbirler alınmalıdır. Örneğin, parsın gıdasını oluşturan türler olan çengel boynuzlu dağ keçisi, yaban keçisi, yaban domuzu, karaca ve tavşan gibi hayvanların bölgede yoğun bir şekilde yapılan kaçak avcılığının önüne geçilmeli ve bu hayvanların doğada olmaları gereken popülasyon seviyelerinde bulunmaları sağlanmalıdır. Doğu Karadeniz dağlarında yaptığım araştırmalarda pars gece çadırın 10-20 metre yakınından geçip ayak izlerini bırakmış olmasına rağmen, herhangi bir saldırı, taciz veya eşya karıştırma eyleminde bulunmamıştır. Parsın, yayılış gösterdiği bütün ülkelerde insanlara saldırdığı ve insan öldürdüğüne pek rastlanılmamıştır. İnsanlardan kaçan ve genelde gece faaliyette olan bir hayvandır. Av durumu gibi bazı yaşam alanı şartlarına göre dünyada gündüz faal olduğu bölgeler de bulunmaktadır” diye konuştu.


http://www.pazar53.com/news_detail.php?id=123
(http://www.pazar53.com/news_detail.php?id=123)

Pazar53 , 28-ekim-2006 tarihli alıntıdır.

http://img99.imageshack.us/img99/7695/20061210202910pars.jpg


http://img20.imageshack.us/img20/1131/atlas1.jpg http://img218.imageshack.us/img218/8523/atlas3b.jpg





http://img196.imageshack.us/img196/7137/caliskan1.jpg http://img43.imageshack.us/img43/8070/caliskan2.jpg http://img20.imageshack.us/img20/1007/gunaydin.jpg



http://img43.imageshack.us/img43/1774/hurriyet2.jpg


http://img43.imageshack.us/img43/4755/pars2.jpg http://img218.imageshack.us/img218/5309/seben2.jpg


http://img196.imageshack.us/img196/6948/hussolojisoucakderesi7d.jpg http://img43.imageshack.us/img43/4834/parsh.jpg

Fotolar ve konu net üzerinden alıntıdır.

Sizlerle bu konuyu paylaşmak istedim, yukarıdaki lingte bu konuyla ilgili ilginç iddaalarda mevcut. Bilgilerinize sevgili avkolikler. Saygılarımla.

30.Haziran.2009, 14:30
pars bir yerlerde hala yaşamaya dewam ediyor bence...en azından ben böyle inanıyorum

turker
30.Haziran.2009, 16:25
insallah nesli tukenmemiştir

30.Haziran.2009, 17:29
denizlinin karcı dağı eteklerinde ve honaz dağı silsilesinde görüldüğü söyleniyor...inşallah vardır...

imported_avkolik
30.Haziran.2009, 19:31
Nesli tükendiyse yazık gerçekten :(

çetin ekren
01.Temmuz.2009, 08:39
Keşke hala ülkemizin biryerlerinde nesli devam ediyor olsa....keşke adı yıllarca sürse....
ben çok vaşak gördüm ama bu hayvanın Erzurum bölgesi ve civar bölgelerde olabileceği söyleniyor ama ne gördüm ne göreni duydum....
gönül isterki bizimde böyle bir güzelliğe sahip olmamız ve çoğalması için çaba göstermemiz....
ne olur kime rastlarsa rastlasın sadece izlemekle yetinsin sakın namlu doğrultmasın....40 bin lira ceza koymuşlar herşeyi cezayla halledeceklerini sanıyorlar...insanımıza bunun ne kadar değerli bir varlık olduğu yönde çalışmalar yapmazlar ancak cezayla herşeyi halledeceklerini sanırlar....köylü ne bilir pars'ı baksanıza vaşakla bile karıştıranlar varmış....
oysa yaşayacağı muhtemel yerlere bildiri mahiyetinde resimli broşürler dağıtılsa herkes tanır ve bu hayvanın ne kadar değerli bir canlı olduğunu anlar...
İNŞALLAH HALEN BİR YERLERDEN BİZE BAKIYORDUR....

Recep DÖNMEZ
01.Temmuz.2009, 08:52
Mehmet Abi! paylaşım ve bilgilendirme için teşekkürler....
Temennimiz Anadolu Parsı'nın neslinin tükenmemiş olması ve
anadolunun gizemli bölgelerinde neslini idae ettirmeye devam etmesi....
İnşallah böyledir,inşallah hızla çoğalıp ülkemizin dört bir yanına dağılır
bu güzel hayvanlar.....
Saygılar.....

Tamer Kuvvet
02.Temmuz.2009, 07:50
Mehmet abi Güzel bir paylaşım olmuş sağolasın bence bu hayvan hayalet gibi bir şey geceleri birde sabah erken saatlerde gözüküyormuş türkiyede sayıları az ama bu hayvan bir yerlerde yaşamaya devam ediyor.

Mehmet Ardilli
02.Temmuz.2009, 10:21
Çin devleti panda projeleri ile ciddi şekilde uğraşıyor ve dünyadaki uluslararası bir çok kuruluştan destek alıyor, benim anlamadığım Türkiye'de bu işler niçin birkaç üniversitenin araştırma ve tez konusunun ilerisine geçemiyor.
Oynayamayan gelin yerim dar demiş yer açmışlar, yenim dar demiş, işte bizim halimiz tamda böyle. Yahu 1950 lerde, 1960 larda avlanan bir hayvan 1970 ve 1980 arası gözükmüyor ortalıkta 1990 larda dikkat çekici ip uçları ve belirtiler var, ve 20 senelik bir sezsizlikte nesli yok olmuş statüsünde, doğru dürüst araştırma yok. Bu gün teknoloji çağında ilgi alaka yok, kapsamlı bir popilasyon incelemesi yok, yapılan araştırmaları inceleyince birkaç ziyaret ve arazide gezintinin üzerine çıkmadığını görüyorum. Çok üzücü bu kısırlık, plansızlık, projesizlik ve takipsizlik. En önemliside bir çok kurum ve otorite nesli tükendi bunun havasında, şurda bir belirti var dendiğinde; hani gösterin nerdeymiş yaklaşımı içerisinde.
Yetkililerin bu yaklaşım tarzına bakınca aklıma o çok ünlü geyik muhabbeti geliyor; kedidir o kedi......Sonra bir hoca bir üniversitenin kısıtlı kaynakları ile yaptığı kısıtlı araştırmalarda evet o kedi bu kedi desede kimseden tık yok. Acı gercekten çok acı...... Sevgilerimle, saygılarımla.

02.Temmuz.2009, 15:41
Mehmet Abi! paylaşım ve bilgilendirme için teşekkürler....
Temennimiz Anadolu Parsı'nın neslinin tükenmemiş olması ve
anadolunun gizemli bölgelerinde neslini idae ettirmeye devam etmesi....
İnşallah böyledir,inşallah hızla çoğalıp ülkemizin dört bir yanına dağılır
bu güzel hayvanlar.....
Saygılar.....

07.Aralık.2009, 09:46
2006 da şöle bir haber çıkmış

http://www.milliyet.com.tr/2006/12/18/son/sonyas08.asp

Osman KARATEPE
07.Aralık.2009, 11:24
Çetin abi ne güzel demişsin bilgilendirici broşür asılsın diye, sen hiç seçimlerden başka sağda solda asılı broşür gördünmü köy muhtarlılarında köy kahvelerinde sadece askere gideceklerin celpleri, iki üç ilan dışında bişey olmaz....Son zamanlarda damlama sulama sistemini teşvik ediyorlar valla buna bile çok şaşırıyorum nasıl olduda çiftçinin dahada önemlisi doğanın yararına olan bişeyi destekliyorlar anlamış değilim.....
İnşallah bir yerlerden bize bakıyordur ve Allahım ben neden bu ülkede yaşamaya çalışmak zorundayım neden Çin'de değilim benim gün boyu oturup bambu çiğneyen pandalardan ne eksiğim var diyordur.

unforgiven
08.Aralık.2009, 08:01
Mehmet abi inşallah Çin gibi Türkiye de gereken ilgiyi bu hayvana gösterir ama en önemlisi sağ salim bu hayvanın nesli devam ediyor mu buna emin olmak ve gereken projeleri üretmek gerekir...

Saygılarımla...