çetin ekren
04.Mart.2010, 07:19
TÜRKLERDE AVCILIK
Eski çağlarda Türklerde avcılığın büyük önemi vardı. Avcılık gençlerinsavaşa hazırlanmalarında büyük bir yer tutardı. Av, bir çeşitantrenmandı. Avlar, kement, ok, daha sonraları da tüfekle yapılırdı.Bazan av hayvanının bulunmasında, bazan da vurulan avın getirilmesindetazı ve zağar gibi köpeklerden, şahin, doğan, sungur, tavşan (http://lezzetler.com/tavsan-tarifleri.html)cılgibi ava alıştırılmış kuşlardan yararlanılırdı. Osmanlı Türkleri'nde deavcılığa büyük önem verilirdi. Başta padişahlar ve şehzadeler olmaküzere hemen bütün devlet büyükleri avcılıkla ilgilenirlerdi. Padişahlarava çıktıklarında gecelemek için av köşkleri yaptırmışlardı. Aveğlenceleri günlerce sürerdi. Devlet büyükleri arasında padişah OrhanI'in büyük oğlu Süleyman Paşa bir sürek avında av kovalarken ölmüştür.Murat I ve Yıldırım Bayezit, yanlarında 5-6 bin kişiyi bulan birkalabalıkla ava çıkarlardı. Yıldırım Bayezit'in Niğbolu Sava-şı'ndaesir ettiği ve sonradan serbest bıraktığı Fransız şövalyeleri içintertiplediği av gösterisine (tarihlerin yazdığına göre) 7.000 doğancı,6.000 zağarcı katılmış; köpeklere canfesten çullar örtülmüş, parslaramücevherli tasmalar takılmıştı. Avcı lakabıyla tanınan Mehmet IV, 20-30bin kişilik avlar tertipler, bu avlara saray kadınları da katılırdı.Büyük sürgün avları şeklinde yapılan bu avlara istanbul'da genellikleKâğıthane, Üsküdar ve Sarıyer yakınlarında çıkılırdı. Büyük avlar içinde Çorlu, Çatalca, Karıştıran ve Lüleburgaz'ı içine alan IstrancalarBölgesi'ne gidilirdi. Doğancıbaşı av sırasında padişahın yanındabulunur, her av getirdiğinde padişahtan bahşiş alırdı.
AV SİLÂHLARI
Zamanla ateşli silâhların icade-dilmesiyle eskiden beri alışılagelmiş avcılık şekilleri baştan başa değişti.
Eski çağlarda insanlar besinlerini sağlamak, sırtlarını örtmek içinavlanırlarken ya tuzaklar, kurar veya ağaç sırıklar, taştan baltalar,mızrak, kargı, lobut, ok gibi ilkel silâhlardan yararlanırlardı.
Avcılıkta ateşli silâhların kullanılmaya başlanması HaçlıSeferleri'nden sonradır. Bu alanda kullanılan ilk silâh çakmaklıtüfekler olmuştur.
Av silâhları savaş silâhlarına benzemekle beraber onlardan çokdaha hafiftir. Av tüfekleri, namlularının durumuna göre kırma ve sabitnamlulu olmak üzere ikiye ayrılır.
Kırma tüfekler: Bu tip tüfeklerin namluları katlanabilir. Kırmatüfeklerin taşınması daha kolay olduğu gibi sabit namlulu tüfeklerdendaha emniyetlidirler. en çok kullanılan hakikî av tüfeği «çifte»denilen iki namlulu tüfeklerdir. Bunların «horozlu» ve «gizli horozlu»olmak üzere iki çeşidi vardır. Horozlu tüfeklerin kurulu olupolmadıkları kolayca anlaşıldığından bazı avcılar bu çeşit tüfekleritercih ederler. Gizli horozlu tüfekler ise otomatik olarak kurulur.Kullanışlı tüfeklerdir.
Kırma tüfeklerin tek namlulu olanları da vardır.
Sabit namlulu tüfekler: Bunlar tek namlulu, çifte veya üç namluluolurlar. Tek namlulular genellikle yivli olurlar. Bunlar vahşî avhayvanlarının avlanmasında kullanılır. Sabit namlulu tüfeklerinmermileri namlunun içine değil, özel haznesine doldurulur. Otomatik avtüfeklerinin haznesi beş fişek alır ve bunları sırayla atar.
Bir de piyade tüfeğine benzeyen karabinalar vardır. Bunlar büyük hayvanların avında kullanılır.
Namluları üst üste olan çiftelere «bindirme» denir. Üç namlulu avtüfekleri de yurdumuzda «bindirme» diye anılır. Bindirme tüfeklerkuşlar ve küçük av hayvanları için kullanılır. Av tüfekleri, çoğunluklayivsizdir; ama yivlileri de vardır. Yivsiz av tüfeklerinin namluçapları piyade tüfeklerine göre çok yüksektir. Bu tüfeklerde özel avfişekleri kullanılır. Av fişekleri, sağlam mukavvayla madenden yapılmışbir kovandan ibarettir. Fişeğin alt kesiminde bulunan madenî kısmabarut doldurulur. Merminin asıl ateşleme düzeni buradadır. Üsttekikarton bölüme de saçmalar doldurulurVFîşek namluya sürülüp deateşlendiği vakit patlayan barut, saçmaları hızla ileri püskürtür.
Av fişeklerinde kullanılan saçmalar bilye biçiminde yuvarlakkurşun taneciklerinden ibarettir. Bunların büyüklüğü avlanılacakhayvanın cinsine göre değişir. Genel olarak, küçük hayvanlar için küçüksaçmalar kullanılır. Bu yüzden kovana daha çok saçma sığar. Böyleceküçük hayvanlar için kullanılacak saçmalar daha çok olur ve atışnoktasında daha çok yayılarak hayvana isabet imkânını çoğaltır. İrihayvanlarda hem hedefi büyük olduğundan, hem de darbenin öldürücüolabilmesi için daha iri çaplı saçmalar kullanılır. Av fişeği bir defakullanıldıktan sonra atılmaz. Kovana yeniden barutla kapsül konduktansonra yeni baştan saçma doldurulur ve kullanılır.
Piyade tüfeğine benzeyen yivli av tüfekleri yırtıcı ve büyük avhayvanlarında kullanılır. Bu gibi avlarda tüfeğin üstüne özel birdürbün takılarak daha sağlam bir atış imkânı sağlanır. Tehlikelihayvanların avında, vücuda girdiği zaman parçalanarak derin yaralaraçan «yivli kurşunu» kullanılır.
BİR KISMI ALINTIDIR...
Eski çağlarda Türklerde avcılığın büyük önemi vardı. Avcılık gençlerinsavaşa hazırlanmalarında büyük bir yer tutardı. Av, bir çeşitantrenmandı. Avlar, kement, ok, daha sonraları da tüfekle yapılırdı.Bazan av hayvanının bulunmasında, bazan da vurulan avın getirilmesindetazı ve zağar gibi köpeklerden, şahin, doğan, sungur, tavşan (http://lezzetler.com/tavsan-tarifleri.html)cılgibi ava alıştırılmış kuşlardan yararlanılırdı. Osmanlı Türkleri'nde deavcılığa büyük önem verilirdi. Başta padişahlar ve şehzadeler olmaküzere hemen bütün devlet büyükleri avcılıkla ilgilenirlerdi. Padişahlarava çıktıklarında gecelemek için av köşkleri yaptırmışlardı. Aveğlenceleri günlerce sürerdi. Devlet büyükleri arasında padişah OrhanI'in büyük oğlu Süleyman Paşa bir sürek avında av kovalarken ölmüştür.Murat I ve Yıldırım Bayezit, yanlarında 5-6 bin kişiyi bulan birkalabalıkla ava çıkarlardı. Yıldırım Bayezit'in Niğbolu Sava-şı'ndaesir ettiği ve sonradan serbest bıraktığı Fransız şövalyeleri içintertiplediği av gösterisine (tarihlerin yazdığına göre) 7.000 doğancı,6.000 zağarcı katılmış; köpeklere canfesten çullar örtülmüş, parslaramücevherli tasmalar takılmıştı. Avcı lakabıyla tanınan Mehmet IV, 20-30bin kişilik avlar tertipler, bu avlara saray kadınları da katılırdı.Büyük sürgün avları şeklinde yapılan bu avlara istanbul'da genellikleKâğıthane, Üsküdar ve Sarıyer yakınlarında çıkılırdı. Büyük avlar içinde Çorlu, Çatalca, Karıştıran ve Lüleburgaz'ı içine alan IstrancalarBölgesi'ne gidilirdi. Doğancıbaşı av sırasında padişahın yanındabulunur, her av getirdiğinde padişahtan bahşiş alırdı.
AV SİLÂHLARI
Zamanla ateşli silâhların icade-dilmesiyle eskiden beri alışılagelmiş avcılık şekilleri baştan başa değişti.
Eski çağlarda insanlar besinlerini sağlamak, sırtlarını örtmek içinavlanırlarken ya tuzaklar, kurar veya ağaç sırıklar, taştan baltalar,mızrak, kargı, lobut, ok gibi ilkel silâhlardan yararlanırlardı.
Avcılıkta ateşli silâhların kullanılmaya başlanması HaçlıSeferleri'nden sonradır. Bu alanda kullanılan ilk silâh çakmaklıtüfekler olmuştur.
Av silâhları savaş silâhlarına benzemekle beraber onlardan çokdaha hafiftir. Av tüfekleri, namlularının durumuna göre kırma ve sabitnamlulu olmak üzere ikiye ayrılır.
Kırma tüfekler: Bu tip tüfeklerin namluları katlanabilir. Kırmatüfeklerin taşınması daha kolay olduğu gibi sabit namlulu tüfeklerdendaha emniyetlidirler. en çok kullanılan hakikî av tüfeği «çifte»denilen iki namlulu tüfeklerdir. Bunların «horozlu» ve «gizli horozlu»olmak üzere iki çeşidi vardır. Horozlu tüfeklerin kurulu olupolmadıkları kolayca anlaşıldığından bazı avcılar bu çeşit tüfekleritercih ederler. Gizli horozlu tüfekler ise otomatik olarak kurulur.Kullanışlı tüfeklerdir.
Kırma tüfeklerin tek namlulu olanları da vardır.
Sabit namlulu tüfekler: Bunlar tek namlulu, çifte veya üç namluluolurlar. Tek namlulular genellikle yivli olurlar. Bunlar vahşî avhayvanlarının avlanmasında kullanılır. Sabit namlulu tüfeklerinmermileri namlunun içine değil, özel haznesine doldurulur. Otomatik avtüfeklerinin haznesi beş fişek alır ve bunları sırayla atar.
Bir de piyade tüfeğine benzeyen karabinalar vardır. Bunlar büyük hayvanların avında kullanılır.
Namluları üst üste olan çiftelere «bindirme» denir. Üç namlulu avtüfekleri de yurdumuzda «bindirme» diye anılır. Bindirme tüfeklerkuşlar ve küçük av hayvanları için kullanılır. Av tüfekleri, çoğunluklayivsizdir; ama yivlileri de vardır. Yivsiz av tüfeklerinin namluçapları piyade tüfeklerine göre çok yüksektir. Bu tüfeklerde özel avfişekleri kullanılır. Av fişekleri, sağlam mukavvayla madenden yapılmışbir kovandan ibarettir. Fişeğin alt kesiminde bulunan madenî kısmabarut doldurulur. Merminin asıl ateşleme düzeni buradadır. Üsttekikarton bölüme de saçmalar doldurulurVFîşek namluya sürülüp deateşlendiği vakit patlayan barut, saçmaları hızla ileri püskürtür.
Av fişeklerinde kullanılan saçmalar bilye biçiminde yuvarlakkurşun taneciklerinden ibarettir. Bunların büyüklüğü avlanılacakhayvanın cinsine göre değişir. Genel olarak, küçük hayvanlar için küçüksaçmalar kullanılır. Bu yüzden kovana daha çok saçma sığar. Böyleceküçük hayvanlar için kullanılacak saçmalar daha çok olur ve atışnoktasında daha çok yayılarak hayvana isabet imkânını çoğaltır. İrihayvanlarda hem hedefi büyük olduğundan, hem de darbenin öldürücüolabilmesi için daha iri çaplı saçmalar kullanılır. Av fişeği bir defakullanıldıktan sonra atılmaz. Kovana yeniden barutla kapsül konduktansonra yeni baştan saçma doldurulur ve kullanılır.
Piyade tüfeğine benzeyen yivli av tüfekleri yırtıcı ve büyük avhayvanlarında kullanılır. Bu gibi avlarda tüfeğin üstüne özel birdürbün takılarak daha sağlam bir atış imkânı sağlanır. Tehlikelihayvanların avında, vücuda girdiği zaman parçalanarak derin yaralaraçan «yivli kurşunu» kullanılır.
BİR KISMI ALINTIDIR...