yucelmert
18.Ekim.2009, 12:54
bugün bir iddaa yüzünden bu konuyu araştırdım ve sizlerle paylaşmak istedim.
Kedşan.. Yani yarı tavşan yarı kedi... Mümkün mü? Yoksa mitolojinin gölgeli sayfalarından kopup gelen bir göz kamaşması mı?
1845'de Joseph Train "Man Adasının Tarihsel ve İstatistiksel Bir Hesabı" isimli kitabını yazdığında ada ile özdeşleşmiş Manx kedilerinin aslında tavşanlar ile kedilerin çiftleşmesinin ürünü olduğunu belirtmişti. Manx kedileri kuyruksuz görüntüleri ile aslında bu saptamayı doğrular gibiydi. Ayrıca erkek tavşanlarının çiftleşmek konusundaki aşırı istekleri, çiftleşmek istediklerinde kendi boylarında her tür canlıyı kendilerine eş seçmeye çalışmaları ve dişi kedilerin başka canlıların bebeklerine annelik yapma eğilimleri dikkate alındığında bu saptama ciddi bir kabul gördü.
http://www.kedimveben.com/Pix/10010034.gifhttp://www.kedimveben.com/Pix/10010034.gif
çapkın olan kedimi?
yoksa tavşanmı?
Kedşan teorileri ABD'ye de sıçradı. 1917 yılında ise Texas'ta Val Chapman isimi bir kişi Kedşan olduğunu ileri sürdüğü bir canlıyı teşhir etmişti. İşin ilginç yanı kimse tavşanla çiftleşen bir kedi görmemiş, herkes doğan yavruların Kedşan olduğunu iddia ediyordu.
Kedşan teorilerini İngiliz asilleri çok sevecekti. Hatta Man Adası'na gidip araştırma yapacaklar, bu konudaki görüşlerini makalelere çevirip yayınlayacaklardı. Charles Darwin'den beri İngiliz aristokrasisi artık hayvan bilimini kendi sınıflarına ait zevkler arasında görüyordu. İngiliz sömürgelerinden getirilen ve İngiltere'nin o güne kadar görmediği canlılar (ve bitkiler) Londra'da hararetli tartışmalara konu oluyor, balta girmemiş Afrika ormanlarına, Hindistan'a bilimsel geziler düzenleniyordu. İngiltere bir heyecan içinde dünyayı tanımlayıp dünyayı Londra merkezinde tekrar kurmaya gayret ediyordu.
Genetik biliminin ilerlemesine kadar Kedşan teorileri dinmek bilmedi. Özellikle Amerika ve İngiltere'deki yerel gazetelerin sayfalarında zaman zaman Kedşan haberleri boy gösteri. Kasabadaki hayalet hikayelerinden sıkılan yerel halkın ürpertisi Kedşan ile tazelendi. Kasaba panayırlarında Kedşan olduğu ileri sürülen canlılar halka küçük bir ücret karşılığı gösterilir oldu.
Ama modern genetik kediler ile tavşanların kromozom yapısının benzerliğini saptasa bile genetik yapılarındaki kesin farklılığı da kesin bir şekilde gözler önüne serdi. Kediler etoburdu, taşanlar ise otobur. Bu farklılık ciddi bir genetik farklılığı da beraberinde getiriyordu. Genetik yapıları farklı olan canlıların çiftleştirilmesi mümkün değildi. Ama bir kurt ile bir köpek ya da bir at ile eşek çiftleşebilirdi. Kediler ile tavşanlar çiftleştirilse bile zigot kısa zamanda ölecekti. Kedşan teorilerinin altında olsa olsa genetik bozukluk yaşamış Manx kedileri ya da kısa bacaklı Munchkin kedilerinden türemişti. Ayrıca uslanmaz ve utanmaz soy üreticilerinin genetik oyunlarından dünyaya gelen standart görünümünden uzaklaşmış engelli kediler de bu teorinin kaynağı olabilirdi.
Bu bulgulara rağmen günümüzde Kedşan teorileri tartışılmaktadır. İnsanoğlu çıplak doğasından kopup gelen mitleri seviyor, bilim her seferinde bu fantezi dünyasını ışığı ile yaralasa bile.
*alıntıdır
Kedşan.. Yani yarı tavşan yarı kedi... Mümkün mü? Yoksa mitolojinin gölgeli sayfalarından kopup gelen bir göz kamaşması mı?
1845'de Joseph Train "Man Adasının Tarihsel ve İstatistiksel Bir Hesabı" isimli kitabını yazdığında ada ile özdeşleşmiş Manx kedilerinin aslında tavşanlar ile kedilerin çiftleşmesinin ürünü olduğunu belirtmişti. Manx kedileri kuyruksuz görüntüleri ile aslında bu saptamayı doğrular gibiydi. Ayrıca erkek tavşanlarının çiftleşmek konusundaki aşırı istekleri, çiftleşmek istediklerinde kendi boylarında her tür canlıyı kendilerine eş seçmeye çalışmaları ve dişi kedilerin başka canlıların bebeklerine annelik yapma eğilimleri dikkate alındığında bu saptama ciddi bir kabul gördü.
http://www.kedimveben.com/Pix/10010034.gifhttp://www.kedimveben.com/Pix/10010034.gif
çapkın olan kedimi?
yoksa tavşanmı?
Kedşan teorileri ABD'ye de sıçradı. 1917 yılında ise Texas'ta Val Chapman isimi bir kişi Kedşan olduğunu ileri sürdüğü bir canlıyı teşhir etmişti. İşin ilginç yanı kimse tavşanla çiftleşen bir kedi görmemiş, herkes doğan yavruların Kedşan olduğunu iddia ediyordu.
Kedşan teorilerini İngiliz asilleri çok sevecekti. Hatta Man Adası'na gidip araştırma yapacaklar, bu konudaki görüşlerini makalelere çevirip yayınlayacaklardı. Charles Darwin'den beri İngiliz aristokrasisi artık hayvan bilimini kendi sınıflarına ait zevkler arasında görüyordu. İngiliz sömürgelerinden getirilen ve İngiltere'nin o güne kadar görmediği canlılar (ve bitkiler) Londra'da hararetli tartışmalara konu oluyor, balta girmemiş Afrika ormanlarına, Hindistan'a bilimsel geziler düzenleniyordu. İngiltere bir heyecan içinde dünyayı tanımlayıp dünyayı Londra merkezinde tekrar kurmaya gayret ediyordu.
Genetik biliminin ilerlemesine kadar Kedşan teorileri dinmek bilmedi. Özellikle Amerika ve İngiltere'deki yerel gazetelerin sayfalarında zaman zaman Kedşan haberleri boy gösteri. Kasabadaki hayalet hikayelerinden sıkılan yerel halkın ürpertisi Kedşan ile tazelendi. Kasaba panayırlarında Kedşan olduğu ileri sürülen canlılar halka küçük bir ücret karşılığı gösterilir oldu.
Ama modern genetik kediler ile tavşanların kromozom yapısının benzerliğini saptasa bile genetik yapılarındaki kesin farklılığı da kesin bir şekilde gözler önüne serdi. Kediler etoburdu, taşanlar ise otobur. Bu farklılık ciddi bir genetik farklılığı da beraberinde getiriyordu. Genetik yapıları farklı olan canlıların çiftleştirilmesi mümkün değildi. Ama bir kurt ile bir köpek ya da bir at ile eşek çiftleşebilirdi. Kediler ile tavşanlar çiftleştirilse bile zigot kısa zamanda ölecekti. Kedşan teorilerinin altında olsa olsa genetik bozukluk yaşamış Manx kedileri ya da kısa bacaklı Munchkin kedilerinden türemişti. Ayrıca uslanmaz ve utanmaz soy üreticilerinin genetik oyunlarından dünyaya gelen standart görünümünden uzaklaşmış engelli kediler de bu teorinin kaynağı olabilirdi.
Bu bulgulara rağmen günümüzde Kedşan teorileri tartışılmaktadır. İnsanoğlu çıplak doğasından kopup gelen mitleri seviyor, bilim her seferinde bu fantezi dünyasını ışığı ile yaralasa bile.
*alıntıdır