13.Ekim.2009, 09:14
TATSIZ BİR ÜVEYİK AVI ANISI
1996 Yılının Ağustos ayı sonları Cumartesi günü kararlaştırdığımız gibi ertesi gün üveyik avı için Ören ovasına gidecektik.
Av arkadaşlarım Dr. Vahap Yazıcı, tenekeci Hasan ve Hüseyin Çorapçı kardeşler sabah 05,30 sularında yola çıktık avlanacağımız mevkii ye vardığımızda güneş henüz yeni doğmuştu arabanın gürültüsü ile zeytin ağaçlarında akşamdan tüneyen onlarca üveyik havalanmıştı. Bu gördüğümüz manzara karşısında hepimiz o gün için güzel av yapacağız diye sevinmiştik. Arabayı bir ağaç dibine park edip hemen hazırlandık fazla yürümeden büyükçe bir susam tarlası gördük ve bu tarla etrafında avlanmaya karar verdik. Her birimiz avlanacağı yeri tespit edip bir ağaç dibine oturdu. Avlanmaya başladık, oturduğum yerdeki açıkta kalan yerleri, karşıdan gelen kuşların görmemesi için kuru zeytin dallarla kapattım artık kendime göre güzel bir güme yapmıştım. Beklemeye başladım kısa bir süre sonra üzerime doğru bir üveyik geldi kuşu çiftelemeyle zar zor canlı vaziyette düşürdüm, tam tutacağım anda kuş kalktı gitti, ağaçlara girdiğinden fişekte atamadım ve arkasından öylece baka kaldım, belli ki doluların saçması fazlaydı hemen bir fişeğin üzerinden 20 adet saçma kestim ve tüfeğimin haznesine koydum. Kısa bir süre sonra bize göre aşağılardan atılan tüfek sesinden ürken iki adet üveyik üzerime doğru geliyordu ama oldukça yüksektiler, tüfeğimi doğrultup tetiğe asıldım üzerinden saçma kestiğim fişek ile vurulan kuş havadan boş bir çuval gibi yere düştü diğeri hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam etti. Dr. Vahap benim 150 metre çaprazlamasına karşıma güme yapmıştı bu arada üzerine iki üveyik jet gibi bindirdi Doktorda 20 numara otomatiği ile iyi bir atış sonrası, birsini indirdi. Diğer arkadaşlarda aralıklarla fişek atıyor ve attıklarının çoğunu da vuruyorlardı. Öğleye yakın Hüseyin ağabeyin yerini değiştirdiğini gördüm benim bulunduğum yerin 50 metre kadar uzağından geçti, fakat nereye oturduğunu görmemiştim. Bu sırada yerden yüksekliği iki metre civarında bir üveyik geçiyordu, kuş zeytinliğe girerken tetiği çektim kuş düşmemişti fakat kadar ilerde Dr. Vahap ’ın tam karşısında olan setin arkasına gizlenip tüfek sesiyle ayağa kalkıp, tüfekten çıkan saçmalara hedef olan Hüseyin ağabey çırpınıyordu “vuruldum “ diye! O anı tarif etmem imkansız bir an ne yapacağımı ne edeceğimi şaşırdım kendisine doğru koşmak istedim ancak bacaklarımın dizden aşağısı tutmadı şok olmuştum ve avcılık yaşamımda o zamana dek böyle bir olay hiç başıma gelmemişti diğer arkadaşlar koşarak geldiler doktor dikkatlice baktı bereket versin iki adet saçmadan birisi gözünün iki parmak altına diğeri ise kaşının üzerine saplanmış Allah korumuş ya gözüne gelseydi çaresi var mıydı diye? Kendi kendimize söylendik ve bu tatsız av günümüzü noktaladık.
Bu av gününde çektiğim sıkıntıyı hiç unutmam avcılıkta yaşımız ne olursa olsun öğreneceğimiz bir şeyler mutlaka vardır.
Dikkat her zaman DİKKAT
Sağlıklı olmanız temennisi ile hatasız ve kazasız bir av yaşamı dilerim.
Rasgele.
1996 Yılının Ağustos ayı sonları Cumartesi günü kararlaştırdığımız gibi ertesi gün üveyik avı için Ören ovasına gidecektik.
Av arkadaşlarım Dr. Vahap Yazıcı, tenekeci Hasan ve Hüseyin Çorapçı kardeşler sabah 05,30 sularında yola çıktık avlanacağımız mevkii ye vardığımızda güneş henüz yeni doğmuştu arabanın gürültüsü ile zeytin ağaçlarında akşamdan tüneyen onlarca üveyik havalanmıştı. Bu gördüğümüz manzara karşısında hepimiz o gün için güzel av yapacağız diye sevinmiştik. Arabayı bir ağaç dibine park edip hemen hazırlandık fazla yürümeden büyükçe bir susam tarlası gördük ve bu tarla etrafında avlanmaya karar verdik. Her birimiz avlanacağı yeri tespit edip bir ağaç dibine oturdu. Avlanmaya başladık, oturduğum yerdeki açıkta kalan yerleri, karşıdan gelen kuşların görmemesi için kuru zeytin dallarla kapattım artık kendime göre güzel bir güme yapmıştım. Beklemeye başladım kısa bir süre sonra üzerime doğru bir üveyik geldi kuşu çiftelemeyle zar zor canlı vaziyette düşürdüm, tam tutacağım anda kuş kalktı gitti, ağaçlara girdiğinden fişekte atamadım ve arkasından öylece baka kaldım, belli ki doluların saçması fazlaydı hemen bir fişeğin üzerinden 20 adet saçma kestim ve tüfeğimin haznesine koydum. Kısa bir süre sonra bize göre aşağılardan atılan tüfek sesinden ürken iki adet üveyik üzerime doğru geliyordu ama oldukça yüksektiler, tüfeğimi doğrultup tetiğe asıldım üzerinden saçma kestiğim fişek ile vurulan kuş havadan boş bir çuval gibi yere düştü diğeri hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam etti. Dr. Vahap benim 150 metre çaprazlamasına karşıma güme yapmıştı bu arada üzerine iki üveyik jet gibi bindirdi Doktorda 20 numara otomatiği ile iyi bir atış sonrası, birsini indirdi. Diğer arkadaşlarda aralıklarla fişek atıyor ve attıklarının çoğunu da vuruyorlardı. Öğleye yakın Hüseyin ağabeyin yerini değiştirdiğini gördüm benim bulunduğum yerin 50 metre kadar uzağından geçti, fakat nereye oturduğunu görmemiştim. Bu sırada yerden yüksekliği iki metre civarında bir üveyik geçiyordu, kuş zeytinliğe girerken tetiği çektim kuş düşmemişti fakat kadar ilerde Dr. Vahap ’ın tam karşısında olan setin arkasına gizlenip tüfek sesiyle ayağa kalkıp, tüfekten çıkan saçmalara hedef olan Hüseyin ağabey çırpınıyordu “vuruldum “ diye! O anı tarif etmem imkansız bir an ne yapacağımı ne edeceğimi şaşırdım kendisine doğru koşmak istedim ancak bacaklarımın dizden aşağısı tutmadı şok olmuştum ve avcılık yaşamımda o zamana dek böyle bir olay hiç başıma gelmemişti diğer arkadaşlar koşarak geldiler doktor dikkatlice baktı bereket versin iki adet saçmadan birisi gözünün iki parmak altına diğeri ise kaşının üzerine saplanmış Allah korumuş ya gözüne gelseydi çaresi var mıydı diye? Kendi kendimize söylendik ve bu tatsız av günümüzü noktaladık.
Bu av gününde çektiğim sıkıntıyı hiç unutmam avcılıkta yaşımız ne olursa olsun öğreneceğimiz bir şeyler mutlaka vardır.
Dikkat her zaman DİKKAT
Sağlıklı olmanız temennisi ile hatasız ve kazasız bir av yaşamı dilerim.
Rasgele.