PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : NEREDE O ESKİ GÜNLER???(R.DÖNMEZ)



Recep DÖNMEZ
26.Mart.2010, 13:26
NEREDE O ESKİ GÜNLER
Eskiden:
Ben küçükken, Çember çevrilir, Su çeşmelerden içilir, Topaç döndürülür, Misket oynanır, Ağaçlara tırmanılırdı
Bebekler bezden, Silahlar tahtadan, Arabalar telden, Resimler kömür karasından yapılırdı.
Kızlara ninelerinin, erkeklere dedelerinin isimleri konulur
Takvimlerden Saatli maarif okunurdu, şimdi ise fazilet.
Komşuda pişen Bize de pişer, Bizde pişen komşuya da düşerdi.
Eve misafir getirmek için akşam namazına camiye gidilir, Namazdan sonra görülen yabancı misafir nezaketle eve buyur edilir, ağırlanırdı.
Geceler ayaz, sokaklar karanlık, Yıldızlar parlak, gökyüzü yıldızlardan çiçeklerle donatılırdı âdeta,
Baharda Çimenlerin üstüne sırtüstü yatıp, masmavi gökyüzüne bakıp dalaar giderdik ufuklara.
El feneriyle aydınlanırdı yollarımız, gaz lambasıyla ışırdı odalarımız.
Turşu, salça, bulgur, Yufka, mantı evde yapılır, Sular toprak küplerde soğutulurdu.
Erik ağacının çiçeği pencere camımıza yaslanır, kavak ağaçlarına yuva yapardı serçeler, Gazel yaprakları bahçemize düşerdi.
Kardan adam yapılır, Evlerde meşe odunuyla soba yakılır, Kış gecelerinde uzun cenk masalları anlatılırdı heyecanla.
Merdivenler tahtadan, gıcırtıyla çıkılır, Yine tahta balkona asılırdı biber patlıcan kuruları. Evler badanalı, Sokaklar lambasız, Mahallelerde tiz düdüklü bekçiler dolaşırdı.
Ajans radyodan dinlenir, Çizgili romanlar okunur, Defterlere kenar süsü yapılırdı rengârenk.
Belki haberimiz yoktu şimdiki gibi küçülen dünyadan, Ama bizim dünyamız çok büyüktü.
İmece usulüyle sürülürdü tarlalar, imece usulüyle biçilirdi ekinler, Sarı öküzün çektiği gem'le sürülürdü harmanlar, çocuklar ona binerek sevinirlerdi lunapark olmasa da..
Özenle yazılır mektuplar, içine yürekle beraber, kurutulmuş gül yaprakları konurdu mis gibi koksun diye.
Yemeğe besmeleyle başlanır, soğan ekmek te olsa sonunda Elhamdülillah denir Yaradan’a şükredilirdi.
Daha temiz ve berrak akardı çeşmeler gürül gürül. Daha güzel öterdi kuşlar cıvıl cıvıl.
Küçükler büyüklerin yanında ayaklarını uzatmaz, edeple oturur, yüksek sesle konuşmazlardı.
Çayın içine tatlansın diye pekmez ilave edilir, yoğurda şeker katılıp yenirdi.
Ayran, Annemizin, Ninemizin yaptığı mis kokan yoğurt yayılarak yapılır, Yağlı dürüm yemek için sırada beklenirdi, ellerinde bazlama.
Gecenin karanlığını uzaktan uluyan köpek sesleri bozardı bazen,
Karlı kış aylarında çakallar şehir sokaklarına iner, uluma seslerini duyunca korkudan yorganın altına sokardık başımızı.
Hayat Arkası yarın gibiydi, Kesintisizdi..
Her gün yaşanacak bir şey vardı, Herkes kendi düşünü kurar, Kendi hayatını oynardı.
Bayramlarda bize alınan lastik ayakkabıyı yastığımızın kenarına koyarak sevinçle uyur, çok güzel rüyalar görürdük.
Belki yokluk vardı, kıtlık vardı ama huzur vardı, tevekkül vardı, büyüğe saygı, küçüğe sevgi vardı.
Şimdi öyle mi?:
Hayat tek başına yalnız kendisi için yaşanır oldu.
Bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyerek fakiri görmezden geldik.
Şimdi Herkes Yoğun, Herkes Yorgun ve tek başına kendi dünyasında.
Allah için denince yok, gösteriş riya için çok. Her şey var, hiçbir şey yok, şükür yok, tevekkül yok, kanaat yok, saygı yok, sevgi yok.
Şimdi siz söyleyin geçmiş geri mi gelse acaba?..
Bu kadar kirlenen dünyada ben geçmişte yaşamak istiyorum Arkadaş.!!!!!!
(Alıntı)

imported_avkolik
26.Mart.2010, 13:47
Valla insanın tüylerini diken diken eden bir paylaşım olmuş..Nereye gidiyoruz dedirtiyor insana :)

Yaşımız genç denilecek yaşta olmasına rağmen çoğunu çocukluğumuzda yaşadı..Şimdi ki çocuklar facede nette oyunlarda gününü geçiriyor..Nerede misket oynamalar, çember çevirmeler, çelik çomak oyunları :(

Teşekkürler Recep abi...

Hüseyin ORHAN
26.Mart.2010, 14:04
sanki çok zaman geçmiş gibi oldu yazıyı okuyunca ama bunları hiç tadamayacak evlatlarımız Ali Ekber ÇOMAK abimizinde dediği gibi nette vakit harcıyorlar devir değişti diyerek avuduyoruz kendimizi ama elimden geldiğince kendi evladımı bu zevkleri tattıracağım amcamlar bir araya geldimi illaki eski sohbetleri açtırır heyecanla dinlerim dinlerken sanki tatildeymiş gibi gelir bana dalıp giderim o günlere...

Bizi bir nebze o günlere götürdüğün ve bu paylaşımı açtığın için teşekkürler recep abi

ALPEREN
26.Mart.2010, 14:43
ONUR VARDI, GURUR VARDI, ŞEREF VARDI, NAMUS VARDI.

KİMLİK VARDI, KİŞİLİK VARDI, AR VARDI, HAYA VARDI.

VE HERKES MUTLAKA, BİR BAŞKASI İÇİN YAŞARDI.

PAYLAŞTIKÇA ARTARDI, HER MAHALLEDE BİR DAYI VARDI.

AMA HEPSİDE, ANNEMİZİN ERKEK KARDEŞİ KADAR DAYIYDI.

18 YAŞINDAN EVVEL, GENÇLER ÇARŞIYA SOKULMAZDI.

HER ÇOCUĞU, HER GENCİ YAŞLILAR KORURDU.


HEP SÖYLÜYORUZ, BİZ BÖYLE GÖRDÜK BÜYÜKLERİMİZDEN,

BİZDE BÖYLE OLALIM Kİ, ÇOCUKLARIMIZ, GENÇLERİMİZ

BÖYLE ÖRNEK ALSINLAR BİZİ. ATALARIMIZ BİZİ BÖYLE

YETİŞTİRDİ, BİZDE BÖYLE YETİŞTİRELİM ÇOCUKLARIMIZI.


GÜZEL BİR PAYLAŞIMDI, EMEĞİNE, YÜREĞİNE SAĞLIK RECEP KARDEŞ.

SELAMLAR...

ersin kasap
27.Mart.2010, 15:19
hasan abime cani gönülden katılıyorum emeğine sağlık abi güzel paylaşım

cemalreis
27.Mart.2010, 16:58
Recebim harika paylaşım teşekkürler belki eskiye dönmemiz zor
ama belki eski alışkanlıkları örfü ,ananeyi bir nebzede olsa yaşan
tımıza uyarlayabilirsek ne mutlu bizlere o da çok zor ama ne kada
rını başarabilirsek.
Hasan kardeşim sende haklısın ama şu günde bunu nasıl başa
racağız bilemiyorum biryandan tv,biryandan internet biryandan eği
tim sistemi bu sistemde dediklerini uygulamak ne kadar zor biliyormusun.

hasan polat
27.Mart.2010, 19:16
çok harıka bır paylaşım olmuş recep ustam..
elıne emegıne saglık..

kapadokyali_1981
27.Mart.2010, 19:35
Valla eskiye bakıldığında hakkaten çok şeyin değiştiğini bozulduğunu görüyoruz ama önemli olan hala olan güzellikleride kaybetmemek. Bunun içinde her bireyin üstüne düşen görevi yerine getirmesi lazım. Paylaşım için teşekkürler Recep abi.

İbrahim ÖZEL
28.Mart.2010, 07:03
Hocam süpersin insan düşünüyor haklısın nerde o eski günler...

unforgiven
28.Mart.2010, 12:52
Recep abi eline emeğine sağlık... Harika bir paylaşım olmuş...

Saygılarımla...