Orijinalini görmek için tıklayınız : ESKİLERDEN AKILLARDA KALANLAR!!!
çetin ekren
24.Eylül.2009, 12:11
Sevgili dostlar sabah Feridun BERİN abimle biraz muhabbet ettik ve eskilere gittik...ve bunu sizlerlede paylaşmak istedim...
aramızda avcılığa yıllar önceden gönül vermiş avcı büyüklerimi hem biraz eskiye götürüp o günlerin güzelliğini hatırlatmak hemde o günleri yaşamamış herşeyin hazırını bulma imkanı bulan şimdiki avcı dostlarıma eskiden ne şekilde avlanılırmış onlara bilgi babında birşeyler sunmak istedim....
av malzemelerinin kıt olduğu zamanlarda,bulunan bu malzemelerle nasıl kırk kanaat avlanıldığına dair sunumlar...
1)-plastik kovanların piyasada olmadığı zamanlar,MKE nin onluk paketler halinde satılan kağıt kovanları ve atış yapıldıktan sonra saklanıp tekrar doldurulan bu kağıt kovanlar....
2)-barutla saçmanın arasına konulan keçe,tapa diye tabir ettiğimiz malzemenin az olduğu dönemler....av sahalarında rastlandıkça toplanan bu keçelerin toplanıp tekrar kullanıldığı zamanlar,bulamadığın zaman ya limon ya portakal kağıtlarının ara tapa olarak kullanıldığı zamanlar...
veya eski gazetelerin iyice ıslatıldıktan sonra hamur haline getirilip daha sonra nişasta ile iyice yoğrulduktan sonra eski bir tüfekten kesilmiş 20 cm.uzunluğundaki namlu parçasının içerisine sıkıştırılmak suretiyle bir taraftan itelenerek diğer taraftan silindir halinde çıkışını sağlayarak silindir halinde çıkan ruloların eşit parçalara kesilerek tapa haline getirmek....
3)-saçmanın olmadığı zamanlar akülerden veya hurdacılardan toplanan kurşunların bir salça kutusunun alt tarafının dikiş iğnesi vasıtasıyla küçük delikler açılmak suretiyle delinerek ve bu salça kutusuna tutma aparatı yapılarak pürmüz vasıtasıyla daha önceden hazırlanan bir tepsinin içerine yayılan toz nişadıra salça kutusunda eritilen kurşunu kutunun yan tarafına bir sopayla küçük dokunuşlarla dökülen saçmalar ve daha sonra numarasına göre yapılan eleklerden geçirilerek her numara saçma elde ederek sezonluk kurşununu av arkadaşlarınla bir araya gelerek hazırlamak....11 no dan 03 noya kadar her çeşit saçmanın çıktığı zamanlar...
4)-kapsülün az bulunduğu tane tane satıldığı zamanlarda...patlamış olan kapsülü söküp 3 parça haline getirmek ve iğnenin vurduğu kısmı tekrar düzlemek vasıtasıyla hazır hale getirmek....ve mantar tabancasında kullanılan kartuşları ılık suda iyice ıslatarak evza kısmının çamur halindeyken kapsülün içine yerleştirip tekrar kapsülü kullanılır hale glmesi için kurumaya bırakıldığı zamanlar...
5)-çok daha eskilerde dedemin anlattığı dönemlerde kurşunun düz bir zemine sac halide ince şekilde döküldükten sonra makasla küçük parçalar halinde kesilerek serum şişesine benzer şişelere bu parçalar doldurulduktan sonra o zamanın çocuklarını eline birer avuç fındık veya fıstık verilmek suretiyle akşama kadar bu şişeyi sallamalarını ve içerisinde yuvarlanan kurşunların saçma haline getirildiği zamanlar....
6)-barutun az bulundğu zamanlar silahların namlularını uzun olduğu zamanlar kullanılan karabarutla doldurulan yemleme diye tabir edilen kapsülün üzerine gelen kısma çay kaşığının sap kısmıyla konulan karabarutun ve onun üzerinede normal dumansız barutun kullanıldığı ve ava atıştan sonra hem namlunun önünde oluşan dumandan avın vurulup vurulmadığını görmek için alttan bakılan ve sonrasında bıraktığı kimisi için çok kötü olan ama hastası olan için o dünyanın en güzel kokusunun olduğu zamanlar....
7)-bu malzemelerin bir araya toplandığı zaman evde salonun orta yerine bu malzemeyi döküp sonrada evdekileri evden uzaklaştırdıktan sonra sanki oyuncakları ile oynayan çocuklar gibi zevkle,şevkle doldurulan fişeklerin doldurulduğu zamanlar...
8)-ve atmaya dahi kıymadığın bu fişekleri mesela ördek avında 2 ördeğin yanyana gelmesini bekleyerek tek fişek atma çabasını gösterdiğimiz zamanlarda...
işte bu dönemlerde av yapan dostlarıma sormak istiyorum av o zamanmı avdı yoksa şimdi herşeyin hazırının olduğu hatta seçme hakkının çok olduğundan beğenmemezlik ettiğimiz bu dönemdemi av....
Çetin abi ne zamanlarmış be,
Biz yeni nesil avcılar bunların hiç birini yaşamamıştır heralde,
Ama bende babamdan hatırlıyorum MKE nin kağıt fişeklerini ne özenle doldurduğunu!
Paylaşım için teşekkürler,güzel bir nostalji!
çetin ekren
24.Eylül.2009, 12:36
hamit inan ben o zamanları çocukluk dönemlerimde yaşadım ve inanılmaz bir haz verirdi bana...hala o zamanlardan kalan malzemeler var kokuları bile bir başka geliyor...o kovanların ağızlarını kıvırırken parmaklarım su toplardı ama o acı bile tatlı gelirdi bana....
gerçekten muhteşem günlerdi...
fevzi dursun
24.Eylül.2009, 12:39
yüreğine sağlık çetincim mükemmel anlatmışsın. abicim birde o kağıt fişeklerinin şiştiği zamanlar vardır. adleden geçirmeyi unuttuğumuz ve her seferinde avda aklımıza gelen zaten sayılı olan fişekleri zorla tüfeğe tepiştirmemiz, fişeği atmasak bile kancanınm dahi çıkaramadığı atış yapma zorunda kaldığımız o fişekler. o kara barutlar, anadolu puanterlerimiz. :)
inan çetinim o günlerde ne bileyim avdan aldığım hazzı şimdi alamıyorum. meğersem ne güzel günler geçirmişizde haberimiz yokmuş. tüm yazdıklarını hüzünlü bir şekilde okudum sobanın başında doldurmuş olduğum o eski güzel günlerimi bir kez daha sayende yaşamış oldum.
eline yüreğine sağlık selamlar dostlara
çetin ekren
24.Eylül.2009, 12:48
haklısın Fevzi bende bir poze vardı hala durur....onunla attığım fişeği tekrar doldurduğumda çifteyle atmaya kalktığımda fişek sığmazdı namluya...onun içinde fişekleri hazırladıktan sonra tek tek ayırır ve pozeninkiler pozeye,çifteninkiler çifteye olacak şekilde ayarlardım...şimdilerde öylemi dostum...yarı ava gidlecek akşam iş çıkışı hemen en yakın bayiden al istediğin özelliklerde fişeği....gerçi o fişeklerin tadını hiçbir fişeğin vereceğinide sanmam ama...çünki ben bulamadım hala...
oysa yarın ava gidilecek,birgün önceden malzemeleri yere sarıp gece yarılarına kadar fişek hazırlamak vay be varmı böyle bir zevk...
inanırmısın hala 250 gr baruttan kaç adete yakın fişek çıktığını hatırlıyorum...bir kilo saçmadan kaç adet bıldırcın fişeği kaç adet ördek,keklik fişeği çıkacağını bilirim....oysa bunların hepsi seninde dediğin gibi mazi olmuş....ne acı....
çetin ekren
25.Eylül.2009, 15:12
hiç bu zamanlarda av yapan veya o günleri hatırlayan dostlar yokmu...vaybe...
feridun berin
25.Eylül.2009, 17:18
Çetinim eline emeğine sağlık okurken bile maziye daldım gittim ama geçen yıllardan kendime çıkardığım en büyük pay zor olan güzeldir ulaşılamıyan güzeldir elde edilemiyen güzeldir kolay olan çabuk elde edilen zevk vermez kıymetli olmaz zevk ve kuşa benzer yakalmak istersin elini dala uzatırsın tam tutacakken uçar arkasından gitrmeğe devam edersin ulaşamadıkça gözünde değer kazanır geçmişin anısı geleceğin hayali ile yaşamak dileğiyle tüm dostlara Manisadan kucak dolusu selam.
çetin ekren
26.Eylül.2009, 14:59
haklısın haklısında abi şuanda yapılan avcılığın ne kadar kolay ve basit olduğunun farkına o zamanlarda o şartlar altında avlanıldıktan sonra farkına varılıyor...
dedimya abi o malzemelerin kokusu bile bir başka geliyor insana....
Mehmet Ardilli
26.Eylül.2009, 15:25
Benim dolma çiftem hala duruyor, beş, altı kutuda kapsülü var yedekte, http://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/cheesy.gifhttp://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/cheesy.gifhttp://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/cheesy.gif haa... daha eskiye gidersek bir ikide çatal var eski sapanlardan
kalma, esgiden gıcır derdik, şimdi havalı tüfek var çocukların elinde sanki oyuncak gibi davranılıyor silah olduğunun farkında değil kimse, neyse eski
dostlar var hala yanımda, sağ olsunlar önemliside bu bence, yeniliklere herzaman açık gönlümde eski dostlarımın yeri bir başka. http://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/smiley.gif
İbrahim ÖZEL
27.Eylül.2009, 13:04
Ben hala kış dolularımı zaman zaman kendim yaparım. Hanımda kızar bana hem daha pahalı hem yorucu bu ne diye yapıyosun der durur. Ama bilmezki bunun tadını. Hala fişeğin ağzını sıkarken o zorlamadan elimin su toplamaya yaklaşması hoşuma gider.
çetin ekren
28.Eylül.2009, 07:28
avcılık zaten başlı başına pahalı bir uğraş haline gelmedi İbrahim kardeş....bizler zaten daha sağına soluna bakmıyoruz bu işin...dediğin gibi belki maliyet olarak hazır doluları gelip geçer elde yapılan dolular ama...en azından gönül rahatlığı ile istediğin ava namlu çevirebiliyorsun...haklısın dostum....
İBRAHİM AKKAYA
28.Eylül.2009, 22:01
Çetin kardeşim kağıt fişek yırtıksa bantla yamardık.Ha kırma tüfeğin varsa biz dolmayla ava başladık.Şu anda çift vek dolmalar duvarda asılı duruyor.Tek 16 calipre aldım 76 yılında dünyalar benim oldu dolma kapsulu patlatır normal kapsulu patlatmaz 12 calipre Sırtac aldım dünyalar benim Akhisar"da şimdiki Mehmet SUCUNUN Amcası rahmetli İsmail SUCU" YA gider araya abier girer 100grm dumansız yanında 1kutu kece tapa 2 kilo Hocanın elinde ne varsa sacma almak şartıyla malzemeyi alırsın pazarlık yok Hoca ne derse o beş kuruş aşağı iste malzeme elinden alınır sacmayı o 4 verdi sen 7 isteyemesin. Eve geliriz hanki ava gidecez ona göre sacma değiştirilir arkadaşlarla.Ortaya malzemeler çıkarılır ölçekler ayarlanır ne anlama geliyorsa bir drem bir denk barut birbuçuk saçma fişekler yapılır en fazla bir kilo sacmadan 33 fişek cıkar.
Güme avı meşhur ozaman 20-25 canlı müre göle giderdik çamurçu 5-6 tane bir arada olmasa atılmaz ördek en az ikisi üçü bir araya gelecek neydi o günler.Gece gümede fişek yapardık üç gün yatardık gümede .Kaç arkadaşımız LPG den zehirlenip öldü DADALOĞLU Gibi ölen ölür kalan sağlar bizimdir diye gittik.Şimdi evde kaç fişek var bilmem yedi adet fal tüfek var Çetin kardeşim geçmişten intikamı alıyoruz açaba.
ŞAHBALI HOÇA DİYORKİ ESKİYE ÖZLEM
Elbise almanın gelmiyor ardı
Hizmetci bir ayda üç ütü kırdı
Eskiden bir şalvar mintanım vardı
Yıykardım giyerdim bundan iyiydi
İşte eskiden dolma tüfeğim karabarutum vardı borudan kestiğim sacmam vardı malzemem az avım boldu,
Şimdi tüfeğim fişeğim bol av nerde HERKESE RASTGELE
Recep DÖNMEZ
29.Eylül.2009, 13:10
Sevgili Çetin Kardeşim! yaşımız çok olmasada bizleri yinede
alıp mazilere götürdün gerçekten de...
Benim yaşım 38,ilkokulu bitirdiğim yıllardan itibaren av işine gönül vermiş,
yukarıda senin madde madde yazdığın konuların hemen hemen hepsini
neredeyse yaşamış biri olarak yazını okurken çok ama çok duygulandım....
Bizden yaşça büyük ustalarımız,abilerimiz dahada iyisini bilirler bu hususların,
inanıyorumki onlar bizim bu yaşadığımız yoklukların,kıtlıkların çok ama
çok daha zorluklarını yaşamışlardır....
Benim zihnime kazınan ve asla hafızalarımdan çıkmayacak olan bazı konu başlıklarını
paylaşmak isterim sizlerle;
*Daha delikli demir icat edilmemişken ok-yayla avlandığım günleri nasıl
unuturum...
*İyi hatırlıyorum tekli kırma tüfeği bile bulamadığım,uçtan dolma,barutla saçma
arasına çaput tıkadığımız,tüfeğin meme dediğimiz yere koyduğumuz bakır
kapsülün üç çakmada bir patladığı günleri...
*çok iyi hatırlıyorum boyumdan büyük olan tekli 16 numara tüfeği babamdan
gizli gizli alıp alıp binbir zorlukla temin ettiğim derme çatma fişeklerle ava gittiğim
günleri....
*Ben çok iyi hatırlıyorum plastik fişeği rüyamızda bile göremediğimiz günleri,3-5 kağıt fişekle
bir sezon av yapıp yukarıdan aşağıya ikiye yarılan fişekleri bantlayıp göbek yapan bu
fişekleri tüfeğe binbir zorlukla sokup atış yapamadıysak geriye çıkaramadığımız,boşa
atmaya kıyamayıpta tüfeği ikiye kırıp saklayıp birdahaki sefere ava giderken aynı
şekilde bu fişekle ava gittiğimizi....
*Çok net hatırlıyorum şimdiki beylik kapsül dediğimiz orjinal kapsülün altın değerinde
olduğu zamanlar bulamayıp bakır kapsülün veya patlamış kapsülü binbir hünerle içini
çıkartıp maytap,kibrit tozu,mantar tozu gibi usullerle doldurup fişeğe taktığımızı...
*Plastik modern tapaları avrupadaki avcılar kullanırken bizlerin gazete parçacıkları ile
fişek doldurduğumuzu...
*Hiç unutmuyorum nerden temin ettiğimi bilmiyorum ama bakırdan sarı renkli 1 adet
16 numara metal fişeğim vardı,at at ne yarılır ne şişerdi,ama meretin ağzı metal
olduğundan tüfeğin namlusunu aşağı tutsan şakır şakır saçması dökülürdü,bu yüzden
saçmanın önüne koyduğum kağıdın üzerine mum eritip kağıdın düşmesini önlediğim günleri...
*Ortaokul ve lise yıllarında kışlık av malzemesi alabilmek için Eylül aylarında ağaçlardan
incir toplayıp sepetle pazara götürüp sattığımı ve bir günlük emeğimin karşılığında
üç-beş fişek doldurabilecek malzemeyi zor aldığım günleri....
*Lise 1.Sınıfta okurken öğleci olduğum için kış aylarında lapa lapa kar yağarken
pencereden karşı tepelere bakıp içimi çektiğimi,akşam çulluk bekine gidebilmek
için kaçgün okulu astığımı,bu yüzden o yıl ilk karnemde 7 dersimin zayıf geldiğini
hala unutamıyorum....
*Hasta olduğumda babam beni doktora götürdüğünde doktora "ava gitmekten üşüttü"
diye her seferinde beni doktora şikayet ettiğini nasıl ututabilirimki....
*Kendime ait ilk tüfeği 1990'lı yıllarda memur olduğumda aldığımı,adıma ruhsat çıkartıp
övünçle ruhsatlı,belgeli,olarak ava gittiğim yılları...
Şimdi hepimizin elinde en süper en şahane birkaç av tüfeği,en kral av malzemeleri,
en kaliteli fişekler,en asil köpekler,en lüks otalar yokmu??????
Ama ben şahsen o eski yıllarımı,o eski yokluk günlerimi özlüyorum...
Çünki o günler bir başkaydı,çünkü o günler bir harikaydı,
çünki o günlerde imkansızlıklar,zorluklar,çekimserlikler.mazlumlukl ar,
saygı,sevgi,hoşgörü,mertlik,sabır vb.şeyler vardı....
Şimdi bu günlerde belki eskiye nazaran çok ama çok daha imkanlarımız
var ama;
Acaba o eski günlerdeki hoşgörü,sabır,mertlik,saygı ve sevgi ne kadar var????
Hepinize saygılarımı sunuyorum.
Ve müsadenizle çok eski yıllardan hatıra kalan birkaç fotoğrafı sizlerle
paylaşmak istiyorum....
Saygılar....
DELİKLİ DEMİR İCAT OLMADAN ÖNCE BİR AV ANIMIZ....(Ortadaki benim.Belimdeki kuşa dikkat edin lütfen)
http://i38.tinypic.com/xaxnj8.jpg
YAĞAN KARLARIN AĞAÇLARI DİZE GETİRDİĞİ GÜNLERDEN....
http://i37.tinypic.com/j17ty8.jpg
TEK KIRMA TÜFEĞİN BİLE BOYUMUZDAN BÜYÜK OLDUĞU GÜNLERDEN....
http://i38.tinypic.com/vno6ck.jpg
çetin ekren
29.Eylül.2009, 13:54
recep abi gerçekten sende çok güzel anlatmışsın seninde yüreğine sağlık resimlerde de yakışıklı çıkmışsın ha....
mustafa altınsoy
29.Eylül.2009, 14:24
inanın bende hala babam dan kalma o 10arlı kutu da kagıt fişekten 1kutu hatıra duruyor aslında bayagı vardı fakakt bidün annem paslanmış diyerek atmış ama 1kutu 10tane 7numara fişek var elimde saklar lıyorum babam a gösterdigimde şöylebi iççekerek bakmıştı fişeklere neannatmak istedini annamıştım ah eskigünler ahhh
mustafa altınsoy
29.Eylül.2009, 14:36
recep abi affınıza sıgınarak resimler çok güzel nostajı fakat resimdeki belinizdeki kuş ney abi resimden seçemedim merakta etim abi
ALPEREN
29.Eylül.2009, 18:41
KONUYU AÇAN ÇETİN KARDEŞİME VE DİĞER PAYLAŞIMDA BULUNAN,
ANILARINI YAZAN TÜM ARKADAŞLARA TEŞEKKÜR EDERİM.
BİZ, 5 ARKADAŞ 6-7 YIL ÖNCESİNE KADAR KLÜPTE TOPLU OLARAK DOLDURUYORDUK.
FİŞEK DOLDURMA GÜNÜ MERASİM GİBİYDİ. HERKESE GÖREV TAKSİMİ OLURDU.
KİMİSİ PATLAMIŞ KAPSÜLÜ ÇIKARIR, KİMİSİ YENİ KAPSÜLÜ TAKAR, KİMİSİ FİŞEKLERİN
AĞZINI DÜZELTİR. KİMİSİ BARUTU KOYAR, KİMİSİ TAPAYI VE SAÇMAYI KOYAR,
KİMİSİ KAĞIT KAPAĞI KOYAR VE KIVIRMASINI YAPAR.
BAZAN ARKADAŞLAR KİMİMİZE KOMPLO YAPAR, ARADA BİR KAÇINA YA BARUT KOYMAZLAR,
YA SAÇMA KOYMAZLAR. ONDAN SONRA AVDA BAŞLAR BİR GÜZEL TAKILMA VE SOHBET.
NEREDE O MUHABBETLER, O HEYECANLAR, O TAKILMALAR, O KIZDIRMALAR.
HEPSİ MAZİ OLMUŞTA HABERİMİZ YOK. ÇETİN KARDEŞİMİZ KONU AÇMASA DAHA DA
HABERİMİZ OLMAYACAK. YÜREĞİNE, NİYETİNE SAĞLIK ÇETİN KARDEŞİM.
HERKESE SELAMLAR, SAYGILAR...
Sevgili Çetin Kardeşim! yaşımız çok olmasada bizleri yinede
alıp mazilere götürdün gerçekten de...
Benim yaşım 38,ilkokulu bitirdiğim yıllardan itibaren av işine gönül vermiş,
yukarıda senin madde madde yazdığın konuların hemen hemen hepsini
neredeyse yaşamış biri olarak yazını okurken çok ama çok duygulandım....
Bizden yaşça büyük ustalarımız,abilerimiz dahada iyisini bilirler bu hususların,
inanıyorumki onlar bizim bu yaşadığımız yoklukların,kıtlıkların çok ama
çok daha zorluklarını yaşamışlardır....
Benim zihnime kazınan ve asla hafızalarımdan çıkmayacak olan bazı konu başlıklarını
paylaşmak isterim sizlerle;
*Daha delikli demir icat edilmemişken ok-yayla avlandığım günleri nasıl
unuturum...
*İyi hatırlıyorum tekli kırma tüfeği bile bulamadığım,uçtan dolma,barutla saçma
arasına çaput tıkadığımız,tüfeğin meme dediğimiz yere koyduğumuz bakır
kapsülün üç çakmada bir patladığı günleri...
*çok iyi hatırlıyorum boyumdan büyük olan tekli 16 numara tüfeği babamdan
gizli gizli alıp alıp binbir zorlukla temin ettiğim derme çatma fişeklerle ava gittiğim
günleri....
*Ben çok iyi hatırlıyorum plastik fişeği rüyamızda bile göremediğimiz günleri,3-5 kağıt fişekle
bir sezon av yapıp yukarıdan aşağıya ikiye yarılan fişekleri bantlayıp göbek yapan bu
fişekleri tüfeğe binbir zorlukla sokup atış yapamadıysak geriye çıkaramadığımız,boşa
atmaya kıyamayıpta tüfeği ikiye kırıp saklayıp birdahaki sefere ava giderken aynı
şekilde bu fişekle ava gittiğimizi....
*Çok net hatırlıyorum şimdiki beylik kapsül dediğimiz orjinal kapsülün altın değerinde
olduğu zamanlar bulamayıp bakır kapsülün veya patlamış kapsülü binbir hünerle içini
çıkartıp maytap,kibrit tozu,mantar tozu gibi usullerle doldurup fişeğe taktığımızı...
*Plastik modern tapaları avrupadaki avcılar kullanırken bizlerin gazete parçacıkları ile
fişek doldurduğumuzu...
*Hiç unutmuyorum nerden temin ettiğimi bilmiyorum ama bakırdan sarı renkli 1 adet
16 numara metal fişeğim vardı,at at ne yarılır ne şişerdi,ama meretin ağzı metal
olduğundan tüfeğin namlusunu aşağı tutsan şakır şakır saçması dökülürdü,bu yüzden
saçmanın önüne koyduğum kağıdın üzerine mum eritip kağıdın düşmesini önlediğim günleri...
*Ortaokul ve lise yıllarında kışlık av malzemesi alabilmek için Eylül aylarında ağaçlardan
incir toplayıp sepetle pazara götürüp sattığımı ve bir günlük emeğimin karşılığında
üç-beş fişek doldurabilecek malzemeyi zor aldığım günleri....
*Lise 1.Sınıfta okurken öğleci olduğum için kış aylarında lapa lapa kar yağarken
pencereden karşı tepelere bakıp içimi çektiğimi,akşam çulluk bekine gidebilmek
için kaçgün okulu astığımı,bu yüzden o yıl ilk karnemde 7 dersimin zayıf geldiğini
hala unutamıyorum....
*Hasta olduğumda babam beni doktora götürdüğünde doktora "ava gitmekten üşüttü"
diye her seferinde beni doktora şikayet ettiğini nasıl ututabilirimki....
*Kendime ait ilk tüfeği 1990'lı yıllarda memur olduğumda aldığımı,adıma ruhsat çıkartıp
övünçle ruhsatlı,belgeli,olarak ava gittiğim yılları...
Şimdi hepimizin elinde en süper en şahane birkaç av tüfeği,en kral av malzemeleri,
en kaliteli fişekler,en asil köpekler,en lüks otalar yokmu??????
Ama ben şahsen o eski yıllarımı,o eski yokluk günlerimi özlüyorum...
Çünki o günler bir başkaydı,çünkü o günler bir harikaydı,
çünki o günlerde imkansızlıklar,zorluklar,çekimserlikler.mazlumlukl ar,
saygı,sevgi,hoşgörü,mertlik,sabır vb.şeyler vardı....
Şimdi bu günlerde belki eskiye nazaran çok ama çok daha imkanlarımız
var ama;
Acaba o eski günlerdeki hoşgörü,sabır,mertlik,saygı ve sevgi ne kadar var????
Hepinize saygılarımı sunuyorum.
Ve müsadenizle çok eski yıllardan hatıra kalan birkaç fotoğrafı sizlerle
paylaşmak istiyorum....
Saygılar....
DELİKLİ DEMİR İCAT OLMADAN ÖNCE BİR AV ANIMIZ....(Ortadaki benim.Belimdeki kuşa dikkat edin lütfen)
http://i38.tinypic.com/xaxnj8.jpg
YAĞAN KARLARIN AĞAÇLARI DİZE GETİRDİĞİ GÜNLERDEN....
http://i37.tinypic.com/j17ty8.jpg
TEK KIRMA TÜFEĞİN BİLE BOYUMUZDAN BÜYÜK OLDUĞU GÜNLERDEN....
http://i38.tinypic.com/vno6ck.jpg
Recep abi inan ağzım açık okudum desem yeridir,
Gerçekten çekirdekten yetişmişsiniz,
Ama çok merak ettim elinizdeki ok ve yaylamı vurdunuz o kuşu!
ALPEREN
29.Eylül.2009, 18:56
BU ARADA 20 YIL ÖNCEYDİ. YİNE KLÜPTE BILDIRCIN AVI İÇİN FİŞEK DOLDURDUK.
ERTESİ GÜN BAŞLADIK BILDIRCIN AVINA. BILDIRCIN KALKTI, SIKTIM. FİŞEK ÇUFF DEDİ.
SAÇMALRIN DÖKÜLÜŞÜNÜ GÖRDÜM. DEDİM BU SEFER KOMPLO BANA YAPILDI. İKİNCİ,
ÜÇÜNCÜ, DÖRDÜNCÜ FİŞEKTE ÇUFF DEYİNCE. KIZDIM BU KADAR DA OLMAZ DİYE. ANCAK,
KOMLO BU KADAR ÇOK FİŞEKLE OLMAZDI. ARTIK OLAYI ÇÖZMÜŞTÜM. TÜFEĞİ DAHA DİKKATLİ
ATIYORUM. DAHA YAKIN SIKIYORUM. DEVAM ETTİM ATMAYA O GÜN 15 FİŞEKTE MALUM AYNI
SESİ ÇIKARDI. SONUÇTA BİR TANE BİLE BILDIRCIN VURAMAMIŞTIM.
AV BAYİSİNDEN, SAÇMA BARUT ALIRKEN, BAYİ BİZE BEDAVA TAPA VERMİŞTİ. TAPALAR SERT
KAUÇUKTU. BİR ŞEY OLMAZ DİYE TAHMİN EDİP FİŞEKLERİ DOLDURUP KULLANMIŞTIM. HALBUKİ,
BEN ATEŞ ETTİĞİMDE, BARUTUN ATEŞİNDEN KAUÇUK TAPALAR ERİYOR VE BASINÇ YAPTIRMIYORMUŞ.
BEDAVA KAUÇUK TAPA EPEY VARDI. KALANINI ARTIK KEÇE TAPANIN ÜZERİNE DOLGU İÇİN KULLANDIK.
BU DA BANA İLGİNÇ BİR TECRÜBE OLMUŞTU. HATTA O GÜN FİŞEKLERİ DOLDURDUĞUMUZ VE BERABER
AVA GİTTİĞİMİZ ARKADAŞLA, '' O FİŞEKLER NASILDA ÇUFF LADI DİYEREK O GÜNLERİ YAD EDERİZ.
HERKESE SELAMLAR, SAYGILAR...
Recep DÖNMEZ
30.Eylül.2009, 08:09
Arkadaşlar Hepinize teşekkürler...
Tabi Çetin Gardaşımın hakkını yemeyelim öncelikle....
Güzel bir konu açıp güzel bir boyut kazandırmış konusuna.
Bizde mazilere dalıp aldık sazı elimize....
Mustafa Kardeşim! selamlar....
Çok ayıp ettin şimdi! belimde asılı olan koskoca
"Çayır Kazı'nı" tanımadınmı????
İşin şakası kardeş! Karadenizde Bozrail derler,karatavuğa
benzer,kendi küçüktür ama eti lezzetlidir...
Hamit Kardeş! bizde yalan yok!
Delikli demir yani tüfek icat olmamıştıki o günlerde,
tabiki ok-yayla vurdum o kuşu....
Hemde akşama kadar belimde köyde dolaşıp durdum millete hava
atmak için...
Yayla attığımız çubuk okların ucuna cam çivisi çakıp atardık,yay
sağlamsa bilek güçlüyse,okun ucuna 20'lik inşaat çivisinide yerleştirebilirsen
domuzu bile devirebilirsin valla....
Saygılar....
Mustafa Kardeşim için bozrailin resminide atıyorum....
Hepinize saygılar ve selamlar....
http://i38.tinypic.com/2m4axsl.jpg
(Siyah olan Karatvuk,alttaki bozrail)
feridun berin
30.Eylül.2009, 08:32
Sevgili dostlar ben ailemin ilk çocuğuyum birinci derece avcı akrabam yok abim yok babamın avla alakası yok dededen kalma horozlu 12 numara karabarut belçika bir tüfek inek otlatmağa giderken 13-14 yaşında tüfek omuzunda bir feridun sağolsun baba dostu avcıların yardımı ile fişek doldurmayı öğrendim ama içimdeki av sevgisi tarif edilmeyecek kadar büyük kışın ava giderken sazlık biryerde çizmem delindi kaç saat avı ha vurdum ha vuracam derken ayağım ıslak dolaştığımı unutamıyrum şimdi güzel tüfeklerim var emeklide oldum arabamda var imkanda var dostluklarda var o yılların heyacanı o yıllardaki av bolluğu o güzellikler yok be dostlar varlıkla kazandıklarım yoklukla kazandıklarımı alamıyor dostlar be. Manisadan tüm Avkolik dostlarına selam.
Not: Eskiye ait çok güzel paylaşımda bulunan Çetin kardeşime yorumları ile katkıda bulunan değerli dostlarıma teşekkür ederim. http://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/grin.gifhttp://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/grin.gifhttp://www.avkolik.net/forum/Smileys/classic/grin.gif
mustafa altınsoy
30.Eylül.2009, 08:49
recep abi teşekür ederim bu kuşlarla geçti gençligim gerçi dahah çok genç sayılırım sizdegerli abilerim yanında üsteki karatavuk altakide çubbal veya ardıç kuşu cırrık deriz buralarda teşekür ederim abi
Osman KARATEPE
30.Eylül.2009, 09:20
Babamın çift kartal huğlu tek kırmasını çalıp 2 tanede mke karton fişeklerinden alır kuş avına giderdik kardeşimle.Ben abiyim ya tüfek bende duracak gez allah gez 2 3 numara fişekleri kuşlara atardık ne bilelim fişek numarası var.Tüfeği kırıp çuvalın içine sokar sıkıca sarmalayıp korka korka çıkarırdık evden evin tam karşısı köy kahvesi kapıdan çıkınca bütün gözler bizde köyde biz çok meşhurduk kardeşimle hep balığa ava giderdik dönüş yoluda kahvenin önünden geçer utana sıkıla elimiz boş dönerdik kahvedekilerde hep dalga geçerlerdi bizimle içimizde hep ukte kalmıştır o senelerden.Büyüyünce yurduğumuz avları belimize gözlerine sokarcasına asar sallaya sallaya gelirdik eve.....
çetin ekren
30.Eylül.2009, 09:45
hepinizin yorumları birbirinden güzel inanın...ama bir söz söylenmiş burda...sayın feridun abimden gelen...''VARLIKLA KAZANDIKLARIM,YOKLUKLA KAZANDIKLARIMI ALAMIYOR'' gerçekten bu sözün altında yatan gerçek anlayanlar için çok ama çok büyük teşekkürler abicim...
Hasan abi gerçekten yazdıklarını okurken biran kendimi sizinle birlikte fişek doldururken hissettim...ağzına yüreğine sağlık....
Çetin eren kardeşim aldın götürdün benide kırk yıl geriye bende halen hemen oturup fişek yapacak herşey var. Babamın 16 numara çift kırması vardıki halen duruyor belçika yapımı çakmaklı ona bir kırk dumansız barut bir altmışta beş numara saçma koyardım valla tahtalı güvercinler tavuk gibi hiç dayanamazlardı hemde alaya attınmı 5-6 tane kalırdı tek oldumu pek rağbet etmezdik ogünler geri gelse av bol olsada gene fişek yapsak BALIKESİR sındırgı muhtar
Recep DÖNMEZ
06.Ekim.2009, 08:33
hepinizin yorumları birbirinden güzel inanın...ama bir söz söylenmiş burda...sayın feridun abimden gelen...''VARLIKLA KAZANDIKLARIM,YOKLUKLA KAZANDIKLARIMI ALAMIYOR'' gerçekten bu sözün altında yatan gerçek anlayanlar için çok ama çok büyük teşekkürler abicim...
Hasan abi gerçekten yazdıklarını okurken biran kendimi sizinle birlikte fişek doldururken hissettim...ağzına yüreğine sağlık....
Gerçektende "Varlıkla Kazandıklarımız,Yoklukla Alamadıklarımızı Alamıyor"
Bu konu bir müddet daha güncel kalsın istedim....
Özellikle Eski ustalarımızdan,değerli abilerimizden
Değerli yorumlarını,eski hatıralarını paylaşmanızı bekliyoruz...
Saygılar....
vBulletin v4.2.5, Copyright ©2000-, Jelsoft Enterprises Ltd.