PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Cahit sıtkı tarancı dan seçmece şiirler



cemalreis
05.Şubat.2008, 10:26
Otuz Beş Yaş

Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher*
Yalvarmak* yakarmak nafile bugün*
Gözünün yaşına bakmadan gider.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünüyorsunuz;
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim:
Nerde o günler* o şevk* o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim
Yalandır kaygısız olduğum yalan.
Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar* ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu*
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? Ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar.
N'eylesin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak
Kim bilir nerde* nasıl* kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak.
Taht misali o musalla taşında.

BATAN GEMİ

İnsanlar dalgasına tutulmuş bir gemiyim!
Sağa sola sallanıp*bakın*çırpınıyorum;
Fakat bilmem ki sarhoş onlar mıdır*ben miyim;
İnsanlar dalgasına tutulmuş bir gemiyim!

Deliklerim açıldı tazyikinden suların;
Kudurmuş denizinde hakkın çırpınıyorum!
Güverteyi yıkıyor çığlığı yolcuların.
Kudurmuş denizinde hakkın çırpınıyorum!

Gittikçe kabarıyor*amanın*bu dalgalar;
Ufuk sise gömülü*ne gelen var ne giden.
Kaptan imdat düdüğü durmadan çalar!
Kaptan imdat düdüğü beyhude çalar!

Ne zaman kara yüzü göreceğim*ne zaman!
Bir ümit dağılıyor çıkan her nefesimden.
Batacağım galiba bir limana varmadan!
Ne zaman kara yüzü göreceğim*ne zaman.

BEN ÖLECEK ADAM DEĞİLİM

Kapımı çalıp durma ölüm*
Açmam;
Ben ölecek adam değilim.

Alıştım bir kere gökyüzüne;
Bunca yıllık yoldaşımdır bulutlar.
Sıkılırım*
Kuşlar cıvıldamasa dallarında*
Yemişlerine doymadığım ağaçların*
Yağmur mu yağıyor*
Güneş mi var*
Farketmeliyim
Baktığım pencereden.
Deniz görünmeli çıksam balkona.
Tamamlamalı manzarayı
Karlı dağlarla sürülmüş tarlalar.
Ekmekten olamam doğrusu*
Nimet bildiğim;
Sudan geçemem*
Tuzludur teneffüs ettiğim hava.
Ya nasıl dururum olduğum yerde*
Öyle upuzun yatmış*
İki elim yanıma getirilmiş*
Hareketsiz*
Sükûta râmolmuş;
Sanki devrilmiş bir heykel?

Ellerim ne der sonra bana?
Soğumuş kalbime ne cevap veririm?
Utanmaz mıyım ayaklarımdan?

Kalkmalıyım*
Dolaşmalıyım*
Sokaklarda* parklarda.
El sallamalıyım
Giden trenlere*
Kalkan vapurlara.
Bilmeliyim*
Gölgelerin boyundan*
Saatin kaç olduğunu...
Islık çalmalıyım.
Türkü söylemeliyim
Yol boyunca*
Keyfimden ya hüznümden.
Geçmiş günleri hatırlamalıyım*
Dalıp dalıp akarsuya*
Hayaller kurmalıyım*
Güzel geleceğe dair.
Yanımdan geçenler olmalı*
Selâm almalıyım;
Robenson'u düşünmeliyim*
Garipliğini:
Şükretmeliyim
İnsanlar arasında olduğuma.
Nedir ki eninde sonunda ölüm?
Ayrı düşmek değil mi aşinalardan?

Kapımı çalıp durma ölüm*
Açmam;
Ben ölecek adam değilim.

BEN AŞK ADAMIYIM

Dolaştığım denizlerce düşünüyorum*
Bineceğim son gemi değil midir
Hayır sahibi omuzlarda giden tabut.
Herkes gibi teselliye muhtaç olsaydım eğer*
Derdim ki: "Elbet bir ağlayanım olur benim de;
Ramazan geceleri Yasin okuyanım*
Baharda kabrime menekşe getirenim de."

Fakat bütün bunlar da olur*
Yine tasa etmem*
Yine kırılmam kimseye.
Ben aşk adamıyım*
Sevmeye geldim insanları*
Gönlümle* elimle* kafamla sevmeye;
Hesapsız* karşılıksız*
Ayrılık gayrılık gözetmeden.
Gün gelip gidersem şayet*
Öyle severekten gideceğim ki*
Karanlık kıyılardan bile olsa*
Candan selamlarım*
Civarımdan geçecek gemileri;
Güneşli gemileri;
Şarkılı gemileri;
İçlerinde kendim varmışım gibi!

BİR KAPI AÇIP GİTSEM

Ben bu dünyaya yanlış gelmiş olacağım ben
Ben öyle her insandan* o kadar uzağım ben
Yine bu gözlerimdir okşanacak şey arar
Yoksa içimde başka bir dünya hasreti var

Uyanır gibi birden bir korkulu rüyadan
O içimden sevdiğim* benim olan dünyadan
Bir ses bana: 'Gel! ' dese* ben o sesi işitsem
Kimsecikler duymadan bir kapı açıp gitsem

Cahit Sıtkı TARANCI


CAN YOLDAŞI

Can yoldaşın olmazsa olmasın
Yalnızım diye hayıflanmayasın*
Eğilmiş üstüne gökyüzü masmavi
Bir anne şefkatine musavi.
Üç adım ötede deniz
Dosttur* ne öfkesi ne durgunluğu sebepsiz.
Bir derdin varsa açabilirsin ağaçlara
Ağac yaprak verir* sır vermez rüzgara
Ve kış yaz*
Dalda kuş ek*** olmaz
Dağ başında duman
Yalnızlık nedir göreceksin
olduğun zaman.


Cahit Sıtkı TARANCI