Orijinalini görmek için tıklayınız : ENGELLİLER KONUSUNA İLGİNİZE TEŞEKKÜRLER
Recep DÖNMEZ
05.Aralık.2009, 18:35
İnanın iki gündür bu hususta yazıp yazmama konusunda
hep tereddütte kaldım,ama daha fazla dayanamayıp yazmaya
karar verdim.
3 Aralık günü ''3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ'' başlıklı bir konu açıp,
engelli vatandaşlarımızı bir nebze hatırlamak,sitemizdede engelli
üyelerimiz olabileceğini düşünerek hem onların hemde bütün engellilerin
gönüllerini almak istedik....
Ama malesef! malesef....malesef....
6000 üyemiz var diye gururlandığımız sitemizde bu konuya sadece ve sadece
üç yönetici arkadaşımdan başka ne diğer yöneticiler,nede üyeler hiçbir yorum
yapmadı ve konu normal sayfadan bir günde düştü....
Yanlış anlamayın burada yapacağınız yorumlar bana değil,siteye değil
tüm engellilereydi....
Şöyle bakıyorumda satış ilanları onlarca,hatta yüzlerce yorum alıyor,
bu konu es geçiliyor.Neden acaba....
Lütfen herkes bu konu üzerinde kendi öz eleştirisini yapsın....
Ben bu konuya duyarlılık göstererek yorum yapan;
Fevzi DURSUN ve Mehmet ARDİLLİ Abilere ve Çetin EKREN Kardeşime tüm
engelliler adına teşekkür ediyor saygılar sunuyorum.....
cemalreis
05.Aralık.2009, 19:06
RECEP KARDEŞ HAKKINI HELAL ET
3 ARALIK GÜNÜ SİTEYE GİRMEMİŞTİMDOLAYISIYLA KONUDAN
HABERDAR DEĞİLDİM SİTEMİNDE HAKLISIN AMA KENDİ NAMIMA KAYSERİDE
ENGELLİ KARDEŞLERİMİZLE SÜREKLİ İRTİBAT HALİNDEYİM MADDİ MANEVİ
GEREKENİ YAPIYORUZ SAYGILARIMLA
sukru sunar
06.Aralık.2009, 10:54
ben gırdıgımde ya forumdan dusmustu yada ben gormedım recep abı gercekten sozlerınde sonuna kadar haklısın.ınsanların bazı seylerı anlaması ıcın kendı basına da gelmesı gerekıyo.bende o kısılerden bırıyım galıba hakkını helal et abı...
recep abi kendi adıma özür diliyorum bu es geçileçek bir konu değil dediklerinde haklısın hakkını helal et . Madem 6000 üyeyiz bizde avkolik olarak birşeyler yapmamız gerektiğini düşünüyorum yönetici arkadaş lardan bu konu hakkında değerlendirme yapmasını rica ediyorum.
çetin ekren
07.Aralık.2009, 06:28
Recep abi engellilerde bizim engelsizlerde...bizlerin onları sadece ogün için değil aslında sürekli düşünmemiz gerektiğini beyan etmiştim...
arkadaşlarımız hakkında sitemde haklısın ama ne yapalım kimseyede zorla yorum yapın deme gibi bir hakkımız yok...
seninde dediğin gibi kimi zaman geliyor bir köpek dahi bu ülkede bir insandan değerli olabiliyor...
bizler isteyerek anamızdan sağlam doğmadık vede engelli olan insanlarımızda analarından isteyerek engelli doğmadılar veya sonradan isteyerek engelli durumuna düşmediler...
benim çok ama çok sevdiğim bir o kadarda samimi olduğum bir arkadaşım var...diyaliz hastası 1'er gün arayla diyaliz makinasına bağlanıyor...eşinde de kendi gibi aynı sorun var ve bilerek evlendiler...annesi tek böbreğini vermişti bu arkadaşımıza 4 yıl kadar bir süre bu böbrek onu hayata bağladı ama takdiri ilahi 4 yıl sonra vücut bu böbreği reddetti ve o böbrekte iflas etti...bu arkadaşımızın düğününü çok fakir olduğu için bizler aramızda para toplayarak ve silahlı kuvvetlerimizdende destek alarak bir şekilde yaptık...
buradan bu vesile ile silahlı kuvvetlerimizde teşekkürü borç bilirim...hiçbir bağlantımız olmamasına rağmen 9 kolordu komutanlarıyla görüşmeye gittiğimizde bizi inanın ayakta karşıladılar ve ellerinden gelen her türlü yardıma hazır olduklarını söylediler ve tüm yapılan masraflarda bize kendi ceplerinden yardımda bulundular...
ve şuan denizlide görev yapan Çağlayan Albayıma sonsuz teşekkürlerimi sunarım...bugün olmuş hala her kurban bayramında kurban alabilecek kadar parayı bu kardeşimize gönderiyor ve kurban alması için destek çıkıyor ve aradan nerdeyse 10 yıl geçmesine rağmen...
bu arkadaşımızın çocuğu olmuyor yani çocuk bu durumda olan bayanlara sakıncalı...ve yasak durumda...riski çok fazla...
bu kişiyi tanımanızı çok isterdim hayatımda tanıdığım en iyi niyetli,sıcak ve içinde zerre kadar kötülük taşımayan bir insan..cebinde 1 lirası olsa arkadaşı için harcayacak bir insan...ama...
işte hayatada bir o kadar bağlı bir insan vucudunda ameliyat olmadığı tek bir nokta yoktur...her tarafı ameliyat izleriyle dolu...ve bu ameliyatlara sanki günlük bir yaşantı şekli gibi alışmış ve her seferinde Allaha şükürler olsun Allah bana bu günlerimi aratmasın demektende geçmiyor...
bunu seçmek bu arkadaşımızın elinde olan bişeymi...o sağlıklı olmayı istemezmi...elbette ister...
bizlere düşense onları toplumumuzun bir parçası olarak kabul etmek ve elimizden gelen herne şekil yardım varsa yapmalıyız ve horlamamalıyız...ben bu arkadaşımıza elimden geldiği kadar yardım ediyorum...etmeyede Allah fısat verdiği sürece devam edeceğim...
Osman KARATEPE
07.Aralık.2009, 06:42
Abi o kadar kısa sürede düşmüşki kimse görememiş anlaşılan :(
Mehmet Ardilli
07.Aralık.2009, 12:13
Recep kardeşim hassasiyetini anlıyor, ve saygıyla karşılıyorum,
ancak sevdiğim bir hikayeyden bir bölümü paylaşmak isterim tüm dostlarla.
Genç bir delikanlı bilge birisi olmaya karar vermiş fakat ozamanlar okul da, mektep de yokmuş.
Kendine ders verecek birini aramak ve bilgeliğin sırrını öğrenmek için yollara düşmüş. Dere kenarında bir çocuk oynuyormuş, yanına gitmiş sen napıyorsun burda diye sorunca çocuk; annem için su almaya geldim, şu kaplara doldurup götürecem demiş. Bizim delikanlı yardım edeyim götürelim deyince çocuk kabul etmiş ve evlerine varmışlar. Annesi su dolu kabları görünce taşıyan delikanlıya teşekkür etmiş. Kadıncağız bu yolcunun haline bakıp sormuş acmısın evladım diye; delikanlı acım demiş, içeriden bir ses kur sofrayı diye seslenmiş. Delikanlı bir köşeye oturmuş, sofra kurulmuş ALLAH ne verdiyse. Delikanlı buyur edildiği sofrada kendisinden başka kimsenin olmadığını görünce, sormuş kadına; içerideki bey abi yemeğe gelmiyormu? Kadın yok demiş kendisine yemeğini az önce yedirdim. Delikanlı iyice meraklanmış. Yemeğini yerken bir yandanda ne kibirli insanlar var hiç misafire çıkıp hoş geldin denmezmi diye düşünmüş. Az sonra içeriden bir ses hoş geldin evlat demiş. Delikanlı şaşkın, cevap vermiş; hoş gördük. Sorna gülmüş kendi kendine daha kimseyi görmedik ama diye, İçerideki ses yemeğini yede gel yanıma görüşelim diyince delikanlı yine şaşkın kalkmış sofradan bereketli olsun diyerek. Kadın buyur etmiş sesin geldiği odaya, delikanlı saygıyla sofadan odaya geçmiş.
Odaya girince karşısında camın kenarında ki döşekte oturan bir adam görmüş, adam; hele gel otur şöyle, diyerek yanındaki döşeği göstermiş delikanlıya. Delikanlı oturunca adamın yanına sormuş adam; nerden gelirsin nereye gidersin diye. Delikanlı anlatmış bilge biri olmak istediğini. Adam yine sormuş; ne edecen bilgeliği. Delikanlı; bilge olursam işi doğru yaparım, herşeyi anlar herkese akıl veririm demiş. Adam gülmsemiş hafifce, pencereden bakıp dışarıya; kar yağacak, demiş. Sonra seslenmiş kadına; yakıver sobayı. Delikanlı şaşkın adama bakıp kadına iş buyurduğunu görünce, despot biri bu adam diye düşünmüş. Derken çocuk koşarak gelip içeri; anam odun kırıyo, bir şeymi dediydin baba, demiş. Adam tamam oğlum sobayı yaksın diyecektim diye cevap verince, delikanlı dayanamayıp; sizin işleri hep yenge hanım mı yapar, diye sormuş. Adam; benim işim bilmek, herkesede akıl vermek, demiş ve gülümsemiş yine. Çocuk delikanlıya dönüp; babam kalkamaz, ondan biz görürüz işleri, diye cevap verince, utanan delikanlı; özür dilerim bilmiyordum, diyecek olmuş ki, adam kesmiş sözünü;
Bak delikanlı senin yaşında çıktım yola bilmekti maksadım, bir gün tökezleyince düştüm sırt üstü, düşünce bildim dostumun eşim olduğunu, bidim iyiliğin karşılıksız olduğunu, bildim sevginin gönülde olduğunu, bildim kıymetlerin sağlıkta olduğunu, sen iyilik ettin oğluma bir gün, o her gün taşır suyu bize oysa, sen sofrayı boş gördün, beni de kibirli ve despot, bunları bildin şimdi, şimdide utandın ve acıyorsun, söyle bilmek mi güzel bilmemek mi, diyerek gülümsemiş yine. Ne diyeceğini bilemeyen delikanlı; haklısınız, diyince. Adam gülerek; gördünmü yine bildim, ama neye yarar, sen birşey bilmek istersen sağlığın kıymetini bil, dostunun ve hürmetin kıymetini bil, ilgilenmenin ve hoş görmenin kıymetini bil, sabrın ve sadakatin kıymetini bil, olunca evladının kıymetini bil, demiş ve eklemiş kıymet bilmeyen cahilden olmaz alim, alim dahi olsan yetmez yapabilmeden. Bu sözleri dinleyen delikanlı nasıl bir ders aldığının farkına varınca eksikliklerin kendi düşüncelerinde olduğunu görmüş ve düşüncesizliğin yaşamında gerçek bir engel teşkil ettiğinin farkına varmış.
Maksat her birimizin bir gün sağlık sorunları veya ALLAH korusun bedensel engellerle karşılaşa bileceğimiz gerçeği ile bizlerin sevgi, ilgi ve hürmetiyle yaşamı bizlerle paylaşan engelli dostlarımıza acımak yerine onları birazdaha anlayabilmek çabasında olmak olmalı. Selamlar.
Recep DÖNMEZ
07.Aralık.2009, 13:56
Mehmet Abicim!
sadece ve sadece alkışlamak istiyorum....
Gerçektende çok anlamlı bir hikaye.
Okurken nasıl duygulandığımı anlatamam...
Bu paylaşımın Engelliler konusuna çok daha anlam
kattı....
Ben okurken ve okuduktan sonra kendimce çok ders çıkarttım,
Teşekkürler....
Saygılar...
recep abi uzun süredir siteye seyrek girmeye başladım ben o konuya değil pek çok konuyu atlar oldum türkiyede kriz bitti galiba Allah'a şükür işten başımızı alamıyoruz...
vBulletin v4.2.5, Copyright ©2000-, Jelsoft Enterprises Ltd.