11.Nisan.2010, 08:45
İnsan Bu Ne Yapsa Duramaz.
İnsanoğlunu sınıflandırmak gibi bir yaklaşımı kabul etmek imkansızdan ziyade doğru bir yaklaşım da değil mutlaka. Bu gibi durumlarla karşılaşan herkes biraz duraksar, alıngan bir tavırla bu yaklaşımı sorgulamadan ayıplar. Aslında haklıdırlar da.
Kendini bulduğun bir şeyi ya çok seversin, ya da reddedip terkedersin. Ya sev ya terket misali :=)
Ama ortak özellikler gösteren her canlı birbirine ister istemez benzer. Tüm horozların ötmesi, tüm köpeklerin havlaması içgüdüsel diğer davranışlar gibi.
Ama biz insanlar biraz farklıyız. Yada farklı olmak için zorluyoruz kendimizi.
Benzer özelliklerimiz içgüdüsel davranışlarımız ile sınırlı değil.
Özellikle menfaate dayalı sosyal iletişim gibi biz insanlara özgü davranışlar söz konusu ise inanılmaz ilginç ve sosyokültürel davranışlar geliştirebiliyoruz. Hem de 1 anda.http://www.avsevgisi.com/forum/Smileys/default/smiley.gif
Karşılıksız, beklentisiz ortamlar sığ, hatta bomboş geliyor gözümüze. Neka ekme oka köfte.
Bu konuda özellikle kahfehaneler çok dikkat çekicidir.
Oralarda dostluk, bilgi paylaşımı, boş zamanları eylenceli geçirmek gibi aktivitelerin olmasını bekleriz de çoğunlukla hayal kırıklığına uğrarız.
Günümüzde kahfehane ortamlarının erkeklerin toplanıp birbirlerini madden ve manen ezmek için kullandıkları bir alandan başka anlamı kalmamıştır.
İstisnalar kaidei bozmaz.
Futbol takımı taraftarlığı, halı saha maçları, internet ortamları, çalışma alanları, akraba ziyaretleri vb. daha nice sosyal etkileşimin yaşandığı alanlar. Hep birilerinin kendini önplana çıkarırken diğerini safdışı bırakmak eziklemek böylece maddi manevi üstünlük kurabilmek amacı güdülerek yapılan etkinliler değil midir?
Hiçkimse "kazanmak neye yarar kaybedenler olunca" gibi bir felsefeyi, bir vicdani hassaslığı göstermeyi düşünmediği gibi her türlü oyun ile karşısındaki kişiyi ekarte etmek için var gücüyle didinir. Tabiri caizse http://www.avsevgisi.com/forum/Smileys/default/smiley.gif
Muhabbetler sığ, hatta genellikle "cinsel", "parasal", "dedikodu", "bomboş siyasal konuların" içinde debelenir durur.
Hayatın gerçeklerine dair çoğu konu hakkında konuşmamayı tercih ederiz.
Mesela kimse bilmediklerinden bahsetmez. Ya da birinin eksiğini ortaya koymaktan kaçınır çoğunlukla. Nasılsa arkadan konuşmak hem daha kolay hem de daha az sorumluluk gerektiren bir durumdur.
Devamı gelecek.
İnsanoğlunu sınıflandırmak gibi bir yaklaşımı kabul etmek imkansızdan ziyade doğru bir yaklaşım da değil mutlaka. Bu gibi durumlarla karşılaşan herkes biraz duraksar, alıngan bir tavırla bu yaklaşımı sorgulamadan ayıplar. Aslında haklıdırlar da.
Kendini bulduğun bir şeyi ya çok seversin, ya da reddedip terkedersin. Ya sev ya terket misali :=)
Ama ortak özellikler gösteren her canlı birbirine ister istemez benzer. Tüm horozların ötmesi, tüm köpeklerin havlaması içgüdüsel diğer davranışlar gibi.
Ama biz insanlar biraz farklıyız. Yada farklı olmak için zorluyoruz kendimizi.
Benzer özelliklerimiz içgüdüsel davranışlarımız ile sınırlı değil.
Özellikle menfaate dayalı sosyal iletişim gibi biz insanlara özgü davranışlar söz konusu ise inanılmaz ilginç ve sosyokültürel davranışlar geliştirebiliyoruz. Hem de 1 anda.http://www.avsevgisi.com/forum/Smileys/default/smiley.gif
Karşılıksız, beklentisiz ortamlar sığ, hatta bomboş geliyor gözümüze. Neka ekme oka köfte.
Bu konuda özellikle kahfehaneler çok dikkat çekicidir.
Oralarda dostluk, bilgi paylaşımı, boş zamanları eylenceli geçirmek gibi aktivitelerin olmasını bekleriz de çoğunlukla hayal kırıklığına uğrarız.
Günümüzde kahfehane ortamlarının erkeklerin toplanıp birbirlerini madden ve manen ezmek için kullandıkları bir alandan başka anlamı kalmamıştır.
İstisnalar kaidei bozmaz.
Futbol takımı taraftarlığı, halı saha maçları, internet ortamları, çalışma alanları, akraba ziyaretleri vb. daha nice sosyal etkileşimin yaşandığı alanlar. Hep birilerinin kendini önplana çıkarırken diğerini safdışı bırakmak eziklemek böylece maddi manevi üstünlük kurabilmek amacı güdülerek yapılan etkinliler değil midir?
Hiçkimse "kazanmak neye yarar kaybedenler olunca" gibi bir felsefeyi, bir vicdani hassaslığı göstermeyi düşünmediği gibi her türlü oyun ile karşısındaki kişiyi ekarte etmek için var gücüyle didinir. Tabiri caizse http://www.avsevgisi.com/forum/Smileys/default/smiley.gif
Muhabbetler sığ, hatta genellikle "cinsel", "parasal", "dedikodu", "bomboş siyasal konuların" içinde debelenir durur.
Hayatın gerçeklerine dair çoğu konu hakkında konuşmamayı tercih ederiz.
Mesela kimse bilmediklerinden bahsetmez. Ya da birinin eksiğini ortaya koymaktan kaçınır çoğunlukla. Nasılsa arkadan konuşmak hem daha kolay hem de daha az sorumluluk gerektiren bir durumdur.
Devamı gelecek.